Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/493 E. 2021/4255 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ikrar↗ bilirkişi incelemesi↗ ihtarname↗ eksik inceleme↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, numune ürünler konusunda TSE, TÜBİTAK ve ODTÜ'ye yazılan müzekkerelere verilen cevaplarda gerekli analizlerin yapılamadığının bildirildiği, tecavüzün mevcut deliller karşısında ispatlanamadığı, bu nedenle davacı tarafın dava konusu patent belgesine dayalı haklarının ihlal edildiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce düzeltilerek onanmıştır.
Asıl ve birleşen davada davacılar vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Asıl ve birleşen dava, davacının patent belgesine konu ürünün davalı tarafından izinsiz olarak üretildiği iddiasına dayalı tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesi istemine ilişkin olup, yukarıda özetlendiği şekilde asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, Dairemiz 02.06.2014 tarihli bozma ilamı ile, mahkemece davalının cevabi ihtarnamesinde üretime yönelik tevil yollu ikrar bulunduğu belirlenmiş ise de, davalının cevabi ihtarnamesinde bu yönde açıkça bir kabul bulunduğu anlaşılamadığından başkaca bir husus araştırılmaksızın sırf tevil yollu ikrar bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü doğru bulunmamış ve mahkemece de uyulan bozma ilamı kapsamında esasa yönelik inceleme yapılarak bilirkişi raporu alınmış, bilirkişi heyeti tarafından davacı adına tescilli patent belgesinin ana istemlerinde koruma altına alınan hususların davalı eylemleri nedeniyle ihlal edilip edilmediğinin tespiti için ürünler üzerinde teknik analiz yaptırılması gerektiği belirtilmiş, mahkemece bu hususta TSE ve TÜBİTAK’a müzekkereler yazılmış, verilen cevabi yazılarda teknik analizin yapılamayacağı bildirilmiş, ODTÜ’ne yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda ise, konu ile ilgili olarak polimer kimyası ve analitik kimya konularında uzman üniversitelerin kimya bölümlerinden görüş alınabileceği belirtilmiş, buna rağmen mahkemece dosya mevcut haliyle aynı bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, bilirkişi kurulunca düzenlenen 29.05.2017 tarihli ek raporda, mevcut deliller ve müzekkere cevapları çerçevesinde yeni bir değerlendirmede bulunulmasının mümkün olmadığı ve tecavüzün ispatlanamadığı görüşünün bildirilmesi üzerine mahkemece de davacının patent belgesine dayalı hakkının ihlal edildiğini kanıtlamayadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, mahkemece bilirkişi heyetince belirtilen teknik analizin yapılabilmesi için ODTÜ’den gelen yazı cevabı doğrultusunda üniversitelerin polimer kimyası ve analitik kimya konularında uzman kimya bölümleri belirlenerek, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren işbu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın eksik incelemeye dayalı yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru görülmediğinden asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 23.09.2019 tarih, 2018/4158 E-2019/5687 K. sayılı düzeltilerek onama ilamının kaldırılarak, kararın yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11948 E. 2011/5267 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz karardaAsıl ve birleşen dava, davacının patent belgesine konu ürünün davalı tarafından izinsiz olarak üretildiği iddiasına dayalı tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması ve önlenmesi istemine ilişkin olup, yukarıda özetlendiği şekilde asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2-Davalı ... vekilinin temyiz istemine gelince; davacı vekili dilekçesinde «haksız rekabetin» tespitini ve «maddi tazminatın» tahsilini talep etmiş olup, mahkemece tazminat isteminin «feragat» nedeniyle reddine karar verildiğine göre, davada kendisini vekille «temsil» ettiren davalı yararına «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken, aksi yönde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · kötü niyet · feragat · maddi tazminat · vekalet ücreti · temsil · husumet
Benzer bu kararda2-Davalı ... vekilinin temyiz istemine gelince; davacı vekili dilekçesinde «haksız rekabetin» tespitini ve «maddi tazminatın» tahsilini talep etmiş olup, mahkemece tazminat isteminin «feragat» nedeniyle reddine karar verildiğine göre, davada kendisini vekille «temsil» ettiren davalı yararına «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken, aksi yönde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… davacı ile davalı ...'nın farklı alanlarda faaliyette bulundukları, davacının markasının tanınmış olmadığı, davalının 'AGUN' ibaresini alan adı olarak kullanmasının «kötü niyete» dayanmadığı, diğer davalıya «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davacı ODTÜ yönünden husumetten, diğer davalı yönünden davanın esastan, «maddi tazminat» talebinin ise «feragatten» reddine karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Önlenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17632 E. 2014/10270 K.
Ortak:ikrar · ihtarname
İncelediğiniz karardaAncak, Dairemiz 02.06.2014 tarihli bozma ilamı ile, mahkemece davalının cevabi «ihtarnamesinde» üretime yönelik tevil yollu «ikrar» bulunduğu belirlenmiş ise de, davalının cevabi ihtarnamesinde bu yönde açıkça bir kabul bulunduğu anlaşılamadığından başkaca bir husus araştırılmaksızın sırf tevil …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davalı «pasif husumet ehliyeti» bulunmadığını savunsa da davalı şirket «temsilcisinin» cevabi «ihtarnamesinde» patent konusu ürünün kendileri tarafından üretildiğini tevil yollu «ikrar» ettiği, kaldı ki davalı şirketin gönderme yapılan diğer şirket ile iç içe geçtiği, aynı adresleri kullandığı, temsilcilerinin aynı kişi olduğu, «husumet itirazının» «kötüniyetli» yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece, davalının cevabi «ihtarnamesinde» üretime yönelik tevil yollu «ikrar» bulunduğu belirlenmiş ise de, davalının cevap ihtarnamesinin incelenmesinde bu yönde açıkça bir kabul bulunduğu anlaşılamamıştır.
Bu itibarla, mahkemece başkaca bir husus araştırılmadan sırf tevil yollu «ikrar» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü yönünde hüküm kurulması doğru bulunmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet itirazı · pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · pasif husumet · taraf ehliyeti · kötüniyet · temsil · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davalı «pasif husumet ehliyeti» bulunmadığını savunsa da davalı şirket «temsilcisinin» cevabi «ihtarnamesinde» patent konusu ürünün kendileri tarafından üretildiğini tevil yollu «ikrar» ettiği, kaldı ki davalı şirketin gönderme yapılan diğer şirket ile iç içe geçtiği, aynı adresleri kullandığı, temsilcilerinin aynı kişi olduğu, «husumet itirazının» «kötüniyetli» yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/493 E. , 2021/4255 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 27.11.2017 gün ve 2014/477 - 2017/445 sayılı kararı düzeltilerek onayan Daire'nin 23.09.2019 gün ve 2018/4158 - 2019/5687 sayılı kararı aleyhinde asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacılar vekili, müvekkilleri ..., ... ve ... adına tescilli ve müvekkili şirketin ise lisans hakkı sahibi olduğu 2007/5793 sayılı patent belgesi uyarınca “Kil esaslı çatı üzerine kaplanan koruyucu kaplama kompozisyonu” başlıklı patent konusu ürünü üretme hakkının 20 yıl süre ile münhasıran müvekkillerine ait olduğunu, davalı şirketin kendisine ait işletmede bu ürünleri izinsiz olarak ürettiğini, yapılan ihtara rağmen davalı şirketin eylemine son vermediğini ileri sürerek patent hakkına yapılan tecavüzün tespitini, durdurulmasını ve önlenmesini, davalı fiillerinin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğinin de tespitini, durdurulmasını ve önlenmesini istemiş; Dairemizin bozma ilamı sonrasında davacılar vekilince davalı ...
Toprak Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. aleyhine de aynı kullanıma yönelik iddia ve taleple dava açılmış, mezkur davanın işbu davada birleştirilmesine karar verilmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, numune ürünler konusunda TSE, TÜBİTAK ve ODTÜ'ye yazılan müzekkerelere verilen cevaplarda gerekli analizlerin yapılamadığının bildirildiği, tecavüzün mevcut deliller karşısında ispatlanamadığı, bu nedenle davacı tarafın dava konusu patent belgesine dayalı haklarının ihlal edildiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce düzeltilerek onanmıştır.
Asıl ve birleşen davada davacılar vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Asıl ve birleşen dava, davacının patent belgesine konu ürünün davalı tarafından izinsiz olarak üretildiği iddiasına dayalı tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesi istemine ilişkin olup, yukarıda özetlendiği şekilde asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, Dairemiz 02.06.2014 tarihli bozma ilamı ile, mahkemece davalının cevabi ihtarnamesinde üretime yönelik tevil yollu ikrar bulunduğu belirlenmiş ise de, davalının cevabi ihtarnamesinde bu yönde açıkça bir kabul bulunduğu anlaşılamadığından başkaca bir husus araştırılmaksızın sırf tevil yollu ikrar bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü doğru bulunmamış ve mahkemece de uyulan bozma ilamı kapsamında esasa yönelik inceleme yapılarak bilirkişi raporu alınmış, bilirkişi heyeti tarafından davacı adına tescilli patent belgesinin ana istemlerinde koruma altına alınan hususların davalı eylemleri nedeniyle ihlal edilip edilmediğinin tespiti için ürünler üzerinde teknik analiz yaptırılması gerektiği belirtilmiş, mahkemece bu hususta TSE ve TÜBİTAK’a müzekkereler yazılmış, verilen cevabi yazılarda teknik analizin yapılamayacağı bildirilmiş, ODTÜ’ne yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda ise, konu ile ilgili olarak polimer kimyası ve analitik kimya konularında uzman üniversitelerin kimya bölümlerinden görüş alınabileceği belirtilmiş, buna rağmen mahkemece dosya mevcut haliyle aynı bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, bilirkişi kurulunca düzenlenen 29.05.2017 tarihli ek raporda, mevcut deliller ve müzekkere cevapları çerçevesinde yeni bir değerlendirmede bulunulmasının mümkün olmadığı ve tecavüzün ispatlanamadığı görüşünün bildirilmesi üzerine mahkemece de davacının patent belgesine dayalı hakkının ihlal edildiğini kanıtlamayadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, mahkemece bilirkişi heyetince belirtilen teknik analizin yapılabilmesi için ODTÜ’den gelen yazı cevabı doğrultusunda üniversitelerin polimer kimyası ve analitik kimya konularında uzman kimya bölümleri belirlenerek, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren işbu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın eksik incelemeye dayalı yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru görülmediğinden asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 23.09.2019 tarih, 2018/4158 E-2019/5687 K. sayılı düzeltilerek onama ilamının kaldırılarak, kararın yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, Dairemizin 23.09.2019 tarih, 2018/4158 E-2019/5687 K. sayılı düzeltilerek onama ilamının kaldırılarak mahkemece verilen kararın açıklanan gerekçelerle asıl ve birleşen davada davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde temyiz eden asıl ve birleşen davada davacılara iadesine, 29.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/670655200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz