Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3868 E. 2019/7396 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tashih↗ faiz başlangıç tarihi↗ aldatma (hile)↗ yönetici sorumluluğu↗ tavzih↗ zamanaşımı def'i↗ dürüstlük kuralı↗ def'i↗ ortaklık ilişkisi↗ haksız fiil↗ kredi sözleşmesi↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıyı aldatma kasdıyla davalıların haksız fiilde bulundukları, taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı, zamanaşımı def'inin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı, davacının davalıya, SPK'na sunulan CD’de belirtilen miktardaki parayı ödediğinin kabulü gerekeceği, gerek MK'nın 50., gerekse de TTK'nın 321/son maddesi uyarınca davalı yöneticinin de sorumluluğunun bulunduğu, davadan önce davalı temerrüde düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı Kombassan Holding A.Ş.'nin ortağı olmadığının tespitine, 102.670,04 TL'nin 02/05/2010 dava tarihinden değişen oranlarda avans faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiş, davacı vekilinin 12/09/2017 tarihli dilekçesi ile tashih isteminde bulunulmuş, mahkemece 12/06/2019 tarihli kararla talebin kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece verilen 12/06/2019 tarihli karar ile esas hakkındaki kararı davalı şirket vekili, temyiz etmiştir.
1-Mahkemece verilen 12/06/2019 tarihli karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tavzih yolu, bir hükmün anlaşılmayacak biçimde müphem bulunması veya açıklıkla anlaşılamaz (gayri vazıh) ve çelişik (mütenakız) fıkraları taşıması durumunda hükümdeki gerçek anlamı meydana çıkarması amacıyla başvurulan bir yasal yoldur. 6100 sayılı HMK'nın 304 ve devamı maddelerinde hükümlerin hangi hallerde tavzihinin istenebileceği ve tavzih usulü gösterilmiştir. Mahkeme, hükmü yalnız tavzih etmekle yetinir, yoksa kesinleşmiş bir hüküm, hükmün açıklanması (tavzihi) yoluyla sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Bu nedenle de mahkeme, hüküm kurmadığı bir konuda, hükümde unutmuş olduğu gerekçesiyle tavzih yolu ile karar verip, bu hususu da hükme ekleyemez, miktarları da değiştiremez.
Somut olayda davacı tarafça, dava dilekçesinde hükmedilecek alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talebinde bulunulmadığı gibi, mahkemece esas kararda bu husus belirtilmeksizin davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulmuştur. Davacı vekili 12/09/2017 tarihli dilekçesi ile, hüküm kısmının B bendine ''müşterek ve müteselsilen'' ibaresinin eklenmesini talep etmiş, mahkemece talep kabul edilerek hüküm fıkrasına bu ibare eklenmiştir. Ancak, yukarıda açıklandığı üzere, mahkemece verilen tavzih kararı anılan kanun hükümlerine aykırı olduğundan talebin reddine karar vermek gerekirken, hükmü değiştirecek şekilde tavzih kararı verilmesi doğru olmadığından, davalı şirket vekilinin işbu 12/06/2019 tarihli tavzih kararına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
2-Davalı şirket vekilinin esas karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
3-Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Davalı vekili, davacının hisselerinin bir kısmını belge karşılığında dava dışı... Inc.’ye devrettiğini ve bedelini aldığını, belgede devir eden ve devralanın imzasının bulunduğunu, davacının devreden olarak belgeyi imzaladığını savunmuştur. Mahkemece, davalının söz konusu savunması, Kombassan Grubu şirketleri ile... Inc. arasında kredi sözleşmesi imzalandığı, ancak bu yabancı şirketten temin edilen kredilerin kredi niteliği taşımadığı, Kombassan Grubu şirketlere sermaye olarak konulması planlanan tutarlar olduğu şüphesini uyandırdığı, bu nedenle davalının anılan belgeye dayalı olarak ödemede bulunulduğu savunmasının nazara alınamayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir. Bu durumda mahkemece, davalı tarafından sunulan “Baco Assets Inc.” başlıklı belgeye ilişkin savunması ve borcu sona erdiren ödeme vakıasının yargılamanın her aşamasında ileri sürülmesinin mümkün olduğu gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, ödeme vakıası ile ilgili olmayan yazılı gerekçeyle davalının anılan savunmasına itibar edilmemesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
4-Ayrıca, mahkemece faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olduğu belirtilerek hükmedilen alacağın 02/05/2010 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiş ise de, dava tarihinin 03/05/2010 olduğu nazara alınmaksızın, faiz başlangıcının 02/05/2010 tarihi olarak esas alınması da doğru olmamış, bu nedenle de kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3863 E. 2019/7395 K.
Ortak:tashih · tavzih · zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · def'i · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · temerrüt · zamanaşımı var · Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
İncelediğiniz kararda… e bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıyı aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, davacının davalıya, SPK'na sunulan CD’de belirtilen miktardaki parayı ödediğinin kabulü gerekeceği, gerek MK'nın 50., gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca davalı yöneticinin de sorumluluğunun bulunduğu, davadan önce davalı «temerrüde» düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı Kombassan Holding A.Ş.'nin ortağı olmadığının tespitine, 102.670,04 TL'nin 02/05/2010 dava tarihinden değişen oranlarda avans faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiş, davacı vekilinin 12/09/2017 tarihli dilekçesi ile «tashih» isteminde bulunulmuş, mahkemece 12/06/2019 tarihli kararla talebin kabulüne karar verilmiştir.
1-Mahkemece verilen 12/06/2019 tarihli karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; «tavzih» yolu, bir hükmün anlaşılmayacak biçimde müphem bulunması veya açıklıkla anlaşılamaz (gayri vazıh) ve çelişik (mütenakız) fıkraları taşıması durumunda hükümdeki gerçek anlamı meydana çıkarması amacıyla başvurulan bir yasal yoldur.
6100 sayılı HMK'nın 304 ve devamı maddelerinde hükümlerin hangi hallerde «tavzihinin» istenebileceği ve tavzih usulü gösterilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıyı aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraf arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, davacının davalıya, SPK'na sunulan CD'de belirtilen miktardaki parayı ödediğinin kabulü gerekeceği, gerek MK'nın 50., gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca davalı yöneticinin de sorumluluğunun bulunduğu, davadan önce davalı «temerrüde» düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı şirket ortağı olmadığının tespitine, 42.439,29 TL'nin 28/12/2007 dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiş, davacı vekili 11/09/2017 tarihli dilekçesi ile «tashih», davalı şirket vekili 19/06/2017 tarihli dilekçe ile «tavzih» isteminde bulunmuş, mahkemece 12/06/2019 tarihli kararla davacı vekilinin talebinin kabulüne ve ayrıca karar başlığındaki, davalılar Kombassan Holding A.Ş. ile Kom …
6100 sayılı HMK'nın 304 ve devamı maddelerinde hükümlerin hangi hallerde «tavzihinin» istenebileceği ve tavzih usulü gösterilmiştir.
Mahkeme, hükmü yalnız «tavzih» etmekle yetinir, yoksa kesinleşmiş bir hüküm, hükmün açıklanması (tavzihi) yoluyla sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devri · dolandırıcılık · kâr payı · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaDavacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istenildiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden 30/03/2000 tarihli, ''Ortaklık Durum Belgesi'' adlı belge ile 57.905 DM alındığını ileri sürerek, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 57.905 DM (29.606,36 Euro)'nun karşılığı olan 50.579,50 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şek …
Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve «kayda» alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler ise, hissedarlar arası «hisse devri» sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirke …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/611 E. 2015/5481 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz kararda1-Mahkemece verilen 12/06/2019 tarihli karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; «tavzih» yolu, bir hükmün anlaşılmayacak biçimde müphem bulunması veya açıklıkla anlaşılamaz (gayri vazıh) ve çelişik (mütenakız) fıkraları taşıması durumunda hükümdeki gerçek anlamı meydana çıkarması amacıyla başvurulan bir yasal yoldur.
6100 sayılı HMK'nın 304 ve devamı maddelerinde hükümlerin hangi hallerde «tavzihinin» istenebileceği ve tavzih usulü gösterilmiştir.
Mahkeme, hükmü yalnız «tavzih» etmekle yetinir, yoksa kesinleşmiş bir hüküm, hükmün açıklanması (tavzihi) yoluyla sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.
Benzer bu karardaDavacı vekilinin «tavzih» talebi üzerine mahkemece talep kabul edilerek, hüküm fıkrasının 1. maddesinin “....Davacının ...
Şti'nden dava tarihi olan 02.12.2011 tarihinden itibaren çıkmasına izin verilmesine...” şeklinde «tavzihine» karar verilmiştir.
Davalı vekilince, hem esas hem «tavzih» kararı ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · feragat · kâr payı
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak, davacının ortaklık «payının» ve ödeme inkar payından «feragat» etmesi sebebiyle bu taleplerin reddi ile bilirkişi raporundaki değerlendirme doğrultusunda ortaklıktan çıkmakta haklı sebepleri olduğu gerekçesiyle talebin kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiş ise de, davacının temyizi üzerine karar, Dairemizin 2012/9419 esas- 2013/8579 karar sayılı ilamı ile, davacının vekaletnamesinde adresinin belli olduğu, dava şartı yokluğu bulunmadığı, işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4217 E. 2017/6360 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz kararda1-Mahkemece verilen 12/06/2019 tarihli karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; «tavzih» yolu, bir hükmün anlaşılmayacak biçimde müphem bulunması veya açıklıkla anlaşılamaz (gayri vazıh) ve çelişik (mütenakız) fıkraları taşıması durumunda hükümdeki gerçek anlamı meydana çıkarması amacıyla başvurulan bir yasal yoldur.
6100 sayılı HMK'nın 304 ve devamı maddelerinde hükümlerin hangi hallerde «tavzihinin» istenebileceği ve tavzih usulü gösterilmiştir.
Mahkeme, hükmü yalnız «tavzih» etmekle yetinir, yoksa kesinleşmiş bir hüküm, hükmün açıklanması (tavzihi) yoluyla sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.
Benzer bu kararda6100 sayılı HMK'nın 304. ve devamı maddelerinde hükümlerin hangi hallerde «tavzihinin» istenebileceği ve tavzih usulü gösterilmiştir.
Mahkeme, hükmü yalnız «tavzih» etmekle yetinir, yoksa kesinleşmiş bir hüküm, hükmün açıklanması (tavzihi) yoluyla sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.
Bu nedenle de mahkeme, hüküm kurmadığı bir konuda, hükümde unutmuş olduğu gerekçesiyle «tavzih» yolu ile karar verip, bu hususu da hükme ekleyemez, miktarları da değiştiremez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirketin feshi · i̇i̇k 265 · fesih · limited şirket · hukuki yarar · kâr payı · ek tasfiye · iflas
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesinin 2012/582 E. ile 2014/40 K. sayılı dosyasında davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verildiği, «iflas» kararı verilinceye kadar iflastan önce davacının dava açmakta «hukuki yararı» bulunduğu, şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilse dahi dava tarihi itibariyle davacının ortaklıktan çıkmaya ilişkin talebinde hukuki yararı bulunduğu, davacının ortaklık «payının» ve ödeme inkar payının ödenmesine ilişkin taleplerinden vazgeçtiklerinden «şirketin feshi» ve «tasfiye» kararının dosyamıza etkisi olmadığı gerekçesiyle davacının dava tarihi olan 02/12/2011 tarihinden itibaren çıkmasına izin verilmesine, ortaklık payı ve kâr payı öd …
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/278 E.-«265» sayılı kararında «iflas» davasının reddine karar verildiği, yine şirket hakkında ...
2- Dava, «limited şirketten» çıkmaya izin verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/872 E. 2019/6321 K.
Ortak:zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · def'i · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · kredi sözleşmesi · temerrüt · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… e bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıyı aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, davacının davalıya, SPK'na sunulan CD’de belirtilen miktardaki parayı ödediğinin kabulü gerekeceği, gerek MK'nın 50., gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca davalı yöneticinin de sorumluluğunun bulunduğu, davadan önce davalı «temerrüde» düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı Kombassan Holding A.Ş.'nin ortağı olmadığının tespitine, 102.670,04 TL'nin 02/05/2010 dava tarihinden değişen oranlarda avans faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiş, davacı vekilinin 12/09/2017 tarihli dilekçesi ile «tashih» isteminde bulunulmuş, mahkemece 12/06/2019 tarihli kararla talebin kabulüne karar verilmiştir.
3-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Inc. arasında «kredi sözleşmesi» imzalandığı, ancak bu yabancı şirketten temin edilen kredilerin kredi niteliği taşımadığı, Kombassan Grubu şirketlere sermaye olarak konulması planlanan tutarlar olduğu şüphesini uyandırdığı, bu nedenle davalının anılan belgeye dayalı olarak ödemede bulunulduğu savunmasının nazara alınamayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıda aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, davacının davalıya, SPK'na sunulan CD’de belirtilen miktardaki parayı ödediğinin kabulü gerekeceği, gerek MK'nın 50., gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca davalı yöneticinin de sorumluluğunun bulunduğu, davadan önce davalı «temerrüde» düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı Bera Holding A.Ş'nin ortağı olmad …
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının söz konusu savunması, Kombassan Grubu şirketleri ile Baco Assets Inc. arasında «kredi sözleşmesi» imzalandığı, ancak bu yabancı şirketten temin edilen kredilerin kredi niteliği taşımadığı, Kombassan Grubu şirketlere sermaye olarak konulması planlanan tutarlar olduğu şüphesini uyandırdığı, bu nedenle davalının anılan belgeye dayalı olarak ödemede bulunulduğu savunmasının nazara alınamayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istirdat · havale
Benzer bu kararda2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Oysa, dosya içerisinde bulunmamakla birlikte davalı vekili tarafından 08.10.2019 «havale» tarihi dilekçe ekinde sunulan 07.03.2000 tarihli, 12.520 DM bedelli belge hususunda davacının beyanının alınmasının talep edildiği ayrıca, davalı vekilince aynı ta …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12513 E. 2010/3817 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz kararda1-Mahkemece verilen 12/06/2019 tarihli karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; «tavzih» yolu, bir hükmün anlaşılmayacak biçimde müphem bulunması veya açıklıkla anlaşılamaz (gayri vazıh) ve çelişik (mütenakız) fıkraları taşıması durumunda hükümdeki gerçek anlamı meydana çıkarması amacıyla başvurulan bir yasal yoldur.
6100 sayılı HMK'nın 304 ve devamı maddelerinde hükümlerin hangi hallerde «tavzihinin» istenebileceği ve tavzih usulü gösterilmiştir.
Mahkeme, hükmü yalnız «tavzih» etmekle yetinir, yoksa kesinleşmiş bir hüküm, hükmün açıklanması (tavzihi) yoluyla sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.
Benzer bu karardaMahkemece, davalı vekilinin «tavzih» talebine ilişkin evrak üzerinde yapılan inceleme sonucu verilen karar Dairemizce “HUMK.nun 456 ve 457. maddelerinde tavzih isteminde uyulması gereken usul kurallarının düzenlendiği, buna göre tavzih dilekçesinin bir nüshasının karşı tarafa tebliği gerektiği, somut olayda anılan hususa uyulmadan tavzihe karar verilmesi suretiyle davacı tarafın tavzih istemine karşı beyanda bulunma hakkından yoksun bırakılmasının doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davacı vekilinin tavzih talebine ilişkin beyanları alındıktan sonra, kesinleşen mahkeme kararının «uyuşmazlık konusu» “...” kelimesinin kullanımı ile ilgili olduğu, “...” kelimesinin tamamen kullanımının yasaklanmış olmayıp iş bu karar ekindeki fotoğraflarda gösterilen ve anılan ilamda «haksız rekabet» olarak nitelendirilen biçimde kullanılmasının yasaklandığı belirtilmiştir.
İstem, kesinleşerek «infazına» başlanmış bulunan mahkeme hükmünün infazında yaşanan sıkıntı ve tereddüdün giderilmesi amacıyla «tavzihine» ilişkindir.
HUMK'nın 455 ve devamı maddelerinde hükümlerin hangi hallerde «tavzihinin» istenebileceği ve tavzih usulü gösterilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infaz · uyuşmazlık konusu · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, davalı vekilinin «tavzih» talebine ilişkin evrak üzerinde yapılan inceleme sonucu verilen karar Dairemizce “HUMK.nun 456 ve 457. maddelerinde tavzih isteminde uyulması gereken usul kurallarının düzenlendiği, buna göre tavzih dilekçesinin bir nüshasının karşı tarafa tebliği gerektiği, somut olayda anılan hususa uyulmadan tavzihe karar verilmesi suretiyle davacı tarafın tavzih istemine karşı beyanda bulunma hakkından yoksun bırakılmasının doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davacı vekilinin tavzih talebine ilişkin beyanları alındıktan sonra, kesinleşen mahkeme kararının «uyuşmazlık konusu» “...” kelimesinin kullanımı ile ilgili olduğu, “...” kelimesinin tamamen kullanımının yasaklanmış olmayıp iş bu karar ekindeki fotoğraflarda gösterilen ve anılan ilamda «haksız rekabet» olarak nitelendirilen biçimde kullanılmasının yasaklandığı belirtilmiştir.
İstem, kesinleşerek «infazına» başlanmış bulunan mahkeme hükmünün infazında yaşanan sıkıntı ve tereddüdün giderilmesi amacıyla «tavzihine» ilişkindir.
Somut olayda, davalı vekilinin verdiği «tavzih» dilekçesinde, kesinleşen mahkeme kararının icrasında problemler oluştuğu, mahkeme kararında ... kelimesinin tamamen yasaklanıp yasaklanmadığının açıklanması gerektiği ileri sürülmüş, mahkemece tavzih kararında, kesinleşen hükümde, “...” kelimesinin tamamen kullanımının yasaklanmadığı, karar ekindeki fotoğraflarda gösterilen şekilde «haksız rekabet» doğuracak biçimde kullanılmasının yasaklandığı belirtilmiş ise de, mahkemece hükmün gerekçesi tavzih edilecek şekilde ve daha önce hüküm kurmadığı şekilde hükme ye …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4628 E. 2019/3743 K.
Ortak:zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · def'i · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · kredi sözleşmesi · temerrüt · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… e bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıyı aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, davacının davalıya, SPK'na sunulan CD’de belirtilen miktardaki parayı ödediğinin kabulü gerekeceği, gerek MK'nın 50., gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca davalı yöneticinin de sorumluluğunun bulunduğu, davadan önce davalı «temerrüde» düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı Kombassan Holding A.Ş.'nin ortağı olmadığının tespitine, 102.670,04 TL'nin 02/05/2010 dava tarihinden değişen oranlarda avans faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiş, davacı vekilinin 12/09/2017 tarihli dilekçesi ile «tashih» isteminde bulunulmuş, mahkemece 12/06/2019 tarihli kararla talebin kabulüne karar verilmiştir.
3-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Inc. arasında «kredi sözleşmesi» imzalandığı, ancak bu yabancı şirketten temin edilen kredilerin kredi niteliği taşımadığı, Kombassan Grubu şirketlere sermaye olarak konulması planlanan tutarlar olduğu şüphesini uyandırdığı, bu nedenle davalının anılan belgeye dayalı olarak ödemede bulunulduğu savunmasının nazara alınamayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıda aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, davacının davalıya, SPK'na sunulan CD’de belirtilen miktardaki parayı ödediğinin kabulü gerekeceği, davadan önce davalı «temerrüde» düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı ...Ş. 'nin ortağı olmadığının tes …
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının söz konusu savunması, Kombassan Grubu şirketleri ile Baco Assets Inc. arasında «kredi sözleşmesi» imzalandığı, ancak bu yabancı şirketten temin edilen kredilerin kredi niteliği taşımadığı, Kombassan Grubu şirketlere sermaye olarak konulması planlanan tutarlar olduğu şüphesini uyandırdığı, bu nedenle davalının anılan belgeye dayalı olarak ödemede bulunulduğu savunmasının nazara alınamayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tediye makbuzu · olumsuz oy · istirdat · teslim
Benzer bu kararda… evrettiğinden bu bedelin de düşülmesi gerektiğinin savunulduğu, davacı vekilince cevaba cevap dilekçesinde davalıdan 3.600,00 TL tahsil edildiği kabul edilerek kasa «tediye makbuzu» sunulduğu ancak dava konusunun anılan ödeme düşüldükten sonra kalan bedel olduğunun ileri sürüldüğünün anlaşılması karşısında mahkemece işbu ödeme vakıasına yönelik taraf iddia ve savunmaları üzerinde olumlu ya da «olumsuz» herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın hüküm tesisi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Bu durumda mahkemece, davalı tarafından sunulan “Baco Assets Inc.” başlıklı belgeyi, davacının 17.215 DM’yi «teslim» aldığını belirterek imzaladığı yönündeki savunması, davacının bu imzaya açıkça itirazının bulunmadığı ve borcu sona erdiren ödeme vakıasının yargılamanın her aşama …
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4796 E. 2019/3825 K.
Ortak:ortaklık ilişkisi · kredi sözleşmesi · temerrüt · Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
İncelediğiniz kararda… e bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıyı aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, davacının davalıya, SPK'na sunulan CD’de belirtilen miktardaki parayı ödediğinin kabulü gerekeceği, gerek MK'nın 50., gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca davalı yöneticinin de sorumluluğunun bulunduğu, davadan önce davalı «temerrüde» düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı Kombassan Holding A.Ş.'nin ortağı olmadığının tespitine, 102.670,04 TL'nin 02/05/2010 dava tarihinden değişen oranlarda avans faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiş, davacı vekilinin 12/09/2017 tarihli dilekçesi ile «tashih» isteminde bulunulmuş, mahkemece 12/06/2019 tarihli kararla talebin kabulüne karar verilmiştir.
3-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Inc. arasında «kredi sözleşmesi» imzalandığı, ancak bu yabancı şirketten temin edilen kredilerin kredi niteliği taşımadığı, Kombassan Grubu şirketlere sermaye olarak konulması planlanan tutarlar olduğu şüphesini uyandırdığı, bu nedenle davalının anılan belgeye dayalı olarak ödemede bulunulduğu savunmasının nazara alınamayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamına göre, davacının davasının kısmen kabulü ile, davacının davalı Kombassan Holding A.Ş.'nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 49.536,43 TL'nin «temerrüt tarihi» olarak kabul edilen 26/02/2010 dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, davacının fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının söz konusu savunması; Kombassan Grubu şirketleri ile Baco Assets Inc. arasında «kredi sözleşmesi» imzalandığı, ancak bu yabancı şirketten temin edilen kredilerin kredi niteliği taşımadığı, Kombassan Grubu şirketlere sermaye olarak konulması planlanan tutarlar olduğu şüphesini uyandırdığı, bu nedenle davalının anılan belgeye dayalı olarak ödemede bulunulduğu savunmasının nazara alınamayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamına göre, davacının davasının kısmen kabulü ile, davacının davalı Kombassan Holding A.Ş.'nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 49.536,43 TL'nin «temerrüt tarihi» olarak kabul edilen 26/02/2010 dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, davacının fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
-
Menfi tespit | İstirdat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4632 E. 2019/3744 K.
Ortak:zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · def'i · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · kredi sözleşmesi · temerrüt · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… e bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıyı aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, davacının davalıya, SPK'na sunulan CD’de belirtilen miktardaki parayı ödediğinin kabulü gerekeceği, gerek MK'nın 50., gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca davalı yöneticinin de sorumluluğunun bulunduğu, davadan önce davalı «temerrüde» düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı Kombassan Holding A.Ş.'nin ortağı olmadığının tespitine, 102.670,04 TL'nin 02/05/2010 dava tarihinden değişen oranlarda avans faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiş, davacı vekilinin 12/09/2017 tarihli dilekçesi ile «tashih» isteminde bulunulmuş, mahkemece 12/06/2019 tarihli kararla talebin kabulüne karar verilmiştir.
3-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Inc. arasında «kredi sözleşmesi» imzalandığı, ancak bu yabancı şirketten temin edilen kredilerin kredi niteliği taşımadığı, Kombassan Grubu şirketlere sermaye olarak konulması planlanan tutarlar olduğu şüphesini uyandırdığı, bu nedenle davalının anılan belgeye dayalı olarak ödemede bulunulduğu savunmasının nazara alınamayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Benzer bu kararda… ce bozma ilamına uyularak yapılan yargılama iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıda aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, davacının davalıya, SPK'na sunulan CD’de belirtilen miktardaki parayı ödediğinin kabulü gerekeceği, davadan önce davalı «temerrüde» düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davacının davalı ...Ş.'nin ortağı olmadığının tespitine, …
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının söz konusu savunması, Kombassan Grubu şirketleri ile Baco Assets Inc. arasında «kredi sözleşmesi» imzalandığı, ancak bu yabancı şirketten temin edilen kredilerin kredi niteliği taşımadığı, Kombassan Grubu şirketlere sermaye olarak konulması planlanan tutarlar olduğu şüphesini uyandırdığı, bu nedenle davalının anılan belgeye dayalı olarak ödemede bulunulduğu savunmasının nazara alınamayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr payı dağıtımı · olumsuz oy · kâr dağıtımı · istirdat · kâr payı · eksik inceleme
Benzer bu kararda… zılan 09/02/2005 tarihli 30 ve 31 sayılı yazılar ve ekindeki listelerin bir bütün halinde incelendiği, buna göre CD3-12. listede ek-8-a-b Kombassan Holding A.Ş. kâr «payı dağıtım» tablosunda davacıya 1.082,00 Euro (2.116,21 DM) kâr payı ödemesi yapıldığının tespit edildiği, ancak bu ödeme olgusu mahkemece değerlendirilmediği gibi, kararın gerekçesinde de bu ödemeye ilişkin bir açıklamanın yer almadığı anlaşılmış olup, söz konusu kâr payı ödemesine ilişkin olumlu ya da «olumsuz» bir değerlendirme yapılmaksızın «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/3868 E. , 2019/7396 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 11/05/2017 tarih ve 2014/1042-2017/375 sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 09/04/2019 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı ... vekili Av. ..., Kombassan Holding A.Ş. ve Kombassan İnş. Tar. Tic. A.Ş. vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket temsilcilerinin yüksek faiz verileceği ve parasını istediği zaman geri alabileceği taahhüdünde bulunmaları üzerine müvekkilinin belge karşılığında davalılara 101.725 DM verdiğini, davalıların aynı yöntemle binlerce gurbetçiden nakit para topladıklarını, kısa bir süre sonra müvekkilinin parasını istediğini, ancak bu güne kadar kendisine ödeme yapılmadığını, hisse senetlerinin izinsiz olarak halka arz edildiğini, Kombassan Grubu tarafından yapılan usulsüzlüklerin SPK ve diğer resmi kurum raporlarında açıklandığını, davalılar hakkında çeşitli suçlardan suç duyurusu yapıldığını, müvekkilinin şirket ortağı yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, kanuna uygun bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığını ve davalı ...’ın yönetim kurulu başkanı olarak diğer davalılarla birlikte zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, şimdilik 102,675,25 TL’nin faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine ve geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirketler vekili, zamanaşımı def'i ile birlikte davacının Kombassan İnşaat Tarım AŞ.’nin ortağı olduğunu, ortağın sermaye olarak koyduğu parayı istemesinin mümkün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıyı aldatma kasdıyla davalıların haksız fiilde bulundukları, taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı, zamanaşımı def'inin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı, davacının davalıya, SPK'na sunulan CD’de belirtilen miktardaki parayı ödediğinin kabulü gerekeceği, gerek MK'nın 50., gerekse de TTK'nın 321/son maddesi uyarınca davalı yöneticinin de sorumluluğunun bulunduğu, davadan önce davalı temerrüde düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı Kombassan Holding A.Ş.'nin ortağı olmadığının tespitine, 102.670,04 TL'nin 02/05/2010 dava tarihinden değişen oranlarda avans faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiş, davacı vekilinin 12/09/2017 tarihli dilekçesi ile tashih isteminde bulunulmuş, mahkemece 12/06/2019 tarihli kararla talebin kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece verilen 12/06/2019 tarihli karar ile esas hakkındaki kararı davalı şirket vekili, temyiz etmiştir.
1-Mahkemece verilen 12/06/2019 tarihli karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tavzih yolu, bir hükmün anlaşılmayacak biçimde müphem bulunması veya açıklıkla anlaşılamaz (gayri vazıh) ve çelişik (mütenakız) fıkraları taşıması durumunda hükümdeki gerçek anlamı meydana çıkarması amacıyla başvurulan bir yasal yoldur. 6100 sayılı HMK'nın 304 ve devamı maddelerinde hükümlerin hangi hallerde tavzihinin istenebileceği ve tavzih usulü gösterilmiştir. Mahkeme, hükmü yalnız tavzih etmekle yetinir, yoksa kesinleşmiş bir hüküm, hükmün açıklanması (tavzihi) yoluyla sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Bu nedenle de mahkeme, hüküm kurmadığı bir konuda, hükümde unutmuş olduğu gerekçesiyle tavzih yolu ile karar verip, bu hususu da hükme ekleyemez, miktarları da değiştiremez.
Somut olayda davacı tarafça, dava dilekçesinde hükmedilecek alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talebinde bulunulmadığı gibi, mahkemece esas kararda bu husus belirtilmeksizin davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulmuştur. Davacı vekili 12/09/2017 tarihli dilekçesi ile, hüküm kısmının B bendine ''müşterek ve müteselsilen'' ibaresinin eklenmesini talep etmiş, mahkemece talep kabul edilerek hüküm fıkrasına bu ibare eklenmiştir. Ancak, yukarıda açıklandığı üzere, mahkemece verilen tavzih kararı anılan kanun hükümlerine aykırı olduğundan talebin reddine karar vermek gerekirken, hükmü değiştirecek şekilde tavzih kararı verilmesi doğru olmadığından, davalı şirket vekilinin işbu 12/06/2019 tarihli tavzih kararına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
2-Davalı şirket vekilinin esas karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
3-Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Davalı vekili, davacının hisselerinin bir kısmını belge karşılığında dava dışı... Inc.’ye devrettiğini ve bedelini aldığını, belgede devir eden ve devralanın imzasının bulunduğunu, davacının devreden olarak belgeyi imzaladığını savunmuştur. Mahkemece, davalının söz konusu savunması, Kombassan Grubu şirketleri ile... Inc. arasında kredi sözleşmesi imzalandığı, ancak bu yabancı şirketten temin edilen kredilerin kredi niteliği taşımadığı, Kombassan Grubu şirketlere sermaye olarak konulması planlanan tutarlar olduğu şüphesini uyandırdığı, bu nedenle davalının anılan belgeye dayalı olarak ödemede bulunulduğu savunmasının nazara alınamayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davalı tarafından sunulan “Baco Assets Inc.” başlıklı belgeye ilişkin savunması ve borcu sona erdiren ödeme vakıasının yargılamanın her aşamasında ileri sürülmesinin mümkün olduğu gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, ödeme vakıası ile ilgili olmayan yazılı gerekçeyle davalının anılan savunmasına itibar edilmemesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
4-Ayrıca, mahkemece faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olduğu belirtilerek hükmedilen alacağın 02/05/2010 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiş ise de, dava tarihinin 03/05/2010 olduğu nazara alınmaksızın, faiz başlangıcının 02/05/2010 tarihi olarak esas alınması da doğru olmamış, bu nedenle de kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkemece verilen 12/06/2019 tarihli kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı şirket yararına BOZULMASINA, takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak ... dışındaki davalılara verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 21/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/691840900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz