Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/7788 E. 2012/15228 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin mehil↗ ek mehil↗ rayiç bedel↗ ara karar↗ kesin süre↗ ihtar↗ bilirkişi incelemesi↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dava konusu tazminat talebinin mahkemece resen ve hukuki bilgi ile değerlendirilebilecek nitelikte olmadığı, davacının iddiasını temin açısından yayınlanan haberden dolayı sahiplik ve varsa zararını ispatlaması gerektiği, emsal rayiç bedeli gösterir belgeleri ve bilirkişi raporu için gerekli ücreti yatırması için davacıya kesin süre verildiği halde davacı tarafından yerine getirilmediği, böylece davasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak bilirkişi incelemesi yapmak üzere 27.05.2009 tarihli ara kararda davetiye gideri gösterilmediği gibi kesin mehil gereğinin yerine getirilmemesi halinde sonuçları da anlatılıp ihtar edilmemiştir. Daha sonra 03.02.2010 tarihli ara kararda ise ayrıntı gösterilmeksizin 27.05.2009 tarihli ara karara atıfta bulunularak kesin mehilin gereğinin yerine getirilmemesi halinde davacı yanın bilirkişi incelemesine yönelik iddialarında vazgeçmiş sayılacağına ihtar edildiği görülmüştür. Açıklanan bu hali kesin mehil verilmesine ilişkin ara kararlar usulüne uygun olmadığından buna hukuki sonuç bağlanarak karar verilmesi yerinde görülmediği gibi bir an için verilen sürenin usulüne uygun olduğu düşünülse bile mahkemece zarar miktarının dayanılan delillerle belirlenememiş olması halinde ise BK.nun 42. maddesi uyarınca uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabülü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5916 E. 2021/3322 K.
Ortak:ek mehil
İncelediğiniz karardaAncak «bilirkişi incelemesi» yapmak üzere 27.05.2009 tarihli «ara» kararda davetiye gideri gösterilmediği gibi «kesin mehil» gereğinin yerine getirilmemesi halinde sonuçları da anlatılıp «ihtar» edilmemiştir.
Daha sonra 03.02.2010 tarihli «ara» kararda ise ayrıntı gösterilmeksizin 27.05.2009 tarihli ara karara atıfta bulunularak «kesin mehilin» gereğinin yerine getirilmemesi halinde davacı yanın «bilirkişi incelemesine» yönelik iddialarında vazgeçmiş sayılacağına «ihtar» edildiği görülmüştür.
Açıklanan bu hali «kesin mehil» verilmesine ilişkin «ara» kararlar usulüne uygun olmadığından buna hukuki sonuç bağlanarak karar verilmesi yerinde görülmediği gibi bir an için verilen sürenin usulüne uygun olduğu düşünüls …
Benzer bu kararda2- Davacı, dava dilekçesinde, ayrıca «yemin deliline dayanmış» olup, 01.09.2014 «havale» tarihli dilekçesinde yemin metnini «ibraz» etmek üzere «mehil» verilmesini talep etmiştir.
Ancak mahkemece, davacıya «yemin» metnini «ibraz» etmek üzere «mehil» verilerek, oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yemin deliline dayanma · usulüne uygun tebliğ · yemin delili · ispat külfeti · yemin · ticari defter · havale · fatura
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, bozma ilamından önce alınan bilirkişi raporunda dava konusu faturaların davacının «ticari defterlerine» işlendiğinin belirtildiği, ancak faturaların tek başına dava konusu alacağın varlığını kanıtlamayacağı, davacının ayrıca faturaların davalıya «usulüne uygun tebliğ» edildiğini ya da «fatura» konusu malların davalıya «teslim» edildiğini yazılı delille kanıtlaması gerektiği, ancak somut olayda davacının bu konuda «ispat külfetini» yerine getirmediği, davacının iddialarının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Davacı, dava dilekçesinde, ayrıca «yemin deliline dayanmış» olup, 01.09.2014 «havale» tarihli dilekçesinde yemin metnini «ibraz» etmek üzere «mehil» verilmesini talep etmiştir.
Ancak mahkemece, davacıya «yemin» metnini «ibraz» etmek üzere «mehil» verilerek, oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/894 E. 2015/5227 K.
Ortak:kesin mehil · ek mehil · kesin süre · bilirkişi incelemesi · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaAncak «bilirkişi incelemesi» yapmak üzere 27.05.2009 tarihli «ara» kararda davetiye gideri gösterilmediği gibi «kesin mehil» gereğinin yerine getirilmemesi halinde sonuçları da anlatılıp «ihtar» edilmemiştir.
Daha sonra 03.02.2010 tarihli «ara» kararda ise ayrıntı gösterilmeksizin 27.05.2009 tarihli ara karara atıfta bulunularak «kesin mehilin» gereğinin yerine getirilmemesi halinde davacı yanın «bilirkişi incelemesine» yönelik iddialarında vazgeçmiş sayılacağına «ihtar» edildiği görülmüştür.
Açıklanan bu hali «kesin mehil» verilmesine ilişkin «ara» kararlar usulüne uygun olmadığından buna hukuki sonuç bağlanarak karar verilmesi yerinde görülmediği gibi bir an için verilen sürenin usulüne uygun olduğu düşünüls …
Benzer bu karardaMahkemece, davacının kendi «defterlerlerini» «ibraz» etmediği, verilen «kesin süreye» rağmen gerekliliklerin yerine getirilmemesi sebebiyle davalı tarafın «ticari defterleri» ile bilirkişi deliline dayanmaktan da vazgeçmiş sayıldığı, dosyanın mevcut hali ile karara bağlanmasını talep ettiği ancak «bilirkişi incelemesi» yapılmaksızın karar verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiştir.
… kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı tarafça dava dilekçesinde uğranılan «kar kaybı» sebebiyle tazminat isteminde bulunulmasına ve verilen «kesin mehile» rağmen «bilirkişi ücretinin» dosyaya yatırılmamış olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar kaybı · bilirkişi ücreti · delil tespiti · kâr kaybı · ticari defter · haksız rekabet · vekalet ücreti · ibraz
Benzer bu kararda… kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı tarafça dava dilekçesinde uğranılan «kar kaybı» sebebiyle tazminat isteminde bulunulmasına ve verilen «kesin mehile» rağmen «bilirkişi ücretinin» dosyaya yatırılmamış olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı «haksız rekabete» ilişkin delillerini dosyaya «ibraz» etmiş, ayrıca «delil tespit» dosyası da dosya arasına alınmış olduğuna göre somut olayda çözümü hukuki bilgiyi gerektiren manevi tazminat talebinin bu deliller çerçevesinde değerlendirilmesi gerekirken, reddi doğru görülmemiş ve hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, davacının kendi «defterlerlerini» «ibraz» etmediği, verilen «kesin süreye» rağmen gerekliliklerin yerine getirilmemesi sebebiyle davalı tarafın «ticari defterleri» ile bilirkişi deliline dayanmaktan da vazgeçmiş sayıldığı, dosyanın mevcut hali ile karara bağlanmasını talep ettiği ancak «bilirkişi incelemesi» yapılmaksızın karar verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «haksız rekabetten» kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2714 E. 2017/3119 K.
Ortak:ek mehil
İncelediğiniz karardaAncak «bilirkişi incelemesi» yapmak üzere 27.05.2009 tarihli «ara» kararda davetiye gideri gösterilmediği gibi «kesin mehil» gereğinin yerine getirilmemesi halinde sonuçları da anlatılıp «ihtar» edilmemiştir.
Daha sonra 03.02.2010 tarihli «ara» kararda ise ayrıntı gösterilmeksizin 27.05.2009 tarihli ara karara atıfta bulunularak «kesin mehilin» gereğinin yerine getirilmemesi halinde davacı yanın «bilirkişi incelemesine» yönelik iddialarında vazgeçmiş sayılacağına «ihtar» edildiği görülmüştür.
Açıklanan bu hali «kesin mehil» verilmesine ilişkin «ara» kararlar usulüne uygun olmadığından buna hukuki sonuç bağlanarak karar verilmesi yerinde görülmediği gibi bir an için verilen sürenin usulüne uygun olduğu düşünüls …
Benzer bu karardaBu nedenle, mahkemece davacıya ... hakkında ayrı bir dava açması için «mehil» verilmesi, davacı tarafından dava açılması halinde de bu dava ile birleştirilerek davanın görülmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay sahipliğinin tespiti · kayyım atanması · şirket müdürlüğü · pay sahipliği · kayyım · alacağın temliki · hisse devri · pay defteri
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; dava «anonim şirketlerde» «pay sahipliğinin tespiti» ve tescil istemine ilişkin olduğu, dava konusu şirketin tek pay sahipli anonim şirket olduğu, tek pay sahibinin ... olduğu, «taahhütname» tarihi olan 09.10.2007 tarihinde şirketi «temsile» yetkili kişi ve kişilerin mevcut olmadığı, taahhütnamenin şirket «pay defterine» kaydedilmediği, anonim şirketlerde senede bağlanmamış ortaklık paylarının devri «alacağın temliki» hükümleri çerçevesinde gerçekleşeceği, gerçekleştirilen devir işleminin şirkete karşı hüküm ifade edebilmesi için şirketin pay defterine kaydedilmesi gerektiği, da …
1- Dava, «anonim şirket» hissesinin davacı adına tespit ve tescili, «şirketin müdürlük» yetkileri kaldırılarak şirkete «kayyım atanması» istemine ilişkindir.
Mahkemece «hisse devri» işleminin şirket «pay defterine» kaydedilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/7788 E. , 2012/15228 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/05/2010 tarih ve 2008/114-2010/112 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yayın haklarına sahip olduğu ve müvekkil muhabirlerinden ... tarafından hazırlanmış olan " İnşallah Airlines İşaret Olarak Kullanılıyormuş" başlıklı haberin müvekkilinin izni alınmaksızın ve karşılığı ödenmeksizin davalının sahibi olduğu Sabah Gazetesinin 22.06.2007 tarihli nüshasında ve www.sabah.com tr adlı internet sayfasında aynen yayınlandığını, haksız rekabet hallerinden olduğunu ileri sürerek 1.000 USD+KDV tutarındaki kullanım bedelinin 22.06.2007 tarihinden itibaren USD cinsinden 1 yıllık mevduata devlet bankalarının uyguladığı en yüksek faiz uygulanmak suretiyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, söz konusu yazının eser vasfı bulunmadığı ve sulh hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, mali hakların davacı tarafından kullanılabilmesi için usule uygun mali hak devir sözleşmesinin bulunmadığnı, gazete mündericatının iktibas edilmesi ve haber amaçlı kullanılmasının serbest olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu tazminat talebinin mahkemece resen ve hukuki bilgi ile değerlendirilebilecek nitelikte olmadığı, davacının iddiasını temin açısından yayınlanan haberden dolayı sahiplik ve varsa zararını ispatlaması gerektiği, emsal rayiç bedeli gösterir belgeleri ve bilirkişi raporu için gerekli ücreti yatırması için davacıya kesin süre verildiği halde davacı tarafından yerine getirilmediği, böylece davasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak bilirkişi incelemesi yapmak üzere 27.05.2009 tarihli ara kararda davetiye gideri gösterilmediği gibi kesin mehil gereğinin yerine getirilmemesi halinde sonuçları da anlatılıp ihtar edilmemiştir. Daha sonra 03.02.2010 tarihli ara kararda ise ayrıntı gösterilmeksizin 27.05.2009 tarihli ara karara atıfta bulunularak kesin mehilin gereğinin yerine getirilmemesi halinde davacı yanın bilirkişi incelemesine yönelik iddialarında vazgeçmiş sayılacağına ihtar edildiği görülmüştür. Açıklanan bu hali kesin mehil verilmesine ilişkin ara kararlar usulüne uygun olmadığından buna hukuki sonuç bağlanarak karar verilmesi yerinde görülmediği gibi bir an için verilen sürenin usulüne uygun olduğu düşünülse bile mahkemece zarar miktarının dayanılan delillerle belirlenememiş olması halinde ise BK.nun 42.
maddesi uyarınca uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabülü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063848400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz