Tapu İptali Ve Tescil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/1317 E. 2021/3911 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, BEDAŞ'ın müdahalesinin önlenmesi ile belirtilen parsellerden tahliyesine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine Dairemizce davalı vekilinin temyiz itirazları reddedilmiş, yargı harçları yönünden karar re'sen bozulmuştur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11345 E. 2018/3534 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar tespit tutanağı · sigorta teminatı · icra takibine itiraz · bilirkişi incelemesi · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · yasal faiz
Benzer bu kararda… a, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu zararın ve failin öğrenilme tarihinin 24/12/2012 olduğu, alacağın icra takip tarihi itibarıyla «zamanaşımına» uğramadığı, «hasar tespit tutanağını» Bedaş'ın yetkilisi sıfatıyla diğer davalı ...'ün imzaladığı, davalı tarafın söz konusu işlerden asıl sorumlu olduğu, davalı ...'ün Bedaş’ın çalışanı olması neticesinde hasarın bu kişinin eyleminden meydana geldiğini gösteren bir delil elde edilmediği gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın «husumetten» reddine, diğer davalı Bedaş yönünden itirazın «asıl alacak» yönünden iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa değişen oranlarda «yasal faiz» uygulanmasına, 10.217,67 TL'nin %20’si oranında «icra inkar tazminatının» davalı Bedaş’tan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «sigorta teminatı» nedeniyle ödenen «hasar» tazminatının tahsiline ilişkin «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
3- Kabule göre de, davacı vekili, dava dilekçesinde itirazın iptalini istemiş olup, mahkemece talep aşılarak «icra inkar tazminatınada» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.
Mahkemece davalının bu savunması üzerinde durulmamış, yapılan «bilirkişi incelemesinde» de bu hususa dair değerlendirme yapılmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1073 E. 2019/7459 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:harca esas değer · nispi karar harcı · protokol · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki «protokollerin» bir nevi yap işlet devret modelinde arsa tahsisi olduğu, 03/02/2009 tarihli ek protokolün süresinin l yıl olduğu ve 1 yıl daha uzatıldığı, 19/06/2007 tarihli protokolün 8.3. maddesinde taraflardan birinin özelleşmesi halinde protokolün kendiliğinden sona ereceğinin düzenlendiği, protokolün bu hüküm nedeniyle davalı tarafın 08/03/2013 tarihinde özelleştirilmesi ile «son» bulduğu, 03/02/2009 tarihli ek protokolün 9.2. maddesinin de aynı şekilde BEDAŞ'ın özelleştirilmesi durumunda protokol kendiliğinden sona ereceğini düzenlediği, da …
2-Dairemizin önceki bozma ilamında, davanın, taşınmazların mülkiyetine taallük etmesi nedeniyle taşınmazların değerinin «harca esas değer» olacağı ve davanın «nispi harca» tabii olduğu belirtilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak tespit edilen nispi harcın 1/4'ü davacı tarafa tamamlatılarak davaya devam edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/1317 E. , 2021/3911 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.10.2018 gün ve 2018/402 E. - 2018/1075 K. sayılı kararı bozan Daire'nin 25.11.2019 gün ve 2019/1073 E. - 2019/7459 K. sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, 19.06.2007 tarihli protokolle müvekkiline ait Ambarlı Termik Santrali İşletme Müdürlüğü sahasında yer alan... parsel sayılı taşınmazın 12.070,46 m2, ... parsel sayılı taşınmazın 7.058,00 m2, ... parsel sayılı taşınmazın 2.652,04 m2'lik kısmı olmak üzere 21.780,50 m2 arsa ile 03/02/2009 tarihli ek protokolle bu taşınmazların bitişiğinde yer alan 7.226,70 m2 arsa olmak üzere toplam 29.006,70 m2 protokollerde belirtilen şartlar dahilinde davalı BEDAŞ'ın kullanımına tahsis edildiğini, 19.06.2007 tarihli protokolün 8.3. maddesi "EÜAŞ veya BEDAŞ'dan herhangi birinin özelleşmesi halinde protokol kendiliğinden sona erer. Bu durumda BEDAŞ herhangi bir hak talebinde bulunamaz" şeklinde olduğunu, 03.02.2009 tarihli ek protokolün 1 yıllık süresinin talep ile bir defa uzatıldığını, ayrıca sözleşmenin 9.2 maddesi "Protokolün yürürlükte olduğu süre içerisinde BEDAŞ'ın özelleştirilmesi durumunda protokol kendiliğinden sona erer.
BEDAŞ'ın haklarını devralan firma sahanın kullanımıyla ilgili herhangi bir hak talebinde bulunamaz" şeklinde düzenlendiğini, 08.03.2013 tarih ve 28581 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı ile BEDAŞ'ın hisselerinin tamamı Cengiz Kolin Limak ortak girişimine devredilmesi ile özelleştirildiğini, bu durumda protokollerin son bulduğunu, davalı taraftan bu hususları belirterek tahliye talep edilmesine rağmen davalı tarafın arsayı tahliye etmediğini ileri sürerek her iki protokole dayanarak tahsis edilen toplam 29.006,70 m2 taşınmazın tahliyesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, BEDAŞ'ın müdahalesinin önlenmesi ile belirtilen parsellerden tahliyesine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine Dairemizce davalı vekilinin temyiz itirazları reddedilmiş, yargı harçları yönünden karar re'sen bozulmuştur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 10,30 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 21.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/655808600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz