Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/3035 E. 2015/1200 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- ['2004/71']
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': ['2004/33']}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
icra hukuk mahkemesi↗ keşideci↗ bono↗ vade↗ menfi tespit↗ zamanaşımı↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın İİK'nun 33/a maddesi uyarınca açıldığı, İcra Hukuk Mahkemesi'nin kararının onana ilamının 14.11.2011 tarihinde tebliğ edildiği, işbu davanın ise 21.11.2011 tarihinde açıldığı, davalının açmış olduğu menfi tespit davasındaki ret kararının kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 80.000 TL'nin vade tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı taraf, davalının keşidecisi olduğu bono hakkında icra takibi yaptığını, icra mahkemesi tarafından takibin geri bırakıldığını, zamanaşımı süresinin dolmadığını, davalının açmış olduğu menfi tespit davasının lehlerine sonuçlandığını, İİK'nun 71 ve 33/a maddesi gereğince işbu davanın açılması gerektiğini ileri sürerek, 80.000 TL'nin tahsilini istemiş, mahkemece davanın İİK'nun 33/a maddesi gereğince süresinde açıldığı, menfi tespit davasındaki ret kararınının kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa, mahkemece davanın İİK'nun 33/a maddesi gereğince süresinde açıldığı kabul edildiği halde, hangi muamelelerin zamanaşımı süresini kestiği, bonoya dayalı zamanaşımın süresinin İİK'nun 33/a-2. maddesi kapsamında dolup dolmadığı değerlendirilip tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İnkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8870 E. 2016/1727 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı ['2004/71']
İncelediğiniz kararda1- Davacı taraf, davalının «keşidecisi» olduğu «bono» hakkında icra takibi yaptığını, icra mahkemesi tarafından takibin geri bırakıldığını, «zamanaşımı» süresinin dolmadığını, davalının açmış olduğu «menfi tespit» davasının lehlerine sonuçlandığını, İİK'nun 71 ve 33/a maddesi gereğince işbu davanın açılması gerektiğini ileri sürerek, 80.000 TL'nin tahsilini istemiş, mahkemece davanın İİK'nun 33/a maddesi gereğince süresinde açıldığı, menfi tespit davasındaki ret kararınının «kesin» hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, mahkemece davanın İİK'nun 33/a maddesi gereğince süresinde açıldığı kabul edildiği halde, hangi muamelelerin «zamanaşımı» süresini kestiği, «bonoya» dayalı zamanaşımın süresinin İİK'nun 33/a-2. maddesi kapsamında dolup dolmadığı değerlendirilip tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının dava dışı hazineye yaptığı ödeme tarihinden bu yana 10 yıldan fazla süre geçtiği gerekçesiyle davanın «zamanaşımı» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Dava, kendi paylarından fazlasını ödeyen «müteselsil sorumluların» diğer müteselsil sorumluya karşı başlattıkları takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık «rücua» ilişkin işbu davada «zamanaşımı» süresinin dolup dolmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın «zamanaşımına» uğradığı sonucuna varılarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil sorumluluk · zamanaşımı def'i · rücu · def'i
Benzer bu karardaDava, kendi paylarından fazlasını ödeyen «müteselsil sorumluların» diğer müteselsil sorumluya karşı başlattıkları takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık «rücua» ilişkin işbu davada «zamanaşımı» süresinin dolup dolmadığı noktasında toplanmaktadır.
Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalının «zamanaşımı def»’inin reddi ile işin esasına girilmek gerekirken yanlış ilkeye ve yanılgılı değerlendirmelere dayalı yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Oysa, «zamanaşımı» süresinin ödeme tarihinden itibaren başlayacağı mahkemenin de kabulünde olup, «rücua» dayanak yapılan o davaya ilişkin olarak davacı tarafın zarar görene 17.12.2013 tarihinde ödeme yapması, işbu davaya dayanak icra takibinin 26.12.2013 tarihinde baş …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/3035 E. , 2015/1200 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/12/2013 tarih ve 2013/346-2013/497 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/02/2015 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının keşideci olduğu 80.000 TL bedelli bono hakkında icra takibi yaptıklarını, icra mahkemesi tarafından takibin geri bırakılmasına karar verildiği, oysa bu sırada satış avansı yatırdıklarını, davalının taşınmazı üzerindeki hissesine ilişkin olarak ortaklığın giderilmesi davası açtıklarını, davalının açmış olduğu menfi tespit davasının devam ettiğini, anılan hususların zamanaşımını keseceğini, icra mahkemesindeki tebligatların usulsüz olarak azlettikleri vekillerine yapıldığını, İİK'nun 71 ve 33/a maddesi gereğince işbu davanın açılmasının gerektiğini ileri sürerek, 80.000 TL'nin vade tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, mahkemenin görevli olmadığını, senedin ticari ilişkiden kaynaklanmadığını, dava dilekçesinin gerekli şartları taşımadığını, 7 günlük hak düşürücü sürenin geçtiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın İİK'nun 33/a maddesi uyarınca açıldığı, İcra Hukuk Mahkemesi'nin kararının onana ilamının 14.11.2011 tarihinde tebliğ edildiği, işbu davanın ise 21.11.2011 tarihinde açıldığı, davalının açmış olduğu menfi tespit davasındaki ret kararının kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 80.000 TL'nin vade tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı taraf, davalının keşidecisi olduğu bono hakkında icra takibi yaptığını, icra mahkemesi tarafından takibin geri bırakıldığını, zamanaşımı süresinin dolmadığını, davalının açmış olduğu menfi tespit davasının lehlerine sonuçlandığını, İİK'nun 71 ve 33/a maddesi gereğince işbu davanın açılması gerektiğini ileri sürerek, 80.000 TL'nin tahsilini istemiş, mahkemece davanın İİK'nun 33/a maddesi gereğince süresinde açıldığı, menfi tespit davasındaki ret kararınının kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa, mahkemece davanın İİK'nun 33/a maddesi gereğince süresinde açıldığı kabul edildiği halde, hangi muamelelerin zamanaşımı süresini kestiği, bonoya dayalı zamanaşımın süresinin İİK'nun 33/a-2.
maddesi kapsamında dolup dolmadığı değerlendirilip tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/166246600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz