Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/11948 E. 2011/5267 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekalet ücreti takdiri↗ kötü niyet↗ feragat↗ maddi tazminat↗ haksız rekabet↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı ile davalı ...'nın farklı alanlarda faaliyette bulundukları, davacının markasının tanınmış olmadığı, davalının 'AGUN' ibaresini alan adı olarak kullanmasının kötü niyete dayanmadığı, diğer davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davacı ODTÜ yönünden husumetten, diğer davalı yönünden davanın esastan, maddi tazminat talebinin ise feragatten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı ... vekilinin temyiz istemine gelince; davacı vekili dilekçesinde haksız rekabetin tespitini ve maddi tazminatın tahsilini talep etmiş olup, mahkemece tazminat isteminin feragat nedeniyle reddine karar verildiğine göre, davada kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, aksi yönde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9713 E. 2013/23751 K.
Ortak:haksız rekabet · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… davacı ile davalı ...'nın farklı alanlarda faaliyette bulundukları, davacının markasının tanınmış olmadığı, davalının 'AGUN' ibaresini alan adı olarak kullanmasının «kötü niyete» dayanmadığı, diğer davalıya «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davacı ODTÜ yönünden husumetten, diğer davalı yönünden davanın esastan, «maddi tazminat» talebinin ise «feragatten» reddine karar verilmiştir.
2-Davalı ... vekilinin temyiz istemine gelince; davacı vekili dilekçesinde «haksız rekabetin» tespitini ve «maddi tazminatın» tahsilini talep etmiş olup, mahkemece tazminat isteminin «feragat» nedeniyle reddine karar verildiğine göre, davada kendisini vekille «temsil» ettiren davalı yararına «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken, aksi yönde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… nan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, “www.mazda.com.tr” alan adının davalı adına tescil ve tescilin varlığını sürdürmesinin, davacının marka hakkının ihlali ve «haksız rekabet», yeni distribütör davacı yönünden ise haksız rekabet teşkil edeceği, olayda davalı şirketin yanı sıra, kendi kararına rağmen hukuka aykırı olarak tescili sürdüren ve böylelikle muaraza çıkaran ODTÜ'nün de tali olarak hukuki sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin alan adını kullanmasının haksız rekabet ve marka ihlali olduğunun tespiti ile terkinine, maddi ve manevi tazminat istemlerinin ve davalı adına alan adı tescilinin varlığını sürdürmesi, «terkinin» gerçekleşmemiş olması, tescil istemi yönünden tescil kuruluşla aralarında henüz ihtilaf çıkmamış olması nedeniyle, hukuki yarardan yoksun olan alan adının tanınmış …
2-Ancak; davalı ODTÜ, internet alan adlarının belirlenmesi ve tescili faaliyetini Türkiye'de gerçekleştiren kuruluş olup, dava tarihi itibariyle alan adları bir çok ülke gibi Türkiye'de de bir yasal düzenlemeye kavuşturulmadığından, «haksız rekabet» hükümlerine dayalı olarak korunmaktadır.
Davalı ODTÜ ise, az önce de açıklandığı üzere tescil sistemi içerisinde yer almakla birlikte bu «yetkisini» kanundan almadığından ODTÜ nezdinde tescil ettirilmiş bir alan adına karşı, bu kuruma itiraz edilebileceği gibi, yukarıda belirtilen «haksız rekabet» ve 556 sayılı KHK hükümlerine dayalı olarak doğrudan mahkemede alan adının tescilli olduğu kişi aleyhine dava açılması da mümkündür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:itiraz yolu · taraf ehliyeti · terkin · yetkisizlik kararı
Benzer bu kararda… nan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, “www.mazda.com.tr” alan adının davalı adına tescil ve tescilin varlığını sürdürmesinin, davacının marka hakkının ihlali ve «haksız rekabet», yeni distribütör davacı yönünden ise haksız rekabet teşkil edeceği, olayda davalı şirketin yanı sıra, kendi kararına rağmen hukuka aykırı olarak tescili sürdüren ve böylelikle muaraza çıkaran ODTÜ'nün de tali olarak hukuki sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin alan adını kullanmasının haksız rekabet ve marka ihlali olduğunun tespiti ile terkinine, maddi ve manevi tazminat istemlerinin ve davalı adına alan adı tescilinin varlığını sürdürmesi, «terkinin» gerçekleşmemiş olması, tescil istemi yönünden tescil kuruluşla aralarında henüz ihtilaf çıkmamış olması nedeniyle, hukuki yarardan yoksun olan alan adının tanınmış …
Aynı zamanda, 556 sayılı KHK'nın 9/1-b bendi uyarınca marka hakkına dayalı olarak da alan adının «terkini» talep edilebilir.
Davalı ODTÜ ise, az önce de açıklandığı üzere tescil sistemi içerisinde yer almakla birlikte bu «yetkisini» kanundan almadığından ODTÜ nezdinde tescil ettirilmiş bir alan adına karşı, bu kuruma itiraz edilebileceği gibi, yukarıda belirtilen «haksız rekabet» ve 556 sayılı KHK hükümlerine dayalı olarak doğrudan mahkemede alan adının tescilli olduğu kişi aleyhine dava açılması da mümkündür.
Bu durumda, ODTÜ'ye «itiraz yolunun» tüketilmesi de zorunlu olmadığından işbu davada adı geçen davalıya «husumet» düşmez.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/988 E. 2020/5466 K.
Ortak:kötü niyet
İncelediğiniz kararda… davacı ile davalı ...'nın farklı alanlarda faaliyette bulundukları, davacının markasının tanınmış olmadığı, davalının 'AGUN' ibaresini alan adı olarak kullanmasının «kötü niyete» dayanmadığı, diğer davalıya «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davacı ODTÜ yönünden husumetten, diğer davalı yönünden davanın esastan, «maddi tazminat» talebinin ise «feragatten» reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2-Davalı vekilinin katılma yoluyla temyiz itirazlarına gelince;İlk Derece Mahkemesi kararının «istinaf incelemesi» sonrasında kaldırılmasına karar verilip, Bölge Adliye Mahkemesi'nce esas hakkında yeniden hüküm kurulmuş olup bu kararda davalının «kötü niyet tazminat» talebi hakkında olumlu «olumsuz» bir karar verilmemesi ve davalı tarafından ilk derece mahkemesi yargılaması aşamasında yapılan yargılama «masrafları» hakkında da hüküm fıkrasında bir değerlendirme yapılmaması doğru olmadığından temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işletme devri · şekil şartı · muvazaa · ortaklar kurulu kararı · istinaf incelemesi · kötü niyet tazminatı · olumsuz oy · sebepsiz zenginleşme
Benzer bu kararda2-Davalı vekilinin katılma yoluyla temyiz itirazlarına gelince;İlk Derece Mahkemesi kararının «istinaf incelemesi» sonrasında kaldırılmasına karar verilip, Bölge Adliye Mahkemesi'nce esas hakkında yeniden hüküm kurulmuş olup bu kararda davalının «kötü niyet tazminat» talebi hakkında olumlu «olumsuz» bir karar verilmemesi ve davalı tarafından ilk derece mahkemesi yargılaması aşamasında yapılan yargılama «masrafları» hakkında da hüküm fıkrasında bir değerlendirme yapılmaması doğru olmadığından temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… madığı bir şirketin işlettiği kafede sahibi olmadığı bir işletme hakkını devretme karşılığında davacıdan 110.000,00 TL tutarında para aldığı, davalının iddialarının «muvazaaya» vücut vermesi nedeniyle yerinde olmadığı, taraflar arasındaki borç ilişkisinin «sebebinin» Eski BK'nın 61. maddesi kapsamında «sebepsiz zenginleşme» müeessesi olduğu, hukuki sebebin geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının icra dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına, hükmedilen alacağın % 20'si oranında olan 22.000,00 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nce tüm dosya kapsamına göre, davacının davalının şirket hissedarı olmadığını en geç oğlunun şirket hisselerin %49’ unu aldığı ve «ortaklar kurulu» kararına imza attığı tarih itibarı ile (23.03.2012) öğrendiği ve buna rağmen işletmeyi 9 ay süre ile işlettiği ve sonuçta oğlu tarafından şirket hisselerinin diğer ortağa devri ile birlikte işletmeyi bıraktığı gözetildiğinde davacının «işletmenin devri» gerçekleştikten ve 9 ay süre ile işlettikten sonra işletmenin devir bedelini isteme hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 35 …
… in ispatına dayalı adi yazılı bir belge olarak kabul edilebileceği, davalının iddialarının dayanağı olan 15.02.2011 tarihli işletme devir sözleşmesinin BK döneminde «şekil şartı» aranmadığından geçerli olarak kabul edilmesi gerektiği, tutanakta adı geçen ODTÜ Tombiş Şubesi'nin Körpeş Ltd.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/493 E. 2021/4255 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz kararda2-Davalı ... vekilinin temyiz istemine gelince; davacı vekili dilekçesinde «haksız rekabetin» tespitini ve «maddi tazminatın» tahsilini talep etmiş olup, mahkemece tazminat isteminin «feragat» nedeniyle reddine karar verildiğine göre, davada kendisini vekille «temsil» ettiren davalı yararına «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken, aksi yönde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaAsıl ve birleşen dava, davacının patent belgesine konu ürünün davalı tarafından izinsiz olarak üretildiği iddiasına dayalı tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması ve önlenmesi istemine ilişkin olup, yukarıda özetlendiği şekilde asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ikrar · bilirkişi incelemesi · ihtarname · eksik inceleme
Benzer bu karardaAncak, Dairemiz 02.06.2014 tarihli bozma ilamı ile, mahkemece davalının cevabi «ihtarnamesinde» üretime yönelik tevil yollu «ikrar» bulunduğu belirlenmiş ise de, davalının cevabi ihtarnamesinde bu yönde açıkça bir kabul bulunduğu anlaşılamadığından başkaca bir husus araştırılmaksızın sırf tevil …
… versitelerin polimer kimyası ve analitik kimya konularında uzman kimya bölümleri belirlenerek, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren işbu konuda «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın «eksik incelemeye» dayalı yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru görülmediğinden asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 23.09.2019 …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/11948 E. , 2011/5267 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Rize 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/07/2009 tarih ve 2007/463-2009/327 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 'AGUN' ibaresini marka ve unvan olarak adına tescil ettirdiğini,ayakkabıcılık alanında tanınmış olduklarını, davalı ...'nın ise 'agun.com.tr.' alan adının kullanım hakkını diğer davalıdan aldığını, davalının müvekkil markasından istifade etmek istediğini ileri sürerek, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesini, www.agun.com.tr alan adının iptalini, 10.000 TL maddi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin 'AGUN' ibaresini unvan olarak olarak kullandığını, aynı zamanda marka başvuruları olduğunu, aynı ibareyi alan adı olarak adlarına kaydettirdiklerini, davacı markasının tanınmış olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ODTÜ vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı ile davalı ...'nın farklı alanlarda faaliyette bulundukları, davacının markasının tanınmış olmadığı, davalının 'AGUN' ibaresini alan adı olarak kullanmasının kötü niyete dayanmadığı, diğer davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davacı ODTÜ yönünden husumetten, diğer davalı yönünden davanın esastan, maddi tazminat talebinin ise feragatten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı ... vekilinin temyiz istemine gelince; davacı vekili dilekçesinde haksız rekabetin tespitini ve maddi tazminatın tahsilini talep etmiş olup, mahkemece tazminat isteminin feragat nedeniyle reddine karar verildiğine göre, davada kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, aksi yönde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'a iadesine, 02.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1022433600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz