İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/2168 E. 2010/6387 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temerrüt faizi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne 4.000 GBP’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 17.11.2009 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davalı yararına bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4218 E. 2010/11041 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infaz · havale
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafından 11293506,11079452 ve 11173154 nolu hesaplar açısından «havale» talimatları verildiği ancak davacıya ait 11079521 nolu hesap için talimat verilmediğinden bu hesaptan yapılan 3.235,00 GBP’nin davacıya iadesinin gerektiği gerekçe …
Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3599 E. 2020/1381 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:faiz başlangıç tarihi · kazanılmış hak · yasal faiz
Benzer bu kararda… si neticesinde davacının toplamda 27.187,85-TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 27.187,85 TL alacağın devir tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
2-Mahkemece 16.02.2016 tarihli kararda davacı lehine 30.818,25 TL’ye hükmedilmiş ve davalının temyizi üzerine Dairemizce sadece «faiz başlangıç tarihi» yönünden hüküm bozulmuştur.
Bu durumda alacak miktarı yönünden davacı yararına «kazanılmış hak» oluştuğu gözetilmeden bu kez 27.187,85 TL’ye hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmekte ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, yerel mahkeme kararının aşağıda gösterilen şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/889 E. 2011/10222 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:haksız eylem · derdestlik
Benzer bu kararda… ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı ...’ın İstanbul 4.Ağır Ceza Mahkemesi kararıyla mahkum edildiği, kararın Yargıtay tarafından bozulduğu, davanın «derdest» olduğu, davacı hesaplarından 18.701.940 DEM ile 2.700,00 GBP’nun usulsüz olarak "ödendi" gösterilmek suretiyle hesabın kapatıldığı, davalı ...’nın «haksız eylemi» gerçekleştiren olarak, davalı bankanın da BK'nun 55. maddesi gereğince sorumlu olduğu gerekçesiyle 9.562,15 Euro'nun 23.02.2001 tarihinden, 2.700 GBP'nin 28.12.200 …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/2168 E. , 2010/6387 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.10.2007 gün ve 2004/591 - 2007/606 sayılı kararı bozan Daire’nin 17.11.2009 gün ve 2008/6936 - 2009/11992 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin müşterisi olan davalı tarafından muhatap bankanın ve keşidecisinin yabancı olduğu 4.000 GBP bedelli çekin tahsil için müvekkiline verildiğini, çek bedelinin 13.09.2004 tarihinde davalı hesabına alacak kaydedildiğini, davalının da 15.06.2004 tarihinde bu bedeli tahsil ettiğini, ancak aynı tarihte muhatap bankanın ödemenin durdurulması talimatı verdiğini, davalıya yapılan ödeme nedeniyle müvekkili bankanın zararının olduğunu, davalının çek bedeli kadar sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, 4.010 GBP’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çek bedelinin müvekkili hesabına aktarılması üzerine müvekkilinin iyiniyetli olarak parayı çektiğini, kusurun davacı bankada bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne 4.000 GBP’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 17.11.2009 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davalı yararına bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 35,50 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 172,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 03.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1022850700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz