6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yetki itirazında icra dairesinin doğru gösterilmemesi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/748 E. 2023/708 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Davacının nitelemesi: Yetki İtirazı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Yetki itirazında bulunan taraf yetkili icra dairesini/mahkemeyi doğru olarak bildirmek zorundadır; nüfusa kayıtlı olunan yer, ilgili karinenin kaldırılması nedeniyle artık yerleşim yerine karine oluşturmaz. Yerleşim yeri veya mutad meskenin gösterilen yerde olduğuna dair delil bulunmuyorsa yetki itirazında gösterilen icra dairesi yetkili kabul edilemez ve geçerli bir yetki itirazından söz edilemez; bu durumda dava şartı yokluğundan ret yerine işin esasına girilmesi gerekir.

Ele alınan sorunlar

Yetki itirazında yetkili icra dairesinin doğru gösterilip gösterilmediği → kabul

İddia: Davacı vekili, davalının usulüne uygun yetki itirazında bulunmadığını, nüfusa kayıtlı olunan yerin yerleşim yerine karine oluşturmasının dayanağının kalmadığını, bu nedenle Büyükçekmece icra dairelerinin yetkili hale geldiğini ve mahkemenin dava şartı yokluğundan ret kararının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: İİK 50/1 uyarınca para ve teminat borçlarına ilişkin icra takiplerinde yetkili icra dairesi, HMK 447/2 atfıyla HMK'nın yetkiye dair hükümleri (m.9-27) kıyasen uygulanmak suretiyle belirlenir. HMK 19/2 uyarınca yetki itirazında bulunan tarafın yetkili mahkemeyi (birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi) doğru olarak bildirmesi gerekir; aksi halde yetki itirazı dikkate alınmaz, yani geçerli bir yetki itirazından söz edilemez. Somut olayda taraflar Almanya'da yerleşik olup aralarındaki sözleşmede Türk mahkeme/icra dairelerini yetkili kılan bir düzenleme bulunmamaktadır. Davalı, yetki itirazında kendisinin Türkiye'de yerleşim yerinin bulunmadığını belirtmiş, nüfusa kayıtlı olduğu Zara İcra Dairesi'nin yetkili olduğunu ileri sürmüştür. 1587 sayılı Nüfus Kanunu'nun nüfus kaydını yerleşim yerine karine sayan 4 ve 28. maddeleri 4992 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nda da böyle bir karineye yer verilmemiştir; bu nedenle nüfusa kayıtlı olunan yer artık yerleşim yerine karine oluşturmaz. Davalının Zara'da ikamet ettiğine dair delil bulunmadığı gibi, Zara'da talimatla yapılan haciz işleminde davalının orada ikamet etmediği tutanakla sabittir. Davalının yerleşim yerinin veya mutad meskeninin Zara'da olduğuna dair delil bulunmadığından, yetki itirazında gösterilen Zara İcra Dairesi'nin yetkili olmadığı, dolayısıyla yetki itirazında icra dairesinin doğru gösterilmediği ve geçerli bir yetki itirazından söz edilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Bu durumda işin esasına girilmesi gerekirken icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddedilmesi hatalıdır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Yetki itirazında bulunan tarafın yetkili icra dairesini/mahkemeyi doğru göstermesi gerektiği ve nüfusa kayıtlı olunan yerin artık yerleşim yerine karine oluşturmadığı yönündeki değerlendirme, benzer yetki itirazı uyuşmazlıklarında bölgesel emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
Yetki itirazında bulunan tarafın yetkili icra dairesini/mahkemeyi doğru olarak göstermesi gerekir; nüfusa kayıtlı olunan yer, yerleşim yerine karine oluşturmadığından, gösterilen yerin borçlunun yerleşim yeri veya mutad meskeni olduğu delille ispatlanmadıkça o icra dairesi yetkili sayılamaz ve yetki itirazı geçerli kabul edilemez.
Dava şartı
yetkili icra dairesinde takip yapılması

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali yetki itirazı dava şartı yerleşim yeri mutad mesken nüfus kaydı karinesi

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 50/1 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 447/2HMK 9-27HMK 19/2HMK 114/2HMK 115/1-2HMK 353(1)a-4

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/748

KARAR NO 2023/708

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 08/09/2022

NUMARASI 2020/372 Esasa - 2022/766 Karar

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 11/05/2023

Davanın usulden reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili bankanın dava dışı yabancı şirkete kullandırılan ticari krediye kefil olan davalı ... hakkında, müvekkili bankanın alacağını tahsil amacıyla ikame edilen Büyükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı ilamsız icra takibi dosyasına yapılan borca ve yetkiye itirazı neticesinde söz konusu takibin durduğunu, davalı borçlunun itirazının haksız olduğunu belirterek davalının haksız itirazının iptaline, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Dava dilekçesi tebliğine rağmen davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; taraflar arasında yetki sözleşmesi bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede davalının Almanya'daki adresinin gösterildiği, bu durumda borçlunun yetki konusundaki itirazının yerinde olduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapılmaması nedeniyle dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle HMK 114/2 ve 115/1-2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı tarafından usulüne uygun yetki itirazında bulunulmadığını, davalı tarafça yetki itirazında nüfusa kayıtlı olduğu Zara icra dairelerinin yetkili olduğunu ileri sürdüğünü, oysa nüfusa kayıtlı olduğu yerin yerleşim yeri olduğuna dair karinenin 1587 S.lı Kanunun yürürlükte kalkmasından sonra dayanağının kalmadığını, usulüne uygun yetki itirazı bulunmaması nedeniyle Büyükçekmece icra dairelerinin yetkili hale geldiğini, ayrıca davacının mutad meskeninin Büyükçekmece'de bulunduğunu, HMK m.9 uyarınca Türkiye'de yerleşim yeri bulunmayanların mutad meskeninin bulunduğu yerdeki mahkemelerin yetkili olduğunu, davalı borçlu adına Büyükçekmekce İstanbul adresindeki taşınmazın davalı tarafından damadına satıldığını, bununla ilgili olarak tasarrufun iptali davası açıldığını, bu durumda mahkemece icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece icra dairesi yetkili olmadığından özel dava şartının gerçekleşmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. İİK'nun 50/1. maddesine göre, para ve teminat borçlarına ilişkin icra takiplerinde yetkili icra dairesi, HMK'nun 447/2. maddesi atfıyla aynı Kanunun yetkiye dair hükümleri (HMK m.9-27) kıyas yoluyla uygulanmak suretiyle belirlenir. HMK 19/2 maddesi “...yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.” hükmünü haiz olup, bu hükme göre yetki itirazında, yetkili icra dairesinin doğru olarak gösterilmesi gerekir.

Aksi halde geçerli bir yetki itirazının varlığından söz edilemez. Somut olayda, davacı alacaklı banka ile davalı borçlunun Almanya'da yerleşik olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin Almanya'da düzenlendiği, sözleşmede Türk mahkemelerini ve icra dairelerini yetkili kılan bir düzenleme bulunmadığı anlaşılmaktadır Buna karşılık davalı, dava konusu Büyükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibinde yetki itirazında bulunurken kendisinin Almanya'da ikamet ettiğini, Türkiye'de yerleşim yerinin bulunmadığını belirtmiş; Türkiye'de nüfusa kayıtlı olduğu yer olan Zara İcra Dairesi'nin yetkili olduğunu ileri sürmüştür. Bu durumda uyuşmazlık, davalının icra dairesinin yetkisine itirazında doğru icra dairesini gösterip göstermediği, Büyükçekmece'de mutad meskeni bulunup bulunmadığı hususunda toplanmaktadır.

Öncelikle; 1587 sayılı Nüfus Kanunu'nun 4 ve 28. Maddeleri gereğince nüfusa kayıtlı olunan yer yerleşim yerine karine olarak kabul edilmekte iken 1587 sayılı Nüfus Kanunu'nun 28. Maddesinin 21/10/2003 gün 4992 sayılı Kanun'un 1. Maddesi ile yürürlükten kaldırıldığından bu karineden vazgeçilmiş, 29/04/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nda da böyle bir karineye yer verilmemiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/11/2006 tarihli, 2006/2-687 E. 200/705 K. Sayılı içtihadı). Davacının nüfusa kayıtlı olduğu Zara'da ikamet ettiğine ilişkin bir delil bulunmadığı gibi aksine Zara'da talimat yoluyla yapılan haciz işleminde davalının burada ikamet etmediği tutanak altına alınmıştır.

Nüfusa kayıtlı olunan yer, yerleşim yerine karine olarak kabul edilemeyeceği gibi davalının yerleşim yerinin ve mutad meskenin Zara'da olduğuna dair bir delil de bulunmamaktadır. Bu durumda davalının icra dairesinin yetkisine itirazında gösterdiği Zara İcra Dairesi'nin yetkili olmadığı, yetki itirazında icra dairesini doğru olarak göstermediği, bu nedenle geçerli bir yetki itirazından söz edilemeyeceği anlaşıldığından işin esasına girilmesi gerekirken, icra dairesinin yetkili olmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmekle başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına; davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/09/2022 Tarih 2020/372 Esas - 2022/766 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE" Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/05/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/71321 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.