İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3134 E. 2021/4750 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vade farkı faturası↗ vade farkı↗ yapılandırma protokolü↗ mahsup↗ işlemiş faiz↗ vade↗ protokol↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada, taraflar arasında imzalanan protokolde davacının, davalı aleyhine yaptığı icra takipleri sebebiyle oluşan borç tutarının ve bir adet vade farkı faturasının ödenmesi hususunda tarafların anlaştığı, borç tutarının ne şekilde hangi tarihte ödeneceğinin belirtildiği, borçlunun alacaklıya yapacağı ödemelerde gecikme olması halinde vade farkı alınacağının düzenlendiği, hükme esas alınan rapora göre davacının 73.795,00 TL alacaklı olduğu, davalının temerrüdü oluşmadığından işlemiş faiz talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın kabul edilen kısım yönünden iptaline, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda taraflar arasındaki borç yapılandırma protokolüne göre davacının davalıdan vade farkı talep edebileceği, takip tarihi itibariyle talep edebileceği hesaplanan 73.795,00 TL vade farkı miktarının protokole uygun olduğu, işlemiş faiz ayrıca talep edilemeyeceği gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, vade farkına ilişkin faturaya dayalı alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında 16.09.2013 tarihli borç yapılandırma protokolünün 3. maddesinde ödemelerin süresinde yapılmamış olması halinde vade farkı uygulanacağı kararlaştırılmıştır. Ödemelerin 15 gün aralıklarla 20 eşit taksitte yapılacağı belirlenmiş olup vade farkı alacağının belirlenmesi için her bir taksit tutarının ödendiği tarihi itibariyle eksik ödenen taksit miktarı üzerinden ödeme tarihine kadar olan süre için ayrı ayrı vade farkının hesaplanması gerekir. Fazla yapılan ödemelerin de bir sonraki taksitlerden mahsup edilerek hesaplama yapılması gerekirken protokol hükümlerine aykırı şekilde yapılan hesaplama dikkate alınarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1103 E. 2014/7513 K.
Ortak:protokol · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada, taraflar arasında imzalanan «protokolde» davacının, davalı aleyhine yaptığı icra takipleri sebebiyle oluşan borç tutarının ve bir adet «vade farkı faturasının» ödenmesi hususunda tarafların anlaştığı, borç tutarının ne şekilde hangi tarihte ödeneceğinin belirtildiği, borçlunun alacaklıya yapacağı ödemelerde gecikme olması halinde vade farkı alınacağının düzenlendiği, hükme esas alınan rapora göre davacının 73.795,00 TL alacaklı olduğu, davalının «temerrüdü» oluşmadığından «işlemiş faiz» talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın kabul edilen kısım yönünden iptaline, «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda taraflar arasındaki borç «yapılandırma protokolüne» göre davacının davalıdan «vade farkı» talep edebileceği, takip tarihi itibariyle talep edebileceği hesaplanan 73.795,00 TL vade farkı miktarının protokole uygun olduğu, «işlemiş faiz» ayrıca talep edilemeyeceği gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 16.09.2013 tarihli borç «yapılandırma protokolünün» 3. maddesinde ödemelerin süresinde yapılmamış olması halinde «vade farkı» uygulanacağı kararlaştırılmıştır.
Benzer bu karardaDavalı vekili davacı aleyhine «kötüniyet tazminatına» hükmedilmesini de talep etmiş olmasına rağmen, mahkemece takip tarihi itibariyle, takipten sonra imzalanan «protokol» hükümleri de değerlendirilmek suretiyle davalının kötüniyet tazminatı talebi konusunda bir karar verilmesi gerekirken davalının bu talebi hakkında olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · müteselsil kefil · dava şartı yokluğu · olumsuz oy · genel kredi sözleşmesi · kefil · hukuki yarar · kredi sözleşmesi
Benzer bu kararda… inde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. (2) Dava, «genel kredi sözleşmesine» dayalı olarak müşterek ve «müteselsil kefiller» aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili davacı aleyhine «kötüniyet tazminatına» hükmedilmesini de talep etmiş olmasına rağmen, mahkemece takip tarihi itibariyle, takipten sonra imzalanan «protokol» hükümleri de değerlendirilmek suretiyle davalının kötüniyet tazminatı talebi konusunda bir karar verilmesi gerekirken davalının bu talebi hakkında olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve uyulan bozma ilamına göre, dava tarihi itibari ile tarafların borcun ödenmesi hususunda anlaştıkları, anlaşmaya uygun olarak davalılar tarafından taksitlerin ödendiği, bu durumda davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4221 E. 2013/11057 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ek prim
Benzer bu kararda… ara göre, davacının 10.09.2007 tarihli talimatı ile poliçenin 08.10.2007 tarihinde iptal edildiği, iptal edilen poliçeye dayanarak tazminat talep edilemeyeceği, ilk «prim» dışında davalıya ödeme yapılmadığı, davacının prim taksitlerinin neden tahsil edilmediğini araştırması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen kar …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3134 E. , 2021/4750 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.07.2017 tarih ve 2015/759 E- 2017/535 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nce verilen 01.07.2019 tarih ve 2017/3284 E- 2019/1097 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, vade farkına ilişkin düzenlenen faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında vade farkı uygulamasına dair teamül ve anlaşma bulunmadığını, davacının vade farkına ilişkin alacağının olmadığını savunarak, davanın reddini ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada, taraflar arasında imzalanan protokolde davacının, davalı aleyhine yaptığı icra takipleri sebebiyle oluşan borç tutarının ve bir adet vade farkı faturasının ödenmesi hususunda tarafların anlaştığı, borç tutarının ne şekilde hangi tarihte ödeneceğinin belirtildiği, borçlunun alacaklıya yapacağı ödemelerde gecikme olması halinde vade farkı alınacağının düzenlendiği, hükme esas alınan rapora göre davacının 73.795,00 TL alacaklı olduğu, davalının temerrüdü oluşmadığından işlemiş faiz talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın kabul edilen kısım yönünden iptaline, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda taraflar arasındaki borç yapılandırma protokolüne göre davacının davalıdan vade farkı talep edebileceği, takip tarihi itibariyle talep edebileceği hesaplanan 73.795,00 TL vade farkı miktarının protokole uygun olduğu, işlemiş faiz ayrıca talep edilemeyeceği gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, vade farkına ilişkin faturaya dayalı alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında 16.09.2013 tarihli borç yapılandırma protokolünün 3. maddesinde ödemelerin süresinde yapılmamış olması halinde vade farkı uygulanacağı kararlaştırılmıştır. Ödemelerin 15 gün aralıklarla 20 eşit taksitte yapılacağı belirlenmiş olup vade farkı alacağının belirlenmesi için her bir taksit tutarının ödendiği tarihi itibariyle eksik ödenen taksit miktarı üzerinden ödeme tarihine kadar olan süre için ayrı ayrı vade farkının hesaplanması gerekir. Fazla yapılan ödemelerin de bir sonraki taksitlerden mahsup edilerek hesaplama yapılması gerekirken protokol hükümlerine aykırı şekilde yapılan hesaplama dikkate alınarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine,
03.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/681374500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz