Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/4218 E. 2010/11041 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
infaz↗ havale↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafından 11293506,11079452 ve 11173154 nolu hesaplar açısından havale talimatları verildiği ancak davacıya ait 11079521 nolu hesap için talimat verilmediğinden bu hesaptan yapılan 3.235,00 GBP’nin davacıya iadesinin gerektiği gerekçe belirtildikten sonra gerekçeyle örtüşmeyen şekilde davada tam kabul hükmü kurularak 9.302,61 GBP’ni davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka nezdindeki hesaptan davacının iradesi dışında üçüncü kişilere ödendiği iddia olunan paranın tahsili istemine ilişkindir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. HUMK’nun 382 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi gerekmektedir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davanın dava değeri olan 9.302,61 GBP miktarıyla kabulü yönünde hüküm kurulmuştur. Ancak, kararın gerekçe bölümünde bilirkişi raporunun kabul edildiği belirtilerek bu doğrultuda davanın 3.235,00 GBP olarak kısmen kabulünün gerektiği ve bu nedenle kısmen kabul kararı verildiği yazılmak suretiyle hüküm ile çelişkili bir durum ortaya çıkartılmıştır. Bu durum karşısında, karar ile gerekçenin açık şekilde birbirine tezat oluşturacak şekilde yazılması doğru görülmemiş, mahkemenin kabul iradesinin ne yönde geliştiği tespit edilemeyen kararın yeni bir karar tesisi için bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2168 E. 2010/6387 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne 4.000 GBP’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 17.11.2009 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davalı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3599 E. 2020/1381 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:faiz başlangıç tarihi · kazanılmış hak · yasal faiz
Benzer bu kararda… si neticesinde davacının toplamda 27.187,85-TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 27.187,85 TL alacağın devir tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
2-Mahkemece 16.02.2016 tarihli kararda davacı lehine 30.818,25 TL’ye hükmedilmiş ve davalının temyizi üzerine Dairemizce sadece «faiz başlangıç tarihi» yönünden hüküm bozulmuştur.
Bu durumda alacak miktarı yönünden davacı yararına «kazanılmış hak» oluştuğu gözetilmeden bu kez 27.187,85 TL’ye hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmekte ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, yerel mahkeme kararının aşağıda gösterilen şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/4218 E. , 2010/11041 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.12.2008 tarih ve 2007/581 - 2008/710 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdindeki hesaplarında bulunan 9.302,61 GBP’nin müvekkilinin talimatı olmaksızın üçüncü kişilere ödendiğini ileri sürerek, anılan miktarın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tüm ödeme ve havalelerin davacının bilgisi ve talimatı doğrultusunda yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafından 11293506,11079452 ve 11173154 nolu hesaplar açısından havale talimatları verildiği ancak davacıya ait 11079521 nolu hesap için talimat verilmediğinden bu hesaptan yapılan 3.235,00 GBP’nin davacıya iadesinin gerektiği gerekçe belirtildikten sonra gerekçeyle örtüşmeyen şekilde davada tam kabul hükmü kurularak 9.302,61 GBP’ni davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka nezdindeki hesaptan davacının iradesi dışında üçüncü kişilere ödendiği iddia olunan paranın tahsili istemine ilişkindir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. HUMK’nun 382 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi gerekmektedir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davanın dava değeri olan 9.302,61 GBP miktarıyla kabulü yönünde hüküm kurulmuştur. Ancak, kararın gerekçe bölümünde bilirkişi raporunun kabul edildiği belirtilerek bu doğrultuda davanın 3.235,00 GBP olarak kısmen kabulünün gerektiği ve bu nedenle kısmen kabul kararı verildiği yazılmak suretiyle hüküm ile çelişkili bir durum ortaya çıkartılmıştır. Bu durum karşısında, karar ile gerekçenin açık şekilde birbirine tezat oluşturacak şekilde yazılması doğru görülmemiş, mahkemenin kabul iradesinin ne yönde geliştiği tespit edilemeyen kararın yeni bir karar tesisi için bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034859600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz