Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3089 E. 2021/3950 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
adi yazılı sözleşme↗ taleple bağlılık ilkesi↗ taleple bağlılık↗ eş rızası↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ cy/cy kaydı↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında 18.7.2011 tarihinde tek nüsha olarak ve davalı tarafça saklanmak koşuluyla sözleşmeye konu maden sahasının Büyükasya Madencilik A.Ş'ye satış ve devri ile ilgili sözleşme imzalandığı, sözleşmeye esas bedelin 420.000 USD olduğu, sözleşme aslının altına Doğu Metalik unvanı ve imzasının bulunduğu yerde "Anlaşmanızda bu şartın yoktu, KDV dahil değildir" el yazısının bulunduğu, davacı tarafça sözleşme aslına itirazı kayıt konulduğu, taraflarca imzalanan sözleşmenin davalı tarafın bilgisi ve rızası ile kabul edilip saklandığı, itirazı kaydın bu şekilde kabul edilmiş olduğu, maden sahasının devir ve satışının yapıldığı, sözleşmeye esas bedel olan 420.000 USD'ye ilave olarak davalının KDV ödemesi yapmak zorunda olduğu, sözleşme tarihi itibariyle USD Efektif satış kurundan hesaplanan KDV'nin 124.740,00 TL olduğu fakat taleple bağlılık ilkesi gereği 124.000,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
Bölge adliye Mahkemesince, taraflar arasında, dava konusu maden sahası satışı ve devrine ilişkin adi yazılı sözleşmenin 18/07/2011 tarihinde imzalanmış olduğu, sözleşmenin "3.5-Sözleşmeye dair vergiler" başlığı altındaki kısmında '' Bunun yanı sıra esas bedele KDV dahildir ''şeklinde düzenlemenin yer aldığı, sözleşmenin alt kısmında, Doğu Metalik isim ve imzasını yer aldığı kısımda '' ? anlaşmada bu şart yoktu. KDV dahil değildir '' şeklinde el yazılı ibare bulunduğu, sözleşmeye el yazısıyla sonradan eklenen bu ibarenin, sözleşmenin tadili, değiştirilmesi niteliğinde olduğu, sözleşme hükümlerinin değiştirilmesi mahiyetindeki bu ilavenin (çıkıntı'nın), HMK'nın 207. maddesi uyarınca ayrıca onanmış olması gerektiği, tarafların ayrıca imzalarıyla onaylamadığı bu çıkıntı, davalının kabulünde olmadığından, göz önünde tutulamayacağı, sözleşmenin tek suret olması ve sözleşme aslının davalı tarafça muhafaza ediliyor olması da bu çıkıntıya davalının onay verdiği anlamına gelmeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki 18.7.2011 tarihli sözleşme tek nüsha olarak düzenlenmiş ve aslı davalı tarafça muhafaza edilmiştir. Sözleşmenin "3.5-Sözleşmeye dair vergiler" başlığı altındaki kısmında '' Bunun yanı sıra esas bedele KDV dahildir ''şeklinde düzenlemenin yer aldığı, sözleşmenin alt kısmında, davacı şirket olan Doğu Metalik isim ve imzasının bulunduğu kısımda '' ? anlaşmada bu şart yoktu. KDV dahil değildir '' şeklinde el yazılı ibare bulunduğu görülmektedir. Davacı tarafça imza altına bu ibare eklenerek sözleşme aslına itirazı kayıt konulmuş, taraflarca imzalanan sözleşme aslının bu haliyle davalı tarafın bilgisi ve rızası ile kabul edilip saklanmıştır. Davalı şirket, itirazı kaydı kabul etmiştir. İlk derece mahkemesinin kararı yerinde olup Bölge adliye mahkemesince davalının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1862 E. 2012/4591 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yargı yolu
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece anılan davalı bakımından da «yargı yolu» nedeniyle davanın reddine karar verilmesi yasaya aykırı olup davacı vekilinin buna yönelik temyiz itirazının kabulü ile davalı (Tasfiye Halinde) Dasbaş Doğu Anadolu Serbest Bölge İşleticisi A.Ş. hakkındaki yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6611 E. 2014/14055 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:inanç sözleşmesi · limited şirket pay devri · resmi şekil · pay devri · hisse devri · hisse devir sözleşmesi · limited şirket · geçersizlik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 6762 sayılı TTK'nın 520. maddesi uyarınca «hisse devrinin» «resmi şekilde» «hisse devir sözleşmesi» ile yapılabileceği, taraflar arasında böyle bir sözleşme bulunmadığı, inançlı sözleşme niteliğinde bir belgeye dayanılarak hak talep edilebileceği, ancak davacı tarafça delil olarak sunulan "karşılıklı «taahhütname»" olarak adlandırılan belgenin «inanç sözleşmesi» niteliği taşımadığı gibi şirket hisse devri sonucunu doğuracak icrai bir etkiye sahip görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmenin maden sahasının aidiyetine ilişkin hükümlerinin değerlendirilmesi gerekirken sadece taraflar arasındaki sözleşmenin «limited şirket pay devri» sözleşmesi olarak nitelenmek suretiyle TTK'nın 520. maddesi uyarınca «geçersiz» olduğu gerekçesiyle reddi doğru olmadığından uyuşmazlığın davacının açıklanan talebi değerlendirilerek sonuçlandırılması gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın redd …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5000 E. 2012/11420 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusursuz sorumluluk · ağır kusur · halefiyet · sigorta ettiren · gerçek zarar · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi · yargılama gideri
Benzer bu kararda2- Ancak, «sigorta sözleşmesinde» sigortacı, «sigorta ettirenin» «gerçek zararını» karşılamakla yükümlüdür.
Sigortacı, ödediği «gerçek zarar» ölçüsünde «sigorta ettirene» halef olduğundan bu nedenle «teminat kapsamı» içinde ödediği KDV'yi de rücuen gerçek zarar sorumlusundan tazmin etme hakkına sahiptir.
… e, davalı Kültür ve Turizm Bakanlığı hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile 3,000 TL tazminatın ödeme tarihi olan 26/7/2007 tarihinden itibaren 300 TL tazminatın «ıslah» tarihi olan 29/12/2010 tarihinden itibaren, işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı Kültür ve Turizm Bakanlığından alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istem ile ... hakkında açılan davanın davalının «kusursuz sorumluluğunun» 3. şahsın «ağır kusuru» nedeni ile ortadan kalktığı gerekçesi ile reddine karar verilmiştir.
Dosyaya «ibraz» edilen faturalardan «sigorta ettirenin» «hasar» nedeniyle KDV ödediği, sigortacının da hasar nedeniyle sigorta ettirene KDV ödediği sabit olduğuna göre, bilirkişiden bu yönde ek rapor alınarak hasar nedeniyle ödenmesi gerekli «gerçek zararın» tespit edilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeyle» hüküm kurulması hatalı olmuş hükmün bu nedenle mümeyyiz davacı lehine bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3089 E. , 2021/3950 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14.HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12.09.2017 tarih ve 2015/916 E- 2017/623 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 09.05.2019 tarih ve 2018/940 E- 2019/666 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 18.07.2011 tarihinde maden sahasının satış ve devri hususunda sözleşme imzalandığını, sözleşmenin tek nüsha yapıldığını, davacıda sözleşme fotokopisi bulunduğunu, KDV'nin esas bedele dahil olmadığı taraflar arasında kararlaştırılmasına rağmen, davalının KDV bedelini ödemediğini belirterek, fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla, devirdeki KDV bedeli olan 124.000,00 TL'nin, sözleşme tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşme bedeline, sözleşmenin beşinci maddesi gereğince KDVnin dahil olduğunu, sözleşmeye yazılanlar dışında bir yeni şey eklendiği zaman, söz konusu ibarenin altına taraflarının imza ya da paraf atması gerektiğini, tek taraflı olarak ilave edilen KDV dahil değildir ibaresinin davalı şirketi bağlamayacağını, bedele ilişkin olarak davacı tarafından davalıya fatura gönderilmediğini, belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında 18.7.2011 tarihinde tek nüsha olarak ve davalı tarafça saklanmak koşuluyla sözleşmeye konu maden sahasının Büyükasya Madencilik A.Ş'ye satış ve devri ile ilgili sözleşme imzalandığı, sözleşmeye esas bedelin 420.000 USD olduğu, sözleşme aslının altına Doğu Metalik unvanı ve imzasının bulunduğu yerde "Anlaşmanızda bu şartın yoktu, KDV dahil değildir" el yazısının bulunduğu, davacı tarafça sözleşme aslına itirazı kayıt konulduğu, taraflarca imzalanan sözleşmenin davalı tarafın bilgisi ve rızası ile kabul edilip saklandığı, itirazı kaydın bu şekilde kabul edilmiş olduğu, maden sahasının devir ve satışının yapıldığı, sözleşmeye esas bedel olan 420.000 USD'ye ilave olarak davalının KDV ödemesi yapmak zorunda olduğu, sözleşme tarihi itibariyle USD Efektif satış kurundan hesaplanan KDV'nin 124.740,00 TL olduğu fakat taleple bağlılık ilkesi gereği 124.000,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
Bölge adliye Mahkemesince, taraflar arasında, dava konusu maden sahası satışı ve devrine ilişkin adi yazılı sözleşmenin 18/07/2011 tarihinde imzalanmış olduğu, sözleşmenin "3.5-Sözleşmeye dair vergiler" başlığı altındaki kısmında '' Bunun yanı sıra esas bedele KDV dahildir ''şeklinde düzenlemenin yer aldığı, sözleşmenin alt kısmında, Doğu Metalik isim ve imzasını yer aldığı kısımda '' ? anlaşmada bu şart yoktu. KDV dahil değildir '' şeklinde el yazılı ibare bulunduğu, sözleşmeye el yazısıyla sonradan eklenen bu ibarenin, sözleşmenin tadili, değiştirilmesi niteliğinde olduğu, sözleşme hükümlerinin değiştirilmesi mahiyetindeki bu ilavenin (çıkıntı'nın), HMK'nın 207. maddesi uyarınca ayrıca onanmış olması gerektiği, tarafların ayrıca imzalarıyla onaylamadığı bu çıkıntı, davalının kabulünde olmadığından, göz önünde tutulamayacağı, sözleşmenin tek suret olması ve sözleşme aslının davalı tarafça muhafaza ediliyor olması da bu çıkıntıya davalının onay verdiği anlamına gelmeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki 18.7.2011 tarihli sözleşme tek nüsha olarak düzenlenmiş ve aslı davalı tarafça muhafaza edilmiştir. Sözleşmenin "3.5-Sözleşmeye dair vergiler" başlığı altındaki kısmında '' Bunun yanı sıra esas bedele KDV dahildir ''şeklinde düzenlemenin yer aldığı, sözleşmenin alt kısmında, davacı şirket olan Doğu Metalik isim ve imzasının bulunduğu kısımda '' ? anlaşmada bu şart yoktu. KDV dahil değildir '' şeklinde el yazılı ibare bulunduğu görülmektedir. Davacı tarafça imza altına bu ibare eklenerek sözleşme aslına itirazı kayıt konulmuş, taraflarca imzalanan sözleşme aslının bu haliyle davalı tarafın bilgisi ve rızası ile kabul edilip saklanmıştır. Davalı şirket, itirazı kaydı kabul etmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararı yerinde olup Bölge adliye mahkemesince davalının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 22.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/670484900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz