İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/14053 E. 2013/19640 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin mehil↗ ek mehil↗ bilirkişi incelemesi↗ dosya masrafı↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı tarafın defter ve kayıtları ile dosya kapsamı üzerinde taraflar arasındaki hukuki konunun irdelenmesi, davacı alacağının olup olmadığı ve bu alacaktan davalıların sorumluluklarının bulunup bulunmadığı, eğer sorumlulukları var ise alacak miktarının tespiti yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, ancak davacı tarafça verilen mehil ve kesin mehile rağmen bilirkişi incelemesine ilişkin masrafın karşılanmadığı, bu nedenle belirlenen günlerde ve saatlerde bilirkişi incelemesi yaptırılamadığı, dosyada toplanan delillerle de taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tam olarak belirlenemediği, davalıların davacı alacağından sorumlu olup olmadıkları ve davacı alacağının mevcut olup olmadığı toplanan delillerle açıklığa kavuşmadığı, dosyanın mevcut hali ile davacının iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5916 E. 2021/3322 K.
Ortak:ek mehil · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı tarafın «defter» ve kayıtları ile dosya kapsamı üzerinde taraflar arasındaki hukuki konunun irdelenmesi, davacı alacağının olup olmadığı ve bu alacaktan davalıların sorumluluklarının bulunup bulunmadığı, eğer sorumlulukları var ise alacak miktarının tespiti yönünden «bilirkişi incelemesi» yapılmasına karar verildiği, ancak davacı tarafça verilen «mehil» ve «kesin mehile» rağmen bilirkişi incelemesine ilişkin «masrafın» karşılanmadığı, bu nedenle belirlenen günlerde ve saatlerde bilirkişi incelemesi yaptırılamadığı, dosyada toplanan delillerle de taraflar arasındaki hukuki ilişkin …
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, bozma ilamından önce alınan bilirkişi raporunda dava konusu faturaların davacının «ticari defterlerine» işlendiğinin belirtildiği, ancak faturaların tek başına dava konusu alacağın varlığını kanıtlamayacağı, davacının ayrıca faturaların davalıya «usulüne uygun tebliğ» edildiğini ya da «fatura» konusu malların davalıya «teslim» edildiğini yazılı delille kanıtlaması gerektiği, ancak somut olayda davacının bu konuda «ispat külfetini» yerine getirmediği, davacının iddialarının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Davacı, dava dilekçesinde, ayrıca «yemin deliline dayanmış» olup, 01.09.2014 «havale» tarihli dilekçesinde yemin metnini «ibraz» etmek üzere «mehil» verilmesini talep etmiştir.
Ancak mahkemece, davacıya «yemin» metnini «ibraz» etmek üzere «mehil» verilerek, oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yemin deliline dayanma · usulüne uygun tebliğ · yemin delili · ispat külfeti · yemin · ticari defter · havale · fatura
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, bozma ilamından önce alınan bilirkişi raporunda dava konusu faturaların davacının «ticari defterlerine» işlendiğinin belirtildiği, ancak faturaların tek başına dava konusu alacağın varlığını kanıtlamayacağı, davacının ayrıca faturaların davalıya «usulüne uygun tebliğ» edildiğini ya da «fatura» konusu malların davalıya «teslim» edildiğini yazılı delille kanıtlaması gerektiği, ancak somut olayda davacının bu konuda «ispat külfetini» yerine getirmediği, davacının iddialarının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Davacı, dava dilekçesinde, ayrıca «yemin deliline dayanmış» olup, 01.09.2014 «havale» tarihli dilekçesinde yemin metnini «ibraz» etmek üzere «mehil» verilmesini talep etmiştir.
Ancak mahkemece, davacıya «yemin» metnini «ibraz» etmek üzere «mehil» verilerek, oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/894 E. 2015/5227 K.
Ortak:kesin mehil · ek mehil · bilirkişi incelemesi · kesin hüküm · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı tarafın «defter» ve kayıtları ile dosya kapsamı üzerinde taraflar arasındaki hukuki konunun irdelenmesi, davacı alacağının olup olmadığı ve bu alacaktan davalıların sorumluluklarının bulunup bulunmadığı, eğer sorumlulukları var ise alacak miktarının tespiti yönünden «bilirkişi incelemesi» yapılmasına karar verildiği, ancak davacı tarafça verilen «mehil» ve «kesin mehile» rağmen bilirkişi incelemesine ilişkin «masrafın» karşılanmadığı, bu nedenle belirlenen günlerde ve saatlerde bilirkişi incelemesi yaptırılamadığı, dosyada toplanan delillerle de taraflar arasındaki hukuki ilişkin …
Benzer bu karardaMahkemece, davacının kendi «defterlerlerini» «ibraz» etmediği, verilen «kesin süreye» rağmen gerekliliklerin yerine getirilmemesi sebebiyle davalı tarafın «ticari defterleri» ile bilirkişi deliline dayanmaktan da vazgeçmiş sayıldığı, dosyanın mevcut hali ile karara bağlanmasını talep ettiği ancak «bilirkişi incelemesi» yapılmaksızın karar verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiştir.
… kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı tarafça dava dilekçesinde uğranılan «kar kaybı» sebebiyle tazminat isteminde bulunulmasına ve verilen «kesin mehile» rağmen «bilirkişi ücretinin» dosyaya yatırılmamış olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar kaybı · bilirkişi ücreti · delil tespiti · kesin süre · kâr kaybı · ticari defter · haksız rekabet · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı tarafça dava dilekçesinde uğranılan «kar kaybı» sebebiyle tazminat isteminde bulunulmasına ve verilen «kesin mehile» rağmen «bilirkişi ücretinin» dosyaya yatırılmamış olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Mahkemece, davacının kendi «defterlerlerini» «ibraz» etmediği, verilen «kesin süreye» rağmen gerekliliklerin yerine getirilmemesi sebebiyle davalı tarafın «ticari defterleri» ile bilirkişi deliline dayanmaktan da vazgeçmiş sayıldığı, dosyanın mevcut hali ile karara bağlanmasını talep ettiği ancak «bilirkişi incelemesi» yapılmaksızın karar verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı «haksız rekabete» ilişkin delillerini dosyaya «ibraz» etmiş, ayrıca «delil tespit» dosyası da dosya arasına alınmış olduğuna göre somut olayda çözümü hukuki bilgiyi gerektiren manevi tazminat talebinin bu deliller çerçevesinde değerlendirilmesi gerekirken, reddi doğru görülmemiş ve hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Dava, «haksız rekabetten» kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2714 E. 2017/3119 K.
Ortak:ek mehil · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı tarafın «defter» ve kayıtları ile dosya kapsamı üzerinde taraflar arasındaki hukuki konunun irdelenmesi, davacı alacağının olup olmadığı ve bu alacaktan davalıların sorumluluklarının bulunup bulunmadığı, eğer sorumlulukları var ise alacak miktarının tespiti yönünden «bilirkişi incelemesi» yapılmasına karar verildiği, ancak davacı tarafça verilen «mehil» ve «kesin mehile» rağmen bilirkişi incelemesine ilişkin «masrafın» karşılanmadığı, bu nedenle belirlenen günlerde ve saatlerde bilirkişi incelemesi yaptırılamadığı, dosyada toplanan delillerle de taraflar arasındaki hukuki ilişkin …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; dava «anonim şirketlerde» «pay sahipliğinin tespiti» ve tescil istemine ilişkin olduğu, dava konusu şirketin tek pay sahipli anonim şirket olduğu, tek pay sahibinin ... olduğu, «taahhütname» tarihi olan 09.10.2007 tarihinde şirketi «temsile» yetkili kişi ve kişilerin mevcut olmadığı, taahhütnamenin şirket «pay defterine» kaydedilmediği, anonim şirketlerde senede bağlanmamış ortaklık paylarının devri «alacağın temliki» hükümleri çerçevesinde gerçekleşeceği, gerçekleştirilen devir işleminin şirkete karşı hüküm ifade edebilmesi için şirketin pay defterine kaydedilmesi gerektiği, da …
Mahkemece «hisse devri» işleminin şirket «pay defterine» kaydedilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle, mahkemece davacıya ... hakkında ayrı bir dava açması için «mehil» verilmesi, davacı tarafından dava açılması halinde de bu dava ile birleştirilerek davanın görülmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay sahipliğinin tespiti · kayyım atanması · şirket müdürlüğü · pay sahipliği · kayyım · alacağın temliki · hisse devri · pay defteri
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; dava «anonim şirketlerde» «pay sahipliğinin tespiti» ve tescil istemine ilişkin olduğu, dava konusu şirketin tek pay sahipli anonim şirket olduğu, tek pay sahibinin ... olduğu, «taahhütname» tarihi olan 09.10.2007 tarihinde şirketi «temsile» yetkili kişi ve kişilerin mevcut olmadığı, taahhütnamenin şirket «pay defterine» kaydedilmediği, anonim şirketlerde senede bağlanmamış ortaklık paylarının devri «alacağın temliki» hükümleri çerçevesinde gerçekleşeceği, gerçekleştirilen devir işleminin şirkete karşı hüküm ifade edebilmesi için şirketin pay defterine kaydedilmesi gerektiği, da …
1- Dava, «anonim şirket» hissesinin davacı adına tespit ve tescili, «şirketin müdürlük» yetkileri kaldırılarak şirkete «kayyım atanması» istemine ilişkindir.
Mahkemece «hisse devri» işleminin şirket «pay defterine» kaydedilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7788 E. 2012/15228 K.
Ortak:kesin mehil · ek mehil · bilirkişi incelemesi · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı tarafın «defter» ve kayıtları ile dosya kapsamı üzerinde taraflar arasındaki hukuki konunun irdelenmesi, davacı alacağının olup olmadığı ve bu alacaktan davalıların sorumluluklarının bulunup bulunmadığı, eğer sorumlulukları var ise alacak miktarının tespiti yönünden «bilirkişi incelemesi» yapılmasına karar verildiği, ancak davacı tarafça verilen «mehil» ve «kesin mehile» rağmen bilirkişi incelemesine ilişkin «masrafın» karşılanmadığı, bu nedenle belirlenen günlerde ve saatlerde bilirkişi incelemesi yaptırılamadığı, dosyada toplanan delillerle de taraflar arasındaki hukuki ilişkin …
Benzer bu karardaAncak «bilirkişi incelemesi» yapmak üzere 27.05.2009 tarihli «ara» kararda davetiye gideri gösterilmediği gibi «kesin mehil» gereğinin yerine getirilmemesi halinde sonuçları da anlatılıp «ihtar» edilmemiştir.
Daha sonra 03.02.2010 tarihli «ara» kararda ise ayrıntı gösterilmeksizin 27.05.2009 tarihli ara karara atıfta bulunularak «kesin mehilin» gereğinin yerine getirilmemesi halinde davacı yanın «bilirkişi incelemesine» yönelik iddialarında vazgeçmiş sayılacağına «ihtar» edildiği görülmüştür.
Açıklanan bu hali «kesin mehil» verilmesine ilişkin «ara» kararlar usulüne uygun olmadığından buna hukuki sonuç bağlanarak karar verilmesi yerinde görülmediği gibi bir an için verilen sürenin usulüne uygun olduğu düşünüls …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rayiç bedel · ara karar · kesin süre · ihtar
Benzer bu kararda… ile değerlendirilebilecek nitelikte olmadığı, davacının iddiasını temin açısından yayınlanan haberden dolayı sahiplik ve varsa zararını ispatlaması gerektiği, emsal «rayiç bedeli» gösterir belgeleri ve bilirkişi raporu için gerekli ücreti yatırması için davacıya «kesin süre» verildiği halde davacı tarafından yerine getirilmediği, böylece davasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak «bilirkişi incelemesi» yapmak üzere 27.05.2009 tarihli «ara» kararda davetiye gideri gösterilmediği gibi «kesin mehil» gereğinin yerine getirilmemesi halinde sonuçları da anlatılıp «ihtar» edilmemiştir.
Daha sonra 03.02.2010 tarihli «ara» kararda ise ayrıntı gösterilmeksizin 27.05.2009 tarihli ara karara atıfta bulunularak «kesin mehilin» gereğinin yerine getirilmemesi halinde davacı yanın «bilirkişi incelemesine» yönelik iddialarında vazgeçmiş sayılacağına «ihtar» edildiği görülmüştür.
Açıklanan bu hali «kesin mehil» verilmesine ilişkin «ara» kararlar usulüne uygun olmadığından buna hukuki sonuç bağlanarak karar verilmesi yerinde görülmediği gibi bir an için verilen sürenin usulüne uygun olduğu düşünüls …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/14053 E. , 2013/19640 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/10/2011 gün ve 2009/127-2011/598 sayılı kararı bozan Daire’nin 26/02/2013 gün ve 2012/3229-2013/3549 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yurt dışında çalıştığı sırada biriktirdiği tasarruflarını değerlendirmek amacıyla davalıların kurmuş olduğu şirkete 50.000 DM yatırdığını, parasını yatırdığı sırada kendisine parasını istediği an geri alabileceği ve en yüksek oranda kar verileceği taahhüdünde bulunulduğunu, ancak, bu güne kadar hiçbir kâr verilmediği gibi 2005 yılından bu yana parasının geri ödenmesine yönelik taleplerinin de reddedildiğini, davalıların SPK, Bankalar Kanunu ve TTK'ya aykırı olarak para topladıklarını ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı tutulmak kaydıyla davalılara verilen 25.546 EURO'nun bugünkü karşılığı olan 51.092,00 TL'nin şimdilik 6.500 YTL'lik kısmının ödendiği tarih itibariyle işleyecek ticari faizi ile tahsiline, davalılar ile müvekkili arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığınını tespitine, kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüz kılınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı tarafın defter ve kayıtları ile dosya kapsamı üzerinde taraflar arasındaki hukuki konunun irdelenmesi, davacı alacağının olup olmadığı ve bu alacaktan davalıların sorumluluklarının bulunup bulunmadığı, eğer sorumlulukları var ise alacak miktarının tespiti yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, ancak davacı tarafça verilen mehil ve kesin mehile rağmen bilirkişi incelemesine ilişkin masrafın karşılanmadığı, bu nedenle belirlenen günlerde ve saatlerde bilirkişi incelemesi yaptırılamadığı, dosyada toplanan delillerle de taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tam olarak belirlenemediği, davalıların davacı alacağından sorumlu olup olmadıkları ve davacı alacağının mevcut olup olmadığı toplanan delillerle açıklığa kavuşmadığı, dosyanın mevcut hali ile davacının iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 05/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/731081800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz