Gizli ayıp ihbarının süresinde yapılmaması nedeniyle itirazın iptali
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/2232 E. 2025/1205 K. · · İlk derece: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Ticari satımda alıcının malın gizli ayıplı olduğuna dair iddiasının kabul görebilmesi için, ayıbın ortaya çıkmasından hemen sonra satıcıya bildirimde bulunulması gerekir (TBK 223/2); tacirler arası ihbar/ihtarların TTK 18/3'te sayılan usullerle (noter, taahhütlü mektup, telgraf, kayıtlı elektronik posta) yapılması ispat şartı olduğundan, bu bildirimin tanık deliliyle ispatı mümkün değildir. Ayıptan haberdar olunan tarihten belirgin bir süre (somut olayda yaklaşık iki ay) sonra yapılan ihbar süresiz kabul edilir ve alıcı malı mevcut haliyle kabul etmiş sayılır; bu durumda satıcının alacağı, tarafların birbirini teyit eden ticari defter kayıtlarına göre belirlenir.
Ele alınan sorunlar
Ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı → ret
İddia: Davalı vekili, teslim edilen malların gizli ayıplı olduğunu, ayıbın montajın yapıldığı otel tarafından bildirilmesi üzerine durumun davacıya bildirildiğini, 06.05.2021 tarihli faturanın 02.06.2021'de iade edildiğini, 28.07.2021 tarihli ihtarname ile ayıp ihbarında bulunulduğunu, ayıp ihbarının süresinde olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir.
Gerekçe: TTK 23/1-c uyarınca malın ayıbı teslimde açıkça belliyse alıcı 2 gün içinde, açık değilse 8 gün içinde inceleyip ayıp ortaya çıkarsa satıcıya ihbar etmelidir; diğer hallerde TBK 223/2 uygulanır. TBK 223/2'ye göre olağan gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak gizli ayıp sonradan anlaşılırsa hemen satıcıya bildirilmeli, bildirilmezse mal ayıbıyla birlikte kabul edilmiş sayılır. TTK 18/3 uyarınca tacirler arasında temerrüde düşürme, fesih, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbar/ihtarların noter, taahhütlü mektup, telgraf veya kayıtlı elektronik posta ile yapılması gerekir; bu usul geçerlilik şartı değil ispat şartıdır, bu nedenle ayıp ihbarının tanık delili ile ispatı mümkün değildir. Davalı vekilinin cevap ve istinaf dilekçelerinden, malların ayıplı olduğunun anlaşılması üzerine 02.06.2021 tarihli iade faturasının düzenlendiği anlaşılmakta olup, davalının gizli ayıptan en geç bu tarihte haberdar olduğu sonucuna varılmıştır. Davalı tarafça ayıp ihbarı bu tarihten yaklaşık iki ay sonra 28.07.2021'de yapılmıştır. TBK 223/2 gereği gizli ayıbın ortaya çıkması üzerine hemen bildirim yapılması gerektiğinden, süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı, dolayısıyla davalının malları mevcut haliyle kabul ettiği sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Ticari defter kayıtlarına göre alacağın ispatı → kabul
Gerekçe: Mahkemece tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde, takibe dayanak 06.05.2021 tarihli 47.200-TL tutarlı faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının düzenlediği 02.06.2021 tarihli iade faturasına karşılık davacı tarafça 08.06.2021 tarihli aynı tutarlı faturanın düzenlendiği, davacının kendi defterlerine göre takip tarihi itibariyle 37.200-TL alacaklı olduğu, aynı şekilde davalının ticari defterlerinde de bu faturaların kayıtlı olduğu ve davalının takip tarihi itibariyle davacıya 37.200-TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Tarafların incelenen ticari defterlerinin birbirini teyit ettiği görüldüğünden, davacının 37.200-TL bakiye alacağının ispatlandığı kabul edilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Tacirler arası satımlarda gizli ayıp ihbarının süresi ve TTK 18/3'teki bildirim usulünün ispat şartı niteliğinde olup tanık delili ile ispatının mümkün olmadığı yönündeki değerlendirme, benzer ticari satım uyuşmazlıklarında yol gösterici niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gizli ayıp↗ ayıp ihbarı↗ TTK 18/3 ispat şartı↗ ticari defter kaydı↗ itirazın iptali↗ icra inkar tazminatı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/2232
KARAR NO 2025/1205
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 14/09/2022
NUMARASI 2021/600 Esas - 2022/535 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ 19/10/2021
Davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davacının davalı şirkete 2 adet ısıtmalı teşhir reyonunu KDV dahil 47.200-TL’ye satarak 06.05.2021 tarihinde eksiksiz ve çalışır halde teslim ettiğini, ancak fatura konusu borcun halen ödenmediğini, bunun üzerine davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe malın imalatının hatalı ve kalitesiz gerçekleştirildiğini ileri sürerek kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, malların teslim tarihi 06.05.2021 olup davalının da teslimi kabul ettiğini, davalının daha sonra 28.07.2021 tarihli ihtarname ile faturayı kabul etmediğini, teslim edilen malların hatalı olduğunu belirttiğini, malların ihtardan 3 ay önce teslim edildiğini, davalı tarafça süresinde ayıp ihbarı yapılmadığını, mallar teslim edildiğinde herhangi bir hata ve bozukluk bulunmamakta olup, ürünü davalı monte ettiğinden montaj sırasında oluşan zararlardan dolayı müvekkiline başvurulamayacağını belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davacı taraf edimini gereği yerine getirmeyip gizli ayıplarla dolu, birçok hata barındıran ürün teslim ettiğini, davacının ayıplı mal teslim etmesi sebebiyle davalının ilk olarak bu durumu davacıya bildirdiğini, davacı tarafından düzenlenen 06.05.2021 tarihli faturanın 02.06.2021 tarihinde iade edildiğini, ancak davacının iade faturasını kabul etmeyerek 10.06.2021 tarihinde yeniden fatura düzenlediğini, ayıbın montaj yapılan otel tarafından müvekkiline bildirilmesi üzerine durumun davacıya bildirildiğini, defalarca yapılan görüşmelerden sonuç alınamayınca davacıya 28.07.2021 tarihli ihtarnamenin gönderildiğini, davacının müvekkilince yapılan 10.000-TL avans ödemesine rağmen tüm fatura bedeli üzerinden takip başlatmasının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı şirket tarafından davalı şirkete 2 adet ısıtmalı teşhir reyonu teslim edildiği, davalıya teslim edilen mala ilişkin dava ve takip konusu faturanın düzenlendiği, davalı tarafça, teslim edilen ürünlerin ayıplı olduğunun ileri sürüldüğü, ürünlerin ayıplı teslim edildiğinin ispat yükü bu iddiayı ileri süren davalı tarafta olmasına rağmen, davalı şirket tarafından ürünlerin ayıbı ile ilgili olarak makul bir sürede veya daha sonraki tarihte davacı şirkete gönderilmiş herhangi bir ihbar veya ihtar bulunmamakta olup davalı tarafça bu kapsamda ispata elverişli bir delil ibraz edilmediği, davalı tarafça tanık deliline dayanmak istenilmiş ise de, ayıba ilişkin ihbar ve ihtarların yazılı şekilde yapılarak kanıtlanması gerektiği, bilirkişi raporu ile davacı tarafın faturadan dolayı davalıdan alacaklı olduğu sabit olup, davalı tarafça teslim edilen ürünlerin ayıplı olduğundan bahisle davacı şirkete borçlarının bulunmadığı yönünde itirazda bulunulmuş ise de, davalı tarafça, teslim alınan ürünlerde gizli ayıp olduğu hususunda ispata yarar delil ibraz edilmediğinden, ayıp iddiası usulüne uygun delillerle ispatlanamadığı, davacı tarafın dava ve takip konusu faturadan dolayı davalıdan alacaklı olduğu ispatlandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının kısmen iptaline, takibin 37.200-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya dair istemin reddine, hükmolunan alacağın %20'si oranında hesaplanan 7.440-TL icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili; davacı tarafından müvekkiline ayıplı ürün teslim edildiğini, üründeki ayıpların montajın yapıldığı otel tarafından müvekkiline bildirilmesi üzerine bu durumun davacıya bildirildiğini, davacı tarafından düzenlenen 06.05.2021 tarihli faturanın da 02.06.2021 tarihinde iade edildiğini, ancak davacının iade faturasını kabul etmeyerek 10.06.2021 tarihinde yeniden fatura düzenlediğini, bunun üzerine davacıya 28.07.2021 tarihli ihtarname gönderilerek hatalı ürünün geri alınmasının talep edildiğini, davacı tarafça bu ihtarname üzerine dayanak icra takibinin başlatıldığını, ürünlerde imalat hataları bulunmakta olup gizli ayıplı olduklarını, bu nedenle ayıp ihbarının süresinde olduğunu, mahkemece ayıp iddialarına ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılmadan eksik inceleme sonucunda karar verildiğini, davacının müvekkilince yapılan 10.000-TL avans ödemesine rağmen tüm fatura bedeli üzerinden takip başlatmasının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari satıma dayalı fatura alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafça davalıya ısıtmalı teşhir reyonu satışı yapılmış olup, satışı yapılan mallara ilişkin olarak düzenlenen 06.05.2021 tarihli 47.200-TL tutarlı faturaya dayalı olarak icra takibi başlatılmış olup, davalı tarafça süresinde ödeme emrine itiraz üzerine işbu dava açılmıştır. Davalı tarafça ise, satışı yapılan malların gizli ayıplı olduğu ileri sürülmüştür. 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür.
Diğer hallerde 6098 sayılı TBK'nın 223/2. maddesi uygulanır. TBK'nın 223/2. maddesine göre, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. TTK'nın 18/3 maddesinde; tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılacağı hüküm altına alınmış olup, kanunda öngörülen tacirler arasındaki bildirim usulleri, geçerlilik şartı olmayıp ispat şartı niteliğindedir.
Bu nedenle ayıp ihbarının tanık delili ile ispatı mümkün değildir. Mahkemece tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde; takibe dayanak 06.05.2021 tarihli 47.200-TL tutarlı fatura davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup, davalının düzenlediği 02.06.2021 tarihli iade faturasına karşılık davacı tarafça 08.06.2021 tarihli aynı tutarlı fatura düzenlendiği, davacının kendi defterlerine göre takip tarihi itibariyle 37.200-TL alacaklı olduğu, davacının düzenlemiş olduğu 06.05.2021 tarihli faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının bu faturasına karşılık davalı tarafça 02.06.2021 tarihli iade faturası düzenlendiği, davalının düzenlendiği iade faturasına karşılık davacı tarafından tekrar düzenlenen 08.06.2021 tarihli 47.200-TL bedelli faturanın da davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, dolayısıyla davalının ticari defterlerinde takip tarihi itibariyle davacıya 37.200-TL borçlu olduğu, bu durumda tarafların incelenen ticari defterlerinin birbirini teyit ettiği tespit edilmiştir.
Buna göre tarafların ticari defter kayıtları, davacının 37.200-TL bakiye alacağı konusunda birbirini teyit etmektedir. Davalı tarafça teslimi yapılan fatura konusu malların gizli ayıplı olduğu iddia edilmiş olup, davalı vekilinin cevap ve istinaf başvuru dilekçelerinden, malların ayıplı olduğunun anlaşılması üzerine 02.06.2021 tarihli iade faturasının düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının mallardaki gizli ayıptan en geç bu tarih itibariyle haberdar olduğu sonucu çıkmaktadır. Davalı tarafça davacıya ayıp ihbarı ise bu tarihten yaklaşık iki ay sonra 28.07.2021 tarihinde yapılmıştır. TBK'nın 223/2. maddesine göre, maldaki gizli ayıbın ortaya çıkması üzerine hemen satıcıya bildirilmesi gerekmekte olup, aksi halde satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.
Dolayısıyla somut olayda davalı tarafça süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığından, davalının fatura konusu malları mevcut haliyle kabul ettiği sonucuna varılmaktadır. Bu nedenle mahkemece tarafların birbirini teyit eden ticari defter kayıtları doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 2.541,13-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 635,30-TL harcın mahsubu ile kalan 1.905,83-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 60-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/07/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/73101 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi