İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/3886 E. 2013/19696 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
savunma hakkının kısıtlanması↗ tebligat kanunu m.35↗ savunma hakkı↗ yetki itirazı↗ kısıtlılık↗ tebligat↗ yetki↗ haciz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalının yetki itirazının usul ve yasaya uygun olmadığından iptaline, davalı tarafın İzmir 3. İcra Müdürlüğü'nün 2010/216 E. sayılı dosyasında yapılan 13.01.2010 tarihli hacizde borcu kabul anlamına gelecek "işbu borcu 15.01.2010 tarihine kadar süre verin bunu halledeceğim" şeklinde beyanda bulunmuş olması ve dosya içeriğinde mevcut faturalar ve hesap ekstrelerinin taraflar arasındaki akdi ilişkiyi göstermesi birlikte değerlendirildiğinde, davalının Nizip İcra Müdürlüğü'nün 2010/57 E. sayılı dosyasındaki takibe haksız olarak itiraz ettiği gerekçesiyle itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkemece, dava dilekçesinin davalıya Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ edildiği kabul edilerek, dava davalının yokluğunda neticelendirilmiş ise de tebligat incelendiğinde ilgili maddeye uygun tebliğin yapılmadığı anlaşılmaktadır. Böylelikle, davada usulüne uygun bir şekilde taraf teşkilinin sağlanmadığı ve davalıya kendini savunma hakkı tanınmadığı görülmektedir.
Anayasa'nın 36, 1086 sayılı HUMK'nın 73 ve 6100 sayılı HMK'nın 27. maddelerinde taraflar dinlenmeden iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden karar verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Bu durumda, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davalı bakımından taraf teşkili yapılmadan, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şeklinde göre, davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4733 E. 2017/6581 K.
Ortak:haciz
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğü'nün 2010/216 E. sayılı dosyasında yapılan 13.01.2010 tarihli «hacizde» borcu kabul anlamına gelecek "işbu borcu 15.01.2010 tarihine kadar süre verin bunu halledeceğim" şeklinde beyanda bulunmuş olması ve dosya içeriğinde mevcut fatura …
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğünce yapılan «hacizde» borcu kabul anlamına gelecek "iş bu borcu 15.01.2010 tarihine kadar süre verin bunu halledeceğim" şeklinde beyanda bulunduğu, dosya içeriğinde mevcut faturalar ve hesap ekstrelerinin taraflar arasındaki akdi ilişkiyi gösterdiği, bu hususlar değerlendirildiğinde takibe yapılan itirazın haksız olduğu gerekçesiyle itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme emrinin iptali · icra takibinin durdurulması · navlun faturası · takibin durdurulması · ödeme emri · navlun · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğünce yapılan «hacizde» borcu kabul anlamına gelecek "iş bu borcu 15.01.2010 tarihine kadar süre verin bunu halledeceğim" şeklinde beyanda bulunduğu, dosya içeriğinde mevcut faturalar ve hesap ekstrelerinin taraflar arasındaki akdi ilişkiyi gösterdiği, bu hususlar değerlendirildiğinde takibe yapılan itirazın haksız olduğu gerekçesiyle itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, «navlun faturasının» tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulü ile icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmiştir.
A.Ş. alacaklı gösterilmiş olup, davalı vekili, temyiz dilekçesinde usulüne uygun bir «ödeme emrinin» bulunmadığını, davaya konu «ödeme emrinin iptali» için ...
İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/19 Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını bildirmiş, temyiz dilekçesine ek beyanlarını içeren dilekçede de «ödeme emrinin iptal» edildiğini ileri sürmüştür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1237 E. 2012/7635 K.
Ortak:savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı · kısıtlılık
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davalı bakımından taraf teşkili yapılmadan, «savunma hakkı kısıtlanmak» suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Böylelikle, davada usulüne uygun bir şekilde taraf teşkilinin sağlanmadığı ve davalıya kendini «savunma hakkı» tanınmadığı görülmektedir.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, mümeyyiz davalı bakımından taraf teşkili yapılmadan, «savunma hakkı kısıtlanmak» suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, dava dilekçesinin davalılardan ...'a tebliğ edilmediğinden davada usulüne uygun bir şekilde taraf teşkilinin sağlanmadığı ve mümeyyiz davalıya kendini «savunma hakkı» tanınmadığı anlaşılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:protokol · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının Yapı Kredi Bankası tarafından başlatılan icra takibinde 18.620,00 TL ödeme yaptığı, davacı tarafından bu alacağın tahsili için başlatılan takibe davalılar tarafından yapılan itirazda borcun varlığına ve «protokole» açıkça itiraz edilmediği gerekçesiyle asıl alacağa yapılan itirazın davalı ... yönünden iptaline, davalı şirket hakkındaki davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1237 E. 2012/7635 K.
Ortak:savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı · kısıtlılık
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davalı bakımından taraf teşkili yapılmadan, «savunma hakkı kısıtlanmak» suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Böylelikle, davada usulüne uygun bir şekilde taraf teşkilinin sağlanmadığı ve davalıya kendini «savunma hakkı» tanınmadığı görülmektedir.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, mümeyyiz davalı bakımından taraf teşkili yapılmadan, «savunma hakkı kısıtlanmak» suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, dava dilekçesinin davalılardan ...'a tebliğ edilmediğinden davada usulüne uygun bir şekilde taraf teşkilinin sağlanmadığı ve mümeyyiz davalıya kendini «savunma hakkı» tanınmadığı anlaşılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:protokol · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının Yapı Kredi Bankası tarafından başlatılan icra takibinde 18.620,00 TL ödeme yaptığı, davacı tarafından bu alacağın tahsili için başlatılan takibe davalılar tarafından yapılan itirazda borcun varlığına ve «protokole» açıkça itiraz edilmediği gerekçesiyle asıl alacağa yapılan itirazın davalı ... yönünden iptaline, davalı şirket hakkındaki davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5824 E. 2022/3521 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/3886 E. , 2013/19696 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Nizip 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.12.2011 tarih ve 2010/863-2011/826 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalının 01/08/2008 tarihinde taşıma sözleşmesi imzaladığını, taşıma bedelinin 10.800 USD olarak kararlaştırıldığını, borçlu şirketin ilk taksit niteliğinde olan 4.000 USD ödemeyi 26/08/2008 tarihinde yaptığını, kalan 6.800 USD ödemenin ise yapılmadığını, 07/01/2010 tarihinde 2010/1 D. İş sayılı dosyasında ihtiyati haciz kararı verildiğini, verilen kararın Nizip İcra Müdürlüğü'nün 2010/57 esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, borçlunun işyerinde olan İzmir 3. İcra Müdürlüğü'nün 2010/216 esas sayılı dosyası ile fiili haciz yapıldığını, davalının borcunu kabul ettiğini ve ödeyeceğini beyan ettiğini, ancak davalının geçen zaman diliminde borcu ödemediğini ileri sürerek, icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalının yetki itirazının usul ve yasaya uygun olmadığından iptaline, davalı tarafın İzmir 3. İcra Müdürlüğü'nün 2010/216 E. sayılı dosyasında yapılan 13.01.2010 tarihli hacizde borcu kabul anlamına gelecek "işbu borcu 15.01.2010 tarihine kadar süre verin bunu halledeceğim" şeklinde beyanda bulunmuş olması ve dosya içeriğinde mevcut faturalar ve hesap ekstrelerinin taraflar arasındaki akdi ilişkiyi göstermesi birlikte değerlendirildiğinde, davalının Nizip İcra Müdürlüğü'nün 2010/57 E. sayılı dosyasındaki takibe haksız olarak itiraz ettiği gerekçesiyle itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkemece, dava dilekçesinin davalıya Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ edildiği kabul edilerek, dava davalının yokluğunda neticelendirilmiş ise de tebligat incelendiğinde ilgili maddeye uygun tebliğin yapılmadığı anlaşılmaktadır. Böylelikle, davada usulüne uygun bir şekilde taraf teşkilinin sağlanmadığı ve davalıya kendini savunma hakkı tanınmadığı görülmektedir.
Anayasa'nın 36, 1086 sayılı HUMK'nın 73 ve 6100 sayılı HMK'nın 27. maddelerinde taraflar dinlenmeden iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden karar verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Bu durumda, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davalı bakımından taraf teşkili yapılmadan, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şeklinde göre, davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/731104900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz