İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/11345 E. 2018/3534 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hasar tespit tutanağı↗ sigorta teminatı↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ icra takibine itiraz↗ tbk 99↗ bilirkişi incelemesi↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yasal faiz↗ hasar↗ zamanaşımı↗ teminat↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu zararın ve failin öğrenilme tarihinin 24/12/2012 olduğu, alacağın icra takip tarihi itibarıyla zamanaşımına uğramadığı, hasar tespit tutanağını Bedaş'ın yetkilisi sıfatıyla diğer davalı ...'ün imzaladığı, davalı tarafın söz konusu işlerden asıl sorumlu olduğu, davalı ...'ün Bedaş’ın çalışanı olması neticesinde hasarın bu kişinin eyleminden meydana geldiğini gösteren bir delil elde edilmediği gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın husumetten reddine, diğer davalı Bedaş yönünden itirazın asıl alacak yönünden iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına, 10.217,67 TL'nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalı Bedaş’tan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı Bedaş vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Bedaş vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, sigorta teminatı nedeniyle ödenen hasar tazminatının tahsiline ilişkin icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı Bedaş vekili olayın vukuna dava dışı sigortalı şirketin yönetmeliğe aykırı olarak kendisine ait yeraltı kablolarına yakın olarak boru döşemiş olmasının yol açtığını ileri sürmüştür. Mahkemece davalının bu savunması üzerinde durulmamış, yapılan bilirkişi incelemesinde de bu hususa dair değerlendirme yapılmamıştır. Davalının bu savunmasının ispatlanması halinde 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 44. (6098 sayılı TBK md. 52) maddesinin uygulanması gerekip gerekmeyeceği mahkemenin takdirinde olup anılan hususlarda yeniden değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı Bedaş yararına bozulmasını gerektirmiştir.
3- Kabule göre de, davacı vekili, dava dilekçesinde itirazın iptalini istemiş olup, mahkemece talep aşılarak icra inkar tazminatınada hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10252 E. 2012/16724 K.
Ortak:bilirkişi incelemesi · hasar · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… a, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu zararın ve failin öğrenilme tarihinin 24/12/2012 olduğu, alacağın icra takip tarihi itibarıyla «zamanaşımına» uğramadığı, «hasar tespit tutanağını» Bedaş'ın yetkilisi sıfatıyla diğer davalı ...'ün imzaladığı, davalı tarafın söz konusu işlerden asıl sorumlu olduğu, davalı ...'ün Bedaş’ın çalışanı olması neticesinde hasarın bu kişinin eyleminden meydana geldiğini gösteren bir delil elde edilmediği gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın «husumetten» reddine, diğer davalı Bedaş yönünden itirazın «asıl alacak» yönünden iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa değişen oranlarda «yasal faiz» uygulanmasına, 10.217,67 TL'nin %20’si oranında «icra inkar tazminatının» davalı Bedaş’tan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «sigorta teminatı» nedeniyle ödenen «hasar» tazminatının tahsiline ilişkin «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece davalının bu savunması üzerinde durulmamış, yapılan «bilirkişi incelemesinde» de bu hususa dair değerlendirme yapılmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta şirketinin fiilen sigortalısına ödediği bedel nispetinde «rücu davası» açabileceği, işyerinin İstanbul Avrupa yakasında bulunduğu ve bu yakadaki «dağıtımdan» BEDAŞ tarafından yapıldığı gerekçesiyle, TEDAŞ'a hakkındaki davanın «husumetten» reddine, BEDAŞ yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava mülga 6762 Sayılı TTK'nun 1301. maddesi uyarınca açılmış bulunan «sigorta rücu davası» olup, uyuşmazlık esas olarak «hasarın» hangi nedenle meydana geldiği ve miktarı konusundadır.
Mahkemece de bu husus kabul edilerek «bilirkişi incelemesi» yaptırılması cihetine gidilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta rücu davası · rücu davası · rücu · kâr dağıtımı
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta şirketinin fiilen sigortalısına ödediği bedel nispetinde «rücu davası» açabileceği, işyerinin İstanbul Avrupa yakasında bulunduğu ve bu yakadaki «dağıtımdan» BEDAŞ tarafından yapıldığı gerekçesiyle, TEDAŞ'a hakkındaki davanın «husumetten» reddine, BEDAŞ yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava mülga 6762 Sayılı TTK'nun 1301. maddesi uyarınca açılmış bulunan «sigorta rücu davası» olup, uyuşmazlık esas olarak «hasarın» hangi nedenle meydana geldiği ve miktarı konusundadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1317 E. 2021/3911 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/11345 E. , 2018/3534 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/12/2015 tarih ve 2015/63-2015/783 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile sigortalı ...Gaz Dağıtım A.Ş. ...arasında sigorta poliçesi düzenlendiğini, 24.10.2012 tarihinde davalı şirket tarafından yapılan çalışmada sigortalıya ait boru hattına zarar verildiğini, meydana gelen hasar neticesinde sigortalıya 10.217,67 TL tutarında sigorta tazminatı ödendiğini, ödenen tazminat bedelinin, zarar veren davalıdan tahsilinin sağlanması amacıyla 33. İcra Müdürlüğü 2014/3767 E. sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, davalının itirazı neticesinde takibin durduğunu iddia ederek itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Bedaş vekili, zamanaşımı süresinin geçtiğini, müvekkili şirketin arıza bakım-onarım işlerini yüklenici firmalara anahtar teslimi yolu ile devretmiş olduğunu, bir hasar söz konusu ise bunun sorumlusunun dava dışı yüklenici firma olduğunu, bu nedenle davanın husumetten reddinin gerektiğini, meydana gelen hasara müvekkili şirketin olumlu ya da olumsuz bir davranışının neden olmadığını, sigortalı şirketin boruları hiçbir koruma tedbiri alınmadan, teknik şartnameye açıkça uymadan döşendiğinden zararın meydana geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu zararın ve failin öğrenilme tarihinin 24/12/2012 olduğu, alacağın icra takip tarihi itibarıyla zamanaşımına uğramadığı, hasar tespit tutanağını Bedaş'ın yetkilisi sıfatıyla diğer davalı ...'ün imzaladığı, davalı tarafın söz konusu işlerden asıl sorumlu olduğu, davalı ...'ün Bedaş’ın çalışanı olması neticesinde hasarın bu kişinin eyleminden meydana geldiğini gösteren bir delil elde edilmediği gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın husumetten reddine, diğer davalı Bedaş yönünden itirazın asıl alacak yönünden iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına, 10.217,67 TL'nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalı Bedaş’tan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı Bedaş vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Bedaş vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, sigorta teminatı nedeniyle ödenen hasar tazminatının tahsiline ilişkin icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı Bedaş vekili olayın vukuna dava dışı sigortalı şirketin yönetmeliğe aykırı olarak kendisine ait yeraltı kablolarına yakın olarak boru döşemiş olmasının yol açtığını ileri sürmüştür. Mahkemece davalının bu savunması üzerinde durulmamış, yapılan bilirkişi incelemesinde de bu hususa dair değerlendirme yapılmamıştır. Davalının bu savunmasının ispatlanması halinde 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 44. (6098 sayılı TBK md.
52) maddesinin uygulanması gerekip gerekmeyeceği mahkemenin takdirinde olup anılan hususlarda yeniden değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı Bedaş yararına bozulmasını gerektirmiştir.
3- Kabule göre de, davacı vekili, dava dilekçesinde itirazın iptalini istemiş olup, mahkemece talep aşılarak icra inkar tazminatınada hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Bedaş vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Bedaş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı Bedaş yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/424681200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz