İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/2138 E. 2019/7684 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 1 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
avalist↗ kefalet sözleşmesi↗ kefalet↗ sebepsiz zenginleşme↗ bono↗ kefil↗ istirdat↗ zamanaşımı↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2-Dava, dava dışı kooperatifin kullandığı kredi borcuna karşılıklı teminat olarak verilen ve ödenen bono bedelin istirdatı istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta davacının, dava dışı kooperatifin kullandığı krediye kefil olduğu, ayrıca kredi borcuna teminat olmak üzere düzenlenen bonoyu da avalist olarak imzaladığı, kredi borcunun ödenmesine rağmen davalı bankanın bonuyu takibe koyduğu, 11.022,36 TL’yi davacının davalı bankaya icra dosyası belirtilmeksizin ödenmek zorunda kaldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, BK m. 66 gereğince 1 yıllık sebepsiz zenginleşme zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle dava reddedilmişse de, davada zamanaşımı süresinin dolup dolmadığının davacı ile davalı banka arasında yapılan kefalet sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekir. Mahkemece bu husus nazara alınmadan karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin karar
düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 20.12.2017 gün, 2016/7883 E. ve 2017/7472 K. sayılı onama ilamının kaldırılarak, kararın yukarda açıklanan gerekçe ile davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1289 E. 2022/3359 K.
Ortak:avalist · kefalet sözleşmesi · kefalet · bono · kefil · istirdat · zamanaşımı · teminat · zamanaşımı 1 yıllık · İstirdat
İncelediğiniz kararda2-Dava, dava dışı kooperatifin kullandığı kredi borcuna karşılıklı «teminat» olarak verilen ve ödenen «bono» bedelin «istirdatı» istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta davacının, dava dışı kooperatifin kullandığı krediye «kefil» olduğu, ayrıca kredi borcuna «teminat» olmak üzere düzenlenen bonoyu da «avalist» olarak imzaladığı, kredi borcunun ödenmesine rağmen davalı bankanın bonuyu takibe koyduğu, 11.022,36 TL’yi davacının davalı bankaya icra dosyası belirtilmeksizin ödenmek zorunda kaldığı anlaşılmaktadır.
66 gereğince 1 yıllık «sebepsiz zenginleşme» «zamanaşımının» dolduğu gerekçesiyle dava reddedilmişse de, davada zamanaşımı süresinin dolup dolmadığının davacı ile davalı banka arasında yapılan «kefalet sözleşmesi» hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davacının dava dışı Kooperatifin kullandığı krediye «kefil» olduğu, ayrıca kredi borcuna «teminat» olmak üzere düzenlenen bonoyu da «avalist» olarak imzaladığı, kredi borcunun ödenmesine rağmen davalı Banka'nın bonoyu takibe koyduğu, 11.022,36 TL'yi davacının davalı Banka'ya ödemek zorunda kaldığı, «kefalet sözleşme» tarihi göz önüne alındığında dava tarihi itibariyle henüz «zamanaşımı» süresi dolmadığı, davacının borçlu olmadığı halde davalıya ödemek zorunda kaldığı 11.022,36 TL’yi talep etmekte haklı olduğu, davacının maddi ve manevi zarar iddialarını somut deliller ile ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 11.022,36 TL alacağın ödeme tarihi olan 16/09/2009 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine fazlaya dair talebin reddine, davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
1- Dava, dava dışı kooperatifin kullandığı kredi borcuna karşılıklı «teminat» olarak verilen ve ödenen «bono» bedelinin «istirdatı» istemine ilişkindir.
Mahkemece, her ne kadar, davaya konu «kambiyo senedinin», dava dışı Kooperatifin davalı bankadan çektiği 18.05.2006 tarihli krediye karşılık «teminat» amacıyla verildiği, davalının «kredi sözleşmesini» «kefil» sıfatıyla imzaladığı ve 18.05.2006 keşide tarihli senedi de «avalist» sıfatıyla imzaladığı ancak kredi borcunun ödenmesine rağmen senedin takibe koyulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, davalı bankanın, dav …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kambiyo senedi · kredi sözleşmesi · yasal faiz · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, her ne kadar, davaya konu «kambiyo senedinin», dava dışı Kooperatifin davalı bankadan çektiği 18.05.2006 tarihli krediye karşılık «teminat» amacıyla verildiği, davalının «kredi sözleşmesini» «kefil» sıfatıyla imzaladığı ve 18.05.2006 keşide tarihli senedi de «avalist» sıfatıyla imzaladığı ancak kredi borcunun ödenmesine rağmen senedin takibe koyulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, davalı bankanın, dav …
Bu durumda mahkemece, davalının savunmasında dayandığı diğer «kredi sözleşmelerinin» dosya içine kazandırılarak, 18.05.2006 keşide tarihli senedin davalının savunmasına dayanak yaptığı diğer kredi sözleşmelerinin borçlarına «teminat» oluşturup oluşturmadığının araştırılıp davaya konu senedin mezkur borçlara teminat oluşturduğunun anlaşılması halinde ise, söz konusu borçlardan dolayı davalı bankanın alacak miktarının ve bankaya yapılan ödemelerle borçların sona erdirilip erdirilmediğinin tespiti ve «bononun» teminat vasfının devam edip etmediği değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik inceleme» ve araştırmaya dayalı karar verilmesi isabetli olmamış olup, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davacının dava dışı Kooperatifin kullandığı krediye «kefil» olduğu, ayrıca kredi borcuna «teminat» olmak üzere düzenlenen bonoyu da «avalist» olarak imzaladığı, kredi borcunun ödenmesine rağmen davalı Banka'nın bonoyu takibe koyduğu, 11.022,36 TL'yi davacının davalı Banka'ya ödemek zorunda kaldığı, «kefalet sözleşme» tarihi göz önüne alındığında dava tarihi itibariyle henüz «zamanaşımı» süresi dolmadığı, davacının borçlu olmadığı halde davalıya ödemek zorunda kaldığı 11.022,36 TL’yi talep etmekte haklı olduğu, davacının maddi ve manevi zarar iddialarını somut deliller ile ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 11.022,36 TL alacağın ödeme tarihi olan 16/09/2009 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine fazlaya dair talebin reddine, davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5457 E. 2024/3204 K.
Ortak:avalist · kefalet sözleşmesi · kefalet · bono · kefil · istirdat · zamanaşımı · teminat · zamanaşımı 1 yıllık
İncelediğiniz kararda2-Dava, dava dışı kooperatifin kullandığı kredi borcuna karşılıklı «teminat» olarak verilen ve ödenen «bono» bedelin «istirdatı» istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta davacının, dava dışı kooperatifin kullandığı krediye «kefil» olduğu, ayrıca kredi borcuna «teminat» olmak üzere düzenlenen bonoyu da «avalist» olarak imzaladığı, kredi borcunun ödenmesine rağmen davalı bankanın bonuyu takibe koyduğu, 11.022,36 TL’yi davacının davalı bankaya icra dosyası belirtilmeksizin ödenmek zorunda kaldığı anlaşılmaktadır.
66 gereğince 1 yıllık «sebepsiz zenginleşme» «zamanaşımının» dolduğu gerekçesiyle dava reddedilmişse de, davada zamanaşımı süresinin dolup dolmadığının davacı ile davalı banka arasında yapılan «kefalet sözleşmesi» hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının dava dışı Kooperatifin kullandığı krediye «kefil» olduğu, ayrıca kredi borcuna «teminat» olmak üzere düzenlenen bonoyu da «avalist» olarak imzaladığı, kredi borcunun ödenmesine rağmen davalı Banka'nın bonoyu takibe koyduğu, 11.022,36 TL'yi davacının davalı Banka'ya ödemek zorunda kaldığı, «kefalet sözleşme» tarihi göz önüne alındığında dava tarihi itibariyle henüz «zamanaşımı» süresi dolmadığı, davacının borçlu olmadığı halde davalıya ödemek zorunda kaldığı 11.022,36 TL’yi talep etmekte haklı olduğu, davacının maddi ve manevi zarar iddialarını somut deliller ile ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 11.022,36 TL alacağın ödeme tarihi olan 16.09.2009 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine fazlaya dair talebin reddine, davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, kararı davalı veki …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile; davaya konu «kambiyo senedinin», dava dışı Kooperatifin davalı bankadan çektiği 18.05.2006 tarihli krediye karşılık «teminat» amacıyla verildiği, davalının «kredi sözleşmesini» «kefil» sıfatıyla imzaladığı ve 18.05.2006 keşide tarihli senedi de «avalist» sıfatıyla imzaladığı, davacının, davalı banka ile dava dışı asıl borçlu Kooperatif arasında imzalanan ve davacının da kefil olduğu 18.05.2006 tarihli sözleşme kapsamında asıl borçluya 18.05.2006 tarihinde kullandırılan krediler haricindeki diğer kredilerden kaynaklı borç nedeniyle ve diğer dört adet «genel kredi sözleşmesi» kapsamında «kefalet» sorumluluğunun bulunduğu ve devam ettiği, davacı tarafından 16.09.2009 tarihinde ödenen toplam 11.000,00 TL’nin dava dışı asıl borçlu Kooperatife 24.03.2008 ve 10. …
Bozma Kararı Dairemizin 25.04.2022 tarih, 2021/1289 E. ve 2022/3359 K. sayılı kararıyla; "1- Dava, dava dışı kooperatifin kullandığı kredi borcuna karşılıklı «teminat» olarak verilen ve ödenen «bono» bedelinin «istirdatı» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmesel sorumluluk · teminat senedi · kambiyo senedi · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi · yasal faiz · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile; davaya konu «kambiyo senedinin», dava dışı Kooperatifin davalı bankadan çektiği 18.05.2006 tarihli krediye karşılık «teminat» amacıyla verildiği, davalının «kredi sözleşmesini» «kefil» sıfatıyla imzaladığı ve 18.05.2006 keşide tarihli senedi de «avalist» sıfatıyla imzaladığı, davacının, davalı banka ile dava dışı asıl borçlu Kooperatif arasında imzalanan ve davacının da kefil olduğu 18.05.2006 tarihli sözleşme kapsamında asıl borçluya 18.05.2006 tarihinde kullandırılan krediler haricindeki diğer kredilerden kaynaklı borç nedeniyle ve diğer dört adet «genel kredi sözleşmesi» kapsamında «kefalet» sorumluluğunun bulunduğu ve devam ettiği, davacı tarafından 16.09.2009 tarihinde ödenen toplam 11.000,00 TL’nin dava dışı asıl borçlu Kooperatife 24.03.2008 ve 10. …
Mahkemece, her ne kadar, davaya konu «kambiyo senedinin», dava dışı Kooperatifin davalı bankadan çektiği 18.05.2006 tarihli krediye karşılık «teminat» amacıyla verildiği, davalının «kredi sözleşmesini» «kefil» sıfatıyla imzaladığı ve 18.05.2006 keşide tarihli senedi de «avalist» sıfatıyla imzaladığı ancak kredi borcunun ödenmesine rağmen senedin takibe koyulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, davalı bankanın, dav …
Bu durumda mahkemece, davalının savunmasında dayandığı diğer «kredi sözleşmelerinin» dosya içine kazandırılarak, 18.05.2006 keşide tarihli senedin davalının savunmasına dayanak yaptığı diğer kredi sözleşmelerinin borçlarına «teminat» oluşturup oluşturmadığının araştırılıp davaya konu senedin mezkur borçlara teminat oluşturduğunun anlaşılması halinde ise, söz konusu borçlardan dolayı davalı bankanın alacak miktarının ve bankaya yapılan ödemelerle borçların sona erdirilip erdirilmediğinin tespiti ve «bononun» teminat vasfının devam edip etmediği değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik inceleme» ve araştırmaya dayalı karar verilmesi isabetli olmamış olup, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davaya konu «kambiyo senedinin», dava dışı Kooperatifin davalı bankadan çektiği 18.05.2006 tarihli krediye karşılık «teminat» amacıyla verildiği, davalının «kredi sözleşmesini» «kefil» sıfatıyla imzaladığı ve 18.05.2006 keşide tarihli senedi de «avalist» sıfatıyla imzaladığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4727 E. 2014/6964 K.
Ortak:avalist · bono
İncelediğiniz kararda2-Dava, dava dışı kooperatifin kullandığı kredi borcuna karşılıklı «teminat» olarak verilen ve ödenen «bono» bedelin «istirdatı» istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta davacının, dava dışı kooperatifin kullandığı krediye «kefil» olduğu, ayrıca kredi borcuna «teminat» olmak üzere düzenlenen bonoyu da «avalist» olarak imzaladığı, kredi borcunun ödenmesine rağmen davalı bankanın bonuyu takibe koyduğu, 11.022,36 TL’yi davacının davalı bankaya icra dosyası belirtilmeksizin ödenmek zorunda kaldığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaDava, «kambiyo senedine» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, somut uyuşmazlıkta ihtiyati hacze konu kambiyo senedi «bono» niteliği taşımakla birlikte, aleyhine ihtiyati haciz istenenler bonoyu düzenleyen ve «avalisttir».
Yine, «bononun» «vadesi» geldiği halde borç ödenmemiş , böylelikle İİK’nın «257». maddesindeki şartlar oluşmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 257 · kambiyo senedi · ihtiyati haciz · vade · haciz
Benzer bu karardaDava, «kambiyo senedine» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, somut uyuşmazlıkta ihtiyati hacze konu kambiyo senedi «bono» niteliği taşımakla birlikte, aleyhine ihtiyati haciz istenenler bonoyu düzenleyen ve «avalisttir».
Yine, «bononun» «vadesi» geldiği halde borç ödenmemiş , böylelikle İİK’nın «257». maddesindeki şartlar oluşmuştur.
Bu itibarla, mahkemece «ihtiyati haciz» kararı verilmesi gerekirken talebin reddi doğru olmamış,kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3035 E. 2015/1200 K.
Ortak:bono · zamanaşımı · zamanaşımı 1 yıllık
İncelediğiniz kararda2-Dava, dava dışı kooperatifin kullandığı kredi borcuna karşılıklı «teminat» olarak verilen ve ödenen «bono» bedelin «istirdatı» istemine ilişkindir.
66 gereğince 1 yıllık «sebepsiz zenginleşme» «zamanaşımının» dolduğu gerekçesiyle dava reddedilmişse de, davada zamanaşımı süresinin dolup dolmadığının davacı ile davalı banka arasında yapılan «kefalet sözleşmesi» hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekir.
Benzer bu kararda1- Davacı taraf, davalının «keşidecisi» olduğu «bono» hakkında icra takibi yaptığını, icra mahkemesi tarafından takibin geri bırakıldığını, «zamanaşımı» süresinin dolmadığını, davalının açmış olduğu «menfi tespit» davasının lehlerine sonuçlandığını, İİK'nun 71 ve 33/a maddesi gereğince işbu davanın açılması gerektiğini ileri sürerek, 80.000 TL'nin tahsilini istemiş, mahkemece davanın İİK'nun 33/a maddesi gereğince süresinde açıldığı, menfi tespit davasındaki ret kararınının «kesin» hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, mahkemece davanın İİK'nun 33/a maddesi gereğince süresinde açıldığı kabul edildiği halde, hangi muamelelerin «zamanaşımı» süresini kestiği, «bonoya» dayalı zamanaşımın süresinin İİK'nun 33/a-2. maddesi kapsamında dolup dolmadığı değerlendirilip tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:keşideci · vade · menfi tespit · kesin hüküm
Benzer bu kararda… dığı, İcra Hukuk Mahkemesi'nin kararının onana ilamının 14.11.2011 tarihinde tebliğ edildiği, işbu davanın ise 21.11.2011 tarihinde açıldığı, davalının açmış olduğu «menfi tespit» davasındaki ret kararının «kesin» hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 80.000 TL'nin «vade» tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Davacı taraf, davalının «keşidecisi» olduğu «bono» hakkında icra takibi yaptığını, icra mahkemesi tarafından takibin geri bırakıldığını, «zamanaşımı» süresinin dolmadığını, davalının açmış olduğu «menfi tespit» davasının lehlerine sonuçlandığını, İİK'nun 71 ve 33/a maddesi gereğince işbu davanın açılması gerektiğini ileri sürerek, 80.000 TL'nin tahsilini istemiş, mahkemece davanın İİK'nun 33/a maddesi gereğince süresinde açıldığı, menfi tespit davasındaki ret kararınının «kesin» hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/2138 E. , 2019/7684 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ortaca 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 07/05/2015 gün ve 2013/187 - 2015/302 sayılı kararı onayan Daire'nin 20/12/2017 gün ve 2016/7883 - 2017/7472 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2006 yılına kadar S.S Dalaman Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifinde yönetim kurulu üyeliğini yaptığını, kooperatif başkanı iken 18.05.2006 tarihinde davalı bankadan kısa vadeli kredi çektiğini, bu krediye kefil olduğunu, krediye teminat olarak bir adet bono imzalatıldığını, çekilen kredinin vadesinde ödendiğini, sonraki kredilerin hiçbirine davacının kefil olmadığını, davalının senetle kambiyo senetlerine özgü takibe giriştiğini, muhafaza işlemlerini durdurmak için müvekkilinden 11.022,36 TL tahsil edildiğini, krediden dolayı borcunun olmadığını, maddi ve manevi olarak zarara uğradığını ileri sürerek 1.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminat ve haciz baskısı altında ödenen 11.022.36 TL’nin faiziyle işlemiş faiziyle 16.030,00 TL olmak üzere toplam 21.030,00 TL’nin dava tarihinden itibaren başlayacak ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2-Dava, dava dışı kooperatifin kullandığı kredi borcuna karşılıklı teminat olarak verilen ve ödenen bono bedelin istirdatı istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta davacının, dava dışı kooperatifin kullandığı krediye kefil olduğu, ayrıca kredi borcuna teminat olmak üzere düzenlenen bonoyu da avalist olarak imzaladığı, kredi borcunun ödenmesine rağmen davalı bankanın bonuyu takibe koyduğu, 11.022,36 TL’yi davacının davalı bankaya icra dosyası belirtilmeksizin ödenmek zorunda kaldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, BK m. 66 gereğince 1 yıllık sebepsiz zenginleşme zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle dava reddedilmişse de, davada zamanaşımı süresinin dolup dolmadığının davacı ile davalı banka arasında yapılan kefalet sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekir. Mahkemece bu husus nazara alınmadan karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin karar
düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 20.12.2017 gün, 2016/7883 E. ve 2017/7472 K. sayılı onama ilamının kaldırılarak, kararın yukarda açıklanan gerekçe ile davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair karar düzeltme istemlerinin HUMK 442. maddesi uyarınca REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 20.12.2017 gün, 2016/7883 E. ve 2017/7472 K. sayılı onama ilamının kaldırılarak, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 02/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/692085400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz