6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Deprem OHAL süre durması nedeniyle kesin süreye uyulmamasının haksızlığı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/1500 E. 2023/1179 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Gerekçe özeti

Arabuluculuk dava şartına ilişkin belgenin ibrazı için verilen kesin sürenin işlemeye başlaması, tarafa usulüne uygun tebligat yapılmış olmasına bağlıdır; tebligat yapılmadığı anlaşılırsa kesin süreye uyulmadığından bahisle usulden ret kararı verilemez. Ayrıca, deprem nedeniyle olağanüstü hal ilan edilen illerde 06.02.2023-06.04.2023 tarihleri arasında yargısal sürelerin durdurulmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, bu illerin barolarına kayıtlı avukatların ülke genelinde takip ettiği tüm dava ve işler için uygulanır; söz konusu avukatın takip ettiği dosyada işleyen süreler bu dönemde durur.

Ele alınan sorunlar

Arabuluculuk tutanağının kesin sürede sunulmamasına dayalı usulden reddin, tebligat eksikliği ve OHAL süre durması karşısında hukuka uygun olup olmadığı → kabul

İddia: Davacı vekili, tensip tutanağının kendisine tebliğ edilmediğini, gerekçeli kararda da bu durumun açıkça yazıldığını, 06/02/2023 tarihli deprem nedeniyle 32101 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile olağanüstü hal ilan edilen illerde bir kısım yargısal sürelerin durdurulduğunu, kendisinin Hatay Barosuna kayıtlı avukat olarak davayı takip ettiğini, Kararname'nin bu avukatlar bakımından ülke genelinde uygulanacağını belirterek kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 5/A ve 6325 sayılı Kanun'un 18/A(2) maddesi gereğince arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde dava şartı yokluğu sebebiyle usulden ret gerekir; davacı dava dilekçesinde arabuluculuk büro ve dosya numarasını göstermiş, mahkemece tensip tutanağıyla 1 haftalık kesin süre verilerek son tutanağın aslı/onaylı örneğinin sunulması istenmiş ve sunulmadığı takdirde usulden ret ihtarı yapılmıştır. Ancak tensip tutanağı 03.02.2023 tarihli olup aynı tarihte tebligat çıkarılmış olsa da davacı vekiline tebligatın yapılamadığı anlaşılmaktadır. 11.02.2023 tarihli 32101 sayılı Resmî Gazete'nin 1 no'lu mükerrer basımında yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile olağanüstü hal ilan edilen illerde geçerli olmak üzere bir kısım yargısal sürelerin 06.02.2023 (dahil) ile 06.04.2023 (dahil) tarihleri arasında durdurulduğu düzenlenmiştir. Davacı vekilinin Hatay Barosu avukatı olması nedeniyle bu Kararname kapsamında bulunduğu ve sürelerinin durduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda ilk derece mahkemesince usulen tebligat yapılmadığı ve davacı vekilinin Hatay Barosunda kayıtlı olduğu gözetilmeden, kesin süre içinde arabuluculuk tutanağı aslının ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Deprem nedeniyle olağanüstü hal ilan edilen illere kayıtlı avukatların ülke genelinde takip ettiği dava ve işlerdeki sürelerin durduğuna ve usulüne uygun tebligat yapılmadan kesin süreye uyulmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan ret verilemeyeceğine ilişkin tespiti nedeniyle bölgesel ölçüde ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır; arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın dava dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilir

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dava şartı zorunlu arabuluculuk kesin süre tebligat olağanüstü hal (OHAL) sürelerin durması Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 5/A · 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu — 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A(2) · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-4

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/1500

KARAR NO 2023/1179

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 14/03/2023

NUMARASI 2023/75 Esas - 2023/248 Karar

DAVA

Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/07/2023

Dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, taraflar arasındaki anlaşma gereği 21.12.2022 tarihinde gerçekleşen anlaşma gereğince ... Markalı 7 adet sıfır kilometre ... marka araç (5 adet ... Paket, 2 Adet ... Paket) 26.12.2022 tarihinde davalı firmadan nakliye hizmeti alınmak üzere anlaşıldığını, araçların tamamının ... irsaliye numaralı sevkiyat kapsamında 26.12.2022 tarihinde yolda kaza yaptığını ve tamamının zayi olduğunu, müvekkilinin taahhütlerini yerine getiremediğini , dava dışı ... isimli kiralayan firmanın bu durum üzerine müvekkili firmanın kestiği faturayı iade ettiğini, müvekkili firmanın 09.01.2023 tarihinde kiralayan firmaya araçları zamanında ve saatinde teslim edememesi sebebiyle 173.460-TL cezai şart bedelini ödediğini belirterek, haklı davanın kabulüne, dava dışı 3.

kişilere ödenen tazminatın ödeme tarihi 09.01.2023 tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili,ticari davalarda zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirilmediğini,delillerin dava dilekçesi ekinde sunulmadığını, davacı şirketin talebini dava dışı lojistik firmasına yönetmesi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirket’in herhangi bir kusuru, ihmali ve netice olarak herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirketin, davacı şirkete davaya konu araçlar ile aynı marka/modelde araçları tedarik etmeyi teklif ettiğini, davacı şirket ile dava dışı şirket arasında akdedilen sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın hukuken geçerli veya fahiş nitelikte olup olmadığının tespiti gerektiğini,davanın usulden reddine, aksi halde davanın esastan reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, 03/02/2023 tarihli tensip tutanağının 7 nolu ara kararında davacıya son tutanak aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini dosyaya sunmak üzere 1 hafta kesin süre verilmesine ve kesin sürede sunulmazsa davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verileceğinin ihtar edildiği, 14/03/2023 tarihli duruşmada davacı vekiline tensip zaptının tebliğ edildiği kanaatiyle hareket edilmiş ise de gerekçeli kararın yazım aşamasında davacı vekiline tebligatın yapılamadığının anlaşıldığı,huzurdaki davada istinaf yolu açık olmak üzere karar verildiği, kısa kararda değişiklik yapılamayacağından kısa karara uygun gerekçe yazıldığı belirtilerek dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, mahkemece düzenlenen tensip tutanağının tarafına tebliğ edilmiş gibi karar verildiğini, gerekçeli kararda bu durumun açıkça yazıldığını 06/02/2023 tarihinde yaşanan ve 11 ili etkileyen deprem nedeniyle 32101 sayılı RGde belirtildiği üzere bir kısım yargısal faaliyetlerde sürelerin durdurulduğunu,Hatay Barosuna kayıtlı bir Avukat olarak davayı takip ettiğini,Kararnamede "olağanüstü hal ilan edilen illerin barosuna 06/02/2023 tarihi itibarıyla kayıtlı avukatların takip ettiği dava ve işlerle ilgili olarak bu avukatlar bakımından ülke genelinde uygulanır." denildiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesi gereğince ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmasından önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak düzenlenmiş olması ve 7155 Sayılı Kanunun (23.) maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa eklenen 18/A ( 2 ) maddesi ile "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir'' hükmü getirilmiştir. Dava dilekçesinde İskenderun Arabuluculuk Bürosunun başvuru ve dosya numarası gösterilmiş, mahkemece; 03/02/2023 tarihli tensip tutanağının 7 nolu ara kararında davacıya son tutanak aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini dosyaya sunmak üzere 1 hafta kesin süre verilmesine ve kesin sürede sunulmazsa davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verileceği ihtar edilmiş ise de , tensip tutanak tarihi 03.02.2023 olup aynı tarihte tebligat çıkarılmış ise de davacı vekiline çıkartılan tebligatın t yapılamadığı anlaşılmaktadır.Deprem nedeniyle 11.02.2023 tarihli 32101 sayılı Resmî Gazete’nin 1 no’lu mükerrer basımında, olağanüstü hal (OHAL) ilan edilen illerde geçerli olmak üzere bir kısım yargısal sürelerin 06 Şubat 2023 tarihinden (bu tarih dahil), 06 Nisan 2023 tarihine kadar (bu tarih dahil) durdurulmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yayımlanmıştır.

Davacı vekilinin Hatay Barosu Avukatı olduğu yukarıda yazılı Kararname kapsamında bulunduğu anlaşılmakla sürelerinde durduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda, ilk derece mahkemesince, usulen tebligat yapılmadığı, davacı vekilinin Hatay Barosunda kayıtlı olduğu gözetilmeden, kesin süre içinde arabuluculuk tutanağı aslının ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf nedeni yerinde olduğundan istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/03/2023 Tarih 2023/75 Esas - 2023/248 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE" Davacı tarafça yatırılan 179,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/07/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/68401 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.