Nakliye sırasında hırsızlık nedeniyle taşıyıcının sorumluluğu ve sınırlı sorumluluk
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/2106 E. 2025/756 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan Taşıyıcı Sorumluluğu mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Kara yolu ile eşya taşımasında taşıyıcı, eşyanın teslim alınmasından teslimine kadar geçen süredeki zıya, hasar ve gecikmeden sorumludur; en yüksek özeni göstermesine rağmen önleyemeyeceği sebeplerden zarar meydana gelmedikçe bu sorumluluktan kurtulamaz. Sürücünün yeterli güvenlik tedbiri almadan (örn. brandalı, kapalı kasa olmayan araçla, güvenli olmayan bir yerde) aracı bırakıp uyuması nedeniyle hırsızlık gerçekleşmişse taşıyıcı kusurlu kabul edilir ve sorumluluktan kurtulamaz. Sürücü aracı terk etmemişse bu durum ağır kusur oluşturmaz; bu halde taşıyıcının sorumluluğu sınırlı sorumluluk hükümlerine tabi olup, zarar miktarı bu sınırın altında kaldığında sınırlı sorumluluk esasına göre tazminata hükmedilir. Poliçenin tanzim tarihi hasar tarihinden önce ise ve sigortalının alacak hakları makbuz/ibraname ile davacıya temlik edilmişse, davacı akdi halef sıfatıyla dava açabilir; bu durumda ödemenin teminat kapsamında olup olmadığının ayrıca araştırılmasına gerek yoktur.
Ele alınan sorunlar
Davacının aktif husumet/dava ehliyeti (akdi halefiyet) → ret
İddia: Davalı vekili, sigorta sözleşmesinin hasar olayından sonra tanzim edildiğini, bu nedenle davacının teminat dışı bir ödeme (lütuf ödemesi) yaptığını ve bu nedenle rücu hakkının bulunmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Poliçe üzerinde tanzim tarihinin 17.01.2019, hasar tarihinin ise bundan sonra olduğu görülmüş; teminat süresinde meydana gelen hasar nedeniyle davacının aktif husumet ehliyetine ilişkin istinaf nedenleri yerinde bulunmamıştır. Sigortalının alacak haklarını temlik alan davacının akdi halef sıfatıyla bu davayı açabileceği kabul edilmiştir. Alacak haklarının sigortalıdan temlik alındığını gösteren makbuz ve ibraname dosyaya sunulduğundan, kanuni halefiyet dışında davacının akdi halef sıfatını da taşıdığı, bu nedenle ödemenin teminat dahilinde yapılıp yapılmadığının araştırılmasına gerek kalmadığı sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Taşıyıcının hırsızlık olayındaki sorumluluğu ve kusuru → ret
İddia: Davalı vekili, çalınma olayında müvekkilinin kusuru olmadığını, emtianın teslime hazır şekilde sigortalı adresine ulaştırıldığını ancak alıcı tarafından içeri alınmayıp dışarıda bekletildiğini, bu nedenle rücu şartlarının oluşmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 875/1 uyarınca taşıyıcı, eşyanın teslim alınmasından teslimine kadar geçen sürede zıya, hasar veya gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. TTK 876 uyarınca taşıyıcı, en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonucunu önleyemeyeceği sebeplerden zarar meydana gelmişse sorumluluktan kurtulur. Somut olayda emtia varma yerine ulaştıktan sonra mesai saati dışında bulunması nedeniyle alıcı tarafından teslim alınamamış, sürücü aracın içinde beklerken sabaha karşı hırsızlık olayı meydana gelmiştir. Kamera kayıtlarından, aracın brandalı (kapalı kasa olmayan) olduğu, şoförün araç içinde uyuduğu, hırsızların brandayı keserek malı çaldığı anlaşılmıştır. Taşıyıcının en yüksek özeni göstermesi söz konusu olmadığı gibi, göstermiş olsaydı dahi olayı önleyemeyeceği bir durum da bulunmamaktadır; bu nedenle TTK 876 ve TTK 878'deki özel sorumluluktan kurtulma halleri mevcut değildir. Aracın brandalı olması ve alınan önlemlerin hırsızlığı engellememesi, davalının çalınma olayını önleyecek tedbirleri almadığını, bu nedenle kusurlu olduğunu göstermektedir. Taşıyıcının sorumluluğu, ispat külfeti ters çevrilmiş bir kusur sorumluluğudur; taşıyıcı ancak kendi kusurunun bulunmadığını ispatladığı takdirde sorumluluktan kurtulabilir. Sürücünün yeterli güvenlik önlemi almadan brandalı kamyonu yüklü olarak park edip uyuması, taşıyıcının kusurlu olduğunu ve sorumluluktan kurtulmasının mümkün olmadığını göstermektedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Ağır kusur değerlendirmesi ve sınırlı sorumluluk sınırının uygulanması → ret
Gerekçe: Sürücünün aracı terk etmediği, araç içinde beklediği tespit edildiğinden davalının ağır kusurlu olduğu kabul edilemez; bu nedenle davalının sorumluluğu sınırlı sorumluluk hükümlerine tabidir. Tespit edilen zarar miktarı, sigortacının ödeme tarihi itibariyle hesaplanan (2.322,85 kg x 8,33 SDR = 19.349,34 SDR = 154.003-TL) üst sorumluluk sınırının altında kaldığından, davalı taşıyıcının meydana gelen zarardan sorumlu olduğu ve sınırlı sorumluluk sınırı altında kalan miktar ile işlemiş faiz bakımından itirazın iptaline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Zararın miktarının tespiti ve faiz başlangıcı → ret
Gerekçe: TTK 880(1) ve 880(3) uyarınca zarar, eşyanın teslim alındığı yer ve zamandaki piyasa değerine göre hesaplanır; eşya teslimden hemen önce satılmışsa satıcı faturasındaki bedel piyasa fiyatı olarak kabul edilir. Olaydan hemen evvel düzenlenen 30.03.2019 tarihli faturaya göre ipliğin kilogram fiyatı 17,50-TL olup, 2.322,85 kg ipliğin çalındığı, bu bedelle piyasa değerinin 40.650-TL olduğu ve bu miktarın sigortalıya 20.06.2019 tarihinde ödendiği tespit edilmiştir. Davacı Türk Lirası üzerinden tazminat talep ettiğinden, tazminat isteminde ödeme tarihinden itibaren geçerli olmak üzere talebiyle bağlı kalınarak yasal faiz işletilmesi gerekmektedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Karayolu ile eşya taşımasında hırsızlık olayı nedeniyle taşıyıcının TTK 875-880 kapsamındaki sorumluluğu, sorumluluktan kurtulma şartlarının somut olayda değerlendirilmesi ve sürücünün aracı terk etmemesi halinde ağır kusur bulunmadığı, bu durumda sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanacağı yönündeki değerlendirme bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Davacının aktif husumet/dava ehliyeti (akdi halefiyet)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
İtirazın iptali↗ Taşıyıcının sorumluluğu↗ TTK 875-880↗ Sınırlı sorumluluk↗ Ağır kusur↗ Akdi halefiyet↗ Rücu↗ Emtia blok abonman poliçesi↗ SDR (Özel Çekme Hakkı)↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/2106
KARAR NO 2025/756
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 28/06/2022
NUMARASI 2021/365 Esas - 2022/714 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirkete emtia blok abonman poliçesi ile sigortalı ... AŞ'ye ait emtianın 01/04/2019 tarihinde ...'e ait ... plakalı çekici ve ... plakalı römork ile taşıyıcı firma sorumluluğunda yapılan nakliye sonucunda teslim edilmediğini ve çalındığını, meydana gelen hasar sonucu sigortalıya 40.650-TL tazminat ödemesi yapıldığını, sigortalıya ödenen bedelden kazada sorumlu durumda bulunanlara rücu etme zorunluluğu doğduğunu, bu sebeplerle Büyükçekmece ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına borçlu tarafından yapılan itiraz haksız olduğundan itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; sigorta sözleşmesinin söz konusu olay gerçekleştikten sonra yapıldığını, bu nedenle aralarında sözleşme ilişkisi teminat altına alınan olaydan sonra gerçekleştiği için davacının lütuf ödemesi yaptığını, ürünlerin müvekkili şirket bünyesinden 30.03.2019 tarihinde yola çıktığını ve İstanbul’a yani sigortalı adresine 01.04.2019 tarihinde vardığını, bu çalınma olayında müvekkilinin bir kusuru olmayıp rücu şartları oluşmadığını, müvekkili şirket çalışanının zamanında söz konusu ürünleri sigortalı adresine teslime hazır şekilde ulaştırdığını, ancak bu şirketçe bu malların tesliminin bekletildiğini ve sürücünün içeri alınmayarak adres dışında bekletildiğini, bu şekilde olayın meydana geldiğini ve gerekli mercilere şikayetlerin yapıldığını, dolayısıyla müvekkilinin bir kusuru olmayıp davacının müşterisinin uhdesinde ve davranışları nedeniyle bu olayın meydana geldiğini, şirket çalışanını tanık olarak dinlettiklerinde olayın doğruluğunun anlaşılacağını ileri sürerek davanın reddine, takipte kötü niyetli davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davacı sigortalısına ait ipliklerin bulunduğu ... çekici plakalı ve ... römork plakalı tırda meydana gelen hırsızlık neticesinde 01/04/2019 tarihinde tırda bulunan emtiaların çalındığı, yaptırılan bilirkişi incelemesinde;davacı sigortalısına ait emtianın alıcı ..'e teslim edilmek üzere davalı tarafından taşındığı;sürücünün teslim için alıcı işyeri önünde beklemeye başladığı ve sabaha karşı hırsızlık olayının meydana geldiği; emtianın henüz mesainin başlamadığı zaman diliminde davalının kontrol ve himayesindeyken hırsızlığa konu olduğu; hırsızlık olayının meydana geldiği yere yakın birden fazla tır parkı olmasına rağmen davalının sessiz ve güvenlik yönünden kontrol edilmesi mümkün olmayan cadde üzerine hiçbir güvenlik önlemi almadan park etmesi nedeni ile hırsızlık olayının meydana gelmesine sebebiyet verdiği;
davalı vekili tarafından sigorta poliçesinin hırsızlık olayından sonra yapıldığı iddia edilmiş ise de dosyada mübrez "Emtia Blok Abonman Poliçesi'nin incelenmesinde poliçenin başlangıç tarihinin 15/01/2019 olduğu ve 365 gün süre için düzenlendiği; rizikonun sigortalılık süresi içerisinde gerçekleştiği, dava dilekçesinde takip öncesi faiz talebi harçlandırıldığı, hüküm için yeterli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile davalının asıl alacak bakımından icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline; (Gün*Faiz Oranı*Para Miktarı/36500) faiz formülü ile sigortalısına ödeme tarihi olan 20/06/2019 tarihi ile icra takibinin başlatıldığı tarih olan 30/06/2020 tarihi arasındaki 376 gün için yıllık %9 üzerinden hesaplanan 3.768,76-TL işlemiş yasal faiz 40.650-TL asıl alacak, bakımından da davalının itirazının iptaline, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; davacı ile sigortalısı arasında yapılan sigorta sözleşmesinin söz konusu olay gerçekleştikten sonra yapıldığını, bu nedenle aralarında sözleşme ilişkisi teminat altına alınan olaydan sonra gerçekleştiği için davacı ödeme yapmak zorunda olmamasına rağmen ödeme yaptığını, ürünler müvekkil şirket bünyesinden 30.03.2019 tarihinde yola çıkıp İstanbul'a yani sigortalı adresine 01.04.2019 tarihinde vardığını, sigorta poliçesinin bu tarihte tanzim edildiğini, TTK'nın 1421 gereği, aksine sözleşme yoksa, sigortacının sorumluluğu primin veya ilk taksitinin ödenmesiyle başladığı, fişler faturalar sunulduğu halde mahkemece bu konuda sigorta konusunda uzman bilirkişiden rapor almadığını, çalınma olayında müvekkilin bir kusuru olmayıp rücu şartları oluşmadığını, emtianın sigortalı adresine teslime hazır şekilde ulaştırmış ancak bu şirketçe bu malların içeri alınmayarak dışarıda bekletildiğini, hırsızlık olayına ilişkin soruşturma devam ederken, eksik ve hatalı bilirkişi raporu ile karar verilmesinin hatalı olduğunu, olay yerinde yapılan incelemede mahallin değiştiğini, sigortalısının kusuru dikkate dahi alınmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Davaya konu taşıma yurt içi ticari kara yolu taşıması olduğuna göre olaya ... vd maddeleri uygulanacaktır. TTK'nın 875/1. maddesine göre: taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. TTK'nın 876. Maddesi ile; zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. TTK'nın 879-(1)maddesi" taşıyıcının kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin, görevlerini yerine getirmeleri sırasında ki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur." şeklinde düzenlenmiştir.
Zararın tespiti aynı kanunun 880(1) maddesine göre yapılacak olup; taşıyıcı eşyanın tamamen veya kısmen ziyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamanda ki değerine göre hesaplanır. 880(3) maddesine göre de eşyanın değerinin piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikte ki malların cari değerine göre belirlenir. Eşya taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır. Dosyaya sunulan poliçe Blok Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesidir. Blok nakliyat abonman sigorta poliçesi; uygulamada Sigortalı’nın bildireceği ve sigorta dönemi içinde gerçekleştireceği poliçeye konu sevkiyatların toplam tahmini tutarı üzerine poliçe fiyatının uygulanması sonucu tespit edilen prim, minimum ve depo prim olarak hesap edilerek taksitler halinde ödenir.
Böylece, sigortacı ile sigortalının önceden anlaştığı teminat limiti, şart ve süre çerçevesindeki tüm sevkiyatları herhangi bir ihbar ve bildirim yükümlülüğü olmaksızın teminat altındadır. Poliçe dönemi sonunda, gerçekleşen sevkiyat tutarı üzerine ayarlama fiyatı uygulanarak, minimum ve depo primi aşan kısım olursa ek prim tahakkuk ettirilir." olarak tarif edilmektedir. Poliçe de toplamda 20 milyon TL, araç başı 375.000-TL teminat verildiği ;poliçe üzerinde poliçenin tanzim tarihi 17.1.2019 olarak yazılı olduğu, hasar tarihinden evvel düzenlendiği anlaşılmaktadır. Teminat süresinde meydana gelen hasar nedeniyle davacının aktif husumet ehliyetine ilişkin istinaf nedenleri yerinde olmadığı gibi, sigortalının alacak haklarını temlik alan davacının akdi halef sıfatıyla bu davayı açabileceğinin kabulü gerekir.
Davacının sigortalısına ait mal, davalıya ait araç ile taşınmış, varma yerine ulaştıktan sonra mesai saati dışında bulunması nedeniyle emtianın sabah saat 8.30'da teslim alınacağı bildirildiğinin sürücü tarafından beyan edildiği , ancak olayın kamera kayıtlarından tespit edildiği üzere, alıcının adresi dışında beklemekte olduğu sırada, sabaha karşı aracın içerisinde şoförün dinlenmekte olduğu, saat 06.15 sularında aracın sallanması üzerine anlayınca, aracın yanından beyaz bir kamyonetin uzaklaştığı, görüntülerde de bir şahsın yan brandayı keserek içeriyi kontrol ettiği, kamyonetle geri geri gelerek arka kapağı açarak yanaştığı, yapılan tespitlerde de 2.322,85-kg malın çalındığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda taşıyıcının en yüksek özeni göstermesi söz konusu olmadığı gibi, bunu gösterse dahi vukuuna engel olamayacağı bir hadise bulunmamaktadır. Bu anlamda taşıyıcının sorumluluktan kurtulma hallerini düzenleyen TTK'nın 876. Maddesi ile TTK'nın 878. maddesindeki özel haller de bulunmamaktadır. Aracın kapalı kasa kamyonet olmayıp, brandalı bulunduğu, alınan önlemlerin hırsızlık olayını engellemediği, çalınma olayını önleyebilecek tedbirleri almayan davalının kusurlu olduğu sabittir. Davalı vekili; her ne kadar yapılan ödemenin teminat dışı olduğunu ileri sürmüş ise de; alacak haklarının sigortalıdan temlik alındığı makbuz ve ibraname dosyaya sunulmuş olup kanuni halefiyet dışında davacı aynı zamanda akdi halef sıfatını taşıdığından ödemenin teminat dahilinde yapılıp yapılmadığının araştırılması gerekmemektedir.
Sürücünün güvenli olduğu düşünülen yerde park edilmesi nedeniyle ağır kusurlu olarak kabul edilmese de henüz teslim edilmemiş emtiaya zarar gelebileceğini öngörmesi gerektiği,meydana gelen hırsızlık eyleminde kusuru bulunmadığının ispat edilemediği, iki tonu aşkın emtia çalındıktan sonra durumdan şoförün haberdar olduğu, araçta alarm ve sair bulunmadığı hususları değerlendirildiğinde davalı taşıyıcı zarardan sorumludur. Taşınan emtianın dosyaya sunulan fatura bedellerinde iplik emtiası olduğu olaydan hemen evvel satıcı tarafından düzenlenen 30.3.2019 tarihli faturadan kg'ının 17,50-TL olduğu, 2.322,85- kilogram ipliğin çalındığı, bu sebeple 17,50-TL birim fiyattan çalınan emtianın piyasa değerinin 40.650-TL olduğu bu miktarında sigortalıya davacı tarafından 20.6.2019 tarihinde ödendiği anlaşılmaktadır.
Davacı Türk Lirası üzerinden tazminat talep etmiş olup tazminat isteminde ödeme tarihinden itibaren geçerli olmak üzere talebiyle bağlı kalınarak yasal faiz işletilmesi gerekmektedir. Taşıyıcının sorumluluğu, ispat külfeti ters çevrilmiş bir kusur sorumluluğudur. Taşıyıcı, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim edildiği tarihe kadar geçen sürede uğradığı ziya ve hasardan sorumlu olup, bu mesuliyetten ancak kendisinin kusuru olmadığını ispatladığı taktirde kurtulabilir. Her ne kadar taşıyıcının kusurunun bulunmadığı durumlarda hırsızlık eyleminin varlığı taşıyıcıyı sorumluluktan kurtarır ise de, somut olayda, davalı sürücüsünün yeterli güvenlik önlemleri almadan kapalı kasa olmayan brandalı kamyonu yüklü olarak park ederek uyuması nedeniyle kusurlu olduğu ve bu sebeple taşıyıcının sorumluluktan kurtulması mümkün olmayacaktır.
Davalı vekilinin sorumluluğa yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.Sürücünün aracı terk etmediği, bu sebeple ağır kusurlu kabul edilemeyeceğinden davalının sorumluluğu sınırlı sorumluluk hükümlerine tabidir. Tespit edilen zarar miktarı sınırlı sorumluluk tutarının altında kaldığından (sigortacının ödeme tarihi itibariyle 2.322,85*8.33=19.349,34 sdr= 154.003-TL üst sorumluluk sınırı ) davalı taşıyıcının meydana gelen zarardan sorumlu bulunduğu gözetilerek sınırlı sorumluluk sınırı altında kalan miktar ve işlemiş faiz bakımından itirazın iptaline ve taleple bağlı kalınarak yasal faize hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; karara yönelik istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 3.034,25-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 758,70-TL harcın mahsubu ile kalan 2.275,55-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 27-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/05/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/71812 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi