Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1663 E. 2023/5336 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminat senedi↗ yazılı delil↗ mirasçılık↗ uyuşmazlık konusu↗ iflas↗ dosya masrafı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ teminat↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalıya müteveffa Aydil Kurtkaya'nın tedavi masrafları karşılığında söz konusu senedi verdiği hususunun uyuşmazlık konusu olmadığı, davacının tedavi masraflarının Aydil Kurtkaya'nın mirasçılarının ödemesinin gerektiğini beyan ettiği, ancak senedin üzerinde teminat olarak alındığına ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığı, davacının dava konusu senedin teminat olarak verildiğini yazılı delil ile ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; TBB'nin Avukat olan müteveffanın tedavi masraflarını ilgili mevzuat gereğince ödemekle yükümlü olduğunu, nitekim bu masrafları yasal mirasçılara ödediğini, müvekkilinin bu uygulamayı bildiği için ve cenazeyi teslim alabilmek adına davaya konu senedi davalıya teminat olarak verdiğini, ortada bir cenaze olduğu için senedin teminat için verildiği hususunun yazılı olarak kayıt altına alınamadığını, senedin hukuki dayanağı bulunmadığını zira müteveffanın mirasçısı olmayan müvekkilinin tedavi masraflarından sorumlu olmadığını, sorumluluğun yasal mirasçılara ait olduğunu, mirasçıların tedavi masraflarını TBB'den tahsil etmelerine rağmen davalıya ödemediklerini, senedin teminat senedi olduğu gözetildiğinde davalının mirasçılara başvurmadan müvekkiline başvuramayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun ( 2004 sayılı Kanun) 72 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13359 E. 2010/2714 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, manevi tazminat istemlerinin kabulüne, «maddi tazminat» isteminin davacılardan ... için taleple bağlı kalınarak kabulüne, diğer davacının tedavi gideri ve tazminat isteminin reddine karar verilmiş, davalılar tarafından temyiz edilen karar, Dairemizin 11.05.2009 tarihli kararında yazılı gerekçeyle bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1663 E. , 2023/5336 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yakın arkadaşı olan Avukat Aydil Kurtkaya'nın davalı şirkete ait hastahanede kanser tedavisi görmekteyken 26.08.2016 tarihinde vefat ettiğini, davalı şirketin, cenazenin teslimi için tedavi masraflarının teminatı olmak üzere müvekkilinden teminat senedi istediğini, müvekkilinin, cenazeyi teslim alabilmek için ve tedavi masraflarının Türkiye Barolar Birliği ( TBB) tarafından ödeneceğine güvenerek davaya konu senedi davalıya verdiğini, bu hususun davalı tarafından da bilindiğini, nitekim TBB'nin faturaya konu edilen tedavi masraflarını İstanbul Barosu Başkanlığı'na gönderdiğini ancak adı geçen Baro'nun tedavi masraflarını doğrudan davalıya ödemeyip müteveffanın yasal mirasçılarına ödediğini, mirasçıların ise söz konuyu parayı uhdelerine tutup davalıya ödemediklerini, senedin teminat senedi olduğu gözetildiğinde davalının mirasçılara başvurmadan müvekkiline başvuramayacağını, kaldı ki senet miktarının da tedavi masraflarından fazla olup fazla olan bu kısmın bedelsiz olduğunu ileri sürerek müvekkilinin davaya konu bono sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu bononun teminat senedi olmadığını, davacının bu senedi tedavi masrafları için kendi hür iradesiyle müvekkiline verdiğini, senet miktarının faturalandırılan tedavi masrafıyla birebir uyumlu olduğunu, davacının davada önce müvekkiline gönderdiği ihtarnameyle, senedin hileyle imzalattırıldığını ileri sürdüğünü oysa dava dilekçesinde senedin teminat senedi olduğunu iddia ettiğini, bu çelişkinin davaya konu iddialarının gerçeği yansıtmadığı gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalıya müteveffa Aydil Kurtkaya'nın tedavi masrafları karşılığında söz konusu senedi verdiği hususunun uyuşmazlık konusu olmadığı, davacının tedavi masraflarının Aydil Kurtkaya'nın mirasçılarının ödemesinin gerektiğini beyan ettiği, ancak senedin üzerinde teminat olarak alındığına ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığı, davacının dava konusu senedin teminat olarak verildiğini yazılı delil ile ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; TBB'nin Avukat olan müteveffanın tedavi masraflarını ilgili mevzuat gereğince ödemekle yükümlü olduğunu, nitekim bu masrafları yasal mirasçılara ödediğini, müvekkilinin bu uygulamayı bildiği için ve cenazeyi teslim alabilmek adına davaya konu senedi davalıya teminat olarak verdiğini, ortada bir cenaze olduğu için senedin teminat için verildiği hususunun yazılı olarak kayıt altına alınamadığını, senedin hukuki dayanağı bulunmadığını zira müteveffanın mirasçısı olmayan müvekkilinin tedavi masraflarından sorumlu olmadığını, sorumluluğun yasal mirasçılara ait olduğunu, mirasçıların tedavi masraflarını TBB'den tahsil etmelerine rağmen davalıya ödemediklerini, senedin teminat senedi olduğu gözetildiğinde davalının mirasçılara başvurmadan müvekkiline başvuramayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun ( 2004 sayılı Kanun) 72 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/988772500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz