Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/15577 E. 2014/7306 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gümrük beyannamesi↗ ba beyannamesi↗ davanın konusu↗ tescilsiz tasarım↗ fatura↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, karşı dava yönünden yapılan incelemede, Ç.markasının 3. ve 5. sınıflarda tescilli olduğu, davacı/karşı davalının kullanıma ilişkin ağda ürünleri yönünden 17.11.2011 ve 03.08.2010 tarihli 2 adet fatura sunduğu, sunulan gümrük beyannamelerine konu ürünün niteliği ve markasının bulunmadığı, kapasite raporunda ise ağda üretiminden söz edilmekte ise de marka kullanımına ilişkin bir tespite yer verilmediğini, davacı vekili ticari kayıtlarının araştırılırak tespit ve bulunmasını talep etmiş ise de iddianın davacının sunacağı basit belgelerle ispatı mümkün olup talebi HMK 25. maddesindeki davanın taraflarca hazırlanması ilkesine aykırı olduğu, 2 adet faturadan başka delil de sunmadığından ciddi kullanımı kanıtlayamadığı, asıl dava yönünden ise davalının kullandığı ambalaj tescilli tasarım olarak korunduğu, taraf markaları farklı olduğu, kaldı ki davacı markasının kullanmama nedeni ile hükümsüzlüğüne karar verileceğinden geriye etkili sonuç doğuracağından marka ihlalinden söz edilemeyeceği gerekçesi ile, karşı davanın kabulü ile davacı/karşı davalı adına tescilli 91/129003 markanın kullanmama nedeni ile hükümsüzlüğüne, asıl davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı/karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı/karşı davalı vekilinin karşı davaya yönelik olarak aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, mahkemece karşı davada 556 sayılı KHK'nın 14. maddesine göre dava konusu 129003 sayılı markanın kullanıldığının karşı davalı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesi ile markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Dava konusu 129003 sayılı marka "çamsakızı + çam ağacı şekli ile ürün ambalajı" ından oluşmaktadır. 556 sayılı KHK.'nın 5/2. maddesi uyarınca markanın mal ve ambalajı ile birlikte tescili mümkündür. Ayrıca aynı KHK'nın 14. maddesi uyarınca da tescilli markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeksizin farklı unsurlarla kullanılması markasal kullanım sayılır. Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafça kullanıma ilişkin olarak sunulan fatura örneklerinde davacı markasının asli unsurlarını oluşturan "ç. + ç. a. şeklinin" mevcut olduğu ve markanın bu suretle ağda emtiası için kullanılmakta olduğu anlaşılmaktadır. Az önce de belirtildiği üzere, ürün ambalajından bağımsız olarak ürün faturası üzerindeki bu kullanımın da 556 sayılı KHK'nın 14. maddesine uygun bir kullanım olduğunun kabulü gerekir. Bundan ayrı, davacı tarafça aynı markaya dayanılarak dava dışı kişiler aleyhine açılan davalarla ilgili olarak dosyaya örnekleri sunulan Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 23.12.2010 tarih 143-336, 01.02.2011 tarih 121-12 sayılı kararları ve bu kararlarda benimsenen bilirkişi raporlarında da davacının anılan 129003 sayılı markasını kullandığı belirtildiği gibi, mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti raporunda dahi söz konusu markanın kullanımı konusunda bilgi sahibi olunduğu ifade edilmiştir. Bu durunda, karşı davada dava konusu 129003 sayılı markanın 556 sayılı KHK'nın 14. maddesine uygun bir şekilde ağda emtiası üzerinde kullanıldığının kabulü ile markanın kapsadığı bu emtia bakımından hükümsüzlük davasının reddi gerekirken yazılı şekilde hükümsüzlük kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davacı/karşı davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2461 E. 2013/19626 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · maddi tazminat · haksız rekabet · dahili dava · iltibas
Benzer bu karardaDava, markaya tecavüz nedeniyle tecavüzün tespiti, men'i, doğan maddi durumun ortadan kaldırılması ve «maddi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece davalıların ürünlerinin ve ambalajlarının «haksız rekabet» oluşturmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
556 sayılı KHK'nın 9/1-b maddesi uyarınca "Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal ve/veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal ve/veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından, işaret ile tescilli marka arasında ilişkilendirilme ihtimali de «dahil», karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması” «marka hakkına tecavüz» oluşturur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının tecavüz ve «haksız rekabete» konu ürün örnekleri ile davacının tescilli şekil markaları ve ayrıca sunulan orijinal ürünleri karşılaştırıldığında, davalı ürünlerinin ve ambalajlarının davacı markasına tecavüz fiili oluşturmadığı gibi, haksız rekabette oluşturmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Ayrıca, sözkonusu «iltibasın» varlığının belirlenmesinde, Dairemizin yerleşik kararları uyarınca markayı oluşturan işaretin ilgili tüketici nezdinde bıraktığı toplu izlenimin dikkate alınması gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9507 E. 2013/13255 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · hak düşürücü süre · uyuşmazlık konusu · ortalama tüketici · iltibas
Benzer bu kararda… emtiada kullanılmak üzere tescil edildiği, yine çam ağacını andıran şekil üzerine orta kısmına özel yazım tarzıyla 'Pino Silvestre' ibaresi yazıldığı, bu markaların «iltibas» teşkil ettiği, 2003/19801 sayılı davalı markasının ise, 'PİNO' ibaresinin yan taraflarına karalama şeklinde çam ağacının üst kısmını andıran ve yazılı ibarenin her iki yönünde ters orantılı olarak konulan karalama şeklinde olduğu, tek benzerliğin davacı markasındaki küçük harfle yazılı 'Pine' ile davalının markasındaki büyük harfle yazılı 'PİNO' ibaresi bulunduğu, «ortalama tüketicilerin» ürün ambalajlarını kanıştırmayacakları, bilirkişinin iltibas görüşüne bu yönüyle itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2006 …
… illerinin olduğu, taraf markalarının kozmetik ürünlerini içeren 3. sınıf emtiayı kapsadıkları ve davalı markalarının tescil edildiği tarihlerinden itibaren 5 yıllık «hak düşürücü sürede» hükümsüzlük davasının açıldığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Esasen, kısmen itibar edilen bilirkişi raporunda da davalının bu markası bakımından, davacı markasının kullanıldığı ürünler ile aynı ürünlerde tescil edilmesinin, «ortalama tüketici» nezdinde bu ürünlerinde de davacının ürün yelpazesinin bir parçası olarak algılanmasına neden olacağı ve davacıya ait marka ile davalıya ait ’PİNO+şekil’ markası arasında «iltibas» tehlikesinin oluştuğu belirtilmiştir.
İltibasın tespitinde, markaların farklılığından «ziyade» benzer kısımlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/15577 E. , 2014/7306 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 27/05/2013
NUMARASI 2012/32-2013/131
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/05/2013 tarih ve 2012/32-2013/131 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı - karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin bilinen bir firma olduğunu, 1991 tarihinde Ç.adlı markayı 129003 numara ile tescil ettirdiğini, markanın haklı bir üne kavuştuğunu, müvekkilin halen bu marka ile üretim ve pazarlama faaliyetlerine devam ettiğini, davalı şirketin de kozmetik sektöründe faaliyette olup müvekkiline ait ürünün ambalaj görünümünde ve müvekkilinin ürününü çağrıştıracak şekilde renk-ambalaj ve desen kullanarak T. ağda adı altında normal vatandaşın ayırtedemeyeceği şekilde sattığı ürünlerde kullandığını, müvekkiline ait marka ve ambalaja benzer nitelikte ürünlerde kullanması müvekkili şirketin markasına tecavüz ve haksız rekabete yol açtığını ileri sürerek, markaya tecavüzün tespiti ve men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiş, karşı davada ise davalı olarak, müvekkili markasının 60 yıllık bir geçmişi olan tanınan bir marka olduğunu, sürekli olarak piyasaya taklitleri çıktığı bu sebeple markalarını korumak için davalar açtıklarını, son 5 yıldır ciddi olarak kullandıklarına dair evrakları sunduklarını, gerekirse ticari defterleinin de incelenebileceğini savunarak karşı davanın reddini istemiştir.
Davalı/karşı davacı vekili, ambalajların marka olarak tescil edilemeyeceğini, davacının markasındaki ambalajı ile üstün ve öncelikli bir hakkı olmadığını, ambalaj dizaynlarının ancak 554 sayılı KHK çerçevesinde tasarım tescili ile korunduğunu, müvekkilinin davaya konu ambalajını tasarım olarak tescil ettirdiğini, müvekkilinin tasarımını tescil ettirdiği şekilde de kullandığını, kaldı ki tarafların ambalajlarında da benzerlik bulunmadığını, kelime ve şekil unsurlarının farklı olduğunu, yine davacının iddia ettiği ambalaj şekinin sektörde genel olarak kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiş, karşı davalarında ise davacının mevcut markasını tescil ettirdiği gibi kullanmadığını, fiilen son 5 yıldır 556 sayılı KHK.'nın 14.
maddesi kapsamında kullanmadığını, ileri sürerek davacı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, karşı dava yönünden yapılan incelemede, Ç.markasının 3. ve 5. sınıflarda tescilli olduğu, davacı/karşı davalının kullanıma ilişkin ağda ürünleri yönünden 17.11.2011 ve 03.08.2010 tarihli 2 adet fatura sunduğu, sunulan gümrük beyannamelerine konu ürünün niteliği ve markasının bulunmadığı, kapasite raporunda ise ağda üretiminden söz edilmekte ise de marka kullanımına ilişkin bir tespite yer verilmediğini, davacı vekili ticari kayıtlarının araştırılırak tespit ve bulunmasını talep etmiş ise de iddianın davacının sunacağı basit belgelerle ispatı mümkün olup talebi HMK 25. maddesindeki davanın taraflarca hazırlanması ilkesine aykırı olduğu, 2 adet faturadan başka delil de sunmadığından ciddi kullanımı kanıtlayamadığı, asıl dava yönünden ise davalının kullandığı ambalaj tescilli tasarım olarak korunduğu, taraf markaları farklı olduğu, kaldı ki davacı markasının kullanmama nedeni ile hükümsüzlüğüne karar verileceğinden geriye etkili sonuç doğuracağından marka ihlalinden söz edilemeyeceği gerekçesi ile, karşı davanın kabulü ile davacı/karşı davalı adına tescilli 91/129003 markanın kullanmama nedeni ile hükümsüzlüğüne, asıl davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı/karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı/karşı davalı vekilinin karşı davaya yönelik olarak aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, mahkemece karşı davada 556 sayılı KHK'nın 14. maddesine göre dava konusu 129003 sayılı markanın kullanıldığının karşı davalı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesi ile markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Dava konusu 129003 sayılı marka "çamsakızı + çam ağacı şekli ile ürün ambalajı" ından oluşmaktadır. 556 sayılı KHK.'nın 5/2. maddesi uyarınca markanın mal ve ambalajı ile birlikte tescili mümkündür. Ayrıca aynı KHK'nın 14. maddesi uyarınca da tescilli markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeksizin farklı unsurlarla kullanılması markasal kullanım sayılır. Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafça kullanıma ilişkin olarak sunulan fatura örneklerinde davacı markasının asli unsurlarını oluşturan "ç.
+ ç. a. şeklinin" mevcut olduğu ve markanın bu suretle ağda emtiası için kullanılmakta olduğu anlaşılmaktadır. Az önce de belirtildiği üzere, ürün ambalajından bağımsız olarak ürün faturası üzerindeki bu kullanımın da 556 sayılı KHK'nın 14. maddesine uygun bir kullanım olduğunun kabulü gerekir. Bundan ayrı, davacı tarafça aynı markaya dayanılarak dava dışı kişiler aleyhine açılan davalarla ilgili olarak dosyaya örnekleri sunulan Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 23.12.2010 tarih 143-336, 01.02.2011 tarih 121-12 sayılı kararları ve bu kararlarda benimsenen bilirkişi raporlarında da davacının anılan 129003 sayılı markasını kullandığı belirtildiği gibi, mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti raporunda dahi söz konusu markanın kullanımı konusunda bilgi sahibi olunduğu ifade edilmiştir.
Bu durunda, karşı davada dava konusu 129003 sayılı markanın 556 sayılı KHK'nın 14. maddesine uygun bir şekilde ağda emtiası üzerinde kullanıldığının kabulü ile markanın kapsadığı bu emtia bakımından hükümsüzlük davasının reddi gerekirken yazılı şekilde hükümsüzlük kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davacı/karşı davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı/karşı davalı vekilinin karşı davaya yönelik sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı/karşı davalı vekilinin karşı davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile kararın karşı davalı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı/karşı davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz iirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmediğine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101780200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz