İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/4733 E. 2017/6581 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ödeme emrinin iptali↗ geçerli icra takibi↗ icra takibinin durdurulması↗ navlun faturası↗ takibin durdurulması↗ ödeme emri↗ icra hukuk mahkemesi↗ navlun↗ haciz↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ... 3. İcra Müdürlüğünce yapılan hacizde borcu kabul anlamına gelecek "iş bu borcu 15.01.2010 tarihine kadar süre verin bunu halledeceğim" şeklinde beyanda bulunduğu, dosya içeriğinde mevcut faturalar ve hesap ekstrelerinin taraflar arasındaki akdi ilişkiyi gösterdiği, bu hususlar değerlendirildiğinde takibe yapılan itirazın haksız olduğu gerekçesiyle itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, navlun faturasının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulü ile icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece celbedilen ... İcra Müdürlüğünün 2010/57 esas sayılı dosyasında gönderilen ödeme emrinde dava dışı ... ... Uluslararası Kara ve Deniz Nak. Tic. A.Ş. alacaklı gösterilmiş olup, davalı vekili, temyiz dilekçesinde usulüne uygun bir ödeme emrinin bulunmadığını, davaya konu ödeme emrinin iptali için ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/19 Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını bildirmiş, temyiz dilekçesine ek beyanlarını içeren dilekçede de ödeme emrinin iptal edildiğini ileri sürmüştür. İcra dosyasında ise ... İcra Hukuk Mahkemesinin 20.03.2015 tarih ve 2015/19 Esas sayılı yazıları ile icra takibinin durdurulmasına karar verildiği gerekçesiyle alacaklının takibin devamına dair talebinin reddedildiği görülmüştür. İtirazın iptali davasının görülebilmesi için geçerli bir icra takibinin bulunması ve usulüne uygun ödeme emrinin düzenlenmesi ön şart olup, ödeme emrinin mahkeme kararı ile iptal edildiği savunulduğuna göre mahkemece, ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/19 Esas sayılı dosyasının getirtilip sonucuna göre bir karar verilmesini teminen kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7053 E. 2016/1130 K.
Ortak:ödeme emri · navlun
İncelediğiniz kararda1- Dava, «navlun faturasının» tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulü ile icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmiştir.
A.Ş. alacaklı gösterilmiş olup, davalı vekili, temyiz dilekçesinde usulüne uygun bir «ödeme emrinin» bulunmadığını, davaya konu «ödeme emrinin iptali» için ...
İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/19 Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını bildirmiş, temyiz dilekçesine ek beyanlarını içeren dilekçede de «ödeme emrinin iptal» edildiğini ileri sürmüştür.
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafından yapılan takipte, birinci takip talebinde davalıya «ödeme emri» gönderildiği halde ikinci takip talebinde «donatan» ile «acentesine» ödeme emri gönderilip davalıya ödeme emrinin gönderilmediği, ikinci takiple takibin «yenilendiği», bu nedenle davalıya yeniden ödeme emrinin gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Dava, «navlun alacağının» «rücuen tahsili» için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra takip dosyasında, borçlu olarak adı geçen davalıya da «ödeme emri» gönderilmiş ve davalının itirazı üzerine takip durmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:navlun alacağı · donatan · rücuen tahsil · pasif husumet yokluğu · acentelik · pasif husumet · yenileme · husumet yokluğu
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafından yapılan takipte, birinci takip talebinde davalıya «ödeme emri» gönderildiği halde ikinci takip talebinde «donatan» ile «acentesine» ödeme emri gönderilip davalıya ödeme emrinin gönderilmediği, ikinci takiple takibin «yenilendiği», bu nedenle davalıya yeniden ödeme emrinin gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Dava, «navlun alacağının» «rücuen tahsili» için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk ödeme emrinde, diğer borçlu olarak gösterilen «donatanın» «acentesinin» davalı ...Nakliyat şirketi olmadığı iddiası üzerine yapılan araştırmada tespit edilen acenteye bu kez davalının da adı zikredilerek «ödeme emri» gönderilmiş, bu ödeme emri davalı adına ikinci bir ödeme emri kabul edilerek, davalı hakkındaki ilk ödeme emrinden vazgeçilip ikinci ödeme emri düzenlendiği ancak …
İcra Müdürlüğünün «acenteye» gönderdiği «ödeme emri», daha önce takibe itiraz eden borçlu davalı hakkında ikinci bir ödeme emri niteliğinde ve ilk ödeme emrini ortadan kaldıracak ve iptali sonucunu doğuran işlem niteliğinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2702 E. 2013/2920 K.
Ortak:ödeme emri
İncelediğiniz karardaA.Ş. alacaklı gösterilmiş olup, davalı vekili, temyiz dilekçesinde usulüne uygun bir «ödeme emrinin» bulunmadığını, davaya konu «ödeme emrinin iptali» için ...
İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/19 Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını bildirmiş, temyiz dilekçesine ek beyanlarını içeren dilekçede de «ödeme emrinin iptal» edildiğini ileri sürmüştür.
İtirazın iptali davasının görülebilmesi için geçerli bir icra takibinin bulunması ve usulüne uygun «ödeme emrinin» düzenlenmesi ön şart olup, ödeme emrinin mahkeme kararı ile iptal edildiği savunulduğuna göre mahkemece, ...
Benzer bu karardaSigorta A.Ş. tarafından takip yapılmış, icra müdürlüğünce «yetkisizlik» kararı verilmiş, davacı vekilinin talebi üzerine 04.03.2011 tarihinde alacaklı olarak Yapı Kredi Sigorta A.Ş. yazılmak suretiyle davalı hakkında yeniden takip «ödeme emri» düzenlenmiştir.
Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen «ödeme emri» ekinde sunulan vekaletnamede davacı vekilinin aynı zamanda ... ...
Bu durumda davalı hakkında düzenlenen 04.03.2011 tarihli «ödeme emrinin» «maddi hatanın düzeltilmesi» olarak kabul edilip, ayrıca talebin «rücu davası» niteliğinde olmasına göre, «zamanaşımı» süresinin de taraflar arasındaki ilişkiye göre belirlenip hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücu davası · maddi hatanın düzeltilmesi · maddi hata · sigorta sözleşmesi · rücu · yetkisizlik kararı · hasar · zamanaşımı
Benzer bu karardaBu durumda davalı hakkında düzenlenen 04.03.2011 tarihli «ödeme emrinin» «maddi hatanın düzeltilmesi» olarak kabul edilip, ayrıca talebin «rücu davası» niteliğinde olmasına göre, «zamanaşımı» süresinin de taraflar arasındaki ilişkiye göre belirlenip hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Dava, «sigorta sözleşmesi» sonucu «rücu» isteminden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. ...
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davalı hakkında icra takibinin 04.03.2011'de yapıldığı, «hasarın» ise ....02.2007 tarihinde meydana geldiği, ...
1268. maddesi gereğince iki yıllık «zamanaşımı» süresinin geçtiği gerekçesiyle, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2128 E. 2023/5710 K.
Ortak:ödeme emrinin iptali · ödeme emri · icra hukuk mahkemesi
İncelediğiniz karardaA.Ş. alacaklı gösterilmiş olup, davalı vekili, temyiz dilekçesinde usulüne uygun bir «ödeme emrinin» bulunmadığını, davaya konu «ödeme emrinin iptali» için ...
İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/19 Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını bildirmiş, temyiz dilekçesine ek beyanlarını içeren dilekçede de «ödeme emrinin iptal» edildiğini ileri sürmüştür.
İtirazın iptali davasının görülebilmesi için geçerli bir icra takibinin bulunması ve usulüne uygun «ödeme emrinin» düzenlenmesi ön şart olup, ödeme emrinin mahkeme kararı ile iptal edildiği savunulduğuna göre mahkemece, ...
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Temlik alan davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin davanın konusuz kaldığına ilişkin kararının hatalı olduğu, «icra hukuk» mahkemesinin «ödeme emrinin iptaline» yönelik kararının takip dayanağı belgelerin ödeme emrinde bulunmamasına ilişkin olduğunu, bu nedenle borçluya yeni bir ödeme emri gönderilmeyeceğini, sadece dayana …
İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/940 E. sayılı dosyası ile «şikayet» yoluna gidildiği, mahkemece 27.10.2017 tarihinde «ödeme emrinin tebliğ» işleminin iptaline karar verildiği, kararın 12.10.2018 tarihinde istinaf kanun yolundan geçerek kesinleştiği, «ödeme emrinin iptal» edilmesi nedeniyle davalı borçlulara icra dairesince yeniden ödeme emri düzenlenip tebliğ edilmesi gerektiğinden ve davalı borçluların bu ödeme emrinin tebliği üzerine yeniden itiraz hakkı bulunduğundan itirazın iptaline ilişkin işbu davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile karar «verilmesine yer olmadığına», davacı dava tarihi itibarıyla dava açmakta haksız olduğundan «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.
İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/940 E., 2017/833 K. sayılı ilamı ile iptaline karar verildiği, kararın kesinleştiği, «ödeme emrinin» «icra hukuk» mahkemesince iptal edilmesi durumunda, dava şartı gerçekleşmemiş olduğundan, mahkemece davanın, dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ödeme emri tebliği · itirazın iptali davası · şikayet · dava şartı yokluğu · yargılama giderleri · icra takibine itiraz · iptal davası · temlik
Benzer bu karardaİcra Hukuk Mahkemesinin 2017/940 E. sayılı dosyası ile «şikayet» yoluna gidildiği, mahkemece 27.10.2017 tarihinde «ödeme emrinin tebliğ» işleminin iptaline karar verildiği, kararın 12.10.2018 tarihinde istinaf kanun yolundan geçerek kesinleştiği, «ödeme emrinin iptal» edilmesi nedeniyle davalı borçlulara icra dairesince yeniden ödeme emri düzenlenip tebliğ edilmesi gerektiğinden ve davalı borçluların bu ödeme emrinin tebliği üzerine yeniden itiraz hakkı bulunduğundan itirazın iptaline ilişkin işbu davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile karar «verilmesine yer olmadığına», davacı dava tarihi itibarıyla dava açmakta haksız olduğundan «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «itirazın iptali davası» devam ederken, davaya konu takibin dayanağı «ödeme emrinin» Bursa 7.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu takibe ilişkin «ödeme emrinin tebliğ» işleminin usulsüz olduğundan bahisle Bursa 7.
İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde «temlik» alan davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/4733 E. , 2017/6581 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19/02/2015 tarih ve 2014/374-2015/209 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya 10.800 USD karşılığı taşıma işi yaptığını, davalının sadece 4.000 USD tutarındaki kısmını ödediğini, bakiye 6.800 USD'nin TL karşılığı olarak tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazında bulunduklarını, dava konusu taşıma ilişkisinde müvekkilinin asıl nakliyeci olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacının 10-12 gün içinde nakliyeyi gerçekleştirmeyi taahhüt ettiğini, ancak aracın karne, pasaport ve vizesinin hazır olmaması, hacizli bulunması, gümrük cezası ve yakıt ayrılması gibi davacıdan kaynaklanan sebeplerle nakliyenin sürekli ertelendiğini, daha fazla gecikme olmaması için bir takım giderlerin müvekkili ve dava dışı ... A.Ş. tarafından yapıldığını, gümrükleme işlemleri 27.08.2008 tarihinde tamamlanmış ise de nakliyenin gerçekleştirildiği aracın önce ...'ta, ardından ...'da borçlardan dolayı yakalandığını, bu borçların da müvekkili tarafından ödendiğini, ayrıca sürekli iaşe ve yakıt masraflarının müvekkil tarafından karşılandığını, yük sahibine karşı sorumluluğu bulunan müvekkilinin nakliyeyi sonuçlandırabilmek adına bu ödemeleri yapmak zorunda kaldığını, buna göre müvekkilinin ödemesinin 18.221,06 USD'yi bulup davacıdan 7.421,06 USD alacaklı konumuna geçtiğini, ayrıca demuraj hakkı için dava açtığını, 10-12 günde bitmesi gereken nakliyenin 4 ayda tamamlanabildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ...
3. İcra Müdürlüğünce yapılan hacizde borcu kabul anlamına gelecek "iş bu borcu 15.01.2010 tarihine kadar süre verin bunu halledeceğim" şeklinde beyanda bulunduğu, dosya içeriğinde mevcut faturalar ve hesap ekstrelerinin taraflar arasındaki akdi ilişkiyi gösterdiği, bu hususlar değerlendirildiğinde takibe yapılan itirazın haksız olduğu gerekçesiyle itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, navlun faturasının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulü ile icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece celbedilen ... İcra Müdürlüğünün 2010/57 esas sayılı dosyasında gönderilen ödeme emrinde dava dışı ... ... Uluslararası Kara ve Deniz Nak. Tic. A.Ş. alacaklı gösterilmiş olup, davalı vekili, temyiz dilekçesinde usulüne uygun bir ödeme emrinin bulunmadığını, davaya konu ödeme emrinin iptali için ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/19 Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını bildirmiş, temyiz dilekçesine ek beyanlarını içeren dilekçede de ödeme emrinin iptal edildiğini ileri sürmüştür. İcra dosyasında ise ... İcra Hukuk Mahkemesinin 20.03.2015 tarih ve 2015/19 Esas sayılı yazıları ile icra takibinin durdurulmasına karar verildiği gerekçesiyle alacaklının takibin devamına dair talebinin reddedildiği görülmüştür.
İtirazın iptali davasının görülebilmesi için geçerli bir icra takibinin bulunması ve usulüne uygun ödeme emrinin düzenlenmesi ön şart olup, ödeme emrinin mahkeme kararı ile iptal edildiği savunulduğuna göre mahkemece, ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/19 Esas sayılı dosyasının getirtilip sonucuna göre bir karar verilmesini teminen kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada inelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/384981000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz