6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Riziko gerçekleştikten sonra düzenlenen spesifik poliçe halefiyet doğurmaz

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/999 E. 2025/1049 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Abonman sigorta poliçesine bağlı olarak düzenlenen spesifik poliçenin, sigortalının rizikonun gerçekleştiğini bildiği tarihten sonra düzenlenmesi halinde, bu poliçe söz konusu rizikoyu teminat altına almaz; sigortalıya bu kapsamda yapılan ödeme lütuf (hatır) ödemesi niteliğinde kalır ve sigortacının TTK 1472 uyarınca kanuni halefiyet hakkı doğmaz. Abonman sözleşmesi tek başına, hasardan önce bildirim ve buna bağlı spesifik poliçe düzenlenmedikçe, emtianın sigorta kapsamında olduğunu göstermez.

Ele alınan sorunlar

Abonman poliçesine bağlı spesifik poliçenin riziko sonrası düzenlenmesi halinde halefiyet koşullarının oluşup oluşmadığı → ret

İddia: Davacı vekili, abonman poliçesinin başlama tarihinin (06.10.2018) hasar tarihinden (28.01.2019) önce olduğunu, Yargıtay uygulamasında abonman poliçesi tarihinin esas alındığını, mahkemenin bu hususu göz ardı ettiğini belirterek kararın kaldırılıp davanın kabulünü talep etmiştir.

Gerekçe: TTK 1472 uyarınca sigortacının halefiyet hakkının doğması için, hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında tazminat ödenmiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerekir. TTK 1458 uyarınca, rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin ortadan kalktığı sigortalı tarafından biliniyorsa ve bu husus sigortacıya bildirilmemişse, sonradan yapılan sözleşme rizikoyu teminat altına almaz. Abonman sigorta sözleşmeleri birer çerçeve sözleşme niteliğinde olup, her taşıma için ayrı bir spesifik poliçe düzenlenmesi gerekir; sadece abonman sözleşmesinin varlığı, hasardan önce bildirim ve buna bağlı spesifik poliçe düzenlenmedikçe, emtianın sigorta kapsamında olduğunu göstermez. Somut olayda taşıma 24.01.2019'da başlamış, 28.01.2019'da varış yerinde hasar kaydı düşülmüş, hasar 01.02.2019'da sigortalıya bildirilmiş; spesifik poliçe ise bu tarihlerden sonra, 30.01.2019'da düzenlenmiştir. Sigortalının hasardan haberdar olduğu tarihten sonra düzenlenen spesifik poliçenin dava konusu rizikoyu teminat altına aldığı kabul edilemez; sigortalının hasar tarihinden önce spesifik poliçe düzenlenmesi için davacı sigorta şirketine sevkiyat bildiriminde bulunduğuna dair delil de bulunmamaktadır. Bu nedenle kanuni halefiyet koşulları oluşmamıştır; ayrıca davacı ile sigortalısı arasında bir temlikname de bulunmadığından, sigortalıya yapılan ödeme teminat kapsamında olmayıp lütuf ödemesi niteliğindedir ve rücu koşulları oluşmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın, abonman poliçesine bağlı spesifik poliçenin rizikonun gerçekleştiği ve sigortalı tarafından bilindiği tarihten sonra düzenlenmesi halinde halefiyet koşullarının oluşmayacağına ilişkin tespiti, benzer nakliyat sigortası rücu davalarında emsal niteliği taşımaktadır; kararda bu husustaki Yargıtay 11. HD içtihatlarına da atıf yapılmıştır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
halefiyet abonman sigorta poliçesi spesifik poliçe riziko lütuf ödemesi rücuen tazminat çerçeve sözleşme

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1472TTK 1458

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/999

KARAR NO 2025/1049

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 22/12/2021

NUMARASI 2019/271 Esas - 2021/986 Karar

DAVA

Tazminat (Rücuen Tazminat)

DAVA TARİHİ 20/05/2019

İSTİNAF KARAR TARİHİ 26/06/2025

Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilince 06.10.2018 tarihli nakliyat emtia abonman sigorta poliçesine bağlı olarak düzenlenen 30.01.2019 tarihli spesifik poliçeyle sigortalı bulunan ...'un İtalya'da faaliyet gösteren müşterisine ihraç ettiği emtianın taşınması işini davalı şirketin üstlendiğini, emtianın 28.01.2019'tarihinde alıcıya hasarlı teslim edildiğinin sigortalıya 01.02.2019 tarihinde bildirilmesi üzerine sigortalının davalı şirkete Noter aracılığı hasar ihbarı yaptığını, hasarın müvekkiline bildirilmesi üzerine yaptırılan ekpertiz sonucunda, zararın 6.950-USD olarak belirlendiğini, müvekkilince sigortalıya 40.851,82-TL hasar bedelinin 26.02.2019 tarihinde ödendiğini,Montreal Konvansiyonu hükümleri gereği davalı taşıyanın hasardan sorumlu olduğunu belirterek, 14.278,50-TL tazminatın 26.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacının halefiyet hakkı doğmadığını, davacı tarafından 06.10.2018 tarihli abonman sigorta poliçesine bağlı olan 30.01.2019 tarihli spesifik poliçeye göre ödeme yapıldığını, taşımanın ise 24.01.2019 tarihinde başladığını ve hasarın 28.01.2019 tarihinde fark edildiğini, davacının hasarın gerçekleşmesinden sonra düzenlenen poliçeye dayalı olarak talepte bulunduğunu, dolayısıyla hasar tarihinde bulunmayan poliçe kapsamında yapılan ödemenin hatır ödemesi olduğunu,TTK'nın 1472 maddesi gereği halefiyet şartlarının sağlanmadığını,müvekkilinin ağır kusurundan söz edilemeyeceğini ve sorumluluğunun sınırlı olduğunu, davacının ödeme tarihinden itibaren faiz talep edemeyeceğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davacı sigorta şirketi tarafından nakliyat emtia abonman sigorta poliçesi ile sigortalanan emtianın yurtdışına taşınmasının davalı şirket tarafından üstlenildiği, dava konusu rücuen tazminat talebine konu hasarın davalının sorumluluğundaki hava yolu taşıması sırasında meydana geldiği, hasarın meydana geldiği taşımaya ait abonman sözleşmesine bağlı düzenlenen spesifik poliçenin düzenlenme tarihinin, rizikonun gerçekleştiğinin emtia üzerinde hak sahibi olan gönderen tarafından bilinmesinden sonraki tarih olduğu, sevkiyat ihbarının riziko gerçekleştikten sonra olduğunun tespit edildiği, davacının sigortalısının geç sevkiyat ihbarının mücbir sebebe dayandığına dair bir verinin dosya kapsamında yer almadığı, rizikonun meydana geldiğini bildiği sübuta eren sigortalının, bu bilgi sonrası yaptırdığı münferit sigorta poliçesinin, bağlı olduğu abonman poliçede var olan geç ihbar kapsamında değerlendirilemeyeceği, poliçelerin meydana gelen rizikoya sigorta örtüsü sağlayamayacağı, davacının düzenlediği poliçe ile teminat sağlanamadığı için teminat kapsamında olmayan ödemenin bir lütuf ödemesi sayılacağı, gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili; somut olayda abonman poliçesinin başlama tarihi 06.10.2018 olup, hasarın 28.01.2019 tarihinde meydana geldiğini,Yargıtay uygulamasında abonman sigorta poliçesi tarihinin dikkate alındığını, abonman poliçesinin riziko tarihinden önce düzenlenmiş olması halinin yerleşik uygulama olduğunu, mahkemece rizikodan önce düzenlenen abonman sigorta poliçesi göz ardı edilerek karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davacı sigorta şirketince 06.10.2018 tarihli nakliyat emtia abonman sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı şirkete ait emtianın davalı tarafından gerçekleştirilen hava yolu taşıması sırasında oluşan hasar bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkindir.Somut olayda; dava dışı sigortalı ...'a ait emtianın taşıma rizikolarına karşı 06.10.2018 tarihli nakliyat emtia abonman sigorta poliçesi ile sigortalandığı, dava dışı sigortalıya ait emtianın İtalya'da bulunan alıcısına hava yolu ile taşınması işinin davalı taşıyıcı tarafından üstlenildiği, 24.01.2019 tarihinde başlayan taşıma sürecinde 28.01.2019 olan varış tarihinde davalı taşıyıcının gönderi takip ekranında gönderinin hasarlı olduğu, gönderenden talimat beklendiği yönünde kayıt bulunduğu, 01.02.2019 tarihinde alıcıya teslim edilen emtiadaki hasarın aynı tarihte alıcı tarafından davacının sigortalısı olan göndericiye bildirildiği, sigortalı tarafından ise 05.02.2019 tarihinde davalı taşıyıcıya hasar ihbarı yapıldığı, bu süreçte davacı tarafından 30.01.2019 tarihinde dava konusu taşımaya ilişkin spesifik poliçenin düzenlendiği, davacı tarafından yaptırılan ekspertiz sonucunda belirlenen hasar bedelinin 26.02.2019 tarihinde 40.851,82-TL olarak sigortalıya ödendiği anlaşılmaktadır.TTK.'nun 1472.

maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. TTK'nın 1458. maddesi; "Sigorta, sigorta koruması sözleşmenin yapılmasından önceki bir tarihten itibaren sağlanacak şekilde yapılabilir. Ancak, rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin ortadan kalkmış olduğu, sözleşmenin yapılması sırasında, sigortacı ile sigorta ettiren ve sigortadan haberi olmak şartıyla, sigortalı tarafından biliniyorsa sözleşme geçersizdir....

gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin ortadan kalktığının sigorta ettiren veya sigortalı tarafından bilinip sigortacı tarafından bilinmediği durumlarda, sigortacı sözleşme ile bağlı olmamakla birlikte, ödenmesi gereken primin tamamına hak kazanır." hükmünü haizdir.Sadece abonman sözleşmesinin bulunması, yani belirli bir taşımaya ilişkin hasardan önce bildirim ve bu bildirim sonucu düzenlenen spesifik poliçe olmadıkça, taşınan emtianın sigorta kapsamında olduğu kabul edilemez ve sigortacı da böyle bir rizikodan sorumlu tutulamaz. Zira abonman sigorta sözleşmeleri birer çerçeve sözleşme niteliğinde olup, sigortacı ile sigorta ettiren arasında, sigorta ile ilgili bir hukuki ilişkiyi oluşturur.

Bu hukuki ilişkiden dolayı ise her taşıma için ayrı bir sigorta sözleşmesi düzenlenir.Somut olayda 24.01.2019 tarihinde taşımaya alınan emtia 28.01.2019 tarihinde varış hava limanına ulaşmış, bu tarihte davalı taşıyıcının gönderi takip ekranına hasar kaydı düşülmüş, 01.02.2019 tarihinde alıcıya teslim edilen emtiadaki hasar ise aynı tarihte alıcı tarafından davacının sigortalısına bildirilmiş olup, somut taşımaya ilişkin spesifik poliçe ise 30.01.2019 tarihinde düzenlenmiştir.Davacının sunduğu gönderi takip ekranındaki hasar tarihi 28.01.2019 olup, dava dilekçesinde de emtianın 28.01.2019 tarihinde hasarlı olarak teslim edildiği, yazılı hasar bildiriminin ise 01.02.2019 tarihinde yapıldığı kabul edilmiştir.Bu durumda davacının sigortalısının 28.01.2019 tarihinde hasardan haberdar olduğu, dolayısıyla spesifik poliçenin riziko gerçekleştikten ve durum sigortalıya bildirildikten sonra düzenlendiği sabittir.

Sigortalının hasar tarihinden önce spesifik poliçe düzenlenmesi konusunda davacı sigorta şirketine sevkiyat bildirimde bulunduğuna dair bir delil yoktur.Bu durumda hasarın gerçekleştiğinin sigortalı tarafından bilindiği tarih sonrasında düzenlenen spesifik poliçenin dava konusu rizikoyu teminat altına aldığının kabulü mümkün değildir (Yargıtay 11. HD'nin 2016/12047 esas 2018/4971 karar sayılı, 2016/10175 esas 2018/2562 karar sayılı, 2015/14264 esas 2016/853 karar sayılı, 2014/9152 esas 2014/16157 karar sayılı ilamları da aynı yöndedir).Açıklanan nedenlerle,davacının kanuni halefiyet koşulları oluşmadığı,ayrıca davacı ile sigortalısı arasında mevcut bir temlikname de bulunmadığı anlaşılmakla lütuf ödemesi niteliğinde bulunan sigortalıya yapılan ödeme bakımından davacının rücu koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemi,istinaf nedeni yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/06/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/72676 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.