Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/451 E. 2021/7184 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ordino↗ çerçeve sözleşme↗ sözleşmeden doğan dava↗ denetime elverişlilik↗ reeskont faizi↗ kâr kaybı↗ ıslah↗ harç↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, anılan çerçeve sözleşme hükümleri doğrultusunda, davalı bankanın kendisine iletilen talimatlar doğrultusunda hareket etmek zorunda olduğu, bu kapsamda davacının 11.06.2010 tarihinde GBP/USD döviz kurunun gün içerisinde 1.4505'e düşmesi halinde 800.000 GBP döviz alınması emrini verdiği, davalı banka çalışanının ise döviz kurunun 1.4502'ye düşmesi halinde "alım emri" olarak girdiği, bilirkişi raporana ekli döviz kurları tarifesinde, davacının ordinosundan sonra aynı gün içerisinde döviz kurunun en düşük olarak 1.4505'e düştüğü, ancak davalı banka çalışanlarının emri 1.4502 olarak bilgisayar sistemine girmiş olması nedeniyle alımın gerçekleşmediği taraflar arasında ihtilaf konusu olmadığı, bu hususta davalı bankanın kabulü, dosyada mevcut olan telefon kayıtları ile de sabit olduğu, sonuç olarak davalı bankaca 1.4508 pariteden gerçekleştirilmesi gereken 800.000 GBP satın alma işlemi yapılamamış ve davacı taraf, 800.000 GBP'yi 1.160.640 USD ile satın alabilecekken aynı miktardaki GBP'yi 1.164.00 USD ile satın alma durumu ile karşı karşıya bırakılarak 3.360 USD karşılığı 2.474,22 GBP kâr kaybına uğradığı, ayrıca davalı bankanın 01/07/2010 tarihinde davacının onayı ve bilgisi olmadan hesabından 45.160 USD'nin 1,5850 pariteden TL karşılığı 71.578,60 TL parayı tahsil ettiğinin de banka kayıtları ile sabit olduğu, bu bağlamda, davalı bankanın, sözleşmeden doğan yükümlülüğünü ihlal etmesi sebebi ile gerçekleşen kâr kaybından sorumlu olduğu ve davacının onayı olmadan hesabından tahsil ettiği parayı iade etmesi gerektiği gerekçesi ile davanın ıslah edilmiş hali ile kabulüne, 71.578,00 TL'nin 01/07/2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9.080,00 TL tutarındaki kâr kaybına ıslah tarihi olan 16/11/2012 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile tahsiline, davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
(1) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
(2) Davacı dava dilekçesinde, "Türev İşlemler Çerçeve Sözleşmesi" hükümlerine istinaden davacı tarafça, davalı Banka nezdinde açılan hesap çerçevesinde, davacının 11.06.2010 tarihinde, GBP/USD döviz kurunun 1.4505'e düşmesi halinde 800.000 GBP meblağlı döviz alım emrini, davalı banka çalışanlarının kayda 1.4502 olarak girmiş olmaları sebebiyle doğan 71.578,60 TL zararın tahsilini ve manevi tazminat talep etmiş, ıslah dilekçesinde ise müvekkilinin talep ve talimatına aykırı işlem yapıp bu işlem çerçevesinde hesabından çekilen 45.160 USD’ nin 01.07.2010 tarihli kur karşılığı olan 71.578 TL’nin ve 3.200 GBP kâr kaybının tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece davanın reddine dair karar, Dairemizin 03.11.2016 tarih 2015/11773 Esas 2016/ 8659 Karar sayılı ilamı ile bozulmuş ve bozma ilamında, ne yerel mahkemece gerekçeli kararda ve ne de dayanılan bilirkişi raporunda, davacının hesabından izinsiz olarak davalı banka tarafından para alındığı iddiasıyla ilgili bir hususa rastlanılmadığı, yerel mahkemece yukarıda anılan hükümler doğrultusunda, davacı tarafın 16.11.2012 harç tarihi ıslah dilekçesinde dile getirdiği hususlarda, gerektiğinde banka kayıtları üzerinde inceleme ve araştırma da yapılarak davacı tarafın tüm taleplerini kapsayacak ve bu hususta gerekçe de içerecek şekilde hüküm oluşturulmasının gerektiğinden bahisle davacı yararına bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen bozma gereği yerine getirilmemiştir.
Somut olayda davalı bankanın pariteyi sisteme hatalı girmesi işlemi sebebiyle davacının ne gibi bir zararın oluştuğu anlaşılamamıştır. Zira davacının 1.4505 pariteden döviz alım talimatının gerçekleşmediği sabit ise de, paritenin hatalı girilmesi ile davacının hesabından izinsiz para çekilmesi şeklindeki iddianın ilgisi belirlenememiş, yine izinsiz para çekilip çekilmediği tespit edilmediği gibi, izinsiz para çekildiği iddiası kabul edilmesine rağmen bu paranın ne için kullanıldığı, bir başka pariteden döviz alımı için kullanılmış ise, bunun karşılığında davacının hesabına bir başka para girişi olup olmadığı, olmuş ise bu durumda davacının ne şekilde zarara uğradığı açıklanmamıştır. Yine kâr kaybı hesabının da ne şekilde yapıldığı belirli olmayıp, hükme esas alınan bilirkişi raporu denetime elverişli bulunmamıştır.
Bu itibarla, davacı tarafa talebinin maddi vakıalarla birlikte kalem kalem açıklatılması sonrasında, banka kayıtları üzerinde de inceleme yetkisi verilecek yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/5558 E. 2025/37 K.
Ortak:ordino · çerçeve sözleşme · sözleşmeden doğan dava · denetime elverişlilik · reeskont faizi · kâr kaybı · ıslah · cy/cy kaydı · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece uyulan bozma ilamına göre, anılan «çerçeve sözleşme» hükümleri doğrultusunda, davalı bankanın kendisine iletilen talimatlar doğrultusunda hareket etmek zorunda olduğu, bu kapsamda davacının 11.06.2010 tarihinde GBP/USD döviz kurunun gün içerisinde 1.4505'e düşmesi halinde 800.000 GBP döviz alınması emrini verdiği, davalı banka çalışanının ise döviz kurunun 1.4502'ye düşmesi halinde "alım emri" olarak girdiği, bilirkişi raporana ekli döviz kurları tarifesinde, davacının «ordinosundan» sonra aynı gün içerisinde döviz kurunun en düşük olarak 1.4505'e düştüğü, ancak davalı banka çalışanlarının emri 1.4502 olarak bilgisayar sistemine girmiş olması nedeniyle alımın gerçekleşmediği taraflar arasında ihtilaf konusu olmadığı, bu hususta davalı bankanın kabulü, dosyada mevcut olan telefon kayıtları ile de sabit olduğu, sonuç olarak davalı bankaca 1.4508 pariteden gerçekleştirilmesi gereken 800.000 GBP satın alma işlemi yapılamamış ve davacı taraf, 800.000 GBP'yi 1.160.640 USD ile satın alabilecekken aynı miktardaki GBP'yi 1.164.00 USD ile satın alma durumu ile karşı karşıya bırakılarak 3.360 USD karşılığı 2.474,22 GBP kâr «kaybına» uğradığı, ayrıca davalı bankanın 01/07/2010 tarihinde davacının onayı ve bilgisi olmadan hesabından 45.160 USD'nin 1,5850 pariteden TL karşılığı 71.578,60 TL parayı tahsil ettiğinin de banka kayıtları ile sabit olduğu, bu bağlamda, davalı bankanın, «sözleşmeden doğan» yükümlülüğünü ihlal etmesi «sebebi» ile gerçekleşen kâr kaybından sorumlu olduğu ve davacının onayı olmadan hesabından tahsil ettiği parayı iade etmesi gerektiği gerekçesi ile davanın «ıslah» edilmiş hali ile kabulüne, 71.578,00 TL'nin 01/07/2010 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte tahsiline, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9.080,00 TL tutarındaki kâr kaybına ıslah tarihi olan 16/11/2012 tarihinden itibaren işleyecek ree …
… sap çerçevesinde, davacının 11.06.2010 tarihinde, GBP/USD döviz kurunun 1.4505'e düşmesi halinde 800.000 GBP meblağlı döviz alım emrini, davalı banka çalışanlarının «kayda» 1.4502 olarak girmiş olmaları sebebiyle doğan 71.578,60 TL zararın tahsilini ve manevi tazminat talep etmiş, «ıslah» dilekçesinde ise müvekkilinin talep ve talimatına aykırı işlem yapıp bu işlem çerçevesinde hesabından çekilen 45.160 USD’ nin 01.07.2010 tarihli kur karşılığı olan 71.578 TL’nin ve 3.200 GBP kâr «kaybının» tahsilini talep etmiştir.
Yine kâr «kaybı» hesabının da ne şekilde yapıldığı belirli olmayıp, hükme esas alınan bilirkişi raporu «denetime elverişli» bulunmamıştır.
Benzer bu karardaMAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «çerçeve sözleşme» hükümleri doğrultusunda, davalı Bankanın kendisine iletilen talimatlar doğrultusunda hareket etmek zorunda olduğu, bu kapsamda davacının 11.06.2010 tarihinde GBP/USD döviz kurunun gün içerisinde 1.4505'e düşmesi halinde 800.000,00 GBP döviz alınması emrini verdiği, davalı Banka çalışanının ise döviz kurunun 1.4502'ye düşmesi halinde "alım emri" olarak girdiği, bilirkişi raporuna ekli döviz kurları tarifesinde, davacının «ordinosundan» sonra aynı gün içerisinde döviz kurunun en düşük olarak 1.4505'e düştüğü, ancak davalı Banka çalışanlarının emri 1.4502 olarak bilgisayar sistemine girmiş olması nedeniyle alımın gerçekleşmediği hususunun taraflar arasında ihtilaf konusu olmadığı, bu hususta davalı bankanın kabulü ve dosyada mevcut olan telefon kayıtları bulunduğu, sonuç olarak davalı Bankaca 1.4508 pariteden gerçekleştirilmesi gereken 800.000 GBP satın alma işleminin yapılamadığı ve davacı taraf 800.000,00 GBP'yi 1.160.640 USD ile satın alabilecekken aynı miktardaki GBP'yi 1.164.00 USD ile satın alma durumu ile karşı karşıya bırakılarak 3.360,00 USD karşılığı 2.474,22 GBP kâr «kaybına» uğradığı, ayrıca davalı bankanın 01.07.2010 tarihinde davacının onayı ve bilgisi olmadan hesabından 45.160,00 USD'nin 1,5850 pariteden TL karşılığı 71.578,60 TL parayı tahsil ettiğinin de banka kayıtları ile sabit görüldüğü, bu bağlamda davalı Bankanın «sözleşmeden doğan» yükümlülüğünü ihlal etmesi sebebiyle gerçekleşen kâr kaybından sorumlu olduğu, davacının onayı olmadan hesabından tahsil ettiği parayı iade etmesi gerektiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın «ıslah» edilmiş hali ile kabulüne; 71.578,00 TL'nin 01.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9.080,00 TL tutarındaki kâr kaybının ıslah tarihi olan 16.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat yönünden harcı yatırılarak açılan usulüne uygun bir davası bulunmadığından bu hususta karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
… rçevesinde, müvekkilinin 11.06.2010 tarihinde, GBP/USD döviz kurunun 1.4505'e düşmesi halinde 800.000,00 GBP meblağlı döviz alım emrini, davalı banka çalışanlarının «kayda» 1.4502 olarak girmiş olmaları sebebiyle zararı olduğunu ileri sürerek oluşan 71.578,60 TL zararın tahsilini ve manevi tazminatın davalı Bankadan tahsilini talep etmiş, «ıslah» dilekçesinde ise müvekkilinin talep ve talimatına aykırı işlem yapıp bu işlem çerçevesinde hesabından çekilen 45.160,00 USD’nin 01.07.2010 tarihli kur karşılığı olan 71.578,00 TL’nin ve 3.200,00 GBP kâr «kaybının» tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesinden sonra sunduğu 11.03.2013 tarihli dilekçesinde taleplerinin 71.578,60 TL zarar ile 3200 GBP kâr kaybının o tarihteki kur karşılığı olan 9.080,00 TL olduğunu belirtmiş; «son» bozma ilamımız doğrultusunda sunduğu beyan dilekçesinde ise, müvekkilinin 11.06.2010 günü verdiği talimata göre GBP/USD paritesinin 1,4505 veya daha altına düşmesi halinde 800.000,00 GBP alınması talimatı verdiğini, bu talimatın 14.06.2010 saat 09:00'a kadar geçerli olacağını, talimat verilen miktarın üzerine 0,0003 «komisyon» ekleneceği bilgisinin müvekkiline verildiğini, buna göre müvekkilinin talimat verdiği fiyatın gerçekleşmesi halinde komisyon «dahil» müvekkiline 800.000,00 GBP'nin 1,4508 oranı üzerinden alınacağını ve bunun karşılığının da 1.160.640,00 USD olacağını, ancak davalı Banka çalışanlarının talimatı sisteme hataen 1,4502 şeklinde girmeleri nedeniyle talimatın geçerli olduğu sürede kur 1,4504 olarak gerçekleşmesine rağmen alım gerçekleşmediğini ve talimat süresi sonunda müvekkilinin 800.000 GBP'sinin 1,5110 kur üzerinden 1.208.800,00 USD'ye alındığını; bu alım sırasında belirtilen şekilde fazladan 48.160,00 USD ödendiğini; bankanın da bu 48.160,00 USD'yi müvekkilinin herhangi bir talimat veya «icazeti» olmadan 3.000,00 USD'sini müvekkilinin hesabından aldığını, kalan 45.160,00 USD'sini ise müvekkili hesabında yeterli USD olmadığından TL hesabından 71.578,60 TL sa …
… eçerli olmak üzere 11.06.2010 tarihinde GBP/USD paritesinin 1.4505'e düşmesi halinde 800.000,00 GBP meblağlı döviz alımına dair verdiği talimatın, Banka çalışanının «kayda» 1.4502 olarak girilmesi nedeniyle gerçekleştirilememesine bağlı olarak uğranılan 71.578,60 TL zararın ve 3200,00 GBP karşılığı 9.080,00 TL kâr «kaybının» tahsili istemine ilişkin olup, Mahkemece verilen karar Dairemizin 16.12.2021 tarih, 2020/451 E, 2021/7184 K. sayılı ilamıyla, davalı bankanın pariteyi sisteme hatalı girmesi işlemi sebebiyle davacının ne gibi bir zararın oluştuğunun anlaşılamadığı, zira davacının 1.4505 pariteden döviz alım talimatının gerçekleşmediği sabit ise de, paritenin hatalı girilmesi ile davacının hesabından izinsiz para çekilmesi şeklindeki iddianın ilgisinin belirlenemediği, yine izinsiz para çekilip çekilmediği tespit edilmediği gibi, izinsiz para çekildiği iddiası kabul edilmesine rağmen bu paranın ne için kullanıldığı, bir başka pariteden döviz alımı için kullanılmış ise, bunun karşılığında davacının hesabına bir başka para girişi olup olmadığı, olmuş ise bu durumda davacının ne şekilde zarara uğradığının açıklanmadığı, yine kâr kaybı hesabının da ne şekilde yapıldığının belirli olmayıp, hükme esas alınan «bilirkişi raporunun denetime elverişli» bulunmadığı; bu itibarla, davacı tarafa talebinin maddi vakıalarla birlikte kalem kalem açıklatılması sonrasında, banka kayıtları üzerinde de inceleme yetkisi veri …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporunun denetime elverişliliği · kar kaybı · icazet · kâr mahrumiyeti · komisyon · eksik inceleme · dahili dava · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… rçevesinde, müvekkilinin 11.06.2010 tarihinde, GBP/USD döviz kurunun 1.4505'e düşmesi halinde 800.000,00 GBP meblağlı döviz alım emrini, davalı banka çalışanlarının «kayda» 1.4502 olarak girmiş olmaları sebebiyle zararı olduğunu ileri sürerek oluşan 71.578,60 TL zararın tahsilini ve manevi tazminatın davalı Bankadan tahsilini talep etmiş, «ıslah» dilekçesinde ise müvekkilinin talep ve talimatına aykırı işlem yapıp bu işlem çerçevesinde hesabından çekilen 45.160,00 USD’nin 01.07.2010 tarihli kur karşılığı olan 71.578,00 TL’nin ve 3.200,00 GBP kâr «kaybının» tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesinden sonra sunduğu 11.03.2013 tarihli dilekçesinde taleplerinin 71.578,60 TL zarar ile 3200 GBP kâr kaybının o tarihteki kur karşılığı olan 9.080,00 TL olduğunu belirtmiş; «son» bozma ilamımız doğrultusunda sunduğu beyan dilekçesinde ise, müvekkilinin 11.06.2010 günü verdiği talimata göre GBP/USD paritesinin 1,4505 veya daha altına düşmesi halinde 800.000,00 GBP alınması talimatı verdiğini, bu talimatın 14.06.2010 saat 09:00'a kadar geçerli olacağını, talimat verilen miktarın üzerine 0,0003 «komisyon» ekleneceği bilgisinin müvekkiline verildiğini, buna göre müvekkilinin talimat verdiği fiyatın gerçekleşmesi halinde komisyon «dahil» müvekkiline 800.000,00 GBP'nin 1,4508 oranı üzerinden alınacağını ve bunun karşılığının da 1.160.640,00 USD olacağını, ancak davalı Banka çalışanlarının talimatı sisteme hataen 1,4502 şeklinde girmeleri nedeniyle talimatın geçerli olduğu sürede kur 1,4504 olarak gerçekleşmesine rağmen alım gerçekleşmediğini ve talimat süresi sonunda müvekkilinin 800.000 GBP'sinin 1,5110 kur üzerinden 1.208.800,00 USD'ye alındığını; bu alım sırasında belirtilen şekilde fazladan 48.160,00 USD ödendiğini; bankanın da bu 48.160,00 USD'yi müvekkilinin herhangi bir talimat veya «icazeti» olmadan 3.000,00 USD'sini müvekkilinin hesabından aldığını, kalan 45.160,00 USD'sini ise müvekkili hesabında yeterli USD olmadığından TL hesabından 71.578,60 TL sa …
… ili cevap dilekçesinde; davacının Türev Ürünleri Sözleşmesi imzaladığını, bugüne kadarki türev işlemleri bilgi ve tecrübesi ile her türlü yatırım işleminden maliyet/«komisyon» alındığını bildiğini, davacı ile uzun süreden beri vadeli işlemler ve spot işlemleri üzerine emir bırakmak suretiyle yatırım işlemleri yapıldığını, dava konusu ola …
MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «çerçeve sözleşme» hükümleri doğrultusunda, davalı Bankanın kendisine iletilen talimatlar doğrultusunda hareket etmek zorunda olduğu, bu kapsamda davacının 11.06.2010 tarihinde GBP/USD döviz kurunun gün içerisinde 1.4505'e düşmesi halinde 800.000,00 GBP döviz alınması emrini verdiği, davalı Banka çalışanının ise döviz kurunun 1.4502'ye düşmesi halinde "alım emri" olarak girdiği, bilirkişi raporuna ekli döviz kurları tarifesinde, davacının «ordinosundan» sonra aynı gün içerisinde döviz kurunun en düşük olarak 1.4505'e düştüğü, ancak davalı Banka çalışanlarının emri 1.4502 olarak bilgisayar sistemine girmiş olması nedeniyle alımın gerçekleşmediği hususunun taraflar arasında ihtilaf konusu olmadığı, bu hususta davalı bankanın kabulü ve dosyada mevcut olan telefon kayıtları bulunduğu, sonuç olarak davalı Bankaca 1.4508 pariteden gerçekleştirilmesi gereken 800.000 GBP satın alma işleminin yapılamadığı ve davacı taraf 800.000,00 GBP'yi 1.160.640 USD ile satın alabilecekken aynı miktardaki GBP'yi 1.164.00 USD ile satın alma durumu ile karşı karşıya bırakılarak 3.360,00 USD karşılığı 2.474,22 GBP kâr «kaybına» uğradığı, ayrıca davalı bankanın 01.07.2010 tarihinde davacının onayı ve bilgisi olmadan hesabından 45.160,00 USD'nin 1,5850 pariteden TL karşılığı 71.578,60 TL parayı tahsil ettiğinin de banka kayıtları ile sabit görüldüğü, bu bağlamda davalı Bankanın «sözleşmeden doğan» yükümlülüğünü ihlal etmesi sebebiyle gerçekleşen kâr kaybından sorumlu olduğu, davacının onayı olmadan hesabından tahsil ettiği parayı iade etmesi gerektiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın «ıslah» edilmiş hali ile kabulüne; 71.578,00 TL'nin 01.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9.080,00 TL tutarındaki kâr kaybının ıslah tarihi olan 16.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat yönünden harcı yatırılarak açılan usulüne uygun bir davası bulunmadığından bu hususta karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık davacının GBP alış emrinin davalı Banka çalışanlarınca yanlış girilmesi sonucu bir zararının ve «kar kaybının» oluşup oluşmadığı noktasındadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2168 E. 2010/6387 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne 4.000 GBP’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 17.11.2009 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davalı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11773 E. 2016/8659 K.
Ortak:kâr kaybı · ıslah · harç
İncelediğiniz karardaMahkemece uyulan bozma ilamına göre, anılan «çerçeve sözleşme» hükümleri doğrultusunda, davalı bankanın kendisine iletilen talimatlar doğrultusunda hareket etmek zorunda olduğu, bu kapsamda davacının 11.06.2010 tarihinde GBP/USD döviz kurunun gün içerisinde 1.4505'e düşmesi halinde 800.000 GBP döviz alınması emrini verdiği, davalı banka çalışanının ise döviz kurunun 1.4502'ye düşmesi halinde "alım emri" olarak girdiği, bilirkişi raporana ekli döviz kurları tarifesinde, davacının «ordinosundan» sonra aynı gün içerisinde döviz kurunun en düşük olarak 1.4505'e düştüğü, ancak davalı banka çalışanlarının emri 1.4502 olarak bilgisayar sistemine girmiş olması nedeniyle alımın gerçekleşmediği taraflar arasında ihtilaf konusu olmadığı, bu hususta davalı bankanın kabulü, dosyada mevcut olan telefon kayıtları ile de sabit olduğu, sonuç olarak davalı bankaca 1.4508 pariteden gerçekleştirilmesi gereken 800.000 GBP satın alma işlemi yapılamamış ve davacı taraf, 800.000 GBP'yi 1.160.640 USD ile satın alabilecekken aynı miktardaki GBP'yi 1.164.00 USD ile satın alma durumu ile karşı karşıya bırakılarak 3.360 USD karşılığı 2.474,22 GBP kâr «kaybına» uğradığı, ayrıca davalı bankanın 01/07/2010 tarihinde davacının onayı ve bilgisi olmadan hesabından 45.160 USD'nin 1,5850 pariteden TL karşılığı 71.578,60 TL parayı tahsil ettiğinin de banka kayıtları ile sabit olduğu, bu bağlamda, davalı bankanın, «sözleşmeden doğan» yükümlülüğünü ihlal etmesi «sebebi» ile gerçekleşen kâr kaybından sorumlu olduğu ve davacının onayı olmadan hesabından tahsil ettiği parayı iade etmesi gerektiği gerekçesi ile davanın «ıslah» edilmiş hali ile kabulüne, 71.578,00 TL'nin 01/07/2010 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte tahsiline, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9.080,00 TL tutarındaki kâr kaybına ıslah tarihi olan 16/11/2012 tarihinden itibaren işleyecek ree …
… sap çerçevesinde, davacının 11.06.2010 tarihinde, GBP/USD döviz kurunun 1.4505'e düşmesi halinde 800.000 GBP meblağlı döviz alım emrini, davalı banka çalışanlarının «kayda» 1.4502 olarak girmiş olmaları sebebiyle doğan 71.578,60 TL zararın tahsilini ve manevi tazminat talep etmiş, «ıslah» dilekçesinde ise müvekkilinin talep ve talimatına aykırı işlem yapıp bu işlem çerçevesinde hesabından çekilen 45.160 USD’ nin 01.07.2010 tarihli kur karşılığı olan 71.578 TL’nin ve 3.200 GBP kâr «kaybının» tahsilini talep etmiştir.
… avalı banka tarafından para alındığı iddiasıyla ilgili bir hususa rastlanılmadığı, yerel mahkemece yukarıda anılan hükümler doğrultusunda, davacı tarafın 16.11.2012 «harç» tarihi «ıslah» dilekçesinde dile getirdiği hususlarda, gerektiğinde banka kayıtları üzerinde inceleme ve araştırma da yapılarak davacı tarafın tüm taleplerini kapsayacak ve bu hu …
Benzer bu karardaMahkemece 26.02.2013 tarihli celsede neticei talebini açıklaması için kendisine verilen süre içerisinden davacı vekili 16.11.2012 tarihli «ıslah» dilekçesinde, davalı bankanın izinsiz olarak müvekkilinin hesabından çektiği 45.160 USD karşılığı 71.578,60 TL ile 25.000 TL manevi tazminat talebinde bulunduğunu, ancak müvekkilinin talep ve talimatına uygun olarak işlem yapılmamış olması nedeniyle doğan gelir «kaybı» olan 3.200 GBP karşılığı 9.080 TL'nin tahsilini talep ettiğini bildirmiştir.
Yerel mahkemece yukarıda anılan hükümler doğrultusunda, davacı tarafın 16.11.2012 «harç» tarihi «ıslah» dilekçesinde dile getirdiği hususlarda, gerektiğinde banka kayıtları üzerinde inceleme ve araştırma da yapılarak davacı tarafın tüm taleplerini kapsayacak ve bu hususta gerekçe de içerecek şekilde hüküm oluşturulması gerekirken bu hususlara riayet edilmeden hüküm oluşturulması bozmayı gerektirmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı bankanın müvekkili tarafından verilen alış emrini yanlış girmesi sebebiyle oluşan 71.578,60 TL maddi zararı ile 25.000 TL manevi zararının tahsilini talep etmiş, ancak 71.578,60 TL üzerinden «harç» yatırmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:infaz · kamu düzeni · kesin hüküm
Benzer bu karardaBuna göre, mahkeme kararlarının kayıtsız ve şartsız olması, «infazda» hiçbir kuşku uyandırmayacak derecede açık ve «kesin» olması gerekmektedir.
Ayrıca mahkeme kararlarının gerekçeli olması «kamu düzeninin» de bir gereğidir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4218 E. 2010/11041 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infaz · havale
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafından 11293506,11079452 ve 11173154 nolu hesaplar açısından «havale» talimatları verildiği ancak davacıya ait 11079521 nolu hesap için talimat verilmediğinden bu hesaptan yapılan 3.235,00 GBP’nin davacıya iadesinin gerektiği gerekçe …
Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6179 E. 2014/12851 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 30/03/2012 tarihli kararı ile bozulmuş, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu davanın kabulü ile 53.578,27 TL davacı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/451 E. , 2021/7184 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 15.10.2019 tarih ve 2017/182 E. - 2019/617 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 14.12.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın müşterisi olduğunu, vadeli türev işlemler sözleşmesi ve vadeli döviz pozisyon işlemleri sözleşmesi imzaladığını, müvekkilinin 800.000,00 GBP için 11.06.2010 tarihinde GBP/USD paritesinde 1,4505'den alış için telefonla emir ilettiğini, şube yetkilisinin bu paritenin 3 birim farkla yani 1,4508’den yansıtılacağını söylediğini ve kendisinin de bunu kabul ettiğini, 11.06.2010 tarihi saat 18:30 gibi bu paritenin kabul görmüş tüm platformlarda alış 1,4502 ve satış 1,4505'ten emirler gerçekleşmiş olduğunu, şube yetkililerinin 14.06.2010 tarihinde kendisini arayarak işlem emrinin gerçekleşmediğini söylediğini, neden olarak da Bankanın Hazine Bölümünce işlem emrinin 1,4505 yerine 1,4502 ve 1,4503 olarak girildiğini, banka genel müdürlüğüne durumu bildirdikten sonra genel müdürlük işlem emrinin 1,4505 olarak verilmiş olmakla birlikte gerçekleşmemiş olduğunun ifade edildiğini, bankanın Bankalar Birliği Hakem Heyetine sunduğu ses kayıtlarına ve belgelere göre kendisine verilen cevabın aksine işlem emrinin 1,4505 yerine 1,4503 olarak girildiğini kabul ettiğini, Hakem Heyeti'nin müvekkilinin haklılığını tespit ve kabul ettiğini ileri sürerek, 71.578,60 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, anılan çerçeve sözleşme hükümleri doğrultusunda, davalı bankanın kendisine iletilen talimatlar doğrultusunda hareket etmek zorunda olduğu, bu kapsamda davacının 11.06.2010 tarihinde GBP/USD döviz kurunun gün içerisinde 1.4505'e düşmesi halinde 800.000 GBP döviz alınması emrini verdiği, davalı banka çalışanının ise döviz kurunun 1.4502'ye düşmesi halinde "alım emri" olarak girdiği, bilirkişi raporana ekli döviz kurları tarifesinde, davacının ordinosundan sonra aynı gün içerisinde döviz kurunun en düşük olarak 1.4505'e düştüğü, ancak davalı banka çalışanlarının emri 1.4502 olarak bilgisayar sistemine girmiş olması nedeniyle alımın gerçekleşmediği taraflar arasında ihtilaf konusu olmadığı, bu hususta davalı bankanın kabulü, dosyada mevcut olan telefon kayıtları ile de sabit olduğu, sonuç olarak davalı bankaca 1.4508 pariteden gerçekleştirilmesi gereken 800.000 GBP satın alma işlemi yapılamamış ve davacı taraf, 800.000 GBP'yi 1.160.640 USD ile satın alabilecekken aynı miktardaki GBP'yi 1.164.00 USD ile satın alma durumu ile karşı karşıya bırakılarak 3.360 USD karşılığı 2.474,22 GBP kâr kaybına uğradığı, ayrıca davalı bankanın 01/07/2010 tarihinde davacının onayı ve bilgisi olmadan hesabından 45.160 USD'nin 1,5850 pariteden TL karşılığı 71.578,60 TL parayı tahsil ettiğinin de banka kayıtları ile sabit olduğu, bu bağlamda, davalı bankanın, sözleşmeden doğan yükümlülüğünü ihlal etmesi sebebi ile gerçekleşen kâr kaybından sorumlu olduğu ve davacının onayı olmadan hesabından tahsil ettiği parayı iade etmesi gerektiği gerekçesi ile davanın ıslah edilmiş hali ile kabulüne, 71.578,00 TL'nin 01/07/2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9.080,00 TL tutarındaki kâr kaybına ıslah tarihi olan 16/11/2012 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile tahsiline, davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
(1) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
(2) Davacı dava dilekçesinde, "Türev İşlemler Çerçeve Sözleşmesi" hükümlerine istinaden davacı tarafça, davalı Banka nezdinde açılan hesap çerçevesinde, davacının 11.06.2010 tarihinde, GBP/USD döviz kurunun 1.4505'e düşmesi halinde 800.000 GBP meblağlı döviz alım emrini, davalı banka çalışanlarının kayda 1.4502 olarak girmiş olmaları sebebiyle doğan 71.578,60 TL zararın tahsilini ve manevi tazminat talep etmiş, ıslah dilekçesinde ise müvekkilinin talep ve talimatına aykırı işlem yapıp bu işlem çerçevesinde hesabından çekilen 45.160 USD’ nin 01.07.2010 tarihli kur karşılığı olan 71.578 TL’nin ve 3.200 GBP kâr kaybının tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece davanın reddine dair karar, Dairemizin 03.11.2016 tarih 2015/11773 Esas 2016/ 8659 Karar sayılı ilamı ile bozulmuş ve bozma ilamında, ne yerel mahkemece gerekçeli kararda ve ne de dayanılan bilirkişi raporunda, davacının hesabından izinsiz olarak davalı banka tarafından para alındığı iddiasıyla ilgili bir hususa rastlanılmadığı, yerel mahkemece yukarıda anılan hükümler doğrultusunda, davacı tarafın 16.11.2012 harç tarihi ıslah dilekçesinde dile getirdiği hususlarda, gerektiğinde banka kayıtları üzerinde inceleme ve araştırma da yapılarak davacı tarafın tüm taleplerini kapsayacak ve bu hususta gerekçe de içerecek şekilde hüküm oluşturulmasının gerektiğinden bahisle davacı yararına bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen bozma gereği yerine getirilmemiştir.
Somut olayda davalı bankanın pariteyi sisteme hatalı girmesi işlemi sebebiyle davacının ne gibi bir zararın oluştuğu anlaşılamamıştır. Zira davacının 1.4505 pariteden döviz alım talimatının gerçekleşmediği sabit ise de, paritenin hatalı girilmesi ile davacının hesabından izinsiz para çekilmesi şeklindeki iddianın ilgisi belirlenememiş, yine izinsiz para çekilip çekilmediği tespit edilmediği gibi, izinsiz para çekildiği iddiası kabul edilmesine rağmen bu paranın ne için kullanıldığı, bir başka pariteden döviz alımı için kullanılmış ise, bunun karşılığında davacının hesabına bir başka para girişi olup olmadığı, olmuş ise bu durumda davacının ne şekilde zarara uğradığı açıklanmamıştır. Yine kâr kaybı hesabının da ne şekilde yapıldığı belirli olmayıp, hükme esas alınan bilirkişi raporu denetime elverişli bulunmamıştır.
Bu itibarla, davacı tarafa talebinin maddi vakıalarla birlikte kalem kalem açıklatılması sonrasında, banka kayıtları üzerinde de inceleme yetkisi verilecek yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 3.815,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 16/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/721299300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz