6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5394 E. 2021/7286 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vesayet yazılı delil ile ispat keşide tarihi teminat senedi ispat külfeti yazılı delil kötüniyet tazminatı lehtar ihtiyati tedbir kötü niyet tazminatı keşideci bono vade taraf ehliyeti kötü niyet limited şirket asıl alacak kötüniyet ilk derece kararının kaldırılması teminat

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 1İİK 72 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, teminat senedi iddiasının yazılı delil ile ispatlanması gerektiği, davacının, davalıya borçlu olmadığını da yazılı deliller ile ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine, davalının alacağına geç kavuşmasına sebebiyet verilecek nitelikte bir ihtiyati tedbir kararı verildiği gerekçesiyle de asıl alacak üzerinden % 20 kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.

Bölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, somut olayın şartları gereği ispat külfetinin yer değiştirdiği, davalı-alacaklı ...'nun davacı şirkete borç para verdiğini ve karşılığında bono aldığını savunduğu ancak bu savunmasını ispatlayamadığı, davalı takipte haksız olsa da kötü niyetli olduğu ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 2004 sayılı İİK'nun 72/1 maddesi gereğince davacı-borçlunun davasının kabulüne, Osmaniye 2. İcra Müdürlüğü'nün 2015/1445 esas sayılı dosyasında takibe konu keşidecisi Çerçioğlu Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi, lehtarı ..., keşide tarihi 01/06/2006, vadesi 01/06/2013 olan, 300.000,00 TL bedelli bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı-borçlunun yasal koşullar oluşmadığından davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Davada taraf ehliyeti Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/d maddesi uyarınca dava şartı olup, mahkemelerce doğrudan doğruya (resen) gözönünde tutulur. Davada, davalının ruhsal rahatsızlığı ileri sürülmüş ve bu iddia nedeniyle dosya arasına 02.06.2011 tarihli sağlık kurulu raporu sunulmuştur. Bu durumda mahkemece, Türk Medeni Kanunu'nun 405 inci ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 56 nci maddeleri uyarınca davalının vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediği, bononun düzenlendiği tarihte medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olup olmadığının araştırılması ve bu hususun bir ön sorun kabul edilerek, gerekirse Türk Medeni Kanunu'nun 462/8 inci maddesi uyarınca vesayet makamından izin alınması yönünde işlem yapılması gerekmektedir. Bu yön gözönünde tutulmadan yargılamaya devam olunarak işin esası hakkında karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Pay Devrinin İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13488 E. 2012/19189 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14754 E. 2015/475 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12212 E. 2013/11335 K.

    Ortak: · dava şartı · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6234 E. 2021/5233 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/828 E. 2011/10238 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/5394 E.  ,  2021/7286 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 19.01.2018 tarih ve 2015/223 E- 2018/34 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan kabulüne dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nce verilen 07.02.2020 tarih ve 2019/59 E- 2020/96 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı tarafından Osmaniye 2. İcra Müdürlüğü'nün 2015/1445 esas sayılı dosyası ile davacı tarafından düzenlendiği iddia olunan 01/06/2006 düzenlenme tarihli, 01/06/2013 vade tarihli, 300.000,00 TL bedelli bono dayanak yapılmak suretiyle icra takibi başlatıldığını, davacı şirket ile davalı ... arasında hiçbir hukuki ve ticari veya alacak-borç ilişkisi bulunmadığını, bonoda imza dışındaki tüm alanların daktilo kullanılmak suretiyle doldurulduğunu, bononun düzenleme tarihi ile vade tarihi arasında yedi yıllık bir süre olduğunu, davalının senedi protesto dahi ettirmemiş olmasının ortada gerçek bir alacağın var olmadığını ve davalının kötü niyetli olduğunu ortaya koyduğunu ileri sürerek Osmaniye 2.

İcra Müdürlüğü'nün 2015/1445 esas sayılı dosyası ile davacı şirket aleyhinde başlatılan icra takibi ve takibe dayanak yapılan bono nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, davalının bedelsiz bonoları haksız ve kötü niyetli olarak takibe koyması nedeniyle asıl alacağın % 20'sinden az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı, davacı vekilinin iddiaların tamamının asılsız, gerçek dışı ve hayal ürünü olduğunu, davalının, davacı şirkete nakit borç para verdiğini ve karşılığında o zaman şirket müdürü olan ...'nun imzaladığı bonoları aldığını ve alacağının bulunduğunu, bu alacağına ilişkin davalıya bono verildiğini, davalının kendileri ile defalarca görüştüğünü ancak davacı tarafın sürekli davalıyı oyaladığını, sonuç alamayınca da icra takibi başlattıklarını, davacı tarafın borçlu olmadığını senet ya da başkaca bir yazılı delil ile ispat etmek durumunda olduğunu, davacı tarafın kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğini, davacı tarafça takibin durdurulması yönünde talepte bulunmuş ise de mahkemece paranın ödenmemesi hususunda karar verildiğini savunarak davacı tarafın kötü niyetli olarak takibe itiraz etmesinden dolayı kötü niyet tazminatı talebinde bulunduklarını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, teminat senedi iddiasının yazılı delil ile ispatlanması gerektiği, davacının, davalıya borçlu olmadığını da yazılı deliller ile ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine, davalının alacağına geç kavuşmasına sebebiyet verilecek nitelikte bir ihtiyati tedbir kararı verildiği gerekçesiyle de asıl alacak üzerinden % 20 kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.

Bölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, somut olayın şartları gereği ispat külfetinin yer değiştirdiği, davalı-alacaklı ...'nun davacı şirkete borç para verdiğini ve karşılığında bono aldığını savunduğu ancak bu savunmasını ispatlayamadığı, davalı takipte haksız olsa da kötü niyetli olduğu ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 2004 sayılı İİK'nun 72/1 maddesi gereğince davacı-borçlunun davasının kabulüne, Osmaniye 2. İcra Müdürlüğü'nün 2015/1445 esas sayılı dosyasında takibe konu keşidecisi Çerçioğlu Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi, lehtarı ..., keşide tarihi 01/06/2006, vadesi 01/06/2013 olan, 300.000,00 TL bedelli bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı-borçlunun yasal koşullar oluşmadığından davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Davada taraf ehliyeti Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/d maddesi uyarınca dava şartı olup, mahkemelerce doğrudan doğruya (resen) gözönünde tutulur. Davada, davalının ruhsal rahatsızlığı ileri sürülmüş ve bu iddia nedeniyle dosya arasına 02.06.2011 tarihli sağlık kurulu raporu sunulmuştur. Bu durumda mahkemece, Türk Medeni Kanunu'nun 405 inci ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 56 nci maddeleri uyarınca davalının vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediği, bononun düzenlendiği tarihte medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olup olmadığının araştırılması ve bu hususun bir ön sorun kabul edilerek, gerekirse Türk Medeni Kanunu'nun 462/8 inci maddesi uyarınca vesayet makamından izin alınması yönünde işlem yapılması gerekmektedir.

Bu yön gözönünde tutulmadan yargılamaya devam olunarak işin esası hakkında karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle kararın re’sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 21/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/721344800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.