Usulden reddi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/9688 E. 2016/3338 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usulden reddi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın HMK 114. maddesinin 1/f ve 119. maddesinin 1/ç maddeleri gereğince usulden reddine dair kararın davacı vekilince temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4861 E. 2013/12969 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Çek iptali 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5205 E. 2015/6460 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi nedeniyle çek iptali · keşide tarihi · çek iptali · davanın açılmamış sayılması · ara karar · zayi · kesin süre · açılmamış sayılma
Benzer bu karardaDava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 31.03.2014 tarihli «ara» karar uyarınca, davacıya dava konusu çekin seri numarası ve «keşide tarihini» bildirmesi için 2 haftalık «kesin süre» verildiği aksi takdirde dosyadaki mevcut duruma göre karar verileceğinin «ihtar» edildiği, ara kararın davacıya 16.04.2014 tarihinde tebliğ edildiği ancak verilen kesin süre içerisinde belirtilen eksikliğin davacı tarafça yerine getirilmediği gerekçesiyle, davanın HMK'nın 119/2 maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece hiçbir gerekçe belirtilmeksizin davanın 6100 sayılı HMK'nın 119/2 maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmadığı gibi, dava konusu çekin «keşide tarihi», muhatabı ve bedeli belirli olduğuna göre işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/255 E. 2015/4739 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kıymetli evrak iptali · kıymetli evrak · davanın açılmamış sayılması · zayi · kesin süre · açılmamış sayılma · kesin hüküm
Benzer bu karardaDava, «zayi» nedeniyle «kıymetli evrakın iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş ise de, davacı vekili tarafından UYAP kanalı ile e-imzalı olarak dava dosyasına, 6100 sayılı HMK'nın 119/2. maddesinde öngörülen bir haftalık süre i …
Mahkemece, davacı vekilinin «kesin süre» içerisinde müvekkilinin açık adresini bildirmediği gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 119/1-b ve 119/2. maddeleri gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/9688 E. , 2016/3338 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.03.2014 gün ve 2014/2-2014/46 sayılı kararı bozan Daire’nin gün 20.02.2015 ve 2015/231-2015/2320 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkiline yüksek kâr getirili kâr iştirak sözleşmesi önerdiğini ve ikna çabaları neticesinde müvekkilinin birikimlerini kendilerine çekmeye başardıklarını, tüm görüşme ve yazışmaların davalı Şirket yetkilisi ... ile yapıldığı halde, finansal avantajlarından dolayı para transferinin...i'nde kurulu...hesabına yapılması gerektiğinin bildirilmesi üzerine müvekkilinin adı geçen firma ile 22/12/2009 tarihinde Kâr İştirak Kredi Sözleşmesi imzaladığını, müvekkilinin transferlerin yapıldığını ancak vaadedilen kâr paylarının ödenmediğini, bunun üzerine taraflarından sözleşmenin feshedildiğini, buna rağmen davalının müvekkilince gönderilen meblağı iade etmediğini ileri sürerek, müvekkilinin alacağı olan 10.200 Euro karşılığı 30.090 TL'nin son ödeme tarihi olan 30/06/2010 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın HMK 114. maddesinin 1/f ve 119. maddesinin 1/ç maddeleri gereğince usulden reddine dair kararın davacı vekilince temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 3,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 265,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 24.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/220999900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz