Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5415 E. 2021/5609 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
imza sahteliği↗ sahtelik↗ menfi tespit↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; takibe dayanak bonolardaki imzaların davacının eli ürünü olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi'nin 2015/15445 Esas, 2016/5624 Karar ve 04/04/2016 tarihli ilamında belirtildiği üzere davacı imza sahteliği yanında faize itiraz nedeniyle de menfi tespit isteminde bulunmuştur. Davacının borcu ödediğine dair dosyada bir işaret de bulunmadığından davacının faize ilişkin itirazları da değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Menfi tespit | Menfi tespit | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6232 E. 2023/5923 K.
Ortak:imza sahteliği · sahtelik · menfi tespit
İncelediğiniz karardaHukuk Dairesi'nin 2015/15445 Esas, 2016/5624 Karar ve 04/04/2016 tarihli ilamında belirtildiği üzere davacı «imza sahteliği» yanında faize itiraz nedeniyle de «menfi tespit» isteminde bulunmuştur.
Benzer bu karardaHukuk Dairesinin 04.04.2016 tarih, 2015/15445 E. ve 2016/5624 K. sayılı kararıyla mahkemece «harç eksikliği» tamamlatılmadan karar verilmesinin isabetsiz olduğu, mahkemenin 2005/529 E. sayılı dosyasında davacının «bedelsizlik» iddiasına dayalı olarak «menfi tespit» isteminde bulunduğu, bu davada ise «imza sahteliği» ve faize itiraz nedeniyle menfi tespit isteminde bulunduğu, her iki davada dava sebeplerinin farklı olduğu, dolayısıyla mahkemenin 17.05.2006 tarih ve 2005/529 E., 2006/152 K. sayılı kararının bu davada «kesin» hüküm teşkil etmeyeceği gözetilmeden karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
İkinci Bozma Kararı Dairemizin 20.09.2021 tarih, 2020/5415 E. ve 2021/5609 K. sayılı kararıyla davacının «imza sahteliği» yanında faize itiraz nedeniyle de «menfi tespit» isteminde bulunduğundan davacının faize ilişkin itirazları da değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gerekçesiyle karar davacı yararına bozulmuştur.
Mahkemece 23.06.2015 tarih, 2014/1291 E. ve 2015/826 K. sayılı karar ile davacının daha önce dava konusu «bonolar» nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebiyle dava açtığı, mahkemenin 17.05.2006 tarih, 2005/529 E. ve 2006/152 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, kararın kesinleştiği, önceki davada senetlerin hatır için verildiğinden bahisle «menfi tespit» talebinde bulunulduğu, işbu davada ise senetteki imzaların davacıya ait olmadığı ileri sürülerek menfi tespit talebinde bulunulduğu, tarafları, dava konusu ve dava «sebebi» aynı olan kesinleşmiş kararın, sonradan açılan dava için «kesin» hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:harç eksikliği · borçlu olunmadığının tespiti · bedelsizlik · işlemiş faiz · bono · asıl alacak · harç · dava sebebi
Benzer bu karardaHukuk Dairesinin 04.04.2016 tarih, 2015/15445 E. ve 2016/5624 K. sayılı kararıyla mahkemece «harç eksikliği» tamamlatılmadan karar verilmesinin isabetsiz olduğu, mahkemenin 2005/529 E. sayılı dosyasında davacının «bedelsizlik» iddiasına dayalı olarak «menfi tespit» isteminde bulunduğu, bu davada ise «imza sahteliği» ve faize itiraz nedeniyle menfi tespit isteminde bulunduğu, her iki davada dava sebeplerinin farklı olduğu, dolayısıyla mahkemenin 17.05.2006 tarih ve 2005/529 E., 2006/152 K. sayılı kararının bu davada «kesin» hüküm teşkil etmeyeceği gözetilmeden karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece 23.06.2015 tarih, 2014/1291 E. ve 2015/826 K. sayılı karar ile davacının daha önce dava konusu «bonolar» nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebiyle dava açtığı, mahkemenin 17.05.2006 tarih, 2005/529 E. ve 2006/152 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, kararın kesinleştiği, önceki davada senetlerin hatır için verildiğinden bahisle «menfi tespit» talebinde bulunulduğu, işbu davada ise senetteki imzaların davacıya ait olmadığı ileri sürülerek menfi tespit talebinde bulunulduğu, tarafları, dava konusu ve dava «sebebi» aynı olan kesinleşmiş kararın, sonradan açılan dava için «kesin» hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece benimsenen bilirkişi raporuyla takip tarihi itibariyle «asıl alacak» miktarının 150.00,00 TL, %42 oran üzerinden «işlemiş faiz» miktarının 14.820,82 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının asıl alacak yönünden borçlu olmadığının tespitine ilişkin talebinin …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı aleyhine bonolara dayalı olarak 150.000,00 TL «asıl alacak» olmak üzere toplam 198.631,89 TL üzerinden başlatılan icra takibi nedeniyle «borçlu olunmadığının tespiti» ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3271 E. 2015/1617 K.
Ortak:sahtelik
İncelediğiniz karardaHukuk Dairesi'nin 2015/15445 Esas, 2016/5624 Karar ve 04/04/2016 tarihli ilamında belirtildiği üzere davacı «imza sahteliği» yanında faize itiraz nedeniyle de «menfi tespit» isteminde bulunmuştur.
Benzer bu karardaDavacı taraf, bankada bulunan hesaplarından 11.04.2012 tarihinde bilgi ve talimatları olmadan, «sahte imza» ile düzenlenmiş talimatlarla ödeme yapıldığını ileri sürerek işbu davayı açtığı halde, mahkemece davacı vekilinin «sahtelik iddiası» üzerinde durulmadan, talimatlarda bulunan imzaların davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olup olmadığı incelenmeden karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahtelik iddiası · sahte imza · delillerin toplanmaması · sahtecilik · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece talimatlarda geçen imzaların davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olup olmadığı incelenerek, tarafların «sahtecilik» iddiasına ilişkin «delilleri toplanarak» bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Davacı taraf, bankada bulunan hesaplarından 11.04.2012 tarihinde bilgi ve talimatları olmadan, «sahte imza» ile düzenlenmiş talimatlarla ödeme yapıldığını ileri sürerek işbu davayı açtığı halde, mahkemece davacı vekilinin «sahtelik iddiası» üzerinde durulmadan, talimatlarda bulunan imzaların davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olup olmadığı incelenmeden karar verilmesi doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14437 E. 2011/9024 K.
Ortak:sahtelik
İncelediğiniz karardaHukuk Dairesi'nin 2015/15445 Esas, 2016/5624 Karar ve 04/04/2016 tarihli ilamında belirtildiği üzere davacı «imza sahteliği» yanında faize itiraz nedeniyle de «menfi tespit» isteminde bulunmuştur.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece «sahteliği» iddia olunan imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı konusunda raporlar arasında ortaya çıkan çelişkinin giderilmesi için yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imza incelemesi · kar payı · ortaklar kurulu kararı · limited şirket · kâr payı · yetkisizlik kararı · eksik inceleme
Benzer bu karardaDavacı taraf, kendisine ait olmayan imza ile dava dışı «limited şirkette» «ortaklar kurulu» kararı alındığını ve bu karar ile müdürlük «yetkisinin» sona erdirildiğini ileri sürmüş olup, mahkemece yapılan «imza incelemesi» neticesinde sahte olduğu ileri sürülen imzanın davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
2- Dava «limited şirkette» ortak olunduğunun ve müdürlük sıfatının devam ettiğinin tespiti ile «kar payının» tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından sahte olduğu iddia edilen imzanın yapılan «imza incelemesi» sonucunda davacıya ait olduğunun tespit edildiği, iddianın ispat edilemediği ve talebin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece «sahteliği» iddia olunan imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı konusunda raporlar arasında ortaya çıkan çelişkinin giderilmesi için yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1751 E. 2019/1651 K.
Ortak:sahtelik
İncelediğiniz karardaHukuk Dairesi'nin 2015/15445 Esas, 2016/5624 Karar ve 04/04/2016 tarihli ilamında belirtildiği üzere davacı «imza sahteliği» yanında faize itiraz nedeniyle de «menfi tespit» isteminde bulunmuştur.
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davanın noterde düzenlenen «limited şirket» «hisse devir sözleşmesinin» «sahteliği» hukuki nedenine dayalı olarak açılmış bulunmasına göre davalılar vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devir sözleşmesi · limited şirket
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davanın noterde düzenlenen «limited şirket» «hisse devir sözleşmesinin» «sahteliği» hukuki nedenine dayalı olarak açılmış bulunmasına göre davalılar vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/5415 E. , 2021/5609 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29.11.2019 tarih ve 2018/1127-2019/1542 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının davacı aleyhine başlattığı icra takibine dayanak teşkil eden bonolardaki imzaların ve yazıların davacının eli ürünü olmadığını, imza ve yazı sahteciliğine ilişkin olarak savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürerek, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitini ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının daha önce takibe konu bonolara ilişkin olarak açmış olduğu davanın reddedildiğini ve kesinleştiğini, bu kararın mevcut dava açısından kesin hüküm niteliğinde olduğunu, kesinleşen dava sırasında davacı vekilinin bonoların davacı tarafından kredi temini amacıyla iyiniyetli olarak imzalandığı yönünde beyanları olduğunu, bu beyanın ikrar olduğu ve mevcut davada kesin delil teşkil ettiğini belirterek, davanın reddini ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; takibe dayanak bonolardaki imzaların davacının eli ürünü olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi'nin 2015/15445 Esas, 2016/5624 Karar ve 04/04/2016 tarihli ilamında belirtildiği üzere davacı imza sahteliği yanında faize itiraz nedeniyle de menfi tespit isteminde bulunmuştur. Davacının borcu ödediğine dair dosyada bir işaret de bulunmadığından davacının faize ilişkin itirazları da değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/696025700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz