Kur farkı alacağı yabancı para olarak istenemez, ancak TL olarak talep edilebilir
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1109 E. 2025/1146 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Gerekçe özeti
Kur farkı alacağı, yabancı para üzerinden düzenlenen faturanın düzenleme tarihi ile tahsil/ödeme tarihi arasındaki kur farkından kaynaklanan ve TL olarak doğan bir alacak niteliğindedir; bu nedenle döviz olarak talep edilemez, ancak ödeme tarihindeki kur esas alınarak TL olarak istenebilir. Borçlunun tahsilat amaçlı verdiği çekleri gününde ödemesi halinde, alacaklıya seçim hakkı geçmediğinden borç TL olarak ifa edilmiş kabul edilir. TL olarak doğan bir alacağın yabancı para cinsinden icra takibine konu edilmesi, usulüne uygun takip şartının yerine getirilmediği sonucunu doğurur ve davanın bu nedenle usulden reddi gerekir.
Ele alınan sorunlar
İcra dairesinin yetkisine itiraz → ret
İddia: Davalı vekili, yetkili icra dairesinin Büyükçekmece olduğunu, takibin yetkisiz icra dairesinde yapıldığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: TBK'nın 89. maddesi gereğince para alacaklarında alacaklının ikametgahı icra dairesi yetkilidir. Bu nedenle davalı vekilinin icra dairesinin yetkisine itirazına yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Kur farkı alacağının yabancı para (Euro) olarak talep edilebilirliği ve takibin usulüne uygunluğu → kabul
İddia: Davalı vekili, taraflar arasında kur farkı istenebileceğine ilişkin yazılı sözleşme bulunmadığını, çekle yapılan ödemelerde kur farkı istenemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Gerekçe: Kur farkı alacağı, yabancı para (döviz) üzerinden düzenlenen faturanın düzenlendiği tarihteki kur ile tahsil edildiği tarihteki kur arasındaki farktan kaynaklanan ve TL olarak doğan bir alacaktır. Kur farkı düzenlenen temel ilişkide asıl alacak miktarı döviz olarak aynı kalır; kur farkı alacağının döviz olarak istenmesi mümkün olmayıp, ancak TL olarak talep edilebilir. Döviz alacağının TL olarak istenmesi mümkün ise de, TL olarak doğan alacağın dövize çevrilerek istenmesi mümkün değildir. Davalı borçlunun tahsilat amaçlı verdiği çeklerin tamamını gününde ödemesi nedeniyle TBK'nın 99/1. maddesi uyarınca kur farkından kaynaklanan borcunu TL olarak ödeme hakkı bulunmaktadır; TL verilen çekler gününde ödendiğinden seçim hakkı alacaklıya geçmemiştir. Bu nedenle davacı alacaklı kur farkından kaynaklanan alacağını ancak ödeme tarihindeki döviz kuru dikkate alınarak TL olarak isteyebilir. Davacının 30/06/2020 tarihli Euro hesabındaki kur farkına istinaden düzenlediği TL bedelli faturanın davalı tarafından iade edilmiş olması ve icra takibinin tamamen Euro cinsinden yapılmış olması karşısında, TL olarak doğan borcun yabancı para olarak istenilmesi mümkün olmadığından, davanın usulüne uygun takip yapılma şartı yerine getirilmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Kötüniyet tazminatı talebi → ret
İddia: Davalı vekili, davanın reddi ile birlikte kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe: Davacının davalıya kötüniyetli olarak takip yaptığı ispatlanamadığından, davalının kötüniyet tazminatı istemi kabul edilmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Vekalet ücretinin karar tarihindeki kur üzerinden hesaplanması talebi → ret
İddia: Davacı vekili, vekalet ücretinin karar tarihindeki kurdan hesaplanması gerektiğini, bu hususta yapılan HMK 305/A başvurusunun reddedildiğini belirterek istinafa başvurmuştur.
Gerekçe: Yabancı para alacağına ilişkin davalarda dava değeri, dava tarihi itibariyle Türk parası karşılığı üzerinden belirlenir. Dava dilekçesinde gösterilen dava değerine davalı tarafından itiraz edilmemiştir. Kur artıp azaldıkça dava değerinin değişeceği kabul edilemeyeceğinden, karar tarihindeki kur üzerinden nispi vekalet ücreti hesaplanması gerektiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kur farkı alacağının niteliği itibariyle TL olarak doğduğu ve döviz cinsinden talep edilemeyeceği, çeklerin gününde ödenmesi halinde borçlunun TL ödeme hakkının doğduğu ve bu durumda yabancı para üzerinden yapılan icra takibinin usulüne uygun takip şartını taşımadığı yönündeki değerlendirme, benzer kur farkı alacaklarına ilişkin uyuşmazlıklarda emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- Para alacaklarına ilişkin icra takiplerinde TBK'nın 89. maddesi gereğince alacaklının ikametgahındaki icra dairesi yetkilidir.
- Dava şartı
- TL olarak doğan kur farkı alacağının yabancı para (döviz) cinsinden icra takibine konu edilmesi, usulüne uygun takip yapılma şartının yerine getirilmemesi sonucunu doğurur ve dava bu nedenle usulden reddedilir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kur farkı alacağı↗ itirazın iptali↗ yabancı para alacağı↗ usulüne uygun takip şartı↗ seçim hakkı↗ icra inkar tazminatı↗ kötüniyet tazminatı↗ dava değeri↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/1109
KARAR NO 2025/1146
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 22/02/2022
NUMARASI 2021/93 Esas - 2022/183 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ 28/01/2021
İSTİNAF KARAR TARİHİ 09/07/2025
Davanın kabulüne ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya kimyevi ürünler sattığını, bu kapsamda oluşmuş 13.223,97-Euro cari hesap alacağı için Küçükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalının haksız olarak borca itiraz ettiğini, taraflar arasındaki tüm alacak ve borçların müvekkilinin ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, 2018-2020 yılları cari hesabında TL ödemelerin döviz hesaplarından düşüldüğünü, kesilen faturaların yanında, iki tarafın da kaşe ve imzasını taşıyan sipariş teyit formları, 2019 yılı kur farkı mutabakatı ve taraflar arasındaki e-postaların da sunulduğunu ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, yetkili icra dairesi Büyükçekmece olduğundan takibin yetkisiz icra dairesinde yapıldığını, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, davacı düzenlediği 30/06/2020 tarihli ... nolu 120.177,80-TL bedelli "kur farkı" açıklamalı Faturaya müvekkilince süresi içinde 01/07/2020 tarihli ... nolu aynı bedelli iade faturası düzenlenerek davacıya gönderilerek itiraz edildiğini,davacının takipte ve davada ileri sürdüğü kur farkı alacağının mevcut olmadığını, taraflar arasında kur farkı istenebileceğine dair bir sözleşmenin veya mutabakatın bulunmadığını, TL çeklerle yapılmış ödemelerin kabul edildiğini belirterek, davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, tarafların EUR ve USD bazlı çalıştıkları, davacının düzenlediği ve davalının onayladığı sipariş teyit formlarında ödeme şeklinin 120 gün döviz ödemeli olarak ve ay sonlarında kur farkı faturasının kesileceğinin belirtildiği, birbirlerine kur farkı faturaları düzenledikleri; kur farkına ilişkin sözleşme ve teamül bulunduğu, davacının düzenlediği yabancı para faturalarını davalının da kabul ederek defterlerine kaydettiği, fatura karşılıklarının ise fatura tarihindeki kur üzerinden TL olarak ödendiği, dava konusu fark ise fatura tarihleri ile fiili ödeme tarihleri arasındaki kur farkından kaynaklandığı; davacının yabancı para cinsi faturalarının davalı tarafından TL olarak ödendiği; yabancı para üzerinden kurulan temel ilişkide fatura tarihindeki kur ile ödeme tarihindeki kur arasındaki farkın istenebilmesi için bir teamülün aranmayacağı, fatura tarihi ile fiili ödeme tarihi arasındaki kur farkının istenebileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının icra takibine itirazının iptaline, takibin aynen devamına ve asıl alacağın % 20'si oranında 23.893,33-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1- Davalı vekili, yetkili icra dairesinin Büyükçekmece olduğunu; taraflar arasında kur farkı istenebileceğine ilişkin sözleşme bulunmadığını; daha önce davacının düzenlediği kur farkı faturalarının ödenmiş olmasının yazılı sözleşme bulunmadığından kur farkının istenemeyeceğini;Yargıtay kararlarına göre çekle yapılan ödemelerde kur farkı istenemeyeceğini ve icra inkar tazminatı şartlarının bulunmadığını belirterek, hükmün kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.2- Davacı vekili, karar tarihindeki kurdan vekalet ücreti üzerinden hesaplanması gerektiğini ve bu husustaki HMK 305/A başvurusunun reddedildiğini belirterek, vekalet ücretinin karar tarihindeki kur üzerinden karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, kur farkından kaynaklanan bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İcra takibinde davalının itiraz dilekçesiyle, icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği, mahkemece 08/07/2021 tarihli duruşmada itirazın reddine karar verildiği,TBK'nın 89. maddesi gereğince para alacaklarında alacaklının ikametgahı icra dairesi yetkili olduğundan, davalı vekilinin icra dairesinin yetkisine itirazına yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.Davacı alacaklı Küçükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında, davacı alacaklının 04/11/2020 tarihinde davalı aleyhine 13.223,97-Euro asıl alacak için ilamsız icra takibi başlattığı, takip dayanağının kur farkından dolayı cari hesap ekstresi olduğu anlaşılmaktadır.Mali müşavir bilirkişi raporunda, davacının ticari defterlerinde, davalıdan 04/11/2020 olan takip tarihi itibariyle 303,91-TL, 13.223,97-Euro ve 9.303,53-USD alacaklı göründüğü, tarafların USD ve Euro bazlı çalıştıkları, karşılıklı düzenli kur farkı faturalarının düzenlenmemesinden dolayı alacaklı oldukları 9.303,53-USD ve 13.223,97-Euro tutarlarının TL karşılığının gerçeği yansıtmadığı, davalının ticari defterlerinde, takip tarihi itibariyle davacı cari hesap bakiyesinin "sıfır" olarak göründüğü, taraflar arasında sözleşme olmadığı, ancak davacının düzenlediği sipariş teyit formalarının davalı tarafından onaylandığı, sipariş formlarında ödeme şeklinin 120 gün döviz ödemeli olduğunun, ay sonlarında kur farkı faturası kesileceğinin yazılı olduğu belirtilmiştir.Kur farkı alacağı yabancı para alacağı (döviz) üzerinden düzenlenen faturanın düzenlediği tarihin kuru ile faturanın tahsil edildiği tarihin kuru arasındaki farktan kaynaklanan ve TL olarak doğan bir alacaktır.
Kur farkı düzenlenen temel ilişkide asıl alacak miktarı döviz olarak aynı kalmaktadır.Kur farkı alacağının ise döviz olarak istenmesi mümkün olmayıp, TL olarak talep edilebilecek bir alacaktır. Türk Kanunları’na göre döviz alacağının TL olarak istenmesi mümkün ise de, TL olarak doğan alacağın dövize çevrilerek istenmesi mümkün değildir. Davalı borçlunun tahsilat amaçlı verdiği çekleri tamamını gününde ödeyerek TBK'nın 99/1. maddesi uyarınca artık kur farkından kaynaklanan borcunu TL olarak ödeme hakkı bulunmaktadır. TL verilen çekler gününde ödendiğinden seçim hakkı alacaklıya geçmemiş olup, davacı alacaklı kur farkından kaynaklanan alacağını ancak ödeme tarihindeki döviz kuru dikkate alınarak TL olarak isteyebilir (Yargıtay 11.
HD'nin 2020/6941 E., 2022/4076 K. sayılı ve 26/05/2022 tarihli). Davacı alacaklı tarafından 30/06/2020 tarihli "30.06.2020 tarihi itibariyle EUR Hesapta oluşan kur farkına istinaden düzenlenen kur farkı faturasıdır." açıklamalı 120.177,80-TL bedelli kur farkı faturası düzenlendiği, davalının söz konusu faturayı kabul etmeyerek 01/07/2020 tarihinde aynı bedelle düzenlediği faturayla iade ettiği görülmüştür.Davacı icra takibinde söz konusu Euro cari hesabındaki kur farkı alacağını talep ettiğini belirtmiştir. Kur farkı faturalarının, Euro cinsinden hesaplanması mümkün değildir. İcra takibindeki alacağın tamamı Euro cinsinden düzenlenen kur farkı faturasından kaynaklandığının anlaşılmasına göre, TL olarak doğan borcun yabancı para olarak istenilmesi mümkün olmadığı, kural olarak kur farkı alacağı varsa ancak TL cinsinden istenebileceği gerekçesiyle, davanın usulüne uygun takip yapılma şartı yerine getirilmediğinden reddi gerekmektedir.Davacının davalıya kötüniyetli olarak takip yaptığı ispatlanamadığından, davalının kötüniyet tazminatı istemi kabul edilmemiştir.Yabancı para alacağına ilişkin davalarda, dava değeri dava tarihi itibariyle Türk parası karşılığı üzerinden belirlenir.Dava dilekçesinde, davacı tarafça 9,0341-TL kurdan 119.5466,66-TL dava değeri gösterilmiş, dava değerine davalı tarafından bir itiraz olmamıştır.
İlk derece mahkemesince gösterilen dava değeri üzerinden davanın kabulü oranında vekalet ücreti takdir edilmiştir. Kur artıp, azaldıkça dava değerinin değişeceği kabul edilemeyeceğinden Davacı vekilinin karar tarihindeki kur üzerinden nispi vekalet ücreti hesaplanması gerektiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine; davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken esastan kabulüne karar verilmesi yerinde olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden karar verilerek davanın usulüne uygun takip şartı yerine getirilmediğinden usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/02/2022 Tarih 2021/93 Esas 2022/183 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "İtirazın iptali davasının usulüne uygun takip şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine,Şartları oluşmayan davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak;"Alınması gereken 615,40-TL harcın; davacı tarafından peşin yatırılan 1.384,75-TL harçtan mahsubu ile fazla olan 769,35-TL'nin talep halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,Davalı vekili için takdir olunan 30.000-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye ödenmesine,Kullanılmayan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine"Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalının 2.050-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 128,10-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/07/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/72816 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi