Ardiye sözleşmesinden doğan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/226 E. 2021/6353 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari dava niteliği↗ ticari faiz↗ derdestlik↗ denetime elverişlilik↗ taşıma sözleşmesi↗ tüzel kişilik↗ vade↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ dosya masrafı↗ yasal faiz↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dava, kaçak olduğu iddia edilen kimyasal madde emtiasının davalı ... Müdürlüğü tarafından el konulmasından kaynaklanan taşıma, ardiye ve sejur ücretlerinin tahsili istemine ilişkindir.
Davanın devamı esnasında 6461 sayılı Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkındaki Kanun 01.05.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiş ve Yasa’da gösterilen TCDD Taşımacılık A.Ş. 17.06.2016 tarih 9099 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayınlanarak tüzel kişilik kazanmıştır.
6461 sayılı Kanun’un “Devir Hükümleri” başlıklı geçici 1. maddesi (a) bendinde, Şirkete devredilecek personel ile cer, yük ve yolcu taşıma hizmetlerinde kullanılan çeken ve çekilen araçlarla, bunlarla ilgili her türlü diğer araç, gereç ve cihazların belirlenmesi ve personelin kadro ve pozisyonlarıyla, “araç, gereç ve cihazların ise hak, alacak, borç ve yükümlülükleriyle birlikte” şirkete devredilmiş sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
Geçici 1. maddenin (b) bendinde de, (a) bendi kapsamında devredilen personel ile araç, gereç ve cihazlarla ilgili TCDD’ce taraf olunan işlem ve sözleşmelerde Şirketin taraf olacağı ve derdest dava ve takiplerde Şirketin kendiliğinden taraf sıfatı kazanacağı, yine “bu hususlarla ilgili olarak” TCDD tarafından yapılan iş ve işlemler sebebiyle açılacak davanın Şirkete yöneltileceği düzenlenmiş ise de; TCDD sorumluluğunda olan yük ve yolcu taşıma işlerinden kaynaklanan davalar için kanun metninde herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu itibarla, yük ve yolcu taşıma işlerinden kaynaklanan davaların kendi mecrasında devam etmesi gerektiğinden, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 09/10/2019 tarih 2018/4508 Esas 2019/6334 Karar sayılı ilamının kaldırılarak işin esasına girilmesine ve davacı vekili ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine karar verilmiştir.
2-Davacı yan dava dilekçesinde taşıma, ardiye, sejür, açma kapama, numune alma, aktarma şeklinde kalemler halinde belirttiği ücretler toplamının tahsili talebinde bulunmuştur. Dairemizin 06/02/2013 tarih 2012/191 Esas 2013/1969 Karar sayılı ilamında taşıma ücretinin davacının akidi olan davalı ...’den istenebileceği, davalı ... Müşteşarlığı’ndan tahsiline ilişkin kararın doğru olmadığı belirtilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak taşıma ücreti dışında kalan ve yukarıda sayılan diğer ücretler yönünden, 02.01.2009 tarihli ek rapor esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; bu rapor denetime elverişli olmadığı gibi, yargılama aşamasında alınan diğer raporlar ile de farklı görüşler içermekte, diğer raporlar ise uyuşmazlığın çözümüne ışık tutmaktan uzak ve yetersizdir. Bu itibarla mahkemece taşıma ücreti dışında kalan talepler yönünden davacıya talebinin açıklattırılması, akabinde yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak her bir ücretin dayanağı olan işlemin ne olduğunun, ne surette gerçekleştirildiğinin ve bu işlem sebebiyle davacı tarafından yapılan masrafların delilleriyle birlikte incelenmesi Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın 25.06.2013 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanan Tasfiye Yönetmeliği'nin özellikle 64. md. değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmekte olup, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak kurulan hükmün açıklanan bu sebeple taraflar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Yine kabul şekli itibariyle, taşıma sözleşmesi Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş olup, dava ticari nitelikte olduğundan avans oranında ticari faize hükmedilmek gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiş davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
4-Kabule göre, davacı vekili dava dilekçesinin sonuç bölümünde talebini ‘’299.130,50 YTL (164.881,60 Euro+2.000,00 YTL)’’ şeklinde Türk Lirası olarak, 23.01.2007 tarihli 1. celsede ise ‘’ döviz ve YTL üzerinden alacaklarımızın hüküm altına alınmasını istiyoruz’’ şeklinde Euro ve Türk Lirası olarak belirtmiştir.
Zaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir. Bu şekilde talepte bulunan alacaklının artık bu tercihinden dönerek borcun yabancı para olarak aynen ifasını istemesi mümkün değildir. Somut olayda da, davacı dava dilekçesinde tercih hakkını kullanmış ve borcun Türk Lirası üzerinden ödenmesini istemiş, yargılama aşamasında ise alacağın bir bölümünün yabancı para üzerinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davacının, alacağın Türk Lirası üzerinden ödenmesi yönündeki tercihinden dönüp yabancı para üzerinden tahsil isteyemeyeceği gözetilerek hüküm kurulması gerekirken Euro ve TL üzerinden hüküm tesisi doğru görülmemiş; hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
5-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin vekalet ücretine yönelik sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Taşıma sözleşmesinden maddi tazminat | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2652 E. 2022/1675 K.
Ortak:derdestlik · taşıma sözleşmesi · tüzel kişilik
İncelediğiniz kararda17.06.2016 tarih 9099 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayınlanarak «tüzel kişilik» kazanmıştır.
… (b) bendinde de, (a) bendi kapsamında devredilen personel ile araç, gereç ve cihazlarla ilgili TCDD’ce taraf olunan işlem ve sözleşmelerde Şirketin taraf olacağı ve «derdest» dava ve takiplerde Şirketin kendiliğinden taraf sıfatı kazanacağı, yine “bu hususlarla ilgili olarak” TCDD tarafından yapılan iş ve işlemler sebebiyle açılacak dav …
3-Yine kabul şekli itibariyle, «taşıma sözleşmesi» Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş olup, dava «ticari nitelikte» olduğundan avans oranında «ticari faize» hükmedilmek gerekirken «yasal faize» hükmedilmesi doğru görülmemiş davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava, yolcu «taşıma sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
17.06.2016 tarih 9099 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayınlanarak «tüzel kişilik» kazanmıştır.
… (b) bendinde de, (a) bendi kapsamında devredilen personel ile araç, gereç ve cihazlarla ilgili TCDD’ce taraf olunan işlem ve sözleşmelerde Şirketin taraf olacağı ve «derdest» dava ve takiplerde Şirketin kendiliğinden taraf sıfatı kazanacağı, yine “bu hususlarla ilgili olarak” TCDD tarafından yapılan iş ve işlemler sebebiyle açılacak dav …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ara karar
Benzer bu kararda… e, davanın dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen TCDD Genel Müdürlüğü’ne karşı görülmesi ve işbu davalı hakkında hüküm kurulması gerekirken, 31.08.2018 tarihli «ara» karar ile taraf değişiklikliğine gidilerek TCDD Taşımacılık A.Ş. nin davalı olarak kabulüyle aleyhine hüküm kurulması doğru olmadığından, Dairemizin 30.11.2020 tar …
-
Ardiye sözleşmesinden doğan tazminat | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5610 E. 2024/2860 K.
Ortak:ticari dava niteliği · ticari faiz · derdestlik · denetime elverişlilik · taşıma sözleşmesi · tüzel kişilik · vade · dosya masrafı
İncelediğiniz kararda3-Yine kabul şekli itibariyle, «taşıma sözleşmesi» Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş olup, dava «ticari nitelikte» olduğundan avans oranında «ticari faize» hükmedilmek gerekirken «yasal faize» hükmedilmesi doğru görülmemiş davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
17.06.2016 tarih 9099 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayınlanarak «tüzel kişilik» kazanmıştır.
… (b) bendinde de, (a) bendi kapsamında devredilen personel ile araç, gereç ve cihazlarla ilgili TCDD’ce taraf olunan işlem ve sözleşmelerde Şirketin taraf olacağı ve «derdest» dava ve takiplerde Şirketin kendiliğinden taraf sıfatı kazanacağı, yine “bu hususlarla ilgili olarak” TCDD tarafından yapılan iş ve işlemler sebebiyle açılacak dav …
Benzer bu kararda… ında kalan ve yukarıda sayılan diğer ücretler yönünden, 02.01.2009 tarihli ek rapor esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; bu raporun «denetime elverişli» olmadığı gibi, yargılama aşamasında alınan diğer raporlar ile de farklı görüşler içerdiği, diğer raporların ise uyuşmazlığın çözümüne ışık tutmaktan uzak ve yetersiz olduğu, bu itibarla mahkemece taşıma ücreti dışında kalan talepler yönünden davacıya talebinin açıklattırılması, akabinde yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak her bir ücretin dayanağı olan işlemin ne olduğunun, ne surette gerçekleştirildiğinin ve bu işlem sebebiyle davacı tarafından yapılan «masrafların» delilleriyle birlikte incelenmesi Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın 25.06.2013 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanan Tasfiye Yönetmeliği'nin özellikle 64 üncü maddesinin değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmekte olup, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak kurulan hükmün açıklanan bu sebeple taraflar yararına bozulmasına karar vermek gerektiği, yine kabul şekli itibariyle, «taşıma sözleşmesi» Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş olup, dava «ticari nitelikte» olduğundan avans oranında «ticari faize» hükmedilmek gerekirken «yasal faize» hükmedilmesi doğru görülmediği, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerektiği, kabule göre, davacı vekili dava dilekçesinin sonuç bölümünde talebini ‘299.130,50 YTL (164.881,60 euro+2.000,00 YTL)’ şeklinde Türk Lirası olarak, 23.01.2007 tarihli 1 inci celsede ise 'döviz ve YTL üzerinden alacaklarımızın hüküm altına alınmasını istiyoruz’ şeklinde euro ve Türk Lirası olarak belirttiği, zaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunun 83 üncü maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklının, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebileceği, bu şekilde talepte bulunan alacaklının artık bu tercihinden dönerek borcun yabancı para olarak aynen ifasını istemesinin mümkün olmadığı, somut olayda da, davacının dava dilekçesinde tercih hakkını kullandığı ve borcun Türk Lirası üzerinden ödenmesini istediği, yargılama aşamasında ise alacağın bir bölümünün yabancı para üzerinden tahsiline karar verilmesini talep ettiği, mahkemece davacının, alacağın Türk Lirası üzerinden ödenmesi yönündeki tercihinden dönüp yabancı para üzerinden tahsil isteyemeyeceği gözetilerek hüküm kurulması gerekirken euro ve TL üzerinden hüküm tesisi doğru görülmediği gerekçesi ile hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerektiği, bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin «vekalet ücretine» yönelik sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dairemizin 18.11.2021 tarihli, 2020/226 E., 2021/6353 K. sayılı kararı ile, «taşıma sözleşmesinin» Ticaret Kanununda düzenlendiği ve davanın «ticari nitelikte» olduğu belirtilerek avans oranında «ticari faize» hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile hükmün davacı yararınca bozulmasına karar verilmiştir.
… smi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği, yasada gösterilen TCDD Taşımacılık A.Ş.'nin 17.06.2016 tarih 9099 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanarak «tüzel kişilik» kazandığı, 6461 sayılı Kanun’un “Devir Hükümleri” başlıklı geçici 1 inci maddesinin (a) bendinde, Şirkete devredilecek personel ile cer, yük ve yolcu taşıma hizmetlerinde kullanılan çeken ve çekilen araçlarla, bunlarla ilgili her türlü diğer araç, gereç ve cihazların belirlenmesi ve personelin kadro ve pozisyonlarıyla, “araç, gereç ve cihazların ise hak, alacak, borç ve yükümlülükleriyle birlikte” şirkete devredilmiş sayılacağının hüküm altına alındığı, geçici 1 inci maddenin (b) bendinde de, (a) bendi kapsamında devredilen personel ile araç, gereç ve cihazlarla ilgili TCDD’ce taraf olunan işlem ve sözleşmelerde Şirketin taraf olacağı ve «derdest» dava ve takiplerde Şirketin kendiliğinden taraf sıfatı kazanacağı, yine “bu hususlarla ilgili olarak” TCDD tarafından yapılan iş ve işlemler sebebiyle açılacak davanın Şirkete yöneltileceğinin düzenlendiği, somut olayda davacının TCDD Genel Müdürlüğü olduğu, ancak yukarıda da belirtildiği gibi TCDD Taşımacılık A.Ş.'nin dava derdestken 17.06.2016 tarihinde tüzel kişilik kazandığı, bu durumda mahkemece, davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunup bulunmadığı üzerinde durularak mevcut düzenlemeden sonra Genel Müdürlüğün mü yoksa Şirketin mi sorumluluk sahasında kaldığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, yapılacak değerlendirmede, hak sahibinin TCDD Taşımacılık A.Ş. olduğu anlaşılırsa bu takdirde Genel Müdürlüğün taraf sıfatının «son» bulup, Şirketin taraf sıfatını kazanacağı, şu halde Mahkemece, yürürlüğe giren Kanun nedeniyle re'sen bir değerlendirme yapılıp oluşacak sonuca göre karar verilmes …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ardiye ücreti · gümrük müşavirliği · peşin harç · kusur oranı · yargılama giderleri · taraf ehliyeti · yargılama gideri · harç
Benzer bu kararda… ilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 25.272,20 TL taşıma ücretinin 13.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, sejur ücreti, açma kapama ücreti, numune verme ücreti, «ardiye ücreti» ve aktarma ücretine ilişkin taleplerin ayrı ayrı reddine, davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın tüm talepler yönünden ayrı ayrı reddine, alınması gereken 1.726,54 TL «harç» ile davacı kurum harçtan muaf olduğundan dava açılışta alınması gereken 80,70 TL «peşin harç» toplamı olan 1.807,24 TL'nin davalı ...'den tahsili ile Hazineye irat «kaydına», davacı tarafından yapılan toplam 2.413,35 TL «yargılama giderinin» davanın kabul red oranı gözönünde bulundurularak 204,00 TL'nin davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, davacı kendisini vekil ile «temsil» ettirdiğinden A.A.Ü.T. gereğince 5.100,00 TL «vekalet ücretinin» davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ... duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. gereğince 27.619,87 TL vekalet ücretinin …
… bildirildiği, TCDD'nin kaçak emtiayı muhafaza konusunda yasal bir yükümlülüğünün bulunmadığı, yanlış ve yanıltıcı bir beyan söz konusu olmadığından alıcı ...'in ve «gümrük müşaviri» olan ...'nun da bir kusurunun olmadığı, bilirkişi raporunda belirtilen «kusur oranının» tümünün Gümrük İdaresinde gösterilmesinin dosyanın kapsamına ve olayın oluşuna uygun düştüğü, bu yönü ile raporun hükme esas alınmaya değer nitelikte görüldüğü, hesap bilirkişi raporuna göre toplam alacak miktarının 68.140,48 TL olarak tespit edildiği, davacı tarafça «ardiye ücreti» talep edilse de 30.01.1985 tarihli ve 85/9053 sayılı resmi gazetede yayınlanan Bakanlar Kurulu Kararına göre ardiye ücretinin alınamayacağı, davacı tarafça 4926 sayılı yasanın yürürlüğe girmesi ile söz konusu genelgenin ortadan kalktığı ve kanunun genelgeden üstün olduğu, bu nedenle kanunun uygulanması gerektiği ileriye sürülse de söz konusu genelgenin detayları düzenleyen ve kanunda açıkça belirtilmeyen hususa ilişkin olduğu dolayısıyla kanunun genelgeden üstün olduğu açık ise de genelgenin ayrıntıya inen bir konuda düzenlendiği ve kanunun bu konuda açık hüküm belirtmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, taşıma ücreti, sejur ücreti, açma kapama ücreti olmak üzere 41.227 Euro karşılığı 66.140,48 TL'nin ve 2.000,00 TL aktarım bedeli olmak üzere toplam 68.140,48 TL'nin 13.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı ...
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece müvekkili aleyhine açılan davanın tüm talepler yönünden reddine karar verilmesine rağmen lehlerine eksik «vekalet ücretine» hükmedildiğini, ayrıca yargılama sırasında yapılan «yargılama giderlerinin» davacı taraftan alınmasına karar verilmesi gerekirken bu yönde hüküm kurulmadığını belirterek kararın vekalet ücreti ve «yargılama giderleri» yönünden bozulmasını istemiştir.
… len 8 vagona da el konulduğu, yapılan tahliller sonucunda kimyevi maddenin motorin olarak kullanılabilecek bir petrol ürünü olduğunun belirlendiği, alıcı firmaya ve «gümrük müşaviri» ...'ndan davacı kurum tarafından 33.752 Euro taşıma ve sejür ücretinin talep olunduğu, vagonlardaki ürünlerin TCDD vagonlarına aktarıldığı, bu iş için 2.000,00 TL'nin ödendiği, söz konusu taşıma ücretlerinin davalılar tarafından ödenmediği, «kusura» yönelik aldırılan bilirkişi raporunda, dosyadaki tüm evrakların tetkik edildiği, raporun sonuç bölümünde davalıların pozisyonları değerlendirilerek ve konuya ilişk …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6123 E. 2021/3890 K.
Ortak:derdestlik · tüzel kişilik
İncelediğiniz kararda17.06.2016 tarih 9099 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayınlanarak «tüzel kişilik» kazanmıştır.
… (b) bendinde de, (a) bendi kapsamında devredilen personel ile araç, gereç ve cihazlarla ilgili TCDD’ce taraf olunan işlem ve sözleşmelerde Şirketin taraf olacağı ve «derdest» dava ve takiplerde Şirketin kendiliğinden taraf sıfatı kazanacağı, yine “bu hususlarla ilgili olarak” TCDD tarafından yapılan iş ve işlemler sebebiyle açılacak dav …
Benzer bu karardaSomut olayda davacı TCDD Genel Müdürlüğüdür, ancak yukarıda da belirtildiği gibi TCDD Taşımacılık A.Ş. dava «derdestken» 17.06.2016 tarihinde «tüzel kişilik» kazanmıştır.
17.06.2016 tarih 9099 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanarak «tüzel kişilik» kazanmıştır.
Aynı Kanun'un geçici 1. maddesinin (b) bendinde de, (a) bendi kapsamında devredilen personel ile araç, gereç ve cihazlarla ilgili TCDD’ce taraf olunan işlem ve sözleşmelerde Şirketin taraf olacağı ve «derdest» dava ve takiplerde Şirketin kendiliğinden taraf sıfatı kazanacağı, yine “bu hususlarla ilgili olarak” TCDD tarafından yapılan iş ve işlemler sebebiyle açılacak davanın Şirkete yöneltileceği düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur oranı · kusur · hasar · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı kurumun oluşan zararda kendi «kusur oranı» da dikkate alınarak, 37.802,16 TL'sinin davalılardan talep edebileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 37.802,16 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, davalıların kusurlu eylemleri nedeni ile davacı kuruma ait vagonlarda oluşan «hasarın» tazmini istemine ilişkindir.
Şayet yapılacak değerlendirmede, hak sahibinin TCDD Taşımacılık A.Ş. olduğu anlaşılırsa bu takdirde Genel Müdürlüğün taraf sıfatı «son» bulup, Şirket taraf sıfatını kazanacaktır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1898 E. 2021/4220 K.
Ortak:derdestlik · taşıma sözleşmesi · tüzel kişilik
İncelediğiniz kararda17.06.2016 tarih 9099 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayınlanarak «tüzel kişilik» kazanmıştır.
… (b) bendinde de, (a) bendi kapsamında devredilen personel ile araç, gereç ve cihazlarla ilgili TCDD’ce taraf olunan işlem ve sözleşmelerde Şirketin taraf olacağı ve «derdest» dava ve takiplerde Şirketin kendiliğinden taraf sıfatı kazanacağı, yine “bu hususlarla ilgili olarak” TCDD tarafından yapılan iş ve işlemler sebebiyle açılacak dav …
3-Yine kabul şekli itibariyle, «taşıma sözleşmesi» Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş olup, dava «ticari nitelikte» olduğundan avans oranında «ticari faize» hükmedilmek gerekirken «yasal faize» hükmedilmesi doğru görülmemiş davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2-Dava, yolcu «taşıma sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
17.06.2016 tarih 9099 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayınlanarak «tüzel kişilik» kazanmıştır.
Geçici 1. maddenin (b) bendinde de, (a) bendi kapsamında devredilen personel ile araç, gereç ve cihazlarla ilgili TCDD’ce taraf olunan işlem ve sözleşmelerde Şirketin taraf olacağı ve «derdest» dava ve takiplerde Şirketin kendiliğinden taraf sıfatı kazanacağı, yine “bu hususlarla ilgili olarak” TCDD tarafından yapılan iş ve işlemler sebebiyle açılacak davanın Şirkete yöneltileceği düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kazanılmış hak · ıslah · avans faizi · husumet
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davanın «ıslah» da dikkate alınarak kısmen kabulü ile geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik maddî zararı olan 66.591,51 TL’nin 18.12.2006 olay tarihinden itibaren değişik oranlarda işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, 14.06.2012 tarih ve 2008/417 E., 2012/220 K. sayılı kararın davalı yararına bozulması sebebiyle «kazanılmış hak» oluşturduğundan bakıcı giderinden kaynaklanan 13.047,67 TL maddî zararın 18.12.2006 olay tarihinden itibaren değişik oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte d …
… ahsis edilen vagonun kapısının usulüne uygun kapanmaması nedeniyle meydana geldiğinin anlaşılması karşısında karardan önce yürürlüğe giren 6461 sayılı Yasa uyarınca «husumetin» kendiliğinden, ihdas olunan TCDD Taşımacılık A.Ş.’ye yöneltilmesi ve usulen kendisinin davaya ithal olunarak davalı sıfatıyla anılan şirketin huzuruyla davaya deva …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/226 E. , 2021/6353 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.03.2018 gün ve 2013-727/292 sayılı kararı bozan Daire'nin 09.10.2019 gün ve 2018-4508/6334 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, İran’dan getirilen kimyasal madde emtiasının müvekkili tarafından taşındığını ancak Eskişehir Garında ... tarafından emtiaya el konulduğunu, emtianın alıcısının ..., gümrük müşavirinin ise ... olduğunu, taşıma ücretinin ödenmediğini, İran Demiryollarına ait vagonlarla taşınan emtianın uzun süre bu vagonlarda kalması nedeniyle müvekkili tarafından sejur ücreti ödendiğini, vagonlar arasında aktarma yapılması nedeniyle masraf yapıldığını ve emtianın müvekkiline ait vagonlara aktarılması sonucunda uzun süre bu vagonlarda kaldığını ve müvekkiline ardiye ücreti ödenmediğini ileri sürerek, 299.130,50 YTL (164.881,60 euro)+2.000,00 TL alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dava, kaçak olduğu iddia edilen kimyasal madde emtiasının davalı ... Müdürlüğü tarafından el konulmasından kaynaklanan taşıma, ardiye ve sejur ücretlerinin tahsili istemine ilişkindir.
Davanın devamı esnasında 6461 sayılı Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkındaki Kanun 01.05.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiş ve Yasa’da gösterilen TCDD Taşımacılık A.Ş.
17. 06.2016 tarih 9099 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayınlanarak tüzel kişilik kazanmıştır.
6461 sayılı Kanun’un “Devir Hükümleri” başlıklı geçici 1. maddesi (a) bendinde, Şirkete devredilecek personel ile cer, yük ve yolcu taşıma hizmetlerinde kullanılan çeken ve çekilen araçlarla, bunlarla ilgili her türlü diğer araç, gereç ve cihazların belirlenmesi ve personelin kadro ve pozisyonlarıyla, “araç, gereç ve cihazların ise hak, alacak, borç ve yükümlülükleriyle birlikte” şirkete devredilmiş sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
Geçici 1. maddenin (b) bendinde de, (a) bendi kapsamında devredilen personel ile araç, gereç ve cihazlarla ilgili TCDD’ce taraf olunan işlem ve sözleşmelerde Şirketin taraf olacağı ve derdest dava ve takiplerde Şirketin kendiliğinden taraf sıfatı kazanacağı, yine “bu hususlarla ilgili olarak” TCDD tarafından yapılan iş ve işlemler sebebiyle açılacak davanın Şirkete yöneltileceği düzenlenmiş ise de; TCDD sorumluluğunda olan yük ve yolcu taşıma işlerinden kaynaklanan davalar için kanun metninde herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu itibarla, yük ve yolcu taşıma işlerinden kaynaklanan davaların kendi mecrasında devam etmesi gerektiğinden, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 09/10/2019 tarih 2018/4508 Esas 2019/6334 Karar sayılı ilamının kaldırılarak işin esasına girilmesine ve davacı vekili ile davalı ...
vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine karar verilmiştir.
2-Davacı yan dava dilekçesinde taşıma, ardiye, sejür, açma kapama, numune alma, aktarma şeklinde kalemler halinde belirttiği ücretler toplamının tahsili talebinde bulunmuştur. Dairemizin 06/02/2013 tarih 2012/191 Esas 2013/1969 Karar sayılı ilamında taşıma ücretinin davacının akidi olan davalı ...’den istenebileceği, davalı ... Müşteşarlığı’ndan tahsiline ilişkin kararın doğru olmadığı belirtilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak taşıma ücreti dışında kalan ve yukarıda sayılan diğer ücretler yönünden, 02.01.2009 tarihli ek rapor esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; bu rapor denetime elverişli olmadığı gibi, yargılama aşamasında alınan diğer raporlar ile de farklı görüşler içermekte, diğer raporlar ise uyuşmazlığın çözümüne ışık tutmaktan uzak ve yetersizdir.
Bu itibarla mahkemece taşıma ücreti dışında kalan talepler yönünden davacıya talebinin açıklattırılması, akabinde yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak her bir ücretin dayanağı olan işlemin ne olduğunun, ne surette gerçekleştirildiğinin ve bu işlem sebebiyle davacı tarafından yapılan masrafların delilleriyle birlikte incelenmesi Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın 25.06.2013 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanan Tasfiye Yönetmeliği'nin özellikle 64. md. değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmekte olup, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak kurulan hükmün açıklanan bu sebeple taraflar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Yine kabul şekli itibariyle, taşıma sözleşmesi Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş olup, dava ticari nitelikte olduğundan avans oranında ticari faize hükmedilmek gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiş davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
4-Kabule göre, davacı vekili dava dilekçesinin sonuç bölümünde talebini ‘’299.130,50 YTL (164.881,60 Euro+2.000,00 YTL)’’ şeklinde Türk Lirası olarak, 23.01.2007 tarihli 1. celsede ise ‘’ döviz ve YTL üzerinden alacaklarımızın hüküm altına alınmasını istiyoruz’’ şeklinde Euro ve Türk Lirası olarak belirtmiştir.
Zaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir. Bu şekilde talepte bulunan alacaklının artık bu tercihinden dönerek borcun yabancı para olarak aynen ifasını istemesi mümkün değildir. Somut olayda da, davacı dava dilekçesinde tercih hakkını kullanmış ve borcun Türk Lirası üzerinden ödenmesini istemiş, yargılama aşamasında ise alacağın bir bölümünün yabancı para üzerinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davacının, alacağın Türk Lirası üzerinden ödenmesi yönündeki tercihinden dönüp yabancı para üzerinden tahsil isteyemeyeceği gözetilerek hüküm kurulması gerekirken Euro ve TL üzerinden hüküm tesisi doğru görülmemiş;
hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
5-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin vekalet ücretine yönelik sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin 09/10/2019 tarih 2018/4508 Esas 2019/6334 Karar sayılı bozma ilamının KALDIRILMASINA; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün mümeyyiz taraflar yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı ... yararına BOZULMASINA, (5)Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin ve davalı ...
vekilinin vekalet ücretine yönelik sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 18/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/712705000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz