Bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/4792 E. 2021/6743 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ibraname↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ sahtecilik↗ istinaf incelemesi↗ dolandırıcılık↗ bono↗ tebligat↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunmalar, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğunun ispatlanamadığı, davalıların iddialarının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, ticaret hayatında bedelleri bu kadar yüksek meblağlı olan işlerin usulüne uygun olmayan basit belgelerle yapılmış olması, ödemelerin bankadan değil elden yapılması ve belgelerdeki bir kısım eklemelerin sonradan yapıldığının bilirkişi raporu ile tespit edilmesi halleri hep birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalılar tarafından ceza dosyasında da belirtildiği üzere kandırılmış olduğu, Antalya 2.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/102 sayılı dosyasında davalılar dolandırıcılık suçuyla yargılanmış olup, Yargıtay tarafından Antalya 8.Asliye Ceza Mahkemesi'nin dosyasıyla birleştirme yapılması yönüyle bozma kararı verildiği, ceza davasında toplanan kanıtlar, özellikle eylemin hukuka aykırılığını ve nedensellik bağını saptayan maddi olguların hukuk hakimini bağlayacağı, tüm bu nedenlerle ceza mahkemesinin vermiş olduğu kararla mahkemece toplanan kanıtların bir arada değerlendirilmesi sonucu davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, ayrıca davalıların belirtilen nedenlerle icra takibini kötü niyetle başlattıklarının sabit olduğu gerekçesi ile, davanın kabulüne, davacının Kemer İcra Müdürlüğü'nün 2007/849 Esas sayılı dosyasındaki 06/09/2005 tanzim tarihli ve 06/03/2007 tarihli 7.658.000,00 Avro miktarlı bonodan ve işlemiş faizinden dolayı davalılara karşı borçlu olmadığının tespitine, takip miktarının %40'ı olan 5.766.284,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı ... vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalıların da aralarında bulunduğu sanıklar hakkında yapılan ceza yargılamasında; sanıkların davaya konu bonoyu fark ettirmeden davacıların murisi ...’e imzalattıkları ve sanıkların menfaat temin etmek suretiyle ...’ü dolandırdıkları tespit edilerek müsnet suçtan ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verildiği, eldeki davada davalılardan ...'un davacıya ait taşınmazları alacak ekonomik gücü olmadığının belirlendiği, yine aynı şekilde davacı hakkında başlatılan icra takibi tebligatının davacıya ait şirkette şoför olarak çalışan ... tarafından alındığı ve davacıya haber verilmediği, alınan tanık beyanları itibariyle davacının taşınmazlarını satma yönünde bir iradesi bulunmadığı gibi davalıların anlatımlarını doğrular nitelikte pazarlıklar yapıldığı ve bir kısım yüklü ödemeler alındığının da tespit edilemediği, olay kurgusu ve akışı göz önüne alındığında, davacının iddialarının sübut bulduğu, henüz kesinleşmeyen ceza mahkemesi kararında yer alan ve davalılar tarafından dosyaya sunulan sözleşme örnekleri, makbuz, ibraname gibi belgeler altındaki imzaların transfer yolu ile sahte olarak düzenlendiği yönündeki bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; ceza mahkemesi dosyasının sonucunun beklenmesine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçei ile, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı ... vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
1-Dava, bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davaya konu senet ile ilişkili olarak davalılar hakkında açılan ceza davasında; sahtecilik suçuna ilişkin zamanaşımı sebebiyle düşme kararı verildiği ve bu kararın onandığı, dolandırıcılık suçuna ilişkin olarak ise davalılar ... ve ...’un dava dışı ... ve ... ile karar verip uygulamak suretiyle davaya konu senedi fark ettirmeden davacıların murisi ...’e imzalattıkları ve davalıların da içinde bulunduğu sanıkların menfaat temin etmek suretiyle davacıların murisi ...’ü dolandırdıkları tespit edilerek davalıların mahkumiyetine karar verildiği, ancak kararın Yargıtay aşamasında olup henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, doğrudan ilişkili olması nedeniyle davalılar hakkında devam eden ceza yargılamasının sonucunun beklenilmesine karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozularak kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/46 E. 2019/5197 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaDavaya konu senet ile ilişkili olarak davalılar hakkında açılan ceza davasında; «sahtecilik» suçuna ilişkin «zamanaşımı» sebebiyle düşme kararı verildiği ve bu kararın onandığı, «dolandırıcılık» suçuna ilişkin olarak ise davalılar ... ve ...’un dava dışı ... ve ... ile karar verip uygulamak suretiyle davaya konu senedi fark ettirmeden davacıların murisi .. …
Benzer bu kararda… tüm dosya kapsamına göre, davalılar hakkında devam eden ceza yargılamasında davalıların beraatine karar verilmediği, suçun sübuta erdiğinin kabul edilmesine rağmen «zamanaşımı» nedeniyle düşme kararı verildiği, ...'ün müşteri hesaplarında aldığı paraları eşinin kendisinin ve diğer davalıların ortak olduğu şirkete finansman sağlamak için «virman» yapıp çektiği, davalıların paranın kaynağını bilmemelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu şekilde davacının zarara uğratıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 66.508,71TL'nin «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi tarafından sanıkların eyleminin «zimmet» suçunu oluşturmadığı, görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğundan bahisle sanıklar hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verildiği, bu düşme kararının tüm sanıklar yönünden suçun subuta erdiğinin kabul edildiği ancak nitelendirmesinin görevi kötüye kullanma kapsamında kaldığından bahisle «zamanaşımı» nedeniyle düşme kararı verildiği, bu kararın da Yargıtay 7.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:virman · zimmet · müktesep hak · hukuki yarar · avans faizi
Benzer bu kararda… tüm dosya kapsamına göre, davalılar hakkında devam eden ceza yargılamasında davalıların beraatine karar verilmediği, suçun sübuta erdiğinin kabul edilmesine rağmen «zamanaşımı» nedeniyle düşme kararı verildiği, ...'ün müşteri hesaplarında aldığı paraları eşinin kendisinin ve diğer davalıların ortak olduğu şirkete finansman sağlamak için «virman» yapıp çektiği, davalıların paranın kaynağını bilmemelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu şekilde davacının zarara uğratıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 66.508,71TL'nin «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
2- Davalı ... vekilinin temyiz itirazına gelince, mahkemece mümeyyiz davalı yönünden 26.03.2013 tarihli karar ile hüküm kurulmuş, işbu hüküm davalı tarafça temyiz edilmemiş ancak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle Dairemizce davacı yararına bozulmuş ve davacı yararına usuli «müktesep hak» doğmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda verilen 02.06.2017 tarihli karar davalı ... yönünden yeni bir hüküm olmayıp, aleyhine verilen işbu kararı temyizde de «hukuki yararı» bulunmadığından mümeyyiz davalı vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi tarafından sanıkların eyleminin «zimmet» suçunu oluşturmadığı, görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğundan bahisle sanıklar hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verildiği, bu düşme kararının tüm sanıklar yönünden suçun subuta erdiğinin kabul edildiği ancak nitelendirmesinin görevi kötüye kullanma kapsamında kaldığından bahisle «zamanaşımı» nedeniyle düşme kararı verildiği, bu kararın da Yargıtay 7.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15969 E. 2013/22692 K.
Ortak:dolandırıcılık · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaDavaya konu senet ile ilişkili olarak davalılar hakkında açılan ceza davasında; «sahtecilik» suçuna ilişkin «zamanaşımı» sebebiyle düşme kararı verildiği ve bu kararın onandığı, «dolandırıcılık» suçuna ilişkin olarak ise davalılar ... ve ...’un dava dışı ... ve ... ile karar verip uygulamak suretiyle davaya konu senedi fark ettirmeden davacıların murisi .. …
… nde, davacının davalılar tarafından ceza dosyasında da belirtildiği üzere kandırılmış olduğu, Antalya 2.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/102 sayılı dosyasında davalılar «dolandırıcılık» suçuyla yargılanmış olup, Yargıtay tarafından Antalya 8.Asliye Ceza Mahkemesi'nin dosyasıyla birleştirme yapılması yönüyle bozma kararı verildiği, ceza davasında toplanan kanıtlar, özellikle eylemin hukuka aykırılığını ve nedensellik bağını saptayan maddi olguların hukuk hakimini bağlayacağı, tüm bu nedenlerle ceza mahkemesinin vermiş olduğu kararla mahkemece toplanan kanıtların bir arada değerlendirilmesi sonucu davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, ayrıca davalıların belirtilen nedenlerle icra takibini kötü niyetle başlattıklarının sabit olduğu gerekçesi ile, davanın kabulüne, davacının Kemer İcra Müdürlüğü'nün 2007/849 Esas sayılı dosyasındaki 06/09/2005 tanzim tarihli ve 06/03/2007 tarihli 7.658.000,00 Avro miktarlı bonodan ve işlemiş faizinden dolayı davalılara karşı borçlu olmadığının tespitine, takip miktarının %40'ı olan 5.766.284,00 TL «icra inkar tazminatının» davalılardan ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre yapılan «istinaf incelemesi» sonucunda; davalıların da aralarında bulunduğu sanıklar hakkında yapılan ceza yargılamasında; sanıkların davaya konu bonoyu fark ettirmeden davacıların murisi ...’e imzalattıkları ve sanıkların menfaat temin etmek suretiyle ...’ü «dolandırdıkları» tespit edilerek müsnet suçtan ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verildiği, eldeki davada davalılardan ...'un davacıya ait taşınmazları alacak ekonomik gücü olmadığının belirlendiği, yine aynı şekilde davacı hakkında başlatılan icra takibi «tebligatının» davacıya ait şirkette şoför olarak çalışan ... tarafından alındığı ve davacıya haber verilmediği, alınan tanık beyanları itibariyle davacının taşınmazlarını satma yönünde bir iradesi bulunmadığı gibi davalıların anlatımlarını doğrular nitelikte pazarlıklar yapıldığı ve bir kısım yüklü ödemeler alındığının da tespit edilemediği, olay kurgusu ve akışı göz önüne alındığında, davacının iddialarının sübut bulduğu, henüz kesinleşmeyen ceza mahkemesi kararında yer alan ve davalılar tarafından dosyaya sunulan sözleşme örnekleri, makbuz, «ibraname» gibi belgeler altındaki imzaların transfer yolu ile sahte olarak düzenlendiği yönündeki bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; ceza mahkemesi dosyasını …
Benzer bu karardaMahkemece, davalı ... hakkında Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan nitelikli «dolandırıcılık» suçuna ilişkin yargılama sonucunda mahkemece davanın «zamanaşımı» nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, Bakırköy 8.
… sinin parasını yatırdığı yurt dışındaki dava dışı şirketten paraların bu tarihlerde davalı şirkete aktarıldığı, devam eden eylemler nedeniyle paranın aktarıldığı en «son» gün olarak 2000 yılının son günü olarak kabul edilmesi gerektiği, davacıların paraların davalılara aktarıldığını dava tarihinden önce öğrendiğine dair dosya içerisinde herhangi bir delil bulunmadığı, paraların aktarıldığı iddia edilen tarihten davanın açıldığı 17.02.2011 tarihine kadar ve davanın «ıslah» edildiği 11.04.2012 tarihine kadar Borçlar Kanunu'nun 60.maddesinde düzenlenen 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğu, bu nedenle davalı tarafın zamanaşımı itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen karar davacılar v …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ıslah · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… sinin parasını yatırdığı yurt dışındaki dava dışı şirketten paraların bu tarihlerde davalı şirkete aktarıldığı, devam eden eylemler nedeniyle paranın aktarıldığı en «son» gün olarak 2000 yılının son günü olarak kabul edilmesi gerektiği, davacıların paraların davalılara aktarıldığını dava tarihinden önce öğrendiğine dair dosya içerisinde herhangi bir delil bulunmadığı, paraların aktarıldığı iddia edilen tarihten davanın açıldığı 17.02.2011 tarihine kadar ve davanın «ıslah» edildiği 11.04.2012 tarihine kadar Borçlar Kanunu'nun 60.maddesinde düzenlenen 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğu, bu nedenle davalı tarafın zamanaşımı itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen karar davacılar v …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1833 E. 2014/8074 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:gecikme faizi · güven kurumu · mevduat hesabı · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu kararda… irlikte tahsili talebinde bulunulduğuna göre, 3095 sayılı Kanun'un “Yabancı Para Borcunda Faiz” başlıklı 4/a maddesinde düzenlenen “Sözleşmede daha yüksek akdi veya «gecikme faizi» kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” hükmü gereği, mahkemece yabancı para borçlarına ilişkin «temerrüt faizine» hükmedilmesi gerekirken davada hüküm altına alınan alacağın yasal faiziyle tahsiline karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına k …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, bankanın «güven kurumu» olduğu, kendi çalışanının imzası ile mudiye ait paranın hesaptan çekildiği, davada bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, davacıların murisi ...
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4058 E. 2024/2582 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaDavaya konu senet ile ilişkili olarak davalılar hakkında açılan ceza davasında; «sahtecilik» suçuna ilişkin «zamanaşımı» sebebiyle düşme kararı verildiği ve bu kararın onandığı, «dolandırıcılık» suçuna ilişkin olarak ise davalılar ... ve ...’un dava dışı ... ve ... ile karar verip uygulamak suretiyle davaya konu senedi fark ettirmeden davacıların murisi .. …
Benzer bu kararda… 7/538 K. sayılı kararı ile davalılar hakkında devam eden ceza yargılamasında davalıların beraatine karar verilmediği, suçun sübuta erdiğinin kabul edilmesine rağmen «zamanaşımı» nedeniyle düşme kararı verildiği, ...'ün müşteri hesaplarında aldığı paraları eşinin kendisinin ve diğer davalıların ortak olduğu şirkete finansman sağlamak için «virman» yapıp çektiği, davalıların paranın kaynağını bilmemelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu şekilde davacının zarara uğratıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 66.508,71 TL'nin «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş, davacı vekili, davalı ..., ... vekili, davalı ... ... vekili, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi tarafından sanıkların eyleminin «zimmet» suçunu oluşturmadığı, görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğundan bahisle sanıklar hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verildiği, bu düşme kararının tüm sanıklar yönünden suçun subuta erdiğinin kabul edildiği ancak nitelendirmesinin görevi kötüye kullanma kapsamında kaldığından bahisle «zamanaşımı» nedeniyle düşme kararı verildiği, bu kararın da Yargıtay 7.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:virman · zimmet · teminat senedi · müktesep hak · eş rızası · oy yasağı · hukuki yarar · avans faizi
Benzer bu kararda… 7/538 K. sayılı kararı ile davalılar hakkında devam eden ceza yargılamasında davalıların beraatine karar verilmediği, suçun sübuta erdiğinin kabul edilmesine rağmen «zamanaşımı» nedeniyle düşme kararı verildiği, ...'ün müşteri hesaplarında aldığı paraları eşinin kendisinin ve diğer davalıların ortak olduğu şirkete finansman sağlamak için «virman» yapıp çektiği, davalıların paranın kaynağını bilmemelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu şekilde davacının zarara uğratıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 66.508,71 TL'nin «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş, davacı vekili, davalı ..., ... vekili, davalı ... ... vekili, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
… ına konu dava dosyası, ceza dosyası içerisinde yer alan belge ve deliller incelendiğinde, davalı ...'ün banka müşterilerinin hesaplarından müşterilerinin bilgisi ve «rızası» dışında paraların çekilmesi eylemine diğer davalıların bilerek ve isteyerek yardım ettikleri veya bu eylemi birlikte gerçekleştirdikleri noktasında somut herhangi bir delil bulunmadığından davalıların, davalı ...'ün eylemine iştirak etmedikleri sonucuna varıldığı, davalı ...'ün önceki hükme yönelik tüm temyiz itirazlarının ilk hükme karşı temyiz yasa yoluna başvurulmaması ve davacı yararına usuli «müktesep hak» oluşması nedeniyle Yargıtayca reddine karar verildiği, davalılardan ..., Kuşdam Doğal Kaynak ...
Bozma Kararı Dairemizin 10.09.2019 tarih, 2018/46 E., 2019/5197 K. sayılı kararıyla davacı vekilinin bütün temyiz itirazları reddedilmiş, davalı ... yönünden, aleyhine verilen işbu kararı temyizinde «hukuki yararı» bulunmadığından temyiz istemi reddedilmiş, kararı temyiz eden diğer davalılar yönünden, Mahkemece, Gaziantep 2.
Ağır Ceza Mahkemesi tarafından sanıkların eyleminin «zimmet» suçunu oluşturmadığı, görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğundan bahisle sanıklar hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verildiği, bu düşme kararının tüm sanıklar yönünden suçun subuta erdiğinin kabul edildiği ancak nitelendirmesinin görevi kötüye kullanma kapsamında kaldığından bahisle «zamanaşımı» nedeniyle düşme kararı verildiği, bu kararın da Yargıtay 7.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/4792 E. , 2021/6743 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Kemer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29.05.2018 tarih ve 2007/394 E - 2018/200 K. sayılı kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 11.10.2019 tarih ve 2018/2108 E- 2019/1890 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalılardan ...'un müvekkili hakkında Kemer İcra Müdürlüğü nezdinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlattığını, takibin dayanağının müvekkili tarafından imzalanan 7.658.000,00 Avro bedelli bono olduğunu, bononun müvekkilinin elinden hile yolu ile alındığını, diğer davalı ...'ın bono lehtarı konumunda olduğunu, taraflar arasında her hangi bir ticari ilişki bulunmadığını ileri sürerek, müvekkilinin davalılara bono nedeniyle her hangi bir borcunun olmadığının tespitine ve davalı ...'un kötü niyetli olması nedeniyle takip miktarının %40'ı kadar kötü niyet tazminatı ile cezalandırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili; müvekkilinin iyi niyetli yetkili hamil olduğunu, davacının lehtar ...'a karşı ileri sürebileceği şahsi def'ileri müvekkiline karşı yöneltemeyeceğini, davacının iddialarının doğru olmadığını savunarak, davanın reddi ile müvekkili yararına alacağın %40 ından aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; bononun kayıtsız şartsız bir borç ikrarı niteliğinde olduğunu, davacının iddialarını yazılı bir belge ile kanıtlaması gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunmalar, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğunun ispatlanamadığı, davalıların iddialarının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, ticaret hayatında bedelleri bu kadar yüksek meblağlı olan işlerin usulüne uygun olmayan basit belgelerle yapılmış olması, ödemelerin bankadan değil elden yapılması ve belgelerdeki bir kısım eklemelerin sonradan yapıldığının bilirkişi raporu ile tespit edilmesi halleri hep birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalılar tarafından ceza dosyasında da belirtildiği üzere kandırılmış olduğu, Antalya 2.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/102 sayılı dosyasında davalılar dolandırıcılık suçuyla yargılanmış olup, Yargıtay tarafından Antalya 8.Asliye Ceza Mahkemesi'nin dosyasıyla birleştirme yapılması yönüyle bozma kararı verildiği, ceza davasında toplanan kanıtlar, özellikle eylemin hukuka aykırılığını ve nedensellik bağını saptayan maddi olguların hukuk hakimini bağlayacağı, tüm bu nedenlerle ceza mahkemesinin vermiş olduğu kararla mahkemece toplanan kanıtların bir arada değerlendirilmesi sonucu davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, ayrıca davalıların belirtilen nedenlerle icra takibini kötü niyetle başlattıklarının sabit olduğu gerekçesi ile, davanın kabulüne, davacının Kemer İcra Müdürlüğü'nün 2007/849 Esas sayılı dosyasındaki 06/09/2005 tanzim tarihli ve 06/03/2007 tarihli 7.658.000,00 Avro miktarlı bonodan ve işlemiş faizinden dolayı davalılara karşı borçlu olmadığının tespitine, takip miktarının %40'ı olan 5.766.284,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı ... vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalıların da aralarında bulunduğu sanıklar hakkında yapılan ceza yargılamasında; sanıkların davaya konu bonoyu fark ettirmeden davacıların murisi ...’e imzalattıkları ve sanıkların menfaat temin etmek suretiyle ...’ü dolandırdıkları tespit edilerek müsnet suçtan ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verildiği, eldeki davada davalılardan ...'un davacıya ait taşınmazları alacak ekonomik gücü olmadığının belirlendiği, yine aynı şekilde davacı hakkında başlatılan icra takibi tebligatının davacıya ait şirkette şoför olarak çalışan ... tarafından alındığı ve davacıya haber verilmediği, alınan tanık beyanları itibariyle davacının taşınmazlarını satma yönünde bir iradesi bulunmadığı gibi davalıların anlatımlarını doğrular nitelikte pazarlıklar yapıldığı ve bir kısım yüklü ödemeler alındığının da tespit edilemediği, olay kurgusu ve akışı göz önüne alındığında, davacının iddialarının sübut bulduğu, henüz kesinleşmeyen ceza mahkemesi kararında yer alan ve davalılar tarafından dosyaya sunulan sözleşme örnekleri, makbuz, ibraname gibi belgeler altındaki imzaların transfer yolu ile sahte olarak düzenlendiği yönündeki bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde;
ceza mahkemesi dosyasının sonucunun beklenmesine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçei ile, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı ... vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
1-Dava, bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davaya konu senet ile ilişkili olarak davalılar hakkında açılan ceza davasında; sahtecilik suçuna ilişkin zamanaşımı sebebiyle düşme kararı verildiği ve bu kararın onandığı, dolandırıcılık suçuna ilişkin olarak ise davalılar ... ve ...’un dava dışı ... ve ... ile karar verip uygulamak suretiyle davaya konu senedi fark ettirmeden davacıların murisi ...’e imzalattıkları ve davalıların da içinde bulunduğu sanıkların menfaat temin etmek suretiyle davacıların murisi ...’ü dolandırdıkları tespit edilerek davalıların mahkumiyetine karar verildiği, ancak kararın Yargıtay aşamasında olup henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, doğrudan ilişkili olması nedeniyle davalılar hakkında devam eden ceza yargılamasının sonucunun beklenilmesine karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozularak kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı ...'a iadesine, 01/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/721126600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz