Haksız Rekabet / Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/2754 E. 2015/10922 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ön inceleme duruşması↗ şirket zararı↗ tüzel kişilik↗ taraf ehliyeti↗ usulden reddi↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacıların iddiası doğru kabul edilirse haksız rekabete ve davacı şirketlerin zararına davalının kurucu ortağı bulunduğu, tüzel kişiliği ve açılacak herhangi bir davada taraf ehliyeti olan dava dışı şirketlerin neden olduğu, davanın dava dışı şirketler aleyhine açılması gerektiği, dava şartının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılacağı, tarafların ön inceleme duruşmasına davet edilmesine gerek görülmediği, davacıların davalı gerçek kişi aleyhine dava açmakta hukuki yararları bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.09.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1385 E. 2019/7988 K.
Ortak:taraf ehliyeti · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacıların iddiası doğru kabul edilirse «haksız rekabete» ve davacı «şirketlerin zararına» davalının kurucu ortağı bulunduğu, «tüzel kişiliği» ve açılacak herhangi bir davada taraf «ehliyeti» olan dava dışı şirketlerin neden olduğu, davanın dava dışı şirketler aleyhine açılması gerektiği, dava şartının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılacağı, tarafların ön «inceleme duruşmasına» davet edilmesine gerek görülmediği, davacıların davalı gerçek kişi aleyhine dava açmakta hukuki yararları bulunmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.09.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Benzer bu karardaSomut olayda; davanın «husumet» yönünden reddine dair ilk derece mahkemesi karar davacı ...Ş. tarafından temyizi üzerine, Dairemiz ilamı ile davacı bankanın «aktif husumet ehliyetinin» bulunduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın yenilenmesi · dosyanın işlemden kaldırılması · adil yargılanma hakkı · aktif husumet ehliyeti · işlemden kaldırma · usulüne uygun tebliğ · aktif husumet · davanın açılmamış sayılması
Benzer bu karardaBu durumda, usulüne göre davet edilmeyen taraf duruşmaya katılmadığı için «dosyanın işlemden kaldırılması» ve neticesinde süresi içinde «dava yenilenmediğinden» «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi hukuka uygun olmayacaktır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; dosyanın 11/09/2018 tarihinde «işlemden kaldırıldığı» bu tarihten itibaren 3 ay içinde «davanın yenilenmediği» gerekçesiyle H.M.K.'nın 150/«son» maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece, «dosyanın işlemden kaldırıldığı» tarihten itibaren yasal süre içerisinde «yenilenmediği» gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 150/1 nci madde hükmü «dosyanın işlemden kaldırılmasını», usulüne göre davet edilmiş tarafların duruşmaya gelmemesi ya da duruşmaya gelmesine rağmen davayı takip etmemesi şartına bağlamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/2754 E. , 2015/10922 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 29/03/2013
NUMARASI 2013/141-2013/156
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/03/2013 gün ve 2013/141-2013/156 sayılı kararı bozan Daire’nin 23/09/2014 gün ve 2013/12796-2014/14333 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı A.. S..'ın müvekkili şirketlerin müdürü ve ortağı olduğunu, başka bir dava dosyasında paylarının bedellerini alarak çıkmayı talep ettiğini, davalının müvekkili şirketler ile haksız rekabete yol açacak şekilde H. unvanlı iki ayrı şirket kurduğunu, ortakları arasında yer alıp, müdürlük görevini üstlendiğini, bu şirketlerin müvekkilleriyle aynı alanda faaliyet gösterdiğini, unvanlarının iltibasa neden olduğunu, telefonlarının benzer bulunduğunu, merkezlerinin aynı binada yer aldığını, müşteri çevresini ele geçirmeye başladığını, davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, haksız rekabetin tesbit edilerek men'ine, haksız rekabete son verilerek haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabetten kaynaklanan zararlar nedeniyle her bir şirket için ayrı ayrı 5.000 TL maddi ve 25.000 TL manevi tazminata hükmonulmasını talep etmiştir.
Mahkemece, davacıların iddiası doğru kabul edilirse haksız rekabete ve davacı şirketlerin zararına davalının kurucu ortağı bulunduğu, tüzel kişiliği ve açılacak herhangi bir davada taraf ehliyeti olan dava dışı şirketlerin neden olduğu, davanın dava dışı şirketler aleyhine açılması gerektiği, dava şartının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılacağı, tarafların ön inceleme duruşmasına davet edilmesine gerek görülmediği, davacıların davalı gerçek kişi aleyhine dava açmakta hukuki yararları bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.09.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 57,60 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 22/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/128618400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz