Sözleşmenin Feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/1073 E. 2019/7459 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
harca esas değer↗ nispi karar harcı↗ protokol↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki protokollerin bir nevi yap işlet devret modelinde arsa tahsisi olduğu, 03/02/2009 tarihli ek protokolün süresinin l yıl olduğu ve 1 yıl daha uzatıldığı, 19/06/2007 tarihli protokolün 8.3. maddesinde taraflardan birinin özelleşmesi halinde protokolün kendiliğinden sona ereceğinin düzenlendiği, protokolün bu hüküm nedeniyle davalı tarafın 08/03/2013 tarihinde özelleştirilmesi ile son bulduğu, 03/02/2009 tarihli ek protokolün 9.2. maddesinin de aynı şekilde BEDAŞ'ın özelleştirilmesi durumunda protokol kendiliğinden sona ereceğini düzenlediği, davalı taraf kendi sözleşme nüshasında böyle bir hükmün bulunmadığını iddia etmiş ise de bu hususun başka bir davada görülmesi gerektiği, ayrıca bu protokolün süresinin sona erdiği ve 08/03/2013 tarihinde davalının özelleştirildiği, bu durumda BEDAŞ'ın belirtilen taşınmazlar üzerinde fuzuli işgal durumuna düştüğü gerekçesiyle BEDAŞ'ın müdahalesinin önlenmesi ile belirtilen parsellerden tahliyesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dairemizin önceki bozma ilamında, davanın, taşınmazların mülkiyetine taallük etmesi nedeniyle taşınmazların değerinin harca esas değer olacağı ve davanın nispi harca tabii olduğu belirtilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak tespit edilen nispi harcın 1/4'ü davacı tarafa tamamlatılarak davaya devam edilmiştir. Ancak buna rağmen hükümde davanın maktu harca tabi olduğu gerekçesiyle maktu harca hükmedilmesi isabetli olmayıp, kararın bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6091 E. 2018/1020 K.
Ortak:protokol · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki «protokollerin» bir nevi yap işlet devret modelinde arsa tahsisi olduğu, 03/02/2009 tarihli ek protokolün süresinin l yıl olduğu ve 1 yıl daha uzatıldığı, 19/06/2007 tarihli protokolün 8.3. maddesinde taraflardan birinin özelleşmesi halinde protokolün kendiliğinden sona ereceğinin düzenlendiği, protokolün bu hüküm nedeniyle davalı tarafın 08/03/2013 tarihinde özelleştirilmesi ile «son» bulduğu, 03/02/2009 tarihli ek protokolün 9.2. maddesinin de aynı şekilde BEDAŞ'ın özelleştirilmesi durumunda protokol kendiliğinden sona ereceğini düzenlediği, da …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki «protokollerin» bir nevi yap işlet devret modelinde arsa tahsisi olduğu, 03/02/2009 tarihli ek protokolün süresinin l yıl olduğu ve 1 yıl daha uzatıldığı, 19/06/2007 tarihli protokolün 8.3. maddesinde taraflardan birinin özelleşmesi halinde protokol kendiliğinden sona ereceği düzenlendiği, bu durumda bu protokolün bu hüküm nedeniyle davalı tarafın 08/03/2013 tarihinde özelleştirilmesi ile «son» bulduğu, 03/02/2009 tarihli ek protokolün 9.2. maddesinin de aynı şekilde ...'ın özelleştirilmesi durumunda protokol kendiliğinden sona ereceğini düzenlediği, dava …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:peşin harç · harç tamamlama · rayiç değer · peşin karar harcı · harç
Benzer bu kararda… olduğu, gösterilmemişse davacıya tespit ettirileceği, tespitten kaçınma halinde dava dilekçesinin muameleye konulmayacağı, Yasa'nın 28/1-a maddesinde karar ve ilam «harçlarının» dörtte birinin peşin alınacağı, Yasa'nın 30. maddesinde de, muhakeme sırasında tespit olunan değerin dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğunun anlaşılması durumunda yalnız o celse için muhakemeye devam olunacağı, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam «harç tamamlanmadıkça» davaya devam olunmayacağı hususları düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, dava dilekçesinde değer gösterilmeksizin maktu «peşin harç» yatırılmak suretiyle dava açılmış, nisbi harca tabi bulunan davada yukarıda açıklanan yasa hükümleri gözardı edilmek suretiyle mahkemece maktu karar ve ilam harcına hükmedilmiştir.
Bu halde, mahkemece dava konusu taşınmazların «rayiç değerinin» yöntemince tespit edilerek, bu değer üzerinde 492 sayılı Yasa hükümlerine göre hesaplanacak 1/4 «peşin harcın» davacıya ikmal ettirilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken, Harçlar Yasası hükümlerinin gözardı edilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1317 E. 2021/3911 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11345 E. 2018/3534 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar tespit tutanağı · sigorta teminatı · icra takibine itiraz · bilirkişi incelemesi · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · yasal faiz
Benzer bu kararda… a, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu zararın ve failin öğrenilme tarihinin 24/12/2012 olduğu, alacağın icra takip tarihi itibarıyla «zamanaşımına» uğramadığı, «hasar tespit tutanağını» Bedaş'ın yetkilisi sıfatıyla diğer davalı ...'ün imzaladığı, davalı tarafın söz konusu işlerden asıl sorumlu olduğu, davalı ...'ün Bedaş’ın çalışanı olması neticesinde hasarın bu kişinin eyleminden meydana geldiğini gösteren bir delil elde edilmediği gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın «husumetten» reddine, diğer davalı Bedaş yönünden itirazın «asıl alacak» yönünden iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa değişen oranlarda «yasal faiz» uygulanmasına, 10.217,67 TL'nin %20’si oranında «icra inkar tazminatının» davalı Bedaş’tan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «sigorta teminatı» nedeniyle ödenen «hasar» tazminatının tahsiline ilişkin «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
3- Kabule göre de, davacı vekili, dava dilekçesinde itirazın iptalini istemiş olup, mahkemece talep aşılarak «icra inkar tazminatınada» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.
Mahkemece davalının bu savunması üzerinde durulmamış, yapılan «bilirkişi incelemesinde» de bu hususa dair değerlendirme yapılmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/1073 E. , 2019/7459 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 23/10/2018 tarih ve 2018/402-2018/1075 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 19/06/2007 tarihli protokolle müvekkiline ait Ambarlı Termik Santrali İşletme Müdürlüğü sahasında yer alan 6084 parsel sayılı taşınmazın 12.070,46 m2, 13485 parsel sayılı taşınmazın 7.058,00 m2, 19919 parsel sayılı taşınmazın 2.652,04 m2'lik kısmı olmak üzere 21.780,50 m2 arsa ile 03/02/2009 tarihli ek protokolle bu taşınmazların bitişiğinde yer alan 7.226,70 m2 arsa olmak üzere toplam 29.006,70 m2 protokollerde belirtilen şartlar dahilinde davalı BEDAŞ'ın kullanımına tahsis edildiğini, 19/06/2007 tarihli protokolün 8.3. maddesi "EÜAŞ veya BEDAŞ'dan herhangi birinin özelleşmesi halinde protokol kendiliğinden sona erer. Bu durumda BEDAŞ herhangi bir hak talebinde bulunamaz" şeklinde olduğunu, 03/02/2009 tarihli ek protokolün süresinin 1 yıl olduğunu ve talep ile bir defa uzatıldığını, ayrıca 9.2 maddesi "Protokolün yürürlükte olduğu süre içerisinde BEDAŞ'ın özelleştirilmesi durumunda protokol kendiliğinden sona erer.
BEDAŞ'ın haklarını devralan firma sahanın kullanımıyla ilgili herhangi bir hak talebinde bulunamaz" şeklinde olduğunu, 08/03/2013 tarih ve 28581 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı ile BEDAŞ'ın hisselerinin tamamı ... ortak girişimine devredilmesi ile özeleştirildiğini, bu durumda protokollerin son bulduğunu, davalı taraftan bu hususları belirterek tahliye talep edilmesine rağmen davalı tarafın arsayı tahliye etmediğini, ileri sürerek her iki protokole dayanarak tahsis edilen toplam 29.006,70 m2 taşınmazın tahliyesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davaya dayanak olan 03/02/2009 tarihli protokolün 9.2. maddesinin müvekkilinde bulunan sözleşme nüshasında yer almadığını, 19/06/2007 tarihli protokolde tahliyeye ilişkin hükmün bulunması da hukuka uygun olmadığını, savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki protokollerin bir nevi yap işlet devret modelinde arsa tahsisi olduğu, 03/02/2009 tarihli ek protokolün süresinin l yıl olduğu ve 1 yıl daha uzatıldığı, 19/06/2007 tarihli protokolün 8.3. maddesinde taraflardan birinin özelleşmesi halinde protokolün kendiliğinden sona ereceğinin düzenlendiği, protokolün bu hüküm nedeniyle davalı tarafın 08/03/2013 tarihinde özelleştirilmesi ile son bulduğu, 03/02/2009 tarihli ek protokolün 9.2. maddesinin de aynı şekilde BEDAŞ'ın özelleştirilmesi durumunda protokol kendiliğinden sona ereceğini düzenlediği, davalı taraf kendi sözleşme nüshasında böyle bir hükmün bulunmadığını iddia etmiş ise de bu hususun başka bir davada görülmesi gerektiği, ayrıca bu protokolün süresinin sona erdiği ve 08/03/2013 tarihinde davalının özelleştirildiği, bu durumda BEDAŞ'ın belirtilen taşınmazlar üzerinde fuzuli işgal durumuna düştüğü gerekçesiyle BEDAŞ'ın müdahalesinin önlenmesi ile belirtilen parsellerden tahliyesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dairemizin önceki bozma ilamında, davanın, taşınmazların mülkiyetine taallük etmesi nedeniyle taşınmazların değerinin harca esas değer olacağı ve davanın nispi harca tabii olduğu belirtilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak tespit edilen nispi harcın 1/4'ü davacı tarafa tamamlatılarak davaya devam edilmiştir. Ancak buna rağmen hükümde davanın maktu harca tabi olduğu gerekçesiyle maktu harca hükmedilmesi isabetli olmayıp, kararın bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz istemlerinin REDDİNE, (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, kararın re'sen BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/691819800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz