6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Çek iptali | Konusu çeklerin iptallerine karar verilmesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/1354 E. 2013/17270 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muhatap banka zayi nedeniyle çek iptali zayi nedeniyle iptal çek iptali davanın açılmamış sayılması zayi kesin süre açılmamış sayılma keşideci çek kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 33HMK 119 · HUMK · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, dava dilekçesinde hukuki nedenin açıklamadığı, hangi nedenlerle davanın açıldığının gösterilmediği, hangi maddi vakıaya ilişkin delilin hangi nedenle sunulduğunun bildirilmediği, delil listesinin bir örneği de ekli olarak mahkemeye sunulmadığı, HMK.nın 119. maddesinin 1. bendinin d, e, f ve g bentlerinde yer alan dava dilekçesinin zorunlu unsurlarının bulunmadığı ve bu zorunlu unsurların tamamlanması için süre verilmesinin olanaksız olduğu gerekçesiyle; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkin olup, mahkemece dava dilekçesinde bulunması gereken zorunlu unsurlardan bir kısmının eksik olduğu gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Ancak, davacı vekili dava dilekçesinde zayi nedeniyle iptalini talep ettiği her bir çekin 8.000,00 TL bedelli olduğunu, çek numaralarını, çeklerin keşidecisini, muhatap banka nezdindeki hesabı, iddiasını her türlü delille ispat edeceğini, çekleri çaldırmak suretiyle zayi ettiğini bildirmiştir. Mahkemece, dava dilekçesinde HMK’nun 119/1. maddesinin d, e, f ve g bentlerinde belirtilen hususların eksik bırakıldığı gerekçesine yer verilmişse de mahkemenin eksik olarak belirlediği hususlar dava dilekçesinde mevcut olup, ayrıca dava dilekçesinde bulunması gerekli zorunlu unsurlardan da sayılamaz. Nitekim, 119. maddenin ikinci fıkrasında, birinci fıkranın a, d, e, f ve g bentlerinin dışında kalan hususların dava dilekçesinin zorunlu unsuru oldukları ve verilen kesin süreye rağmen giderilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği hükmüne yer verilmiştir. Gerçekten de, dosyada mevcut dava dilekçesinde olduğu gibi dava dilekçesinde hukuksal nedenlerin TTK, HUMK, vs mevzuat şeklinde gösterilmesiyle ortaya çıkan eksikliğin HMK’nun 33. maddesi uyarınca hakimin Türk Hukukunu re’sen uygulamakla yükümlü olması nedeniyle zorunlu unsur eksikliği olarak kabulü söz konusu olmamalıdır. Diğer bir yandan, her ne kadar, HMK’nın gerekçesinde 119/1. maddenin f fıkrasındaki iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği hususu bir zorunluluk olarak zikredilmiş ise de, yukarıda da değinildiği üzere, bu hususun eksikliğinin maddenin ikinci fıkrasında müeyyideye bağlanmamış olması nedeniyle, davada ön inceleme aşamasında iddia ve savunmanın netleştirilmesi çerçevesinde ikmalinin mümkün olduğunun düşünüldüğü, bu nedenle de belirtilen eksikliğin bu madde kapsamında davanın açılmamış sayılmasını gerektirir bir eksiklik olarak öngörülmediği sonucuna varılmalıdır.

Açıklanan tüm bu yasal ve gerektirici nedenler karşısında, mahkemece zorunlu unsur niteliğinde bulunmayan eksikliklere temas edilmek suretiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin yasal dayanağı bulunmamaktadır. Davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Maddi tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8828 E. 2014/10987 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Manevi tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/720 E. 2013/1952 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Menfi tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8332 E. 2013/7699 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Rücuen tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5509 E. 2013/5231 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Usulden reddi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9688 E. 2016/3338 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4861 E. 2013/12969 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Çek iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5205 E. 2015/6460 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/1354 E.  ,  2013/17270 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Hasımsız olarak görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret (Kadıköy 4. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 06/12/2012 tarih ve 2012/1532-2012/1466 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin, Türkiye İş Bankası A.Ş.... Şubesi / İstanbul nezdinde bulunan hesaptan kesilen, keşidecisi Hyder Mühendislik Müşavirlik Ltd. Şti. olan 8.000,00'er TL bedelli yirmi beş adet çeki çaldırdığını ileri sürerek, dava konusu çeklerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, dava dilekçesinde hukuki nedenin açıklamadığı, hangi nedenlerle davanın açıldığının gösterilmediği, hangi maddi vakıaya ilişkin delilin hangi nedenle sunulduğunun bildirilmediği, delil listesinin bir örneği de ekli olarak mahkemeye sunulmadığı, HMK.nın 119. maddesinin 1. bendinin d, e, f ve g bentlerinde yer alan dava dilekçesinin zorunlu unsurlarının bulunmadığı ve bu zorunlu unsurların tamamlanması için süre verilmesinin olanaksız olduğu gerekçesiyle; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkin olup, mahkemece dava dilekçesinde bulunması gereken zorunlu unsurlardan bir kısmının eksik olduğu gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Ancak, davacı vekili dava dilekçesinde zayi nedeniyle iptalini talep ettiği her bir çekin 8.000,00 TL bedelli olduğunu, çek numaralarını, çeklerin keşidecisini, muhatap banka nezdindeki hesabı, iddiasını her türlü delille ispat edeceğini, çekleri çaldırmak suretiyle zayi ettiğini bildirmiştir. Mahkemece, dava dilekçesinde HMK’nun 119/1. maddesinin d, e, f ve g bentlerinde belirtilen hususların eksik bırakıldığı gerekçesine yer verilmişse de mahkemenin eksik olarak belirlediği hususlar dava dilekçesinde mevcut olup, ayrıca dava dilekçesinde bulunması gerekli zorunlu unsurlardan da sayılamaz.

Nitekim, 119. maddenin ikinci fıkrasında, birinci fıkranın a, d, e, f ve g bentlerinin dışında kalan hususların dava dilekçesinin zorunlu unsuru oldukları ve verilen kesin süreye rağmen giderilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği hükmüne yer verilmiştir. Gerçekten de, dosyada mevcut dava dilekçesinde olduğu gibi dava dilekçesinde hukuksal nedenlerin TTK, HUMK, vs mevzuat şeklinde gösterilmesiyle ortaya çıkan eksikliğin HMK’nun 33. maddesi uyarınca hakimin Türk Hukukunu re’sen uygulamakla yükümlü olması nedeniyle zorunlu unsur eksikliği olarak kabulü söz konusu olmamalıdır. Diğer bir yandan, her ne kadar, HMK’nın gerekçesinde 119/1. maddenin f fıkrasındaki iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği hususu bir zorunluluk olarak zikredilmiş ise de, yukarıda da değinildiği üzere, bu hususun eksikliğinin maddenin ikinci fıkrasında müeyyideye bağlanmamış olması nedeniyle, davada ön inceleme aşamasında iddia ve savunmanın netleştirilmesi çerçevesinde ikmalinin mümkün olduğunun düşünüldüğü, bu nedenle de belirtilen eksikliğin bu madde kapsamında davanın açılmamış sayılmasını gerektirir bir eksiklik olarak öngörülmediği sonucuna varılmalıdır.

Açıklanan tüm bu yasal ve gerektirici nedenler karşısında, mahkemece zorunlu unsur niteliğinde bulunmayan eksikliklere temas edilmek suretiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin yasal dayanağı bulunmamaktadır. Davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/730284600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.