6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Manevi tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/720 E. 2013/1952 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davanın açılmamış sayılması kesin süre açılmamış sayılma kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 33HMK 119

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, dava dilekçesi ve dosya kapsamına göre, 6100 Sayılı HMK'nun 119. maddesinin 1. fıkrasının (a),(d),(e),(f) ve (g) bentlerinde dava dilekçesinde bulunması gereken zorunlu unsurların belirtildiği, dava dilekçesinde iddianın dayanağı olan tüm vakıaların sıra numarası altında açıkça özetlenmediği, iddia edilen herbir vakıanın hangi delille ispatlanacağının açıklanmadığı, dayanılan hukuki sebeplerin yazılmamış olduğu, hukuki sebepler kısmında delillere yer verildiği gerekçesi ile HMK m.119/1 (e),(f) ve (g) bentlerindeki esaslı unsurları içermeyen dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, manevi tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece, dava dilekçesinde HMK’nun 119/1. maddesinin e, f ve g bentlerinde belirtilen hususların eksik bırakıldığı gerekçesiyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin eksik olarak belirlediği hususlar dava dilekçesinde bulunması gerekli zorunlu unsurlardan sayılamaz. Nitekim, 119. maddenin ikinci fıkrasında, birinci fıkranın a, d, e, f ve g bentlerinin dışında kalan hususların dava dilekçesinin zorunlu unsuru oldukları ve verilen kesin süreye rağmen giderilmemesi halinde dilekçenin reddine değil davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği hükmüne yer verilmiştir. Gerçekten de, dosyada mevcut dava dilekçesinde olduğu gibi paragraflar biçiminde sıralanan dava dayanağı vakıalara sıra numarası verilmemiş bulunmasının, davanın açılmamış sayılmasına neden olmaması gerekir. Keza, dilekçenin hukuki nedenler bölümünde davada dayanılan delillerin

yazılmış olması suretiyle dava dilekçesinde hukuksal nedenlerin gösterilmemesi biçiminde ortaya çıkan eksikliğin de HMK’nun 33. maddesi uyarınca hakimin Türk Hukukunu re’sen uygulamakla yükümlü olması nedeniyle zorunlu unsur eksikliği olarak kabulü söz konusu olmamalıdır. Diğer bir yandan, her ne kadar, HMK’nın gerekçesinde 119/1. maddenin f fıkrasındaki iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği hususu bir zorunluluk olarak zikredilmiş ise de, yukarıda da değinildiği üzere, bu hususun eksikliğinin maddenin ikinci fıkrasında müeyyideye bağlanmamış olması nedeniyle, davada ön inceleme aşamasında iddia ve savunmanın netleştirilmesi çerçevesinde ikmalinin mümkün olduğunun düşünüldüğü, bu nedenle de belirtilen eksikliğin bu madde kapsamında davanın açılmamış sayılmasını gerektirir bir eksiklik olarak öngörülmediği sonucuna varılmalıdır.

Açıklanan tüm bu yasal ve gerektirici nedenler karşısında, mahkemece zorunlu unsur niteliğinde bulunmayan eksikliklere temas edilmek suretiyle tensiben dava dilekçesinin reddine karar verilmesinin yasal dayanağı bulunmamaktadır. Davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Menfi tespit 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8332 E. 2013/7699 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çek iptali | Konusu çeklerin iptallerine karar verilmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1354 E. 2013/17270 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maddi tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8828 E. 2014/10987 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Rücuen tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5509 E. 2013/5231 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Usulden reddi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9688 E. 2016/3338 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4861 E. 2013/12969 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/720 E.  ,  2013/1952 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.11.2011 tarih ve 2011/616-2011/573 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı ...'ın maliki olduğu, diğer davalının murisi ...yönetimindeki minibüste yolcu olarak bulunan müvekkilinin meydana gelen trafik kazası neticesinde ağır şekilde yaralandığını, mesleki yaşam ve kazanma gücünü %100 kaybettiğini, belirterek 100.000 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, dava dilekçesi ve dosya kapsamına göre, 6100 Sayılı HMK'nun 119. maddesinin 1. fıkrasının (a),(d),(e),(f) ve (g) bentlerinde dava dilekçesinde bulunması gereken zorunlu unsurların belirtildiği, dava dilekçesinde iddianın dayanağı olan tüm vakıaların sıra numarası altında açıkça özetlenmediği, iddia edilen herbir vakıanın hangi delille ispatlanacağının açıklanmadığı, dayanılan hukuki sebeplerin yazılmamış olduğu, hukuki sebepler kısmında delillere yer verildiği gerekçesi ile HMK m.119/1 (e),(f) ve (g) bentlerindeki esaslı unsurları içermeyen dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, manevi tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece, dava dilekçesinde HMK’nun 119/1. maddesinin e, f ve g bentlerinde belirtilen hususların eksik bırakıldığı gerekçesiyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin eksik olarak belirlediği hususlar dava dilekçesinde bulunması gerekli zorunlu unsurlardan sayılamaz. Nitekim, 119. maddenin ikinci fıkrasında, birinci fıkranın a, d, e, f ve g bentlerinin dışında kalan hususların dava dilekçesinin zorunlu unsuru oldukları ve verilen kesin süreye rağmen giderilmemesi halinde dilekçenin reddine değil davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği hükmüne yer verilmiştir. Gerçekten de, dosyada mevcut dava dilekçesinde olduğu gibi paragraflar biçiminde sıralanan dava dayanağı vakıalara sıra numarası verilmemiş bulunmasının, davanın açılmamış sayılmasına neden olmaması gerekir.

Keza, dilekçenin hukuki nedenler bölümünde davada dayanılan delillerin

yazılmış olması suretiyle dava dilekçesinde hukuksal nedenlerin gösterilmemesi biçiminde ortaya çıkan eksikliğin de HMK’nun 33. maddesi uyarınca hakimin Türk Hukukunu re’sen uygulamakla yükümlü olması nedeniyle zorunlu unsur eksikliği olarak kabulü söz konusu olmamalıdır. Diğer bir yandan, her ne kadar, HMK’nın gerekçesinde 119/1. maddenin f fıkrasındaki iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği hususu bir zorunluluk olarak zikredilmiş ise de, yukarıda da değinildiği üzere, bu hususun eksikliğinin maddenin ikinci fıkrasında müeyyideye bağlanmamış olması nedeniyle, davada ön inceleme aşamasında iddia ve savunmanın netleştirilmesi çerçevesinde ikmalinin mümkün olduğunun düşünüldüğü, bu nedenle de belirtilen eksikliğin bu madde kapsamında davanın açılmamış sayılmasını gerektirir bir eksiklik olarak öngörülmediği sonucuna varılmalıdır.

Açıklanan tüm bu yasal ve gerektirici nedenler karşısında, mahkemece zorunlu unsur niteliğinde bulunmayan eksikliklere temas edilmek suretiyle tensiben dava dilekçesinin reddine karar verilmesinin yasal dayanağı bulunmamaktadır. Davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/481814400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.