Borçlu olmadığının tespiti | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4282 E. 2024/357 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
grafolog bilirkişi↗ eksik araştırma↗ takibin kesinleşmesi↗ imza inkarı↗ ihtisas mahkemesi↗ yazılı delil↗ ba formu↗ kötüniyet tazminatı↗ lehtar↗ denetime elverişlilik↗ keşideci↗ bono↗ esastan ret↗ iflas↗ kötüniyet↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/597 E., 2019/1152 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili aleyhine bonoya dayalı icra takibi başlattığını, takibe konu bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek takip nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarını yazılı delil ile ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddi ile tazminata hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından takip borçlusu- davacı aleyhine keşidecisi davacı, lehtarı ... ... olan 139.200,00 TL bedelli bono nedeniyle kambiyo senetlerine mahsus yolla takip başlatıldığı ve takibin kesinleştiği, imza inkarı bulunduğundan imzanın borçlunun ... ürünü olup olmadığının kanıtlama yükümlülüğünün davalıda bulunduğu, Mahkemece borçlunun imza ve paraf örneklerinin alındığı, çok sayıda kurumdan bononun düzenleme tarihinden önceki imza ve yazı örnekleri getirtilerek bonodaki keşideci imzasının davacının ... ürünü olup olmadığı hususunun araştırıldığı, Adli Tıp Kurumu Fizik ihtisas dairesinin raporunda söz konusu imzanın kuvvetle muhtemel davacının ... ürünü olduğunun bildirildiği, davacının itirazı sonucu bu defa grafoloji bilirkişileriden oluşan heyetten rapor alındığı, bu raporda davacı imzaları ile bonodaki imza arasında farklar bulunduğu, senet aslında davacıya atfen atılan borçlu imzasının davacının ... ürünü olmadığı, bu imzanın davacının hakiki (kısa form imzalarına) benzetilerek yapılandırıldığının belirtildiği, iki rapor arasında çelişki bulunması nedeniyle bu kez ... Genel Komutanlığı İstanbul İl ... Kriminal Laboratuvarından rapor alındığı, raporda, bonodaki imzanın davacının ... ürünü olmadığı yönünde görüş bildirildiği, dava konusu bono altındaki imzanın paraf tabir edilen kısa imza tarzında olup hernekadar ATK raporunda borçlu imzası ile benzerlik gösterdiği ve kuvvetle muhtemel borçlunun ... ürünü olduğu bildirilmiş ise de alınan diğer iki bilirkişi raporunda imzaların davacının ... ürünü olmadığı çok ciddi farklılıklar gösterdiği, borçlunun imzasına benzetilerek yapılandırıldığının anlaşıldığı, bu suretle bono altındaki imzanın davacının ... ürünü olmadığının kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının icra takip dosyasında takibe konu edilen bono ve bonoya ilişkin takip dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, takip alacaklısının kötüniyeti ispatlanmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik araştırma ile hüküm kurulduğunu, Adli Tıp İhtisas Kurulu Raporu ile Adli Tıp Kurumu dışında oluşturulan bilirkişi tarafından tanzim edilen rapor arasında açık çelişki mevcut iken çelişkinin Adli Tıp Üst Kurulu'nca ilgili ihtisas dairesinin en az yedi uzmanının katılımı ile oluşan genişletilmiş uzmanlar heyetince incelenerek giderilmesi gerektiğini, bu yöndeki taleplerinin gerekçesiz şekilde reddinin hukuka aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama sırasında Adli Tıp Kurumundan alınan raporda dava konusu senetteki imzanın kuvvetle muhtemel davacının ... ürünü olduğu yolunda görüş bildirildiği, itiraz üzerine mahkemece hem bilirkişi heyetinden hem de ... kriminalden rapor alındığı, alınan bu son iki raporda dava konusu senetteki imzanın davacının ... ürünü olmadığı yolunda görüş bildirildiği, söz konusu raporların ayrıntılı incelemeyi içerdiği gibi istinaf denetimine de elverişli nitelikte bulunduğundan hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, Adli Tıp Üst Kuruluna gidilmesine gerek bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik ve hatalı inceleme ile hüküm kurulduğunu, üç kez bilirkişi raporu alındığını, bu raporların içerik ve sonuç itibariyle birbirinden tamamen farklı olmasına ve buna ilişkin tüm itirazlarına rağmen Adli Tıp Kurumunda rapor alınmaksızın hüküm kurulduğunu, 2659 Sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun Adli Tıp Üst Kurullarının görevleri hususunu düzenleyen 15 ... maddesine göre ilgili ihtisas dairesinin en az yedi uzmanının katılımı ile oluşan genişletilmiş uzmanlar heyetinden rapor aldırılması gerektiğini, mahkemece alınan ilk rapor olan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin raporu da gözetilerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibine konu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 ... maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7385 E. 2023/1946 K.
Ortak:ihtisas mahkemesi · denetime elverişlilik · keşideci · bono · menfi tespit
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından takip borçlusu- davacı aleyhine «keşidecisi» davacı, «lehtarı» ... ... olan 139.200,00 TL bedelli «bono» nedeniyle kambiyo senetlerine mahsus yolla takip başlatıldığı ve «takibin kesinleştiği», «imza inkarı» bulunduğundan imzanın borçlunun ... ürünü olup olmadığının kanıtlama yükümlülüğünün davalıda bulunduğu, Mahkemece borçlunun imza ve paraf örneklerinin alındığı, çok sayıda kurumdan bononun düzenleme tarihinden önceki imza ve yazı örnekleri getirtilerek bonodaki keşideci imzasının davacının ... ürünü olup olmadığı hususunun araştırıldığı, Adli Tıp Kurumu Fizik «ihtisas» dairesinin raporunda söz konusu imzanın kuvvetle muhtemel davacının ... ürünü olduğunun bildirildiği, davacının itirazı sonucu bu defa «grafoloji bilirkişileriden» oluşan heyetten rapor alındığı, bu raporda davacı imzaları ile bonodaki imza arasında farklar bulunduğu, senet aslında davacıya atfen atılan borçlu imzasının davacının ... ürünü olmadığı, bu imzanın davacının hakiki (kısa «form» imzalarına) benzetilerek yapılandırıldığının belirtildiği, iki rapor arasında çelişki bulunması nedeniyle bu kez ...
Taraflar arasındaki «menfi tespit» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili aleyhine «bonoya» dayalı icra takibi başlattığını, takibe konu bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek takip nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine konu senette yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığını, davalı ile aralarında «bono» verilmesini gerektiren bir ilişki bulunmadığını ileri sürerek «menfi tespit» isteminde bulunmuştur.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bonodaki «keşideci» imzasının davacıya ait olduğu, davalının ceza davasından beraat ettiği ve kararın kesinleştiği, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve «denetime elverişli» olduğu, yeterli teknik inceleme ve bilgiyi içerdiği, «kambiyo senedinin» «illetten mücerret» olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «bonoya» dayalı «menfi tespit» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:illetten mücerretlik · mücerretlik · sahtecilik · kambiyo senedi · havale · ibraz
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bonodaki «keşideci» imzasının davacıya ait olduğu, davalının ceza davasından beraat ettiği ve kararın kesinleştiği, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve «denetime elverişli» olduğu, yeterli teknik inceleme ve bilgiyi içerdiği, «kambiyo senedinin» «illetten mücerret» olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
CEVAP 1.Davalı cevap dilekçesi «ibraz» etmemiştir.
2.Davalı vekili 10.10.2018 «havale» tarihli dilekçesinde; ceza davasında müvekkilinin beraatine karar verildiğini, İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde görülen davanın da reddedildiğini, imzanın davacıya ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… ih ve sayısı belirtilen kararı ile gerek ceza yargılamasında gerekse icra mahkemesinde ve bu dosyada Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından düzenlenen raporlarda bonodaki «keşideci» imzasının davacıya ait olduğunun tespit edildiği, davacı tarafın «sahtecilik» iddiasını yazılı delillerle kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine, icra takibinde vezneye girecek paranın ödenmemesi yönünde tedbir kararı verildiği için a …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4282 E. , 2024/357 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/104 Esas, 2022/760 Karar
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/597 E., 2019/1152 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili aleyhine bonoya dayalı icra takibi başlattığını, takibe konu bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek takip nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarını yazılı delil ile ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddi ile tazminata hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından takip borçlusu- davacı aleyhine keşidecisi davacı, lehtarı ... ... olan 139.200,00 TL bedelli bono nedeniyle kambiyo senetlerine mahsus yolla takip başlatıldığı ve takibin kesinleştiği, imza inkarı bulunduğundan imzanın borçlunun ... ürünü olup olmadığının kanıtlama yükümlülüğünün davalıda bulunduğu, Mahkemece borçlunun imza ve paraf örneklerinin alındığı, çok sayıda kurumdan bononun düzenleme tarihinden önceki imza ve yazı örnekleri getirtilerek bonodaki keşideci imzasının davacının ... ürünü olup olmadığı hususunun araştırıldığı, Adli Tıp Kurumu Fizik ihtisas dairesinin raporunda söz konusu imzanın kuvvetle muhtemel davacının ...
ürünü olduğunun bildirildiği, davacının itirazı sonucu bu defa grafoloji bilirkişileriden oluşan heyetten rapor alındığı, bu raporda davacı imzaları ile bonodaki imza arasında farklar bulunduğu, senet aslında davacıya atfen atılan borçlu imzasının davacının ... ürünü olmadığı, bu imzanın davacının hakiki (kısa form imzalarına) benzetilerek yapılandırıldığının belirtildiği, iki rapor arasında çelişki bulunması nedeniyle bu kez ... Genel Komutanlığı İstanbul İl ... Kriminal Laboratuvarından rapor alındığı, raporda, bonodaki imzanın davacının ... ürünü olmadığı yönünde görüş bildirildiği, dava konusu bono altındaki imzanın paraf tabir edilen kısa imza tarzında olup hernekadar ATK raporunda borçlu imzası ile benzerlik gösterdiği ve kuvvetle muhtemel borçlunun ...
ürünü olduğu bildirilmiş ise de alınan diğer iki bilirkişi raporunda imzaların davacının ... ürünü olmadığı çok ciddi farklılıklar gösterdiği, borçlunun imzasına benzetilerek yapılandırıldığının anlaşıldığı, bu suretle bono altındaki imzanın davacının ... ürünü olmadığının kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının icra takip dosyasında takibe konu edilen bono ve bonoya ilişkin takip dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, takip alacaklısının kötüniyeti ispatlanmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik araştırma ile hüküm kurulduğunu, Adli Tıp İhtisas Kurulu Raporu ile Adli Tıp Kurumu dışında oluşturulan bilirkişi tarafından tanzim edilen rapor arasında açık çelişki mevcut iken çelişkinin Adli Tıp Üst Kurulu'nca ilgili ihtisas dairesinin en az yedi uzmanının katılımı ile oluşan genişletilmiş uzmanlar heyetince incelenerek giderilmesi gerektiğini, bu yöndeki taleplerinin gerekçesiz şekilde reddinin hukuka aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama sırasında Adli Tıp Kurumundan alınan raporda dava konusu senetteki imzanın kuvvetle muhtemel davacının ... ürünü olduğu yolunda görüş bildirildiği, itiraz üzerine mahkemece hem bilirkişi heyetinden hem de ... kriminalden rapor alındığı, alınan bu son iki raporda dava konusu senetteki imzanın davacının ... ürünü olmadığı yolunda görüş bildirildiği, söz konusu raporların ayrıntılı incelemeyi içerdiği gibi istinaf denetimine de elverişli nitelikte bulunduğundan hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, Adli Tıp Üst Kuruluna gidilmesine gerek bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik ve hatalı inceleme ile hüküm kurulduğunu, üç kez bilirkişi raporu alındığını, bu raporların içerik ve sonuç itibariyle birbirinden tamamen farklı olmasına ve buna ilişkin tüm itirazlarına rağmen Adli Tıp Kurumunda rapor alınmaksızın hüküm kurulduğunu, 2659 Sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun Adli Tıp Üst Kurullarının görevleri hususunu düzenleyen 15 ... maddesine göre ilgili ihtisas dairesinin en az yedi uzmanının katılımı ile oluşan genişletilmiş uzmanlar heyetinden rapor aldırılması gerektiğini, mahkemece alınan ilk rapor olan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin raporu da gözetilerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibine konu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 ... maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/999102800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz