Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/6253 E. 2021/4783 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nispi (kişisel) defi↗ kambiyo takibi↗ şahsi def'i↗ kötüniyetli iktisap↗ kötü niyetli iktisap↗ organik bağ↗ teminat senedi↗ karine↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ ciranta↗ yazılı delil↗ lehtar↗ bedelsizlik↗ yemin↗ ikrar↗ ciro↗ def'i↗ hamil↗ keşideci↗ bono↗ kötüniyet↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı yanın senedin teminat senedi olduğu yönündeki iddiasını ispata yarar yazılı delil ibraz edemediği, davalı şirket yetkilisinin davacı yanca teklif edilen yemini eda ettiği, senedin teminat senedi olduğu yönündeki definin nispi defi niteliğinde olup, iyi niyetli hamile karşı ileri sürülemeyeceği, davacı yanca, davalı cirantanın kötü niyetli olduğu ispat edilemediği gibi, davalıdan keşideci ile lehtar arasındaki ilişkiyi bilmesinin de beklenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, kambiyo takibine konu edilen bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacılar, davaya konu bononun davacı ...'un lehtar şirkette işe girebilmesi için teminat olarak verildiğini, davalının senedin belirtilen niteliğini bilerek kötü niyetle iktisap ettiğini iddia etmiş, davalı ise, senedin lehtar şirketle arasındaki ticari ilişki sebebiyle kendisine ciro edildiğini savunmuştur. Mahkemece, senedin teminat senedi niteliğinde olduğunun ispatlanamadığı belirtilmişse de, lehtar şirketin yetkilisi, davacı yanca delil olarak dayanılan ceza soruşturması kapsamında verdiği ifadesinde, şirket bünyesinde plasiyer olarak çalıştırılan işçilerden işe girişleri sırasında teminat senedi aldıklarını, davacı ...'tan de bu kapsamda teminat senedi aldıklarını ikrar etmiştir. Bunun yanında lehtar ve davalı şirket yetkilileri arasında akrabalık bağı bulunduğu, davalı şirket yetkilisi tarafından doğrulanmıştır. Davaya konu bononun teminat senedi olduğu ve lehtar ve ciranta arasında davacı yanın iddia ettiği şekilde organik bağ bulunduğu bu suretle sübuta ermiştir.
Bu durumda, lehtarı bedelsiz bir senedin tahsilini kolaylaştırmak ve şahsi def'ilerin ileri sürülmesini engellemek amacıyla bir senedi yakınlarına veya organik bağı olan şirkete devretmiş ise bu durumda devir alanın (hamilin) bunu bildiği ve buna rağmen senedi kötüniyetle iktisap ettiğine karine sayılır. Dolayısıyla bu durumun kanıtlanması kendiliğinden ortaya çıkmakta, ayrıca TTK'nın 687 (eTK 599) maddesi dahilinde bir kanıtlamaya gerek görülmemektedir. Yargıtay iki şirket arasında organik bir bağ olmasını da bedelsizliği bile borçlunun zararına hareket için yeterli karine saymaktadır (Y. 11. HD. 11.03.1982 gün ve E. 673 K 1017). Ayrıca davada lehtara karşı senedin bedelsiz olduğunu kanıtlaması üzerine hamilin bile bile davacı zararına hareketle senedi iktisap ettiğini tanıkla ispatlayabilir. Bu itibarla, belirtilen şekilde inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın eksik inceleme ve icapsız yere teklif üzerine eda edilen yemine dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1439 E. 2023/1273 K.
Ortak:organik bağ · teminat senedi · borçlu olunmadığının tespiti · ciranta · yazılı delil · lehtar · yemin · ikrar · Menfi tespit
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı yanın senedin «teminat senedi» olduğu yönündeki iddiasını ispata yarar «yazılı delil» «ibraz» edemediği, davalı şirket yetkilisinin davacı yanca teklif edilen «yemini» eda ettiği, senedin teminat senedi olduğu yönündeki definin nispi defi niteliğinde olup, iyi niyetli «hamile» karşı ileri sürülemeyeceği, davacı yanca, davalı «cirantanın» kötü niyetli olduğu ispat edilemediği gibi, davalıdan «keşideci» ile «lehtar» arasındaki ilişkiyi bilmesinin de beklenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davaya konu «bononun» «teminat senedi» olduğu ve «lehtar» ve «ciranta» arasında davacı yanın iddia ettiği şekilde «organik bağ» bulunduğu bu suretle sübuta ermiştir.
Mahkemece, senedin «teminat senedi» niteliğinde olduğunun ispatlanamadığı belirtilmişse de, «lehtar» şirketin yetkilisi, davacı yanca delil olarak dayanılan ceza soruşturması kapsamında verdiği ifadesinde, şirket bünyesinde plasiyer olarak çalıştırılan işçilerden işe girişleri sırasında teminat senedi aldıklarını, davacı ...'tan de bu kapsamda teminat senedi aldıklarını «ikrar» etmiştir.
Benzer bu karardaBozma Kararı Dairemizin 07.06.2021 tarih, 2020/6253 E. ve 2021/4783 K. sayılı kararıyla «lehtar» şirketin yetkilisinin davacı yanca delil olarak dayanılan ceza soruşturması kapsamında verdiği ifadesinde, şirket bünyesinde plasiyer olarak çalıştırılan işçilerden işe girişleri sırasında «teminat senedi» aldıklarını, davacı ...'tan da bu kapsamda teminat senedi aldıklarını «ikrar» ettiği, lehtar ve davalı şirket yetkilileri arasında akrabalık bağı bulunduğu, «bononun» teminat senedi olduğunun ve lehtar ve «ciranta» arasında davacı yanın iddia ettiği şekilde «organik bağ» bulunduğunun ispatlandığı, «hamilin» bile bile davacı zararına hareketle senedi iktisap ettiğinin tanıkla ispatlanabileceği belirtilerek «eksik inceleme» ve icapsız yere teklif üzerine eda edilen «yemine» dayalı olarak davanın reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece 18.02.2020 tarih, 2018/250 E. ve 2020/93 K. sayılı kararı ile davacının senedin «teminat senedi» olduğu yönündeki iddiasını ispata yarar «yazılı delil» «ibraz» edemediği, davalı şirket yetkilisinin davacı tarafından teklif edilen «yemini» eda ettiği, senedin teminat senedi olduğu yönündeki definin nispi defi niteliğinde olduğu, iyi niyetli «hamile» karşı ileri sürülemeyeceği, davalı «cirantanın» kötü niyetli olduğu ispat edilemediği gibi, davalıdan «keşideci» ile «lehtar» arasındaki ilişkiyi bilmesinin de beklenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «teminat senedi» olmadığını, «yemin» ettiğini, senedin aralarındaki ticari ilişkiye istinaden «ciro» edildiğini, akrabalık ve ticari ilişki dışında Emek Temizlik şirketi ile arasında bağ olmadığını, «ticari defter» ve «cari hesap» kayıtları incelendiğinde ticari ilişki bulunduğunun anlaşılacağını, senetteki rakamın düzeltildiği belirtilmiş ise de bu hususun senedin geçerliliğini etkilemediği …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tahrifat · cari hesap · kötü niyet tazminatı · vade · kötü niyet · ticari defter · e-defter
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğünün 2015/6973 E. sayılı dosyası ile takibe konu edilen 21.07.2014 düzenleme tarihli 21.10.2014 «vade» tarihli 22.000,00 TL bedelli senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, 22.000,00 TL'nin %20'si oranında hesap edilecek «kötü niyet tazminatının» davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «teminat senedi» olmadığını, «yemin» ettiğini, senedin aralarındaki ticari ilişkiye istinaden «ciro» edildiğini, akrabalık ve ticari ilişki dışında Emek Temizlik şirketi ile arasında bağ olmadığını, «ticari defter» ve «cari hesap» kayıtları incelendiğinde ticari ilişki bulunduğunun anlaşılacağını, senetteki rakamın düzeltildiği belirtilmiş ise de bu hususun senedin geçerliliğini etkilemediği …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 30.11.2021 tarih, 2021/492 E. ve 2021/700 K. sayılı kararı ile dava dışı Emek Temizlik şirketinin davacılardan ...'un işe girişi sırasında «teminat senedi» aldığı, daha sonra bu senedi teminat senedi olduğunu bilen davalı şirket yetkilisine «ciro» ile devrettiği, takip konusu «bononun» «vade» ve tanzim tarihinde «tahrifat» yapıldığının tespit edilmesi üzerine Kocaeli 1.
2016/69 K. sayılı ilamı ile takibin iptaline karar verildiği, davalının «tahrifatlı» senedi devraldığı, davalının senedin «teminat senedi» olduğunu ve bu şekilde takibe konu edilemeyeceğini bildiğinin kabulünün gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacıların Kocaeli 2.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/384 E. 2022/652 K.
Ortak:karine
İncelediğiniz karardaBu durumda, «lehtarı» «bedelsiz» bir senedin tahsilini kolaylaştırmak ve «şahsi def»'ilerin ileri sürülmesini engellemek amacıyla bir senedi yakınlarına veya organik bağı olan şirkete devretmiş ise bu durumda devir alanın («hamilin») bunu bildiği ve buna rağmen senedi «kötüniyetle iktisap» ettiğine «karine» sayılır.
Yargıtay iki şirket arasında organik bir bağ olmasını da «bedelsizliği» bile borçlunun zararına hareket için yeterli «karine» saymaktadır (Y.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; çeklerin bankaya iade edilmesi nedeniyle, «çek» bedellerinin ödendiğinin «karine» olarak kabulü gerektiği, çeklerin takip ve faturaya konu mallar dışında varsa «teslim» edilen başka mallara ilişkin olduğu hususlarının davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:çek · teslim
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; çeklerin bankaya iade edilmesi nedeniyle, «çek» bedellerinin ödendiğinin «karine» olarak kabulü gerektiği, çeklerin takip ve faturaya konu mallar dışında varsa «teslim» edilen başka mallara ilişkin olduğu hususlarının davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
-
İhtiyati haciz | Kararın kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9842 E. 2015/9918 K.
Ortak:ciranta · bono · teminat
İncelediğiniz karardaDavaya konu «bononun» «teminat senedi» olduğu ve «lehtar» ve «ciranta» arasında davacı yanın iddia ettiği şekilde «organik bağ» bulunduğu bu suretle sübuta ermiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı yanın senedin «teminat senedi» olduğu yönündeki iddiasını ispata yarar «yazılı delil» «ibraz» edemediği, davalı şirket yetkilisinin davacı yanca teklif edilen «yemini» eda ettiği, senedin teminat senedi olduğu yönündeki definin nispi defi niteliğinde olup, iyi niyetli «hamile» karşı ileri sürülemeyeceği, davacı yanca, davalı «cirantanın» kötü niyetli olduğu ispat edilemediği gibi, davalıdan «keşideci» ile «lehtar» arasındaki ilişkiyi bilmesinin de beklenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar, davaya konu «bononun» davacı ...'un «lehtar» şirkette işe girebilmesi için «teminat» olarak verildiğini, davalının senedin belirtilen niteliğini bilerek «kötü niyetle iktisap» ettiğini iddia etmiş, davalı ise, senedin lehtar şirketle arasındaki ticari ilişki sebebiyle kendisine «ciro» edildiğini savunmuştur.
Benzer bu karardaBonoya dayalı «ihtiyati haciz» isteminde; yetkili mahkeme; borçlunun «yerleşim yeri», «bonoda» gösterilen «ödeme yeri», bonoda ödeme yeri gösterilmemişse; bononun düzenlendiği yer, «ciranta» aleyhine ihtiyati haciz isteniyorsa cirantanın yerleşim yeri mahkemesi ihtiyati haciz kararı vermeye yetkilidir.
Dava «bonoya» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Bu hususlara göre; mahkemenin yetkili olup olmadığını başka bir anlatımla itiraz edenin «yetki» konusundaki itirazı hakkında karar verilmeksizin «teminat» iddiasının açılacak «menfi tespit» davasında değerlendirileceği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme yeri · yerleşim yeri · ihtiyati haciz · yetki · haciz · menfi tespit
Benzer bu karardaBonoya dayalı «ihtiyati haciz» isteminde; yetkili mahkeme; borçlunun «yerleşim yeri», «bonoda» gösterilen «ödeme yeri», bonoda ödeme yeri gösterilmemişse; bononun düzenlendiği yer, «ciranta» aleyhine ihtiyati haciz isteniyorsa cirantanın yerleşim yeri mahkemesi ihtiyati haciz kararı vermeye yetkilidir.
Dava «bonoya» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Bu hususlara göre; mahkemenin yetkili olup olmadığını başka bir anlatımla itiraz edenin «yetki» konusundaki itirazı hakkında karar verilmeksizin «teminat» iddiasının açılacak «menfi tespit» davasında değerlendirileceği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/6253 E. , 2021/4783 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.02.2020 tarih ve 2018/250 E. - 2020/93 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili ...'un dava dışı Emek Gıda... Ltd. Şti.’de işe girmek istemesi üzerine adı geçen şirket tarafından kendisinden kefilli teminat senedi istenildiğini, müvekkillerinin de ...'un işe girebilmesi için keşideci ..., lehtarı Emek Gıda Ltd. Şti., avalisti davacı ... olan bonoyu sadece kimlik bilgilerini doldurarak ve imza atarak verdiklerini, ...'un lehtar şirketteki işinden ayrılması üzerine ihtarname çekerek senedin iadesini istediğini, senedin teminat senedi olduğunun bilincinde olan lehtar şirketin senedi arasında organik bağ bulunan davalı şirkete ciro ettiğini, davalı şirketin bonoyu takibe konu ettiğini, ancak senedin boş olarak ve teminat için verilmesi sebebiyle borçlu olmadıklarını ileri sürerek, takibe konu bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, bononun lehtar şirketle aralarındaki ticari ilişki sebebiyle müvekkiline ciro edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı yanın senedin teminat senedi olduğu yönündeki iddiasını ispata yarar yazılı delil ibraz edemediği, davalı şirket yetkilisinin davacı yanca teklif edilen yemini eda ettiği, senedin teminat senedi olduğu yönündeki definin nispi defi niteliğinde olup, iyi niyetli hamile karşı ileri sürülemeyeceği, davacı yanca, davalı cirantanın kötü niyetli olduğu ispat edilemediği gibi, davalıdan keşideci ile lehtar arasındaki ilişkiyi bilmesinin de beklenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, kambiyo takibine konu edilen bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacılar, davaya konu bononun davacı ...'un lehtar şirkette işe girebilmesi için teminat olarak verildiğini, davalının senedin belirtilen niteliğini bilerek kötü niyetle iktisap ettiğini iddia etmiş, davalı ise, senedin lehtar şirketle arasındaki ticari ilişki sebebiyle kendisine ciro edildiğini savunmuştur. Mahkemece, senedin teminat senedi niteliğinde olduğunun ispatlanamadığı belirtilmişse de, lehtar şirketin yetkilisi, davacı yanca delil olarak dayanılan ceza soruşturması kapsamında verdiği ifadesinde, şirket bünyesinde plasiyer olarak çalıştırılan işçilerden işe girişleri sırasında teminat senedi aldıklarını, davacı ...'tan de bu kapsamda teminat senedi aldıklarını ikrar etmiştir. Bunun yanında lehtar ve davalı şirket yetkilileri arasında akrabalık bağı bulunduğu, davalı şirket yetkilisi tarafından doğrulanmıştır.
Davaya konu bononun teminat senedi olduğu ve lehtar ve ciranta arasında davacı yanın iddia ettiği şekilde organik bağ bulunduğu bu suretle sübuta ermiştir.
Bu durumda, lehtarı bedelsiz bir senedin tahsilini kolaylaştırmak ve şahsi def'ilerin ileri sürülmesini engellemek amacıyla bir senedi yakınlarına veya organik bağı olan şirkete devretmiş ise bu durumda devir alanın (hamilin) bunu bildiği ve buna rağmen senedi kötüniyetle iktisap ettiğine karine sayılır. Dolayısıyla bu durumun kanıtlanması kendiliğinden ortaya çıkmakta, ayrıca TTK'nın 687 (eTK 599) maddesi dahilinde bir kanıtlamaya gerek görülmemektedir. Yargıtay iki şirket arasında organik bir bağ olmasını da bedelsizliği bile borçlunun zararına hareket için yeterli karine saymaktadır (Y.
11. HD.
11. 03.1982 gün ve E. 673 K 1017). Ayrıca davada lehtara karşı senedin bedelsiz olduğunu kanıtlaması üzerine hamilin bile bile davacı zararına hareketle senedi iktisap ettiğini tanıkla ispatlayabilir. Bu itibarla, belirtilen şekilde inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın eksik inceleme ve icapsız yere teklif üzerine eda edilen yemine dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 07.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/681424700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz