6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabet / Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/2754 E. 2015/10922 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ön inceleme duruşması şirket zararı tüzel kişilik taraf ehliyeti usulden reddi haksız rekabet

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 440

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davacıların iddiası doğru kabul edilirse haksız rekabete ve davacı şirketlerin zararına davalının kurucu ortağı bulunduğu, tüzel kişiliği ve açılacak herhangi bir davada taraf ehliyeti olan dava dışı şirketlerin neden olduğu, davanın dava dışı şirketler aleyhine açılması gerektiği, dava şartının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılacağı, tarafların ön inceleme duruşmasına davet edilmesine gerek görülmediği, davacıların davalı gerçek kişi aleyhine dava açmakta hukuki yararları bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.09.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.

Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1385 E. 2019/7988 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2015/2754 E.  ,  2015/10922 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 29/03/2013

NUMARASI 2013/141-2013/156

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/03/2013 gün ve 2013/141-2013/156 sayılı kararı bozan Daire’nin 23/09/2014 gün ve 2013/12796-2014/14333 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacılar vekili, davalı A.. S..'ın müvekkili şirketlerin müdürü ve ortağı olduğunu, başka bir dava dosyasında paylarının bedellerini alarak çıkmayı talep ettiğini, davalının müvekkili şirketler ile haksız rekabete yol açacak şekilde H. unvanlı iki ayrı şirket kurduğunu, ortakları arasında yer alıp, müdürlük görevini üstlendiğini, bu şirketlerin müvekkilleriyle aynı alanda faaliyet gösterdiğini, unvanlarının iltibasa neden olduğunu, telefonlarının benzer bulunduğunu, merkezlerinin aynı binada yer aldığını, müşteri çevresini ele geçirmeye başladığını, davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, haksız rekabetin tesbit edilerek men'ine, haksız rekabete son verilerek haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabetten kaynaklanan zararlar nedeniyle her bir şirket için ayrı ayrı 5.000 TL maddi ve 25.000 TL manevi tazminata hükmonulmasını talep etmiştir.

Mahkemece, davacıların iddiası doğru kabul edilirse haksız rekabete ve davacı şirketlerin zararına davalının kurucu ortağı bulunduğu, tüzel kişiliği ve açılacak herhangi bir davada taraf ehliyeti olan dava dışı şirketlerin neden olduğu, davanın dava dışı şirketler aleyhine açılması gerektiği, dava şartının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılacağı, tarafların ön inceleme duruşmasına davet edilmesine gerek görülmediği, davacıların davalı gerçek kişi aleyhine dava açmakta hukuki yararları bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.09.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.

Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 57,60 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 22/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/128618400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.