Dolandırıcılık
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/15969 E. 2013/22692 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dolandırıcılık↗ ıslah↗ zamanaşımı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalı ... hakkında Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin yargılama sonucunda mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararında suç tarihi olarak 1998,1999,2000 yılları gösterildiği, buna göre davacıların murisinin parasını yatırdığı yurt dışındaki dava dışı şirketten paraların bu tarihlerde davalı şirkete aktarıldığı, devam eden eylemler nedeniyle paranın aktarıldığı en son gün olarak 2000 yılının son günü olarak kabul edilmesi gerektiği, davacıların paraların davalılara aktarıldığını dava tarihinden önce öğrendiğine dair dosya içerisinde herhangi bir delil bulunmadığı, paraların aktarıldığı iddia edilen tarihten davanın açıldığı 17.02.2011 tarihine kadar ve davanın ıslah edildiği 11.04.2012 tarihine kadar Borçlar Kanunu'nun 60.maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, bu nedenle davalı tarafın zamanaşımı itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.07.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/46 E. 2019/5197 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalı ... hakkında Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan nitelikli «dolandırıcılık» suçuna ilişkin yargılama sonucunda mahkemece davanın «zamanaşımı» nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, Bakırköy 8.
… sinin parasını yatırdığı yurt dışındaki dava dışı şirketten paraların bu tarihlerde davalı şirkete aktarıldığı, devam eden eylemler nedeniyle paranın aktarıldığı en «son» gün olarak 2000 yılının son günü olarak kabul edilmesi gerektiği, davacıların paraların davalılara aktarıldığını dava tarihinden önce öğrendiğine dair dosya içerisinde herhangi bir delil bulunmadığı, paraların aktarıldığı iddia edilen tarihten davanın açıldığı 17.02.2011 tarihine kadar ve davanın «ıslah» edildiği 11.04.2012 tarihine kadar Borçlar Kanunu'nun 60.maddesinde düzenlenen 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğu, bu nedenle davalı tarafın zamanaşımı itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen karar davacılar v …
Benzer bu kararda… tüm dosya kapsamına göre, davalılar hakkında devam eden ceza yargılamasında davalıların beraatine karar verilmediği, suçun sübuta erdiğinin kabul edilmesine rağmen «zamanaşımı» nedeniyle düşme kararı verildiği, ...'ün müşteri hesaplarında aldığı paraları eşinin kendisinin ve diğer davalıların ortak olduğu şirkete finansman sağlamak için «virman» yapıp çektiği, davalıların paranın kaynağını bilmemelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu şekilde davacının zarara uğratıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 66.508,71TL'nin «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi tarafından sanıkların eyleminin «zimmet» suçunu oluşturmadığı, görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğundan bahisle sanıklar hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verildiği, bu düşme kararının tüm sanıklar yönünden suçun subuta erdiğinin kabul edildiği ancak nitelendirmesinin görevi kötüye kullanma kapsamında kaldığından bahisle «zamanaşımı» nedeniyle düşme kararı verildiği, bu kararın da Yargıtay 7.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:virman · zimmet · müktesep hak · hukuki yarar · avans faizi
Benzer bu kararda… tüm dosya kapsamına göre, davalılar hakkında devam eden ceza yargılamasında davalıların beraatine karar verilmediği, suçun sübuta erdiğinin kabul edilmesine rağmen «zamanaşımı» nedeniyle düşme kararı verildiği, ...'ün müşteri hesaplarında aldığı paraları eşinin kendisinin ve diğer davalıların ortak olduğu şirkete finansman sağlamak için «virman» yapıp çektiği, davalıların paranın kaynağını bilmemelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu şekilde davacının zarara uğratıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 66.508,71TL'nin «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
2- Davalı ... vekilinin temyiz itirazına gelince, mahkemece mümeyyiz davalı yönünden 26.03.2013 tarihli karar ile hüküm kurulmuş, işbu hüküm davalı tarafça temyiz edilmemiş ancak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle Dairemizce davacı yararına bozulmuş ve davacı yararına usuli «müktesep hak» doğmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda verilen 02.06.2017 tarihli karar davalı ... yönünden yeni bir hüküm olmayıp, aleyhine verilen işbu kararı temyizde de «hukuki yararı» bulunmadığından mümeyyiz davalı vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi tarafından sanıkların eyleminin «zimmet» suçunu oluşturmadığı, görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğundan bahisle sanıklar hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verildiği, bu düşme kararının tüm sanıklar yönünden suçun subuta erdiğinin kabul edildiği ancak nitelendirmesinin görevi kötüye kullanma kapsamında kaldığından bahisle «zamanaşımı» nedeniyle düşme kararı verildiği, bu kararın da Yargıtay 7.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/15969 E. , 2013/22692 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/05/2012 gün ve 2011/788-2012/278 sayılı kararı bozan Daire’nin 12/07/2013 gün ve 2012/11247-2013/14689 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi Nuri Demir'in yurt dışında çalışmak için gurbetçi olarak giden ve zor koşullarda biriktirdiği kazancının hem ülkesinde değerlendirilmesi hemde istediği zaman geri alabileceği karlı bir yatırıma dönüştürmek için davalılara makbuz karşılığında 29.969,95.DM yatırdığını, paranın tahsili anında ve sonrasında defalarca bizzat davalı şirket temsilcileri tarafından paranın her istediği an geri alabileceği ve yüksek oranda kar verileceği taahhüdünde bulunulduğunu, davalı ...'ün paravan olarak kullandığı davalı şirket ile birlikte müvekkillerinin zararından TTK 336.maddesi gereğince sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile davalılara verilen 29.969,95 DM alacağının karşılığı 33.120 TL' den şimdilik 8.000 TL kısmının faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, usule yönelik olarak zamanaşımı ve husumet itirazında bulunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı ... hakkında Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin yargılama sonucunda mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararında suç tarihi olarak 1998,1999,2000 yılları gösterildiği, buna göre davacıların murisinin parasını yatırdığı yurt dışındaki dava dışı şirketten paraların bu tarihlerde davalı şirkete aktarıldığı, devam eden eylemler nedeniyle paranın aktarıldığı en son gün olarak 2000 yılının son günü olarak kabul edilmesi gerektiği, davacıların paraların davalılara aktarıldığını dava tarihinden önce öğrendiğine dair dosya içerisinde herhangi bir delil bulunmadığı, paraların aktarıldığı iddia edilen tarihten davanın açıldığı 17.02.2011 tarihine kadar ve davanın ıslah edildiği 11.04.2012 tarihine kadar Borçlar Kanunu'nun 60.maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, bu nedenle davalı tarafın zamanaşımı itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.07.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalılardan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 12/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/571020000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz