Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/240 E. 2019/8287 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk ek 1. madde↗ destekten yoksun kalma tazminatı↗ hmk 297↗ trafik kazası↗ davadan feragat↗ hakkaniyet↗ mirasçılık↗ kâr kaybı↗ feragat↗ maddi ve manevi tazminat↗ dosya masrafı↗ maddi tazminat↗ kusur↗ dahili dava↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, asıl davada davalılar Karadeniz Ltd. Şti. ve Çanakkale Truva Ltd. Şti aleyhine açılan davadan feragat edildiği, davacı...bakımından ise 164 günlük tedavi süresi ile ilgili masraflardan kaynaklı tazminat isteminden vazgeçildiği, davacı ...'nin davanın devamı sırasında vefat ettiği, müteveffa...haricindeki davacılar bakımından dava tarihi itibariyle destekten yoksun kalma tazminatı koşulları oluşmadığından...haricindeki davacılar bakımından maddi tazminat talebinin yerinde olmadığı, kazada otobüs şoförünün tam kusurlu olduğu, davacı ...’nin %100 oranında sürekli iş göremez kalacak şekilde yaralandığı, davacı kazalının tanık beyanlarından esasen ev hanımı olmakla birlikte el işi yapmak suretiyle aile ekonomisine destekte bulunduğu, bu nedenle gelirinin net asgari ücret üzerinden iş gücü kaybı ve tedavi ve iyileştirme giderleri de dahil olmak üzere toplam 69.051,38 TL maddi zararının bulunduğu, tarafların kusur durumu, somut olayın özelliği, sosyo ekonomik araştırmalar ve hakkaniyet ilkesi, paranın alım gücü, ölene olan bağımlılıkları, duydukları acı dikkate alınarak asıl ve birleşen davada davacılar lehine manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile davacılar ..., ... ve ...'nin maddi taznimat taleplerinin dava tarihi itibariyle şartları oluşmadığından ve dava sürecinde davacı müteveffanın ölümünden sonra bu yönde ayrı bir dava da açılmadığı anlaşıldığından bu talepler yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalılar Karadeniz Efem Tur Oto. ve İnş. Tic. Ltd. Şti. ve Çanakkale Truva Seyahat ve Taşıma Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davacı müteveffa lehine 69.051,38 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı müteveffalının mirasçılarına verilmesine, davacılar ...,..., ... ... için 15.000’er TL, ..., ..., ..., ... için 5.000’er TL manevi tazminatın diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tehsiline karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davacılar vekili, birleşen davalı vekili, asıl davada bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, birleşen davalı vekilinin ve asıl davada bir kısım davalılar vekilinin tüm, asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Asıl ve birleşen dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile asıl ve birleşen davada davacılar lehine manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmiş, ancak hüküm fıkrasında asıl ve birleşen davacı ... lehine manevi tazminata hükmedilmemiştir. Bu durum gerekçe ile hüküm arasında bir çelişki olup, karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297. maddesinde mahkeme kararlarının nasıl yazılacağı, kararda hangi hususların yer alacağı açıkça gösterilmiştir. Hükümler, davayı esastan halleden ve taraflar arasındaki uyuşmazlığı sona erdiren nihai kararlardır (6100 sayılı HMK madde 294). Anayasa’nın 141. maddesi gereğince, bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. 6100 sayılı HMK 297/2 maddesi uyarınca hükmün sonuç kısmında taleplerin her biri hakkında verilen hüküm açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmelidir. Bu açıklamalar ışığında anılan asıl ve birleşen davacı ... yönünden gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturmayacak şekilde manevi tazminat istemi yönünden bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6808 E. 2016/746 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infaz · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın 556 sayılı KHK'nın 7/1 (b) maddesi uyarınca marka tescil başvurusunun mutlak red «sebebi» ile reddine dair ... kararının iptali istemine ilişkin olduğu, 35. sınıf emtialar yönünden davaya konu markanın tanımlayıcılığının da bulunmadığı, her iki marka ar …
Mahkemece, anılan Yasa hükmüne aykırı olarak, kararın gerekçesinde davanın kabulüne karar verildiği belirtildiği halde, hüküm kısmında davanın reddine karar verilmesi nedeniyle HMK 297. maddesine aykırı ve «infaza» elverişli olmayan hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Rücuen tazminat | Sigorta rücu davası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4172 E. 2013/4171 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hırsızlık · rücuen tazminat · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, davalıların sigortalının işyerinde gerçekleştirilen «hırsızlık» suçundan dolayı mahkum oldukları,olay nedeniyle sigortalının zararının 11.051,87 TL olup, zararın davacı tarafından karşılandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 11.051,87 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, anılan ceza mahkemesinin kararının kesinleşmesinin beklenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yönden «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1663 E. 2023/5336 K.
Ortak:mirasçılık · dosya masrafı
İncelediğiniz karardaŞti aleyhine açılan «davadan feragat» edildiği, davacı...bakımından ise 164 günlük tedavi süresi ile ilgili «masraflardan» kaynaklı tazminat isteminden vazgeçildiği, davacı ...'nin davanın devamı sırasında vefat ettiği, müteveffa...haricindeki davacılar bakımından dava tarihi itibariyle «destekten yoksun kalma tazminatı» koşulları oluşmadığından...haricindeki davacılar bakımından «maddi tazminat» talebinin yerinde olmadığı, kazada otobüs şoförünün tam kusurlu olduğu, davacı ...’nin %100 oranında sürekli iş göremez kalacak şekilde yaralandığı, davacı kazalının tanık beyanlarından esasen ev hanımı olmakla birlikte el işi yapmak suretiyle aile ekonomisine destekte bulunduğu, bu nedenle gelirinin net asgari ücret üzerinden iş gücü «kaybı» ve tedavi ve iyileştirme giderleri de «dahil» olmak üzere toplam 69.051,38 TL maddi zararının bulunduğu, tarafların «kusur» durumu, somut olayın özelliği, sosyo ekonomik araştırmalar ve «hakkaniyet» ilkesi, paranın alım gücü, ölene olan bağımlılıkları, duydukları acı dikkate alınarak asıl ve birleşen davada davacılar lehine manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile davacılar ..., ... ve ...'nin maddi taznimat taleplerinin dava tarihi itibariyle şartları oluşmadığından ve dava sürecinde davacı müteveffanın ölümünden sonra bu yönde ayrı bir dava da açılmadığı anlaşıldığından bu talepler yönünden karar «verilmesine yer olmadığına», davalılar Karadeniz Efem Tur Oto. ve İnş.
Şti. aleyhine açılan davanın «feragat» nedeniyle reddine, davacı müteveffa lehine 69.051,38 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı müteveffalının «mirasçılarına» verilmesine, davacılar ...,..., ... ... için 15.000’er TL, ..., ..., ..., ... için 5.000’er TL manevi tazminatın diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tehsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalıya müteveffa Aydil Kurtkaya'nın tedavi «masrafları» karşılığında söz konusu senedi verdiği hususunun «uyuşmazlık konusu» olmadığı, davacının tedavi masraflarının Aydil Kurtkaya'nın «mirasçılarının» ödemesinin gerektiğini beyan ettiği, ancak senedin üzerinde «teminat» olarak alındığına ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığı, davacının dava konusu senedin teminat olarak verildiğini «yazılı delil» ile ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; TBB'nin Avukat olan müteveffanın tedavi «masraflarını» ilgili mevzuat gereğince ödemekle yükümlü olduğunu, nitekim bu masrafları yasal «mirasçılara» ödediğini, müvekkilinin bu uygulamayı bildiği için ve cenazeyi «teslim» alabilmek adına davaya konu senedi davalıya «teminat» olarak verdiğini, ortada bir cenaze olduğu için senedin teminat için verildiği hususunun yazılı olarak kayıt altına alınamadığını, senedin hukuki dayanağı bulunmadığını zira müteveffanın mirasçısı olmayan müvekkilinin tedavi masraflarından sorumlu olmadığını, sorumluluğun yasal mirasçılara ait olduğunu, mirasçıların tedavi masraflarını TBB'den tahsil etmelerine rağmen davalıya ödemediklerini, senedin «teminat senedi» olduğu gözetildiğinde davalının mirasçılara başvurmadan müvekkiline başvuramayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:teminat senedi · yazılı delil · uyuşmazlık konusu · menfi tespit · teminat · teslim
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalıya müteveffa Aydil Kurtkaya'nın tedavi «masrafları» karşılığında söz konusu senedi verdiği hususunun «uyuşmazlık konusu» olmadığı, davacının tedavi masraflarının Aydil Kurtkaya'nın «mirasçılarının» ödemesinin gerektiğini beyan ettiği, ancak senedin üzerinde «teminat» olarak alındığına ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığı, davacının dava konusu senedin teminat olarak verildiğini «yazılı delil» ile ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; TBB'nin Avukat olan müteveffanın tedavi «masraflarını» ilgili mevzuat gereğince ödemekle yükümlü olduğunu, nitekim bu masrafları yasal «mirasçılara» ödediğini, müvekkilinin bu uygulamayı bildiği için ve cenazeyi «teslim» alabilmek adına davaya konu senedi davalıya «teminat» olarak verdiğini, ortada bir cenaze olduğu için senedin teminat için verildiği hususunun yazılı olarak kayıt altına alınamadığını, senedin hukuki dayanağı bulunmadığını zira müteveffanın mirasçısı olmayan müvekkilinin tedavi masraflarından sorumlu olmadığını, sorumluluğun yasal mirasçılara ait olduğunu, mirasçıların tedavi masraflarını TBB'den tahsil etmelerine rağmen davalıya ödemediklerini, senedin «teminat senedi» olduğu gözetildiğinde davalının mirasçılara başvurmadan müvekkiline başvuramayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «menfi tespit» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/240 E. , 2019/8287 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Merzifon Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 17/04/2014 tarih ve 2010/384-2014/219 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin asıl ve birleşen davada davacılar vekili, birleşen davada davalı vekili, asıl davada bir kısım davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacılar vekili asıl davada, müvekillerinden ...'nin davalı ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüste seyahat ettiğini, otobüsün tır ile çarpışması sonucu müvekkilinin ağır yaralandığını, müvekkilinin iş gücü kaybına uğradığını, yatakta bakıma muhtaç hale geldiğini, diğer davalıların da araç işleten olduğunu, bu nedenle sorumlu olduklarını ileri sürerek müvekkili...iş gücü kaybı ve tedavi masrafları için 7.000.- TL maddi, 300,00 TL manevi, ... için 1.000.- TL destekten yoksun kalma nedeniyle 1.000.- maddi, 25.000.- TL manevi, ... için destekten yoksun kalma nedeniyle 1.000.- TL maddi, 25.000.- TL manevi, ... için destekten yoksun kalma nedeniyle 1.000.- TL maddi, 50.000.- TL manevi, diğer müvekkilleri için manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Birleşen davada aynı talepler ile birleşen davalıdan maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalılar ayrı ayrı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, asıl davada davalılar Karadeniz Ltd. Şti. ve Çanakkale Truva Ltd. Şti aleyhine açılan davadan feragat edildiği, davacı...bakımından ise 164 günlük tedavi süresi ile ilgili masraflardan kaynaklı tazminat isteminden vazgeçildiği, davacı ...'nin davanın devamı sırasında vefat ettiği, müteveffa...haricindeki davacılar bakımından dava tarihi itibariyle destekten yoksun kalma tazminatı koşulları oluşmadığından...haricindeki davacılar bakımından maddi tazminat talebinin yerinde olmadığı, kazada otobüs şoförünün tam kusurlu olduğu, davacı ...’nin %100 oranında sürekli iş göremez kalacak şekilde yaralandığı, davacı kazalının tanık beyanlarından esasen ev hanımı olmakla birlikte el işi yapmak suretiyle aile ekonomisine destekte bulunduğu, bu nedenle gelirinin net asgari ücret üzerinden iş gücü kaybı ve tedavi ve iyileştirme giderleri de dahil olmak üzere toplam 69.051,38 TL maddi zararının bulunduğu, tarafların kusur durumu, somut olayın özelliği, sosyo ekonomik araştırmalar ve hakkaniyet ilkesi, paranın alım gücü, ölene olan bağımlılıkları, duydukları acı dikkate alınarak asıl ve birleşen davada davacılar lehine manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile davacılar ..., ...
ve ...'nin maddi taznimat taleplerinin dava tarihi itibariyle şartları oluşmadığından ve dava sürecinde davacı müteveffanın ölümünden sonra bu yönde ayrı bir dava da açılmadığı anlaşıldığından bu talepler yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalılar Karadeniz Efem Tur Oto. ve İnş. Tic. Ltd. Şti. ve Çanakkale Truva Seyahat ve Taşıma Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davacı müteveffa lehine 69.051,38 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı müteveffalının mirasçılarına verilmesine, davacılar ...,..., ... ... için 15.000’er TL, ..., ..., ..., ... için 5.000’er TL manevi tazminatın diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tehsiline karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davacılar vekili, birleşen davalı vekili, asıl davada bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, birleşen davalı vekilinin ve asıl davada bir kısım davalılar vekilinin tüm, asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Asıl ve birleşen dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile asıl ve birleşen davada davacılar lehine manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmiş, ancak hüküm fıkrasında asıl ve birleşen davacı ... lehine manevi tazminata hükmedilmemiştir. Bu durum gerekçe ile hüküm arasında bir çelişki olup, karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297. maddesinde mahkeme kararlarının nasıl yazılacağı, kararda hangi hususların yer alacağı açıkça gösterilmiştir. Hükümler, davayı esastan halleden ve taraflar arasındaki uyuşmazlığı sona erdiren nihai kararlardır (6100 sayılı HMK madde 294).
Anayasa’nın 141. maddesi gereğince, bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. 6100 sayılı HMK 297/2 maddesi uyarınca hükmün sonuç kısmında taleplerin her biri hakkında verilen hüküm açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmelidir. Bu açıklamalar ışığında anılan asıl ve birleşen davacı ... yönünden gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturmayacak şekilde manevi tazminat istemi yönünden bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davalı vekilinin ve asıl davada bir kısım davalılar vekilinin tüm, asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün asıl ve birleşen davada davacı ... lehine BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 7.852,63 TL temyiz ilam harcının temyiz eden birleşen davada davalı ve asıl davada bir kısım davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden asıl ve birleşen davada davacılara iadesine, 18/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/691812300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz