TTK Geçici 7. madde kapsamı dışındaki terkinde ihya davası
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/267 E. 2023/226 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Bir limited şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesi, adresin tespit edilememesi gibi TTK'nın geçici 7. maddesinde sayılan sınırlı hallerin dışında bir nedene dayanıyorsa, bu terkin geçici 7. madde kapsamında hukuka uygun sayılamaz; söz konusu maddenin istisnai ve geçici niteliği kapsamının genişletilmesine ve kanunda öngörülmeyen bir halin tebliğ ile düzenlenmesine izin vermez. Bu durumda usulsüz terkin edilen şirketin ihyasına karar verilir ve terkin işlemini usulüne uygun yapmayan taraf yargılama gideri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulur.
Ele alınan sorunlar
Terkin işleminin TTK Geçici 7. madde kapsamında olup olmadığı ve şirketin ihyası → ret
İddia: Davalı vekili, müvekkilinin TTK 32. madde ve Ticaret Sicili Yönetmeliği 34. madde çerçevesinde işlem yaptığını, gerekli tebligat ve ilan prosedürlerinin usulüne uygun yerine getirildiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini ileri sürmüştür.
Gerekçe: 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar ve Borsalar Kanunu'nun 10/3. maddesi, ilgilinin adres ve durumunu bildirmemesi halinde oda kaydının silinmesi ve bunun ticaret sicil memurluğuna ihbar edilmesi usulünü düzenlemektedir. Münfesih olan/sayılan ancak tasfiye edilmemiş şirketlerin ticaret sicili kayıtlarının silinmesine ilişkin Tebliğ'in 1. maddesinin (d) bendi ise, 5174 sayılı Kanun'un 10 ve 32. maddelerine göre adres ve durumun tespit edilememesi nedeniyle üyeliği askıya alınıp iki yıl sonunda oda kaydı silinen şirketleri düzenlemekte olup, bu hal TTK geçici 7. madde kapsamında olmayan bir durumu tebliğ ile düzenlemektedir. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde belirtilen sınırlı hallere münhasıran özel bir tasfiye yöntemi getirilmiştir; bu haller dışındaki durumlarda geçici 7. maddeye göre değil, TTK'daki genel tasfiye usulüne uygun tasfiye yapılması gerekir. Maddenin istisnai ve geçici niteliği gözetildiğinde kapsamı genişletilemez ve kanunda gösterilmeyen bir hal tebliğ ile düzenlenemez. Somut olayda şirketin terkin sebebinin adresin tespit edilememesi olduğu anlaşıldığından, terkin işlemi TTK geçici 7. madde kapsamında olmayan bir nedenle yapılmış olup hukuka uygun sayılamaz; ayrıca şirket yetkilisine tebliğ de yapılmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Usulsüz terkin nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalının sorumluluğu → ret
İddia: Davalı vekili, müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın açılmasına neden olmadıklarını, bu giderlerin davacı üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Terkinin TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında olmayan bir nedenle yapıldığı ve şirket yetkilisine tebliğ yapılmadığı anlaşıldığından, terkin işlemi usulüne uygun yapılmamıştır; bu nedenle davalının yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasında ve davacı yararına yargı gideri ile vekalet ücreti takdirinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Karar, TTK'nın geçici 7. maddesinde düzenlenen özel/istisnai terkin usulünün kapsamının, adres tespit edilememesi gibi 5174 sayılı Kanun'a dayalı Tebliğ hükümleriyle genişletilemeyeceğini; bu kapsam dışındaki terkinlerin hukuka uygun sayılamayacağını ve ihya davasına konu edilebileceğini ortaya koyması yönünden bölgesel olarak ikna edici bir emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası↗ re'sen terkin↗ TTK Geçici 7. madde↗ ticaret sicili tebliği↗ usulsüz terkin↗ adresin tespit edilememesi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/267
KARAR NO 2023/226
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 05/10/2022
NUMARASI 2022/494 Esas 2022/687 Karar
DAVA
Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/02/2023
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacılar vekili ; müvekkilleri tarafından Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/25 esas sayılı dosyasında ... Ticaret Limited Şirketi aleyhine dava açıldığını, yargılama sırasında şirketin sicilden resen terkin olduğunun tespit edildiğini, taraf teşkili sağlanması için mahkeme tarafından şirketin ihyası için dava açmak üzere taraflarına mehil verildiğini belirterek ... Ticaret Limited Şirketi tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkili tarafından TTK 32. Maddesi ve Ticaret Sicili Yönetmeliği 34. Maddesi hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, yapılan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, gerekli tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirildiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, ihyası talep edilen şirketin 09/10/2014 tarihinde resen terkin işlemi yapıldığı, bu tarihte şirket hakkında 2008 yılında açılan devam eden dava bulunduğu, dolayısıyla TTK Geçici 7.maddesi uyarınca işlem yapılamayacağı, usulsüz terkin edilen şirket yönünden ihya davası açmak için 5 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanamayacağı , davacının talebi haklı görülüp davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı iken TTK Geçici 7. Maddesi uyarınca sicilden resen terkin edilen ... Tic. Ltd Şti'nin Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/25 esas sayılı dosyada yürütülen yargılama ile sınırlı olarak ihyasına, şirketin ticaret siciline tesciline, kararın tescil ve ilanına, TTK Geçici 7.maddesi 2.bendi hükmü gözönünde bulundurularak davalının terkin işleminin usulsüz olduğunun kabulüyle yargılama ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; müvekkilinin kanun gereği zorunlu işlem tesis eden taraf olmak dışında, davanın açılmasına sebep verdiğinden bahsetmenin mümkün olmadığını, müvekkilinin yaptığı işlemlerin hukuka uygun olduğunu, re'sen terkine ilişkin tüm prosedürü yerine getirdiğini, firmaya yollanan ihtarın adreste tanınmadığı için iade edildiğini, mevzuat gereğince tebligatların eksiksiz yapıldığını, müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kararın kaldırılarak davanın açılmasına neden olmayan müvekkili aleyhine yüklenen yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, 6102 sayılı TTK 'nın geçici 7. maddesi gereği re'sen terkin olunan limited şirketin ihyası istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince terkin ve tebliğ evrakları getirtilmiş, şirketin terkin sebebinin "adresin tesbit edilememesi " olduğu anlaşılmaktadır. 5174 Sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar Ve Borsalar Kanunun 10/3. maddesi; "Oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl içinde, ilgilinin üyesi bulunduğu odaya müracaatla adres ve durumunu bildirmemesi halinde, oda yönetim kurulunun teklifi ve meclis kararıyla ticaret sicil kaydının re'sen silinmesi için ticaret sicil memurluğuna ihbarda bulunulur.
İhbarı takip eden ayın ilk günü itibarıyla oda kaydı silinmiş sayılır. Bu süre içerisinde durumunu bildiren üyelerin aidat tahakkukları başlatılır. Ancak bu durumda olanlar tüm aidat borçlarını ödemedikçe seçmen listelerine tekrar kaydedilemeyeceği, hükmünü içermektedir." Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin" Tebliğ'in 1. maddesinin "d" bendinde; " 5174 sayılı kanunun 10 ve 32. maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler.." ifadesi ile geçici 7.madde kapsamında olmayan bir hali tebliğ ile düzenlemiştir.
Açıklanan nedenlerle 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. Maddesinde belirtilen sınırlı hallere münhasıran özel bir tasfiye yöntemi getirilen haller dışındaki durumlarda geçici 7. maddeye göre değil TTK daki tasfiye usulüne uygun tasfiye yapılacaktır. Maddenin istisnai ve geçici oluşu göz önüne alındığında kapsamının genişletilemeyeceği, kanunda gösterilmeyen bir halin tebliğ ile düzenlenemeyeceği dikkate alınarak ,şirketin terkin işleminin hukuka uygun sayılamayacağı, ilk derece mahkemesince terkin usulüne uygun yapılmadığından yargı giderine hükmedildiği anlaşılmakla davalının yargı gideri ve vekalet ücreti ile sorumlu tutulmasında isabetsizlik görülmemiştir. Terkinin;TTK nın geçici 7.madde kapsamında olmayan bir neden ile yapıldığı, şirket yetkilisine tebliğ yapılmadığı anlaşılmakla davacı yararına yargı gideri ve vekalet ücreti takdirinde isabetsizlik olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 179,90-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 99,20-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/02/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/70242 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi