Borçlu olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5187 E. 2021/4972 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tahrifat↗ menfi tespit davası↗ usuli kazanılmış hak↗ tespit davası↗ kazanılmış hak↗ menfi tespit↗ dava sebebi↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacıların senette bulunan imzanın murisleri ...’a aidiyeti konusunda emin bulunmamakla birlikte, ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporunda imzanın kat’i şekilde muris ...’a aidiyeti konusunda kesin bir beyanda bulunulmadığı, ancak senedin miktarına yapılan “000” tahrifatın davalılar ... ve ... elinden çıktığının tespit edildiği, senedin ilk hali olan 150.000.000 TL (eski para) şekliyle tahrifata konu edildiği, bu şekilde senedin yeni para ile 150,00 TL olarak hüküm ifade edeceği, davacıların tahrifat yapılmamış şekilde 150,00 TL ile borçlu bulunmadıklarını ispat edemedikleri, senedi tahrif eden davalı ... ve ...’nın kötü niyetli oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine, Antalya 1. İcra Müdürlüğü’nün 2007/13977 esas sayılı icra takip dosyasına konu senetten dolayı davacıların 149.850,00 TL borçlu olmadıklarının tespitine, bu miktar üzerinden %40 tazminatın davalılar ... ve ...’tan alınarak davacılara verilmesine, senedin iadesine yönelik talebin reddine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalılar ... ve ... vekilince temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar ... ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışına kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2) İİK m. 72/5 hükmü; “Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz,” düzenlemesini içermektedir. Bu hüküm gözetilmeden dava konusu senedi takibe koymayan davalılar ... ve ... aleyhine tazminata hükmolunması doğru değildir. Öte yandan mahkemece verilen ve bozmaya konu ilk kararda da davacılar lehine tazminata hükmolunmamış ve bu husus davacılar tarafından temyiz konusu yapılmamıştır. Bu halde bozmaya uyularak verilen temyize konu işbu kararda davacılar yararına tazminata hükmolunması, usuli kazanılmış hak ilkesini de ihlal etmektedir. Bu nedenle hükmün bozulması gerekmektedir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 HMK’nın geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 5236 sayılı Kanun’un 16. maddesi ile değiştirilmeden önceki 438/7 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3020 E. 2021/3932 K.
Ortak:menfi tespit davası · tespit davası · menfi tespit · dava sebebi
İncelediğiniz karardaBorçluyu «menfi tespit davası» açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava «sebebi» ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir.
Benzer bu karardaBorçluyu «menfi tespit davası» açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava «sebebi» ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:çekin bedelsizliği · bedelsizlik · fatura
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesi’nce, «çekin bedelsiz» olarak iade edildiğinin yazılı delillerle kanıtlanamadığı, davalının «fatura» tarihi itibariyle bir aylık süre ile verilen çeke istinaden 2 yıl sonra takip yapmasının kötü niyetli bir davranış olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8033 E. 2021/7211 K.
Ortak:tahrifat
İncelediğiniz kararda… n murisleri ...’a aidiyeti konusunda emin bulunmamakla birlikte, ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporunda imzanın kat’i şekilde muris ...’a aidiyeti konusunda «kesin» bir beyanda bulunulmadığı, ancak senedin miktarına yapılan “000” «tahrifatın» davalılar ... ve ... elinden çıktığının tespit edildiği, senedin ilk hali olan 150.000.000 TL (eski para) şekliyle tahrifata konu edildiği, bu şekilde senedin yeni …
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesi’nce, alınan bilirkişi raporunda dava konusu senette davacının açıkladığı şekilde «tahrifat» yapıldığının belirlendiği, davacının senetteki imzasını inkar etmediği, senedin tahrifatsız hali ile geçerli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacını …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf yoluna başvurulabilirlik
Benzer bu kararda… 17 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı ... vekili süresinden sonra 12.09.2017 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurmuş olup Bölge Adliye Mahkemesi’nce süresinden sonra «istinaf yoluna başvurulduğu» gözetilerek davalı ... vekilinin istinaf dilekçesinin süreden reddine karar verilmesi gerekirken istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi doğru görülmediğ …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4906 E. 2021/1399 K.
Ortak:menfi tespit davası · tespit davası · menfi tespit · dava sebebi · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaBorçluyu «menfi tespit davası» açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava «sebebi» ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir.
… n murisleri ...’a aidiyeti konusunda emin bulunmamakla birlikte, ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporunda imzanın kat’i şekilde muris ...’a aidiyeti konusunda «kesin» bir beyanda bulunulmadığı, ancak senedin miktarına yapılan “000” «tahrifatın» davalılar ... ve ... elinden çıktığının tespit edildiği, senedin ilk hali olan 150.000.000 TL (eski para) şekliyle tahrifata konu edildiği, bu şekilde senedin yeni …
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesi’nce, davanın kıymetli evraktan kaynaklanan «menfi tespit davası» olduğu, davacı vekilinin, senet altındaki imzanın davacıya ait olmadığını, ayrıca «ihdas nedeni» malen olan takip konusu bonoyla ilgili olarak mal «teslim» edilmediğini, senedin «bedelsiz» olduğu iddiasıyla borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, senet altındaki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından 2 adet senedin imzalandığı, birinin Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2016/9945 soruşturma sayılı dosyasında mevcut yırtılmış senet olduğu, «malen kaydı» olan diğer senedin ise icra takibine konu edildiği, yırtık senedin tarafların ve tanık ...'ın beyanından taşınmaz alımı için düzenlenmiş olduğu ve taşınmaz bedelinin davacı tanığı olan ... tarafından banka havalesi yolu ile ödendiği, ancak davalıların takibe ve davaya konu senetle ilgili soruşturma dosyasında 07.02.2017 tarihli ifadelerinde senet düzenleme sebebiyle ilgili olarak borç para verildiğini beyan ettikleri, davalı tarafın malen kaydı bulunan ikinci senedin düzenlenme «sebebini» «talil» ettiği, bu durumda «ispat yükünün» davalı tarafa geçtiği, borcun «kesin delil» ile ispatlanması gerektiği, davalı tarafa borca dayanak belgeleri sunması konusunda süre verildiği, verilen sürede sunulmadığı, açıkça «yemin deliline» de dayanılmadığı ve davacıdan alacaklı olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, takibe konu bonodan dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti ile «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Borçluyu «menfi tespit davası» açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava «sebebi» ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir.
Bu hüküm uyarınca davacı takip borçlusu lehine tazminata hükmolunabilmesi, «menfi tespit» davasına konu takibin haksız ve kötü niyetli olarak başlatılmasına bağlıdır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihdas nedeni · malen kaydı · talil · kesin delil · yemin delili · bedelsizlik · yemin · kötü niyet tazminatı
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesi’nce, davanın kıymetli evraktan kaynaklanan «menfi tespit davası» olduğu, davacı vekilinin, senet altındaki imzanın davacıya ait olmadığını, ayrıca «ihdas nedeni» malen olan takip konusu bonoyla ilgili olarak mal «teslim» edilmediğini, senedin «bedelsiz» olduğu iddiasıyla borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, senet altındaki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından 2 adet senedin imzalandığı, birinin Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2016/9945 soruşturma sayılı dosyasında mevcut yırtılmış senet olduğu, «malen kaydı» olan diğer senedin ise icra takibine konu edildiği, yırtık senedin tarafların ve tanık ...'ın beyanından taşınmaz alımı için düzenlenmiş olduğu ve taşınmaz bedelinin davacı tanığı olan ... tarafından banka havalesi yolu ile ödendiği, ancak davalıların takibe ve davaya konu senetle ilgili soruşturma dosyasında 07.02.2017 tarihli ifadelerinde senet düzenleme sebebiyle ilgili olarak borç para verildiğini beyan ettikleri, davalı tarafın malen kaydı bulunan ikinci senedin düzenlenme «sebebini» «talil» ettiği, bu durumda «ispat yükünün» davalı tarafa geçtiği, borcun «kesin delil» ile ispatlanması gerektiği, davalı tarafa borca dayanak belgeleri sunması konusunda süre verildiği, verilen sürede sunulmadığı, açıkça «yemin deliline» de dayanılmadığı ve davacıdan alacaklı olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, takibe konu bonodan dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti ile «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, davalıların senet ile ilgili olarak başlatılan hazırlık soruşturmasında borç verilen para karşılığı «bononun» verildiğini savunduğu, bu şekilde bononun «ihdas nedeninin» «talil» edildiği, «ispat yükünün» davalı tarafa geçtiği, davalıların borç verdikleri yönündeki iddialarını ispat edemedikleri, «yemin deliline» de dayanmadıkları, davanın kabulüne dair verilen ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun e …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/5187 E. , 2021/4972 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 31/10/2019 tarih ve 2018/609-2019/520 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar ... ve ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 07.06.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılardan ... vekili Av. ... ve davalılardan ... ile ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi Dr. ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalılar ... ve ...’ın davacıların murisi ...’a ait boş bir senedi iade etmeleri gerekirken ellerinde tutup doldurarak ve tahrif ederek diğer davalı ...’a ciro ettiklerini, ...’ın da bu senedi icra takibine koyduğunu iddia ederek davacıların davalılara borçlu olmadıklarının tespitine, senedin taraflarına iadesine, %40 oranında kötü niyetli takip tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacıların senette bulunan imzanın murisleri ...’a aidiyeti konusunda emin bulunmamakla birlikte, ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporunda imzanın kat’i şekilde muris ...’a aidiyeti konusunda kesin bir beyanda bulunulmadığı, ancak senedin miktarına yapılan “000” tahrifatın davalılar ... ve ... elinden çıktığının tespit edildiği, senedin ilk hali olan 150.000.000 TL (eski para) şekliyle tahrifata konu edildiği, bu şekilde senedin yeni para ile 150,00 TL olarak hüküm ifade edeceği, davacıların tahrifat yapılmamış şekilde 150,00 TL ile borçlu bulunmadıklarını ispat edemedikleri, senedi tahrif eden davalı ... ve ...’nın kötü niyetli oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine, Antalya 1.
İcra Müdürlüğü’nün 2007/13977 esas sayılı icra takip dosyasına konu senetten dolayı davacıların 149.850,00 TL borçlu olmadıklarının tespitine, bu miktar üzerinden %40 tazminatın davalılar ... ve ...’tan alınarak davacılara verilmesine, senedin iadesine yönelik talebin reddine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalılar ... ve ... vekilince temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar ... ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışına kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2) İİK m. 72/5 hükmü; “Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz,” düzenlemesini içermektedir. Bu hüküm gözetilmeden dava konusu senedi takibe koymayan davalılar ... ve ... aleyhine tazminata hükmolunması doğru değildir. Öte yandan mahkemece verilen ve bozmaya konu ilk kararda da davacılar lehine tazminata hükmolunmamış ve bu husus davacılar tarafından temyiz konusu yapılmamıştır.
Bu halde bozmaya uyularak verilen temyize konu işbu kararda davacılar yararına tazminata hükmolunması, usuli kazanılmış hak ilkesini de ihlal etmektedir. Bu nedenle hükmün bozulması gerekmektedir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 HMK’nın geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 5236 sayılı Kanun’un 16. maddesi ile değiştirilmeden önceki 438/7 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıdaki (1) nolu bend uyarınca davalılar ... ve ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının “2” nolu bendinin hükümden çıkartılarak yerine “2” nolu bend olarak “Davacıların tazminat talebinin reddine” sözcük dizisinin eklenerek hükmün değiştirilen bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı ... ve ... yararına takdiren 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılar ... ve ...’a verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalılar ... ve ...'a iadesine, 10/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/691574300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz