Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/1833 E. 2014/8074 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gecikme faizi↗ güven kurumu↗ 3095 sayılı kanun↗ mevduat hesabı↗ temerrüt faizi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, bankanın güven kurumu olduğu, kendi çalışanının imzası ile mudiye ait paranın hesaptan çekildiği, davada bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, davacıların murisi ...
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava dilekçesinde 30.000,00 USD'nin faiziyle birlikte tahsili talebinde bulunulduğuna göre, 3095 sayılı Kanun'un “Yabancı Para Borcunda Faiz” başlıklı 4/a maddesinde düzenlenen “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” hükmü gereği, mahkemece yabancı para borçlarına ilişkin temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken davada hüküm altına alınan alacağın yasal faiziyle tahsiline karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7 maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1627 E. 2013/4117 K.
Ortak:temerrüt
İncelediğiniz kararda… irlikte tahsili talebinde bulunulduğuna göre, 3095 sayılı Kanun'un “Yabancı Para Borcunda Faiz” başlıklı 4/a maddesinde düzenlenen “Sözleşmede daha yüksek akdi veya «gecikme faizi» kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” hükmü gereği, mahkemece yabancı para borçlarına ilişkin «temerrüt faizine» hükmedilmesi gerekirken davada hüküm altına alınan alacağın yasal faiziyle tahsiline karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına k …
Benzer bu karardaMahkemece, «munzam zararın» «temerrüt» faizinden fazla olduğunun davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:munzam zarar
Benzer bu karardaMahkemece, «munzam zararın» «temerrüt» faizinden fazla olduğunun davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3658 E. 2018/6412 K.
Ortak:temerrüt
İncelediğiniz kararda… irlikte tahsili talebinde bulunulduğuna göre, 3095 sayılı Kanun'un “Yabancı Para Borcunda Faiz” başlıklı 4/a maddesinde düzenlenen “Sözleşmede daha yüksek akdi veya «gecikme faizi» kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” hükmü gereği, mahkemece yabancı para borçlarına ilişkin «temerrüt faizine» hükmedilmesi gerekirken davada hüküm altına alınan alacağın yasal faiziyle tahsiline karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına k …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafın davalı tarafa göndermiş olduğu «ihtarname» ile verilen yedi günlük sürenin «son» günü olan 22.09.2014 tarihinde dava açılmış olmakla dava tarihi itibariyle davalı tarafın davaya konu alacağın faizi bakımından «temerrüde» düşmediği, davacı vekilinin 02.12.2014 «havale» tarihli dilekçesi ile «asıl alacak» iade edildiğinden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesini isteyerek dosyadaki alacağın faizinden «feragat» etmiş olduğu, davanın açıldığı tarih itibariyle «sebepsiz zenginleşen» davalı taraf karşısında davacı tarafın davasında haklı olduğu gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sebepsiz zenginleşme · feragat · havale · ihtarname · asıl alacak · karar verilmesine yer olmadığına · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafın davalı tarafa göndermiş olduğu «ihtarname» ile verilen yedi günlük sürenin «son» günü olan 22.09.2014 tarihinde dava açılmış olmakla dava tarihi itibariyle davalı tarafın davaya konu alacağın faizi bakımından «temerrüde» düşmediği, davacı vekilinin 02.12.2014 «havale» tarihli dilekçesi ile «asıl alacak» iade edildiğinden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesini isteyerek dosyadaki alacağın faizinden «feragat» etmiş olduğu, davanın açıldığı tarih itibariyle «sebepsiz zenginleşen» davalı taraf karşısında davacı tarafın davasında haklı olduğu gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/1833 E. , 2014/8074 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
DAVACILAR 1- ...
2- ...
VEKİLİ AV. ...
VEKİLİ AV. ...
İHBAR OLUNAN ...
VEKİLİ AV. ...
Taraflar arasında görülen davada ...
7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/09/2013 tarih ve 2010/632-2013/448 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ...m tarafından davalı bankanın merkez şubesinde 05/10/2000 tarihinde açtırılan hesaba 30.000,00 USD yatırıldığını, murisin vefatından sonra mirasçıları tarafından hesap cüzdanına tesadüfen rastlanıldığını ileri sürerek;
30. 000,00 USD'nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların murisi tarafından 05/10/2000 tarihinde saat 11:14'te yatırılan 30.000,00 USD'nin aynı gün saat 11:32'de müşteri tarafından çekildiğini, bu tür işlemlerin genellikle vize almak için yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, bankanın güven kurumu olduğu, kendi çalışanının imzası ile mudiye ait paranın hesaptan çekildiği, davada bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, davacıların murisi ...
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava dilekçesinde 30.000,00 USD'nin faiziyle birlikte tahsili talebinde bulunulduğuna göre, 3095 sayılı Kanun'un “Yabancı Para Borcunda Faiz” başlıklı 4/a maddesinde düzenlenen “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” hükmü gereği, mahkemece yabancı para borçlarına ilişkin temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken davada hüküm altına alınan alacağın yasal faiziyle tahsiline karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7 maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan “yasal” ibaresinin karardan çıkartılarak yerine “3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca işleyecek” ibarelerinin eklenmesine, hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 30/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/365116100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz