6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Deniz taşımasında emtia hasarının taşıyanın hakimiyetinde meydana gelmediği ispatı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1267 E. 2025/821 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Deniz Taşımasında Emtia Hasarından Rücu mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Deniz taşımasında taşıyanın sorumluluğu, hasarın eşyanın kendi hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana geldiğinin tespitine bağlıdır; taşıyan usulünce hasar bildirimini aldığında sorumluluktan kurtulmak için kusursuzluğunu ve geminin yüke elverişliliğini ispatla yükümlü olur. Yükleme ve istif işlemlerinin bağlantı teyidinde "FIOS" kaydıyla yük ilgilisine bırakıldığı hallerde kaptanın nezaret sorumluluğu, geminin denize ve yola elverişliliği ile sınırlı olup yükleme planına uygunluk, kapasite ve sabitleme gibi hususları kapsar; bu sınırlı görev dışında meydana gelen ve yükleme öncesi koşullardan (hava durumu, ambalaj, stoklama şartları) kaynaklandığı anlaşılan hasarlardan taşıyan ve kaptan sorumlu tutulamaz.

Ele alınan sorunlar

Emtiadaki paslanma hasarının taşıyanın hakimiyetinde meydana gelip gelmediği ve ispat yükü → ret

İddia: Konşimentoda eşyanın ıslak teslim alındığına veya yağmurda beklediğine dair çekince bulunmadığından eşyanın kuru teslim alındığının ve taşıyanın hakimiyetinde iken ıslanarak zarar gördüğünün kabulü gerektiği; korozyonun emtianın uzun süre suya maruz kalmasından, ambar kapaklarından sızan tuzlu sudan kaynaklandığı; ispat yükünün mahkemece yanlış değerlendirildiği.

Gerekçe: TTK 1178(1-2) uyarınca taşıyan, eşyanın zıya veya hasarından, bunun eşyanın kendi hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumludur. Hasara ilişkin protesto mektubunun kaptan tarafından kaşelenip imzalanmasıyla taşıyan bildirim yükümlülüğünü süresinde yerine getirmiş olup, bu durumda TTK 1179 gereği taşıyan sorumluluktan kurtulmak için kendisinin ve adamlarının kusurunun zarara sebebiyet vermediğini, geminin yolculuk başlangıcında yüke elverişli olduğunu ispatla yükümlüdür. Konşimentoda yükün bir kısmının paslı, ambalajının kısmen yırtık olduğuna dair şerhler bulunmakta; yükleme öncesi gözetim raporunda emtianın yüklenmeden önce rıhtımda stoklandığı, rıhtımın tatlı su ile yıkandığı, yükleme sırasında havanın yağmurlu olduğu ve bazı levhalarda atmosferik pas ile toz gözlemlendiği belirtilmiştir. Ambar kapaklarının kondisyonu nedeniyle ambara deniz suyu girdiğine dair bulgu tespit edilememiş, gümüş nitrat testleri negatif sonuç vermiştir. Emtianın tahliye limanına yanaşmadan önce yıkanmış olabileceği iddiası ispatlanamamıştır. Bilirkişi raporunda, yükleme sırasında paketler arasında kullanılan ahşap daneçlerin yağmurlu ortamda higroskopik özellikleri nedeniyle rutubet emip ambar içinde ambar buğusu oluşturarak yükün ıslanmasında ve hasarın artmasında etkili olduğu, üst sıralardaki hasarın alt kısımlara göre az olmasının bunu doğruladığı, dolayısıyla hasarda davalı taşıyana atfedilecek bir kusur bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu tespitler konşimento ve gözetim raporundaki kayıtlarla uyumludur. Sonuç olarak hasarın eşyanın davalı taşıyanın hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmediği kabul edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

FIOS kaydı ve kaptanın yükleme/istif işlemlerindeki nezaret sorumluluğunun kapsamı → ret

İddia: Eşyanın kağıt ambalajlı olup ıslaklığa yatkın ahşap daneçlerle gemiye alınmasında kaptanın kusurunun tartışılmadığı, gemide havalandırma ve nemden arındırma tertibatlarının olmamasının kaptana kusur olarak isnat edilip edilmeyeceğinin değerlendirilmediği, geminin denize elverişliliğinin tartışılmadığı.

Gerekçe: Bağlantı teyidinde yer alan "FIOS" kaydına göre davalı taşıyan yüklemeyi üstlenmemiş, yüklemeyi gerçekleştiren firma davalı adına hareket etmemiştir; davacı da yüklemenin davacının sorumluluğunda olduğuna ilişkin bir itiraz ileri sürmemiştir. TTK 1091/1 uyarınca kaptan, istif özel istifçiler tarafından yapılsa bile bu işlemlerin denizcilik kurallarına uygun yapılmasına dikkat etmekle yükümlüdür; ancak doktrinde ifade edildiği üzere bu görev geminin denize ve yola elverişliliği ile sınırlı olup, nezaret görevi yükleme planına uygunluk, kapasitenin aşılmaması, yükün ambarda eşit dağıtılması ve sabitlenmesi gibi sınırlı hususları kapsar. TTK 1091, yükleme ve istif işlemleri nedeniyle meydana gelen her zarardan kaptanın sorumlu olduğunu öngören bir düzenleme değildir. Somut olayda taşınan emtianın taşıma öncesi durumu gözetim raporu ve konşimentoda kayıtlı olup, taşıma öncesi ve yükleme denetimi için ayrı bir firma görevlendirildiği, geminin yetersizliğine ilişkin bir delil bulunmadığı; paslanma hasarının meydana gelmesinde FIOS kaydı nedeniyle sınırlı nezaret görevi bulunan kaptanın kusuru bulunmadığı anlaşılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın, bağlantı teyidinde FIOS kaydı bulunan taşımalarda kaptanın nezaret yükümlülüğünün geminin denize ve yola elverişliliği ile sınırlı olduğuna ve bu sınırlı görev dışındaki yükleme öncesi kaynaklı hasarlardan taşıyanın sorumlu tutulamayacağına ilişkin tespiti, benzer FIOS kayıtlı deniz taşıması ihtilaflarında bölgesel ikna edici emsal değeri taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
TTK 1178 taşıyan sorumluluğu TTK 1179 sorumluluktan kurtulma ispatı FIOS kaydı kaptanın nezaret yükümlülüğü (TTK 1091) konşimento çekincesi protesto mektubu ile hasar ihbarı ambar buğusu/ambar yağmuru rücu

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1178(1)TTK 1178(2)TTK 1179TTK 1091TTK 1091/1 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-1HMK 361/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1267

KARAR NO 2025/821

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 30/03/2022

NUMARASI 2020/469 2022/161

DAVA

İtirazın İptali

Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirketin sigortalısı İskenderun ... A.Ş. tarafından ... Ltd firmasına satılan 04.01.2019 tarihli fatura içeriği 297 adet 1310,81 MT levha sacın müvekkili tarafından sigortalandığını, emtianın İskenderun Limanı'ndan ... isimli gemiye yüklendiğini, yükleme işleminden önce yükleme gözetim raporu düzenletildiğini ve rapora göre emtianın uygun araçlarla donatılan bir kıyı vinciyle levhaların sağlam ve eksiksiz durumda gemi ambarlarına yüklendiğinin tespit edildiğini, davalıya ait geminin ...Limanı'na ulaştıktan sonra emtianın 21.01.2019 tarihinde tahliyesi sırasında levha sacların ıslak ve paslı olduğunun tespit edildiğini, bu hasara yönelik Konişimento belgesine "bazı metal şeritler kırılmış, eksik, gervçek, paslı" şeklinde şerh düzenlendiğini, alıcı Firma Sörvey Raporu'na göre gümüş nitrat testi sonucuna göre ıslanmanın deniz suyundan kaynaklanmadığını, bu ıslanmanın tatlı suyla gerçekleştiğini, yükün limana girmeden önce tuzlu su etkisinin kaybolması için tatlı suyla yıkandığını ve geminin tabanında ve ambalajın içinde tatlı su bulunduğunun tespit edildiğini,navlun faturasının davalı ..Ltd Şti tarafından düzenlendiğini, davalı ...

sigortacı olması nedeniyle dava açıldığını, davalıya noter vasıtasıyla 03.04.2019 tarihinde ihtarname gönderildiğini, sevk edilen emtianın üretim sürecinde sıcak paketleme yapıldığından hasarın bu aşamada meydana gelmesinin mümkün olmadığını, ekspertiz raporu sonrası görüş alınan metalurji mühendisine göre korozyon hasarının sevkiyatın bir aşamasında emtianın maruz kaldığı sudan kaynaklandığının belirtildiğini, ekspertiz raporunda da emtianın gemi tahliye limanına yanaşmadan önce ambar içinde yıkanması, bunun ardından tam olarak tahliye edilemeyen suya ambar içindeki emtianın uzun süre maruz kalması sonucunda hasarın meydana gelmiş olabileceğinin belirtildiğini, davalıların bu kusurlu hareketin ötesinde kasıtlı eylemleri ile hasara sebebiyet verdiklerini, ekspertiz raporunda davalı taşıyıcının sorumlu olduğunun belirtildiğini, sigortalıya 228.900-USD zarar ödemesi yapıldığını ve TTK hükümlerine göre davalılara rücu hakkı doğduğunu, davalı hakkında İstanbul ...İcra Dairesi'nin ...

sayılı takibinin başlatılmasına rağmen davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalıların itirazının iptaline, davalının alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ...Ltd. Şti. vekili; uyuşmazlığın Londra'da tahkim yoluyla çözümü gerektiğini, emtianın CIF teslim şekliyle satılması nedeniyle sigortalının mal üzerinde menfaati bulunmadığından ona tazminat ödeyen davacı sigorta şirketinin aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, ayrıca taşıyana usulüne uygun şekilde hasar bildirimi yapılmadığını, dava konusu emtianın gemiye yüklenmeden önce paslı olduğunun gerek yolculuk carteri sözleşmesinde gerekse konişimentoda yazılı olduğunu ve bundan taşıyanın sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davacının 4 numaralı delili olan yükleme öncesi gözetim raporunda emtianın gemiye yüklenmeden önce yükleme limanındaki rıhtımda stoklandığının, rıhtımın liman işçileri tarafından tozu ve deniz suyunu önleme amaçlı olarak tatlı su ile yıkandığının, yükleme öncesinde emtiada gözetim yaparken havanın durumunun yağmurlu olduğunun ve emtianın paslı olduğunun yazılı olduğunu, davacının 13 numaralı delili olan nakliyat hasarı ön ekspertiz raporunda emtianın 18/02/2019 günü incelendiğini, yapılan gümüş nitrat testinin negatif sonuç verdiğini ve tuzlu su tespit edilmediğini, emtiadaki pasın atmosferik pas olduğunu, emtiadaki hasarın tuzlu su kaynaklı olmadığınığının yazılı olduğunu, davacının sigortalısıyla müvekkilleri arasındaki sözleşmede taşıyanın sadece geminin denize elverişsizliğinden meydana gelecek emtia hasarından sorumlu olabileceğini, başka nedenlerle meydana gelecek emtia hasarlarından sorumlu olmayacağının düzenlendiğini, talebin fahiş olduğunu, hiçbir somut incelemeye delile dayanmayan hasar tespitinin kabul edilemeyeceğini, yolculuk sözleşmesinde ve konşimentoda emtianın paketinin ve ambalajının yırtık, parçalanmış, bozuk olduğunu ve muhteviyatının açıkça paslı olduğunun çekince olarak kayıtlı olduğunu, müvekkilinin kusur ya da sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı sigorta şirketi vekili; davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, uyuşmazlığın Londra’da tahkim yoluyla çözülmesi gerektiğini, davaya konu emtiayı CIF teslim şekliyle satan İskenderun ... A.Ş.’nin ve ona tazminat ödeyen ... Sigorta A.Ş.’nin aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, usulüne göre yapılmış bir hasar bildirimi veya tespit bulunmadığını, dava konusu emtianın gemiye yüklenmeden önce zaten paslı olduğunun gerek yolculuk çarteri sözleşmesinde gerekse konşimentoda yazılı olduğunu ve bundan taşıyanın sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davacının 4 nolu delili olan yükleme öncesi gözetim raporunda emtianın gemiye yüklenmeden önce emtianın yükleme limanındaki rıhtımda stoklandığının, rıhtımın liman işçileri tarafından tozu ve deniz suyunu önleme amaçlı olarak tatlı su ile yıkandığının, yükleme öncesinde emtiada gözetim yaparken havanın durumunun yağmurlu olduğunun ve emtianın paslı olduğunun yazılı olduğunu, nakliyat hasarı ön ekspertiz raporunda emtianın 18.02.2019 günü incelendiğini, yapılan gümüş nitrat testinin negatif sonuç verdiğini ve tuzlu su tespit edilmediğini, emtiadaki pasın atmosferik pas olduğunu, emtiadaki hasarın tuzlu su kaynaklı olmadığını, sevkiyatı gerçekleştiren geminin meydana gelen hasardan sorumlu tutulamayacağının yazılı olduğunu, sözleşmeye göre taşıyanın sadece geminin denize elverişsizliğinden meydana gelecek emtia hasarından sorumlu olabileceğini, talebin fahiş olduğunu, dayanaksız hasar tespitinin kabul edilemeyeceğini, sigortalının kusur ya da sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; 805 sayılı kanun gereğince bağlama özetinin yabancı dilde düzenlenmesi nedeniyle geçersiz olduğu, TTK'nın 1478.maddesinde zarar gören üçüncü kişilere, sigorta şirketine karşı doğrudan dava açma hakkı tanındığı, yabancılık unsuru bulunan somut olayda TTK m.1478'in doğrudan uygulanması mümkün olmasa da Türk kamu düzeni dikkate alındığında gemi donatanı ile geminin klüp sigortacısı davalı ... Ltd. arasındaki sigorta poliçesine konulan "pay to be paid" klozunun Türk kamu düzenine aykırı olduğu, dolayısıyla davalı sigorta şirketine doğrudan dava açılabileceği, sigortalı satıcı firmanın mal bedelini tahsil etmekle birlikte dava dışı alıcı ... Ltd.’ye 21.05.2019 tarihinde 228.900-USD'i iade ettiği,sigortalının mal üzerinde menfaati bulunduğunu, sahip olduğu haklarını temlik sözleşmesi ile davacıya devretmesi nedeniyle davacı yönünden aktif husumet koşulu gerçekleştiği, davalı ...Ltd.

Şti.’ni temsilen düzenlenen ... konişmentosunda yükletenin ...A.Ş., gönderilenin ve ihbar adresinin ... Ltd., yükleme limanının ..., boşaltma limanının Belfast,gemi adının ... olduğu ve konişmentonun gönderilen emrine düzenlendiği, konişmentoda yükün “kenar frezesi ile bobinden kesilmiş sıcak haddelenmiş levha” şeklinde tanımlandığı, açıklamalar başlığı altında ise, “bazı metal şeritler kırılmış/eksik/gevşek/paslı, kağıt sargı üzerinde yağ damlacıkları, köşede çukur, elleçleme teçhizatı işaretli kenarlarda çukur, tozlu, ambalaj malzemesi kısmen yırtık, kağıt sargı buruşmş, kağıt sargı girintili, içerik girintili/açılmış, içerik görünüş olarak paslı” ifadelerine yer verildiği, taşımanın yapıldığı ...

gemisinin ambar kapaklarının kondisyonu nedeni ile ambara deniz suyu girdiğini gösterecek her hangi bir tespit yapılamadığı, gümüş nitrat testlerinin negatif sonuç verdiği, emtianın gemi tahliye limanına yanaşmadan önce tuzlu sudan arındırılmak için ambar içinde yıkandığını ileri sürülmüş ise de bunu ispatlayacak delil olmadığı, aksine levha saç paketlerin kağıt ile kaplı olduğu, kağıtla kaplı emtianın tatlı su ile yıkanarak tuzlu sudan arındırılamayacağı, aynı eksper raporunda, emtiada meydana gelen paslanma oranı ve biçiminin 40 günlük nakliye sürecinde ambar buğusu sebebiyle oluşmasının muhtemel olmadığı belirtilmekle birlikte yükleme öncesi SGS firmasının düzenlediği gözetim raporunda, yükleme öncesi rıhtıma istiflenen yükün yağmur altında beklediği, yükleme sırasında havanın yağmurlu olduğunun belirtildiği, konşimentoda yüke ilişkin açıklamalarda yükün belli ölçüde paslı olduğuna dair şerh düşüldüğü, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere yükleme sırasında paketler arasında önemli oranda ahşap daneç kullanıldığı, suyu emen bir malzeme olan ahşap daneçlerin yağmurlu bir ortamda yükün aralarına konulduğu, kurumaya bırakıldığında ahşaptan ilk olarak serbest suyun buharlaştığı, ahşap daneçlerin ambar içinde ambar yağmuru ya da başka bir tabirle ambar buğusu oluşturarak yükün ıslanmasında ve hasarın artmasında etkili olduğu, nitekim ambar içinden üst sıralardan tahliye edilen yükteki hasarın dibe yakın yerlere nazaran az olmasının sebebinin alt kısımlardaki yükün üzerindeki ahşap daneç miktarının fazla olmasından kaynaklandığı, dolayısıyla yükte görülen hasarda davalı taşıyana atfedilecek bir kusur olmadığı, davalı taşıyanın ve sigortacısının hasardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili;konşimentoda eşyanın ıslak teslim alındığına ya da yağmurda beklediğine dair herhangi bir çekince yer almadığını, bu nedenle eşyanın taşıyan tarafından kuru bir şekilde teslim alındığı ve taşıyanın hakimiyetinde iken ıslanarak zarar gördüğünün kabulü gerektiğini, mahkemenin davanın reddine ilişkin tek gerekçenin yükleme öncesinde emtianın ıslak olduğunun düşünülmesi olduğunu, oysa konşimentoda böyle bir çekince bulunmadığını,dosyada mevcut bağımsız gözetim raporlarında ve eksper raporlarında eşyanın ıslak olduğuna yönelik bir tesbit bulunmadığını, SGS sertifikasında eşyada atmosferik pas ve toz bulunduğu raporlanmış ise de bunun dışında eşyanın ıslak olduğundan ve kağıt ambalajların yırtık olduğundan bahsedilmediğini, eksper raporlarında da belirtildiği üzere korozyonun emtiaların uzun süre ve yoğun olarak suya maruz kalmasından kaynaklandığını, emtiaların aşırı kötü koşullarda taşındığını, ...

Ltd tarafından hazırlanan tahliye gözetim ekspertiz raporunda belirtildiği gibi gemi ambar kapaklarından sızan tuzlu suya maruz kalan emtianın gemi tahliye limanına yanaşmadan önce yıkandığını ve bu nedenle emtiada tatlı suya rastlandığını, davalı taşıyanın paslamanın meydana gelmesinde ağır kusurlu olduğunu, konşimentoda aksi yönde bir kayıt olmaması nedeniyle TTK'nın 1239. maddesi dahilinde eşyanın kuru ve gereği gibi sağlam ve iyi ambalajlı bir şekilde taşıyana teslim edildiğinin kabulü gerektiğini, emtianın yüklendiği sırada havanın yağmurlu olduğu ihtimalinde konşimentoda havanın yağmurlu olduğuna ve emtianın ıslak olduğuna dair hiçbir çekince koyulmadığını, mahkemece bu nedenle ambar kapaklarının yağmur suyunu sızdırıp sızdırmadığını, emtianın tatlı suyla yıkanıp yıkanmadığını araştırması gerektiğini, çelik emtianın ıslak olarak yüklenmesi halinde konşimentoda bu yönde bir çekince bulunmamasının hayatına olan akışına aykırı olduğunu,eşyanın yağmur altında ve ıslak yüklendiği varsayımında çelik yükünün bu şekilde ve ortamda gemiye yüklenmesine müsaade eden kaptanın kanuni yükümlülüklerine aykırı davranmış olacağını, yükleme gözetim raporunun emtianın taşıma sırasında hasarlandığını gösterdiğini, diğer taraftan emtianın kağıt ambalajlı olup ıslaklık sebebiyle paslanmaya son derece yatkın olan, su çekip su bırakan basit ahşap daneçlerle gemiye alınmasında kaptanın kusurunun tartışılmadığını, gemide havalandırma ve nemden arındırma tertibatlarının olmamasının taşıyanın yanı sıra kaptana kusur olarak isnat edilip edilmeyeceğinin değerlendirilmediğini, bu konudaki itirazlara rağmen mahkemece ek rapor alınmadığını, yükleme ve istif işlemlerinin yük ilgililerine bırakılması halinde dahi yük hasarına bağlı olarak taşıyanın sorumluluğunun devam ettiğini, bu hususta kaptanın nezaret görevi bulunduğunu, gemi ambarındaki ıslaklık nedeniyle paketler (bundle) üzerinde yoğun su birikintisi bulunduğunun tespit edildiğini, bu hususun ise geminin denize elverişli olmadığını gösterdiğini, gerekli tertibatı bulundurmayan geminin denize elverişliliğinin mahkemece tartışılmadığını, tahliye öncesi Survey raporunda da eksikliğe dikkat çekildiğini, hasar ihbarının süresinde yapılmasını hasarın taşıma sırasında meydana geldiğine karine teşkil ettiğini, aksinin davalı taşıyan tarafından kanıtlanması gerektiğini, mahkemece ispat yükünün yanlış değerlendirildiğini, yargılamada talep etmelerine rağmen dosyada hava durumu ile yükleme ve sefere ilişkin gemi belgeleri jurnal kayıtları ve diğer belgelerin araştırılmadığını, eksperlerin düzenlediği raporların delil niteliğinde olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, deniz taşıması sırasında hasarlandığı ileri sürülen emtia nedeniyle sigortalıya ödenen tazminatın davalılara rücusu için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. TTK nın 1178(1-2).maddesi "Taşıyan, navlun sözleşmesinin ifasında, özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür. Taşıyan, eşyanın zıyaı veya hasarından yahut geç tesliminden doğan zararlardan, zıya, hasar veya teslimde gecikmenin, eşyanın taşıyanın hâkimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumludur." hükmünü haizdir. Sigortalı İskenderun .... A.Ş.'nin,yurtdışında mukim alıcıya satışını yaptığı levha sac türü emtianın, davacı tarafından nakliye sigorta poliçesiyle sigortalandığı, navlun sözleşmesine ilişkin bağlantı teyidi, navlun faturası ve konişmentodaki kayıtlara göre eşyanın İsdemir Limanı'ndan Belfast Limanı'na taşımanın ....

Denizcilik'in donatanı olduğu ... isimli gemi ile yapıldığı, emtianın içinde bulunduğu geminin 04/01/2019 tarihinde hareket ettiği varış limanına 21/01/2019 tarihinde ulaştığı, aynı gün tahliyesi sırasında taşıma konusu levha sacların ıslak ve paslı olduğunun tespit edildiği, sigortalı firma tarafından 03/04/2019 tarihli ihtarla davalı taşıyana ihbarda bulunulduğu, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına 16/05/2019 tarihinde 228.900-USD hasar ödemesi yaptığı,sigortalının da alıcıya aynı tutarı iade ettiği, eldeki davada davacı sigortalıya ödenen hasar bedelini davalı taşıyan ve klüp sigortacısı diğer davalıdan tahsilini talep etmektedir. Davacı sigorta şirketi tarafından, paslanma şeklindeki hasarın taşıma sırasındaki ıslanmadan kaynaklandığı iddia edilmektedir.

Davalılar vekili ise, yükleme öncesi gözetim raporunda emtianın gemiye yüklenmeden önce yükleme limanındaki rıhtımda stoklandığını, rıhtımın liman işçileri tarafından tozu ve deniz suyunu önleme amaçlı olarak tatlı su ile yıkandığını, yükleme yapılırken havanın yağmurlu ve bir kısım emtianın paslı olduğunun yazılı olduğunu, eşya üzerinde yapılan gümüş nitrat testinin negatif sonuç verdiğini ve tuzlu su tespit edilmediğini, emtiadaki pasın tuzlu su kaynaklı olmayıp atmosferik pas olduğunu savunmaktadır. Bu durumda uyuşmazlık; emtiada meydana gelen paslanma kaynaklı hasardan davalı taşıyanın ve dolayısıyla sigortacısı davalının sorumlu olup olmadığı hususundadır. Sigortalı tarafından 03/04/2019 tarihli ihtarla davalı taşıyana ihbarda bulunulmuş ise de hasara ilişkin 22/01/2019 tarihli Protesto Mektubunun geminin kaptanı tarafından kaşelenerek imzalandığı, protesto mektubu ile taşıyanın bildirim yükümlülüğünü süresinde yerine getirdiği anlaşılmakla;

davalı taşıyan sorumluluktan kurtulmak için TTK'nın 1179. maddesine göre yükteki hasarın kendisinin ve adamlarının kastının ve ihmalinin zarara sebebiyet vermediğini, geminin yolculuğun başlangıcında yüke elverişli olduğunu ispatlamakla yükümlüdür. Konişmentoda yükün “kenar frezesi ile bobinden kesilmiş sıcak haddelenmiş levha” şeklinde tanımlandığı, açıklamalar başlığı altında ise, “bazı metal şeritler kırılmış/eksik/gevşek/paslı, kağıt sargı üzerinde yağ damlacıkları, köşede çukur, elleçleme teçhizatı işaretli kenarlarda çukur, tozlu, ambalaj malzemesi kısmen yırtık, kağıt sargı buruşmuş, kağıt sargı girintili, içerik girintili/açılmış, içerik görünüş olarak paslı” ifadelerine yer verildiği görülmektedir.

04/01/2019 tarihli yükleme işlemine nezaret eden SGS isimli denetim firması tarafından sevkiyat öncesine ilişkin düzenlenen 01/08/2019 tarihli raporda levhaların gemi ambarına sağlam durumda yüklendiği belirtilmekte ise de aynı raporda gözetim sırasında emtianın yükleme limanındaki rıhtımda stoklu vaziyette olduğu, rıhtımda emtianın stoklandığı alanın tozdan ve deniz suyundan arındırılması için liman işçileri tarafından tatlı su ile yıkandığı, emtianın gemiye yüklenmesinden önce hava durumunun yağmurlu olduğu, bazı levhalar üzerinde atmosferik pas ve toz gözlemlendiği belirtilmiştir. Taşımanın yapıldığı ... gemisinin ambar kapaklarının kondisyonu nedeni ile ambara deniz suyu girdiğini gösterecek her hangi bir bulgu tespit edilememiş olup, gümüş nitrat testlerinin negatif sonuç verdiği 09/04/2019 tarihli ekspertiz raporunda belirtmiştir.

Aynı ekspertiz raporunda deniz suyuna maruz kalan emtianın gemi tahliye limanına yanaşmadan yıkanmış olabileceği belirtilmiş ise de bunu ispatlayacak herhangi bir fotoğraf, rapor vs. delil sunulmamıştır. Bilirkişi raporunda; yükleme sırasında paketler (bundle) arasında önemli oranda ahşap daneç kullanıldığı, kullanılan ahşap daneçlerin yağmurlu bir ortamda higroskopik yani suyu emen ve barındıran bir malzeme olduğu, içerdiği rutubet derecesine göre çevresine rutubet verebildiği, kurumaya bırakıldığında ahşaptan ilk olarak serbest suyun buharlaşacağı, ahşabın ortam ile yaptığı rutubet alışverişi, havanın sıcaklık ve bağıl nemine göre elde edeceği denge rutubetine ulaştığında sona ereceği, yüklemenin yağmur altında devam etmesi nedeniyle muhtemel olarak daneçlerin ıslanacağı, ahşap daneçlerin ambar içinde ambar yağmuru ya da başka bir tabirle ambar buğusu oluşturarak yükün ıslanmasında ve hasarın artmasında etkili olduğu, nitekim ambar içinden üst sıralardan tahliye edilen yükteki hasarın dibe yakın yerlere nazaran az olmasının sebebinin alt kısımlardaki yükün üzerindeki ahşap daneç miktarının fazla olmasından kaynaklandığı, dolayısıyla yükte görülen hasarda davalı taşıyana atfedilecek bir kusurun bulunmadığı belirtilmiştir.

Bilirkişi raporunda belirtilen bu tespitlerin gerek konşimentoda, gerekse SGS gözetim raporunda emtianın yükleme öncesi durumu, stok sahası ve hava durumu ile uyumlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda hasarın eşyanın davalı taşıyanın hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmediği sonucuna varılmaktadır. Bağlantı teyidinde “FIOS” kaydına yer verilmiştir. Bu kayda göre; davalı taşıyanın yüklemeyi üstlenmediği, yüklemeyi gerçekleştiren firmanın davalı adına hareket etmediği sonucuna varılmaktadır. Davacı da yüklemenin davacının sorumluluğunda olduğuna ilişkin bir itiraz ileri sürmemiştir. Bununla birlikte TTK'nın 1091/1 maddesi uyarınca kaptan, yükleme ve boşaltma araçlarının kullanılma amaçlarına uygun durumda olmasına, istif özel istifçiler tarafından yapılsa bile, denizcilikte geçerli olan kurallara uygun bir şekilde yapılmasına dikkat etmek zorundadır.

Bahsi geçen düzenleme uyarınca; yükleme, istif, sabitleme ve boşaltma işlemlerinin taşıyan tarafından üstlenilmediği, hatta istifin özel istifçiler tarafından yapıldığı hallerde dahi kaptan, bu işlemlerin denizcilik kurallarına uygun bir şekilde gerçekleştirilmesine dikkat etmekle yükümlüdür. Ancak; doktrinde de ifade edildiği üzere, bu tür durumlarda, bu görevin geminin denize ve yola elverişliliği ile sınırlı olduğu, nezaret görevinin yüklemenin yükleme planına uygun yapılıp yapılmadığı, yükleme kapasitesinin aşılmaması, yükün ambar içinde eşit bir şekilde dağıtılması, yükün sefer esnasında kaymaması için sabitlenmesi gibi sınırlı hususları kapsadığının kabulü gerekir (Yazıcıoğlu, Emine, Deniz Ticaret Hukuku, 16.

Baskı, İstanbul 2020, s.305-306). TTK'nın 1091. maddesi, yükleme ve istif işlemleri nedeniyle meydana gelen bir zarardan kaptanın her halde sorumlu olduğunu öngören bir düzenleme değildir. Somut olayda da taşınan emtiaların taşıma öncesi durumu gerek gözetim raporunda gerekse konşimentoda yazılı olup, taşıma öncesi ve yükleme denetimi için ayrı bir firma görevlendirildiği, geminin yetersizliğine ilişkin bir delil bulunmadığı, paslanma hasarının meydana gelmesinde "FIOS" kaydı nedeniyle sınırlı nezaret görevi bulunan kaptanın kusuru bulunmadığı anlaşılmakla mahkemece davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 22/05/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/72871 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.