İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5598 E. 2021/6759 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
damga vergisi↗ cezai şart↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yasal faiz↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile İstanbul 22. İcra Müdürlüğü’nün 2012/28402 E. sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 263.032,85 TL cezai şart ve 10.461,15 TL damga vergisi bedeli toplamı olan 273.494,00 TL üzerinden devamına, damga vergisi bedeline takip tarihinden itibaren ödeninceye kadar yasal faiz, cezai şart bedeline takip tarihinden ödeninceye kadar değişen oranlarda avans faizi yürütülmesine, %20 oranında uygulanacak olan 54.699,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Sözleşme | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4961 E. 2020/2156 K.
Ortak:damga vergisi · cezai şart · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · yasal faiz · avans faizi
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğü’nün 2012/28402 E. sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 263.032,85 TL «cezai şart» ve 10.461,15 TL «damga vergisi» bedeli toplamı olan 273.494,00 TL üzerinden devamına, damga vergisi bedeline takip tarihinden itibaren ödeninceye kadar «yasal faiz», cezai şart bedeline takip tarihinden ödeninceye kadar değişen oranlarda «avans faizi» yürütülmesine, %20 oranında uygulanacak olan 54.699,00 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü’nün 2012/28402 E. sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 263.032,85 TL «cezai şart» ve 10.461,15 TL «damga vergisi» bedeli toplamı olan 273.494,00 TL üzerinden devamına, damga vergisi bedeline takip tarihinden itibaren ödeninceye kadar «yasal faiz», cezai şart bedeline takip tarihinden ödeninceye kadar değişen oranlarda «avans faizi» yürütülmesine, %20 oranında uygulanacak olan 54.699,00 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava tarihinin yapılacak hesaplamada baz alınmasının uygun olacağı ve 2013 yılı bilançosuna göre kâr «dağıtımı» yapılması, dava tarihi itibariyle takip alacağının ödendiğinin kabul edilmesi halinde öz varlık toplamının 1.634.179 TL olacağı ve yasal sınırın altında kalarak şirketin mahvına sebep olabileceği ancak bu sınırın altına düşmeyecek şekilde «cezai şart» miktarının 263.032,85 TL olarak takdir edilmesi halinde 10.461.15 TL «damga vergisi» de katılmak suretiyle 273.494,00 TL üzerinden takip devam ettiği takdirde şirketin mahvına sebep olmayacağı ayrıca, sözleşme ile belirlenmiş cezai şart miktarının likit oluşu göz önüne alınarak hükmolunan alacağın yüzde yirmisi oranında «icra inkar tazminatı» tahsili gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile İstanbul 22.
1- Dava, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin haklı bir neden olmaksızın feshi nedeniyle «cezai şart» ve yine sözleşmeden kaynaklanan vergi alacağının tahsili istemi ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin feshi · kâr dağıtımı · kâr payı
Benzer bu kararda… edilen sözleşme davalı tarafından Kasım 2012 tarihinde feshedilmiş ve feshin de haksız olduğu anlaşılmış, işbu tarih itibariyle sözleşmeyi feshedip, 1.185.800,00 TL «cezai şart» alacağı için 27.12.2012 tarihinde aleyhine icra takibi başlatılan davalı şirket, 22.02.2013 tarihinde genel kurul toplantısı yaparak kâr «dağıtımı» kararı almış, 2014 yılında 2.891.305,00 TL kâr «payı» dağıtmış olup ayrıca yargılama sırasında alınan bilirkişi raporları ile tespit edilen davalı şirketi bilançolarındaki aktif ve pasifler de göz önünde bulundurulduğ …
… yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava tarihinin yapılacak hesaplamada baz alınmasının uygun olacağı ve 2013 yılı bilançosuna göre kâr «dağıtımı» yapılması, dava tarihi itibariyle takip alacağının ödendiğinin kabul edilmesi halinde öz varlık toplamının 1.634.179 TL olacağı ve yasal sınırın altında kalarak şirketin mahvına sebep olabileceği ancak bu sınırın altına düşmeyecek şekilde «cezai şart» miktarının 263.032,85 TL olarak takdir edilmesi halinde 10.461.15 TL «damga vergisi» de katılmak suretiyle 273.494,00 TL üzerinden takip devam ettiği takdirde şirketin mahvına sebep olmayacağı ayrıca, sözleşme ile belirlenmiş cezai şart miktarının likit oluşu göz önüne alınarak hükmolunan alacağın yüzde yirmisi oranında «icra inkar tazminatı» tahsili gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile İstanbul 22.
Bu cümleden olarak, «sözleşmenin feshi» tarihi itibariyle bir değerlendirme yapılması gerekmekte olup, yapılacak işbu değerlendirme de, şirketin aktif, pasif ve öz varlıkları itibariyle «cezai şartın» ödenmesinin mahvına sebebiyet verip vermeyeceği noktasında olmalıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5301 E. 2016/2248 K.
Ortak:damga vergisi · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğü’nün 2012/28402 E. sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 263.032,85 TL «cezai şart» ve 10.461,15 TL «damga vergisi» bedeli toplamı olan 273.494,00 TL üzerinden devamına, damga vergisi bedeline takip tarihinden itibaren ödeninceye kadar «yasal faiz», cezai şart bedeline takip tarihinden ödeninceye kadar değişen oranlarda «avans faizi» yürütülmesine, %20 oranında uygulanacak olan 54.699,00 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Benzer bu karardaTıbbi Cihaz Ltd'nin hisse devrinden önce ve sonraki borçlarından, eski ve yeni ortakların payları oranında sorumlu olduğunun düzenlendiği, davacının vegi dairesine ödemede bulunduğu, davalının hissesi oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, itirazın iptaline, «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin vergi dairesine «damga vergisi» ve vergi «ziyai» cezası ödediğini, taraflar arasındaki 15.06.2009 tarihli «hisse devir sözleşmesi» uyarınca davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek iş bu davayı açmış, mahkemece hisse devrinden önceki ve sonraki vergi vs. borçlardan ortakların devirden önceki payları oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 167 · ziya · müteselsil sorumluluk · hisse devir sözleşmesi · rücu · fesih · protokol · ihbar
Benzer bu karardaOysa, somut olaydaki alacak talebinin, taraflar arasında düzenlenen 22.04.2003 tarihli «taahhüt» sözleşmesinin, daha önceden «feragatla» sonuçlanan şirket «fesih» davasına «ibraz» edilmesi, mahkemece vergi dairesine Damga Vergisi Kanunu kapsamında «ihbarda» bulunulması, vergi dairesi tarafından belgeyi ibraz eden davacı hakkında vergi ve vergi «ziyai» cezası tahakkuk ettirilmesi neticesi doğduğu anlaşılmakta olup, taraflar arasındaki 15.06.2009 tarihli «hisse devir sözleşmesi» hükmünün dava konusu olaya tatbik edilerek, davalının sorumlu tutulması mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece taraflar arasında «müteselsil sorumluluktan» kaynaklanan «rücu» talebinin, Damga Vergisi Kanunu 3, 24. maddeleri ile 818 sayılı BK'nın 146 (TBK'nın «167».) maddelerine göre değerlendirilip tartışılması gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Davacı vekili, müvekkilinin vergi dairesine «damga vergisi» ve vergi «ziyai» cezası ödediğini, taraflar arasındaki 15.06.2009 tarihli «hisse devir sözleşmesi» uyarınca davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek iş bu davayı açmış, mahkemece hisse devrinden önceki ve sonraki vergi vs. borçlardan ortakların devirden önceki payları oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki «protokolde» devre konu ....
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/5598 E. , 2021/6759 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 05.06.2018 gün ve 2017/745 - 2018/156 sayılı kararı bozan Daire'nin 27.02.2020 gün ve 2018/4961 - 2020/2156 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "FETİH 1453" adlı filmde Fatih Sultan Mehmet rolünü oynadığını, bu filmin 22 milyon seyirciye ulaştığını, filmin başarısı üzerine davalı yapımcının müvekkili ile irtibata geçtiğini ve taraflar arasında 07/06/2012 tarihli oyunculuk, yapımcılık sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşmeye göre müvekkilinin "FETİHTEN SONRA" adlı yapımda rol almasının kararlaştırıldığını, sözleşmeye göre müvekkilinin başka herhangi bir işte çalışamayacağını, başka bir dizide görev alamayacağını, resmi görevinden ayrılması durumunda maaşlarının ve sigorta primlerinin davalı tarafça karşılanacağını, bu sözleşmenin ve dizi projesinin kamuoyuna duyurulmasından sonra müvekkilinin tüm enerjisini bu diziye harcadığını ve hazırlıklara başladığını, 6 ay ücretsiz izne ayrıldığını, Eylül ayında dizinin yayına girişinin gecikeceğinin anlaşılması nedeniyle yapımın bir süre ertelendiğini, bu süreçte davalının talebi üzerine müvekkilinin at binme kurslarına ve spor salonuna devam ettiğini, tüm zamanını sözleşmeye konu projeye adadığını, projenin davalı tarafça ertelendiğini, bir süre sonra Kasım 2012 tarihinde Milliyet gazetesinde dizinin iptal olduğu yönünde haberler çıktığını, davacı tarafın eksik maaş yatırdığının anlaşılması üzerine davalıya ihtarname gönderildiğini, davalı tarafın ise cevabi ihtarname ile, televizyon kanalı ile yapılan protokolün feshinden dolayı dizi protokolünün iptal edildiğini, bu dizinin çekilmeyeceğini, taraflar arasındaki oyunculuk sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedildiğinin bildirildiğini, bunun üzerine sözleşmenin cezai şart hükmü nedeniyle davalı aleyhine 500.000 Euro cezai şartın TL karşılığı üzerinden icra takibi yapıldığını, davalı tarafın haksız bir şekilde takibe itiraz etmesi nedeniyle takibin durdurulduğunu, oysa sözleşmenin 17.01 maddesi gereğince yapımcının sözleşme gereklerini yerine getirmemesi ve sözleşmeyi haklı bir neden olmaksızın feshetmesinden dolayı 500.000 Euro cezai şartı ödemesi gerektiğini, davalının yükümlü olduğu vergileri yatırmayarak ve yaptırmakla yükümlü olduğu sigortayı yaptırmayarak haklı neden olmaksızın sözleşmeyi feshettiğini ileri sürerek, itirazının iptalini ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini talep dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini ve kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile İstanbul 22. İcra Müdürlüğü’nün 2012/28402 E. sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 263.032,85 TL cezai şart ve 10.461,15 TL damga vergisi bedeli toplamı olan 273.494,00 TL üzerinden devamına, damga vergisi bedeline takip tarihinden itibaren ödeninceye kadar yasal faiz, cezai şart bedeline takip tarihinden ödeninceye kadar değişen oranlarda avans faizi yürütülmesine, %20 oranında uygulanacak olan 54.699,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 10,30 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 02/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/721199200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz