Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/40 E. 2021/6549 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pay sahipliği sıfatı↗ peşin muhalefet↗ toplantı tutanağı↗ muhalefet şerhi↗ aktif husumet yokluğu↗ hazirun cetveli↗ pay sahipliği↗ genel kurul kararının iptali↗ aktif husumet↗ cy/cy şerhi↗ dava şartı yokluğu↗ olumsuz oy↗ iptal davası↗ husumet yokluğu↗ anonim şirket↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, genel kurulda alınan kararların kanunda öngörülen nisaplara uygun olarak alındığı, davacılar tarafından genel kurulun yanıltılmış olduğunun da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı anonim şirket genel kurulunda alınan kararların iptali işlemine ilişkindir.
Pay sahipliği sıfatı iptal davasının dinlenebilmesi koşulu olup, davacı pay sahibi sıfatını davanın sonuna kadar devam ettirmek ve kesin hükümle sonuçlanmasına kadar davanın her aşamasında korumak zorundadır. Dava konusu genel kurul tutanağına ekli hazirun cetveline göre davacı ... davalı şirkette ortak olmayıp, mahkemece bu hususun resen gözetilerek anılan davacı yönünden davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözden kaçırılması doğru olmamıştır.
Genel kurul toplantısının yapıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 381. maddesi, genel kurul kararlarının iptalinin şartlarını ve usulünü düzenlemiş olup, anılan maddede toplantıda hazır bulunup da karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin iptal davası açabileceği belirtilmiştir. Buna göre, iptal davası açılabilmesi için olumsuz oy kullanılması tek başına yeterli olmayıp, ayrıca karşı oy kullanan ortağın oylamadan sonra muhalefetini tutanağa geçirmesi veya bu hususta ayrı bir dilekçe vermesi dava şartıdır.
Dava konusu 26.06.2012 tarihli genel kurul toplantı tutanağının incelenmesinde, genel kurul toplantısına katılan davacıların iptali talep edilen kararlarda usulüne uygun muhalefet şerhini tutanağa yazdırmadıkları gibi dilekçe ile muhalefetlerini bildirmedikleri de anlaşılmıştır. Her ne kadar kararların bazılarında oylamadan önce muhalefet dilekçesinin divana sunulduğu yazılmış ise de, bunun daha karar alınmadan önce karşı
çıkma şeklinde olduğu, karara karşı peşin muhalefette bulunulduğu, bu şekildeki muhalefetin öneriye karşı çıkma mahiyetinde olup, kararın alınmasından sonra yapılmış bir karşı çıkmanın, muhalefetin bulunmadığı, bu durumda iptal davası açabilmek için kanunun aradığı “alınan kararlara muhalif kalma” koşulunun yerine getirilmediği açıktır. (bkz. Dairemizin 2015/6729 E. - 2016/3366 K., 2019/2841 E. - 6994 K., 2018/2156 E.- 2019/4580 K., 2010/5250 E. - 2012/4756 K. sayılı ilamları)
Bu itibarla, davacı ... hakkındaki davanın aktif husumet yokluğundan, diğer davacılar yönünden ise muhalefet şerhi bulunmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün resen bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2841 E. 2019/6994 K.
Ortak:peşin muhalefet · genel kurul kararının iptali · dava şartı yokluğu · iptal davası · anonim şirket · dava şartı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaGenel kurul toplantısının yapıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 381. maddesi, «genel kurul kararlarının iptalinin» şartlarını ve usulünü düzenlemiş olup, anılan maddede toplantıda hazır bulunup da karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin «iptal davası» açabileceği belirtilmiştir.
… rların bazılarında oylamadan önce muhalefet dilekçesinin divana sunulduğu yazılmış ise de, bunun daha karar alınmadan önce karşı çıkma şeklinde olduğu, karara karşı «peşin muhalefette» bulunulduğu, bu şekildeki muhalefetin öneriye karşı çıkma mahiyetinde olup, kararın alınmasından sonra yapılmış bir karşı çıkmanın, muhalefetin bulunmadığı, bu durumda «iptal davası» açabilmek için kanunun aradığı “alınan kararlara muhalif kalma” koşulunun yerine getirilmediği açıktır. (bkz.
1- Dava, davalı «anonim şirket» genel kurulunda alınan kararların iptali işlemine ilişkindir.
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı ortağın genel kurulda kendisini vekili aracılığıyla «temsil» ettirdiği, vekilin iptali istenen «huzur hakkının» artırılmasına ilişkin 7. maddeye yönelik olarak daha karar alınmadan önce karşı çıktığı, «peşin muhalefette» bulunduğu, bu şekildeki muhalefet öneriye karşı çıkma olup, kararın alınmasından sonra yapılmış bir karşı çıkmanın, muhalefetin bulunmadığı, bu durumda «iptal davası» açabilmek için kanunun aradığı “alınan kararlara muhalif kalma” koşulunun yerine getirilmediği anlaşıldığından huzur hakkının artırılmasına dair 7 nolu gündem maddesi ile ilgili kararın iptali isteminin dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece anılan husus nazara alınmadan 7 nolu maddenin iptaline karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin karar düzeltme …
6102 sayılı TTK'nun 446. maddesi «genel kurul kararlarının iptalinin» şartlarını ve usulünü düzenlemiş olup, anılan maddede toplantıda hazır bulunup karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin «iptal davası» açabileceği belirtilmiştir.
Dava, «anonim şirket» genel kurulunda alınan kararın iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:huzur hakkı · olağanüstü genel kurul · temsil
Benzer bu karardaDavacı vekilince davalı şirketin 28.04.2014 tarihinde gerçekleşen «olağan genel kurul» toplantısında alınan «huzur hakkının» artırılmasına ilişkin 7. maddenin iptali talep edilmiştir.
Somut olayda, davacı ortağın genel kurulda kendisini vekili aracılığıyla «temsil» ettirdiği, vekilin iptali istenen «huzur hakkının» artırılmasına ilişkin 7. maddeye yönelik olarak daha karar alınmadan önce karşı çıktığı, «peşin muhalefette» bulunduğu, bu şekildeki muhalefet öneriye karşı çıkma olup, kararın alınmasından sonra yapılmış bir karşı çıkmanın, muhalefetin bulunmadığı, bu durumda «iptal davası» açabilmek için kanunun aradığı “alınan kararlara muhalif kalma” koşulunun yerine getirilmediği anlaşıldığından huzur hakkının artırılmasına dair 7 nolu gündem maddesi ile ilgili kararın iptali isteminin dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece anılan husus nazara alınmadan 7 nolu maddenin iptaline karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin karar düzeltme …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2491 E. 2013/1828 K.
Ortak:toplantı tutanağı · muhalefet şerhi · genel kurul kararının iptali · cy/cy şerhi · dava şartı yokluğu · olumsuz oy · iptal davası · anonim şirket · dava şartı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaDava konusu 26.06.2012 tarihli genel kurul «toplantı tutanağının» incelenmesinde, genel kurul toplantısına katılan davacıların iptali talep edilen kararlarda usulüne uygun «muhalefet şerhini» tutanağa yazdırmadıkları gibi dilekçe ile muhalefetlerini bildirmedikleri de anlaşılmıştır.
Dairemizin 2015/6729 E. - 2016/3366 K., 2019/2841 E. - 6994 K., 2018/2156 E.- 2019/4580 K., 2010/5250 E. - 2012/4756 K. sayılı ilamları) Bu itibarla, davacı ... hakkındaki davanın «aktif husumet yokluğundan», diğer davacılar yönünden ise «muhalefet şerhi» bulunmaması sebebiyle dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün resen bozulması gerekmiştir.
Genel kurul toplantısının yapıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 381. maddesi, «genel kurul kararlarının iptalinin» şartlarını ve usulünü düzenlemiş olup, anılan maddede toplantıda hazır bulunup da karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin «iptal davası» açabileceği belirtilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalı «anonim şirketin» 29.11.2009 tarihli olağan genel kurulunda davacının isteği üzerine gelir tablosu ve bilançonun görüşülmesinin ertelendiği, hükümet komiserinin uyarısı rağmen 5 nolu kararla yönetim ve denetim kurulunun ibrasına karar verildiği, ancak «ibra» ile bilançonun görüşülmesinin birbirine bağlı konular olup bilanço görüşülmeksizin ibranın mümkün olmadığı, bu durum açıkça yasa hükmüne aykırı olduğundan davacının açıkça «muhalefet şerhinin» bulunmasına gerek olmadığından 5 nolu kararın iptal edilmesi gerektiği, davacının diğer ret oyu kullandığı yeni «yönetim kurulu» seçimi ve ücret oylamaları kararlarında muhalefet şerhi bulunmadığından diğer kararların iptalinin istenemeyeceği gerekçesiyle genel kurulun 5 nolu kararının iptal …
Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkindir. ...’nun 381. maddesi genel kurul kararlarının iptalinin şartlarını ve usulünü düzenlemiş olup, anılan maddede toplantıda hazır bulunup da karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin «iptal davası» açabileceği belirtilmiştir.
Dava konusu ....11.2009 tarihli genel kurul «toplantı tutanağının» incelenmesinde, genel kurul toplantısına katılan davacının usulüne uygun «muhalefet şerhini» tutanağa yazdırmamış olduğu veya dilekçe ile muhalefeti bildirmediği anlaşılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibra · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalı «anonim şirketin» 29.11.2009 tarihli olağan genel kurulunda davacının isteği üzerine gelir tablosu ve bilançonun görüşülmesinin ertelendiği, hükümet komiserinin uyarısı rağmen 5 nolu kararla yönetim ve denetim kurulunun ibrasına karar verildiği, ancak «ibra» ile bilançonun görüşülmesinin birbirine bağlı konular olup bilanço görüşülmeksizin ibranın mümkün olmadığı, bu durum açıkça yasa hükmüne aykırı olduğundan davacının açıkça «muhalefet şerhinin» bulunmasına gerek olmadığından 5 nolu kararın iptal edilmesi gerektiği, davacının diğer ret oyu kullandığı yeni «yönetim kurulu» seçimi ve ücret oylamaları kararlarında muhalefet şerhi bulunmadığından diğer kararların iptalinin istenemeyeceği gerekçesiyle genel kurulun 5 nolu kararının iptal …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3730 E. 2010/9963 K.
Ortak:toplantı tutanağı · muhalefet şerhi · genel kurul kararının iptali · cy/cy şerhi · dava şartı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaDava konusu 26.06.2012 tarihli genel kurul «toplantı tutanağının» incelenmesinde, genel kurul toplantısına katılan davacıların iptali talep edilen kararlarda usulüne uygun «muhalefet şerhini» tutanağa yazdırmadıkları gibi dilekçe ile muhalefetlerini bildirmedikleri de anlaşılmıştır.
Dairemizin 2015/6729 E. - 2016/3366 K., 2019/2841 E. - 6994 K., 2018/2156 E.- 2019/4580 K., 2010/5250 E. - 2012/4756 K. sayılı ilamları) Bu itibarla, davacı ... hakkındaki davanın «aktif husumet yokluğundan», diğer davacılar yönünden ise «muhalefet şerhi» bulunmaması sebebiyle dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün resen bozulması gerekmiştir.
Genel kurul toplantısının yapıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 381. maddesi, «genel kurul kararlarının iptalinin» şartlarını ve usulünü düzenlemiş olup, anılan maddede toplantıda hazır bulunup da karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin «iptal davası» açabileceği belirtilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Kooperatifler Kanunu’nun 53.maddesine göre kooperatif ortaklarının «genel kurul kararının iptaline» yönelik dava açabilmeleri için genel kurul toplantısına katılıp karara muhalif kalmaları ve ayrıca «muhalefet şerhini» «toplantı tutanağına» geçirmeleri gerektiği, genel kurulda l9 kabul oyuna karşılık davacı «dahil» 5 ret oyu kullanıldığı, muhalefet şerhi koyduran ve imzalayanın davacı dışında ret oyu kullanan ... olduğu, bu kişinin muhalefet şerhini yazdırıp imzaladığı, davacının genel kurul tutanağında böyle bir gerekçe yani muhalefet şerhi yazdırmadığı ve imzalamadığı, bu nedenle davacının dava «açma ehliyetinin» kanuna ve Yargıtay içtihatlarına göre bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Genel kurul tutanağına «muhalefet şerhi» yazdırılırken ayrıca imza atılması zorunluluğu bulunmamaktadır.
Buna itibarla mahkemece, davacının genel kurul tutanağına «muhalefet şerhi» yazdırmadığı ve imzalamadığı bu nedenle de dava «açma ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava açma ehliyeti · iyiniyet kuralı · iyiniyet · taraf ehliyeti · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Kooperatifler Kanunu’nun 53.maddesine göre kooperatif ortaklarının «genel kurul kararının iptaline» yönelik dava açabilmeleri için genel kurul toplantısına katılıp karara muhalif kalmaları ve ayrıca «muhalefet şerhini» «toplantı tutanağına» geçirmeleri gerektiği, genel kurulda l9 kabul oyuna karşılık davacı «dahil» 5 ret oyu kullanıldığı, muhalefet şerhi koyduran ve imzalayanın davacı dışında ret oyu kullanan ... olduğu, bu kişinin muhalefet şerhini yazdırıp imzaladığı, davacının genel kurul tutanağında böyle bir gerekçe yani muhalefet şerhi yazdırmadığı ve imzalamadığı, bu nedenle davacının dava «açma ehliyetinin» kanuna ve Yargıtay içtihatlarına göre bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1163 sayılı Yasa’nın 53. maddesi uyarınca genel kurulda alınan kararların yasaya, anasözleşmeye ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olması durumunda toplantıya katılan ortaklar alınan kararlara muhalif kalarak, keyfiyeti tutanağa geçirdikten sonra kararın iptali için dava açabilir.
Buna itibarla mahkemece, davacının genel kurul tutanağına «muhalefet şerhi» yazdırmadığı ve imzalamadığı bu nedenle de dava «açma ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/40 E. , 2021/6549 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28.03.2018 tarih ve 2014/585 E. - 2018/387 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nce verilen 17.06.2019 tarih ve 2018/1125 E. - 2019/672 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 23.11.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi..... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 26/06/2012 tarihinde yapılan şirket genel kurulunda 1800 kabul oyuna karşılık, 1750 ret oyu kullanıldığı halde oy çokluğuyla "Yönetim Kurulu"nun sulh ve ibrasının kabul edildiğini, bu ibranın TTY'nın 310. maddesinde sözü edilen sulh ve ibra kararının 372 ve 378/1 maddesinde belirtilen yeter sayılara uygun biçimde alınmadığını, toplantıya bütün pay sahiplerinin katıldığını, ancak bu karara şirket esas sermayesinin %35'ini temsil edenlerin (teknik anlamda azınlık) olumsuz oy verdiğini, bu nedenle sulh ve ibra kararının, kalan paydaşların tümünün olumlu oy vermesi halinde bile gerçekleşmemiş olacağını, şirket genel kuruluna sunulan bilançoda giderlerin fazla gösterilerek genel kurulun yanıltıldığını, şirketin sermaye arttırımına gitmesinin de hiçbir gerekçesi olmadığını, ayrıca davalı şirketin genel kurulun 8.
maddesinde TTK'nın 334. ve 335. maddelerinde yazılı rekabet yasağının kaldırılması teklifine davacıların muhalefet ederek tutanağa şerh koyduklarını, buna rağmen oy çokluğuyla TTK'nın 334. ve 335. maddelerindeki şirketle rekabet yapma yasağının kaldırılmasının "Yönetim Kurulu"nun yazılı iznine bağlandığını, ancak Yönetim Kurulu Üyeleri ...... ve CMZ Madencilik adı altında bir Anonim Şirket kurarak ve kendi adlarına yürüterek şirketle açıkça rekabet edeceklerini belirttiklerini, TTK'nın 547. maddesine göre müdür olan ortak.....ın, CMZ A.Ş.'nin de ortağı olduğuna göre davacıların muvafakatı olmadan şirketin maden işletme dalında ne kendi ne de başkası hesabına iş göremeyeceğini ileri sürerek, davalı şirketin 26/06/2012 tarihli genel kurulunun 4.
maddesinin (Yönetim Kurulunun Sulh ve İbrasının), 7. maddesindeki sermaye arttırımı kararının ve 8. maddesindeki TTK'nın 334. ve 335. maddelerindeki rekabet yasağının kaldırılmasına dair kararların iptaline ve iflas etmekte olan davalı şirketin bilançoda mali durumunun karlı gösterilerek genel kurulun yanıltılmış olduğunu ileri sürerek, davalı şirketin 26/06/2012 tarihli genel kurulunun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, öncelikle davacı ...'ın şirket ortağı olmaması sebebiyle bu davacı yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, pay sahipleri olan davacıların şirketin muhtemel zararını karşılamak üzere davada teminat göstermesi gerektiğini, davacıların kötü niyetli davrandığını, TTK'nın 381. maddesinde belirtilen iptal şartlarının oluşmadığını, sermaye arttırımının şirketin önemli gelir kaynaklarından biri olup kötü niyetle yapılmadığını, rekabet yasağının kanuni ölçütlere göre kaldırıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, genel kurulda alınan kararların kanunda öngörülen nisaplara uygun olarak alındığı, davacılar tarafından genel kurulun yanıltılmış olduğunun da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı anonim şirket genel kurulunda alınan kararların iptali işlemine ilişkindir.
Pay sahipliği sıfatı iptal davasının dinlenebilmesi koşulu olup, davacı pay sahibi sıfatını davanın sonuna kadar devam ettirmek ve kesin hükümle sonuçlanmasına kadar davanın her aşamasında korumak zorundadır. Dava konusu genel kurul tutanağına ekli hazirun cetveline göre davacı ... davalı şirkette ortak olmayıp, mahkemece bu hususun resen gözetilerek anılan davacı yönünden davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözden kaçırılması doğru olmamıştır.
Genel kurul toplantısının yapıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 381. maddesi, genel kurul kararlarının iptalinin şartlarını ve usulünü düzenlemiş olup, anılan maddede toplantıda hazır bulunup da karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin iptal davası açabileceği belirtilmiştir. Buna göre, iptal davası açılabilmesi için olumsuz oy kullanılması tek başına yeterli olmayıp, ayrıca karşı oy kullanan ortağın oylamadan sonra muhalefetini tutanağa geçirmesi veya bu hususta ayrı bir dilekçe vermesi dava şartıdır.
Dava konusu 26.06.2012 tarihli genel kurul toplantı tutanağının incelenmesinde, genel kurul toplantısına katılan davacıların iptali talep edilen kararlarda usulüne uygun muhalefet şerhini tutanağa yazdırmadıkları gibi dilekçe ile muhalefetlerini bildirmedikleri de anlaşılmıştır. Her ne kadar kararların bazılarında oylamadan önce muhalefet dilekçesinin divana sunulduğu yazılmış ise de, bunun daha karar alınmadan önce karşı
çıkma şeklinde olduğu, karara karşı peşin muhalefette bulunulduğu, bu şekildeki muhalefetin öneriye karşı çıkma mahiyetinde olup, kararın alınmasından sonra yapılmış bir karşı çıkmanın, muhalefetin bulunmadığı, bu durumda iptal davası açabilmek için kanunun aradığı “alınan kararlara muhalif kalma” koşulunun yerine getirilmediği açıktır. (bkz. Dairemizin 2015/6729 E. - 2016/3366 K., 2019/2841 E. - 6994 K., 2018/2156 E.- 2019/4580 K., 2010/5250 E. - 2012/4756 K. sayılı ilamları)
Bu itibarla, davacı ... hakkındaki davanın aktif husumet yokluğundan, diğer davacılar yönünden ise muhalefet şerhi bulunmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün resen bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekili tarafından İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, (2) bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 25/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/721331600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz