Tahrifat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3137 E. 2021/4103 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tahrifat↗ maddi hata↗ ihtiyati tedbir↗ iş bölümü↗ bono↗ kâr kaybı↗ haciz↗ menfi tespit↗ hmk 353(1)b-2↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yüksek miktarlı ticari ilişki bulunduğu, senetteki rakam ve yazı ile yazılan miktarın farklılığından bahisle açılan davada 2010 yılı itibariyle 212,00 TL bedelli senet düzenlenmesinin düşünülemeyeceği, yazı ve rakam farklılığı nedeniyle yazıya üstünlük tanınması aşırı şekilcilik olacağı ve hak kaybına yol açacağı gerekçesiyle davanın reddine ve tazminata karar verilmiştir.
Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, bononun miktara ilişkin yazı ve rakam kısmında farklılık bulunduğu, tahrifat iddiasında bulunmadığı, bonoya dayalı olarak icra takibine 2010 yılında başlanıldığı, eldeki davanın ise yaklaşık altı yıl sonra açıldığı, bononun düzenlenme tarihindeki Türk lirasının değeri göz önüne alındığında 212,00 TL için bono düzenlenmesi taraflar arasındaki ticari ilişkinin kapsamı ve haciz işlemlerinin geldiği aşama dikkate alındığında pek mümkün görülmediği, bu nedenle bononun miktarının yazı ile bono metnine yazılırken "bin" kelimesinin maddi hataya dayalı olarak yazılmadığının kabulü gerekeceği, aksi yöndeki kabul aşırı şekilcilik olup, ağır hak kaybına neden olacağı, diğer taraftan İİK’nın 72/4. maddesi gereğince, menfi tespit davasını kaybeden davacı borçlu aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için mahkemece verilmiş ve icra dosyasına işlenmiş bir ihtiyati tedbir kararının bulunması gerekeceği, somut olayda böyle bir tedbir kararı bulunmadığından davacı aleyhine tazminata karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK’nın 353/1-b.2. maddesi gereğince, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine, davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava konusu bononun bedel hanesinde ''212.000 TL'' yazılı iken, yazı ile bedel hanesinde ''ikiyüzoniki'' yazması sonucu rakamla yazılı bedel hanesi arasında farklılık oluşmuştur. Bu durumda yazı ile yazılan bölümün bononun bedeli olarak kabulü mülga 6762 sayılı TTK’nın 588. maddesi hükmü gereğidir. Hal böyle olunca mahkemece yukarıda açıklanan hususlar ve yasa maddesi gereği bir karar verilmesi gerekirken, yasa hükümleri gözardı edilmek suretiyle, bu durumun maddi hata ve aşırı şekilcilik olarak nitelendirilmesi ve hukuki yönden ağır hak kaybına yol açacağından bahisle subjektif ve farazi gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7742 E. 2016/1377 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne, 20.212,50 TL'nin 08/05/2007 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
-
Borçlu olmadığının tespiti | İcra takibinin iptali | Tazminat | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7836 E. 2022/8556 K.
Ortak:tahrifat · bono · menfi tespit
İncelediğiniz karardaAnkara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, «bononun» miktara ilişkin yazı ve rakam kısmında farklılık bulunduğu, «tahrifat» iddiasında bulunmadığı, bonoya dayalı olarak icra takibine 2010 yılında başlanıldığı, eldeki davanın ise yaklaşık altı yıl sonra açıldığı, bononun düzenlenme tarihindeki Türk lirasının değeri göz önüne alındığında 212,00 TL için bono düzenlenmesi taraflar arasındaki ticari ilişkinin kapsamı ve «haciz» işlemlerinin geldiği aşama dikkate alındığında pek mümkün görülmediği, bu nedenle bononun miktarının yazı ile bono metnine yazılırken "bin" kelimesinin «maddi hataya» dayalı olarak yazılmadığının kabulü gerekeceği, aksi yöndeki kabul aşırı şekilcilik olup, ağır hak «kaybına» neden olacağı, diğer taraftan İİK’nın 72/4. maddesi gereğince, «menfi tespit» davasını kaybeden davacı borçlu aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için mahkemece verilmiş ve icra dosyasına işlenmiş bir «ihtiyati tedbir» kararının bulunması gerekeceği, somut olayda böyle bir tedbir kararı bulunmadığından davacı aleyhine tazminata karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle da …
Dava konusu «bononun» bedel hanesinde ''212.000 TL'' yazılı iken, yazı ile bedel hanesinde ''ikiyüzoniki'' yazması sonucu rakamla yazılı bedel hanesi arasında farklılık oluşmuştur.
Bu durumda yazı ile yazılan «bölümün» «bononun» bedeli olarak kabulü mülga 6762 sayılı TTK’nın 588. maddesi hükmü gereğidir.
Benzer bu karardaDavacı dava dilekçesinde takip dayanağı bonoların rakam ve yazıyla yazılan miktar hanesindeki ‘‘22’’ ve ‘‘ yirmi iki bin ’’ ifadesinin ilave edilerek senetlerin «tahrif» edildiğini iddia etmiş olup yargılama sonunda tahrifatın sabit görülmesine göre 22.250,00 TL bedelli her iki «bononun» ayrı ayrı 22.000 TL yönünden «menfi tespit» hükmü kurulması gerekirken bono bedelleri üzerinden hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
… 06 ve 13/10/2006 düzenleme tarihli 16/12/2006 ödeme tarihli iki adet senede dayanılarak yapılan takipten dolayı imzaları davacıya ait olan, ancak yazı ve rakamlarda «tahrifat» yapıldığı anlaşılan iş bu senetler yönünden davacının davalıya borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacı hakkında Ankara 30.
Dava, İİK’nın 72. maddesine dayalı «menfi tespit» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temlik
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğünün 2008/2470 sayılı dosyası ile yapılan takibin iptaline ve davacının 10/05/2006 düzenleme tarihli ve 13/10/2006 düzenleme tarihli, 16/12/2006 ödeme tarihli iki adet 22.500,00'er TL'lik bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, asıl alacağın %20'si oranında tazminatın «temlik» alan davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, «temlik» alan davalı vekili temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3527 E. 2017/5672 K.
Ortak:tahrifat · bono
İncelediğiniz karardaAnkara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, «bononun» miktara ilişkin yazı ve rakam kısmında farklılık bulunduğu, «tahrifat» iddiasında bulunmadığı, bonoya dayalı olarak icra takibine 2010 yılında başlanıldığı, eldeki davanın ise yaklaşık altı yıl sonra açıldığı, bononun düzenlenme tarihindeki Türk lirasının değeri göz önüne alındığında 212,00 TL için bono düzenlenmesi taraflar arasındaki ticari ilişkinin kapsamı ve «haciz» işlemlerinin geldiği aşama dikkate alındığında pek mümkün görülmediği, bu nedenle bononun miktarının yazı ile bono metnine yazılırken "bin" kelimesinin «maddi hataya» dayalı olarak yazılmadığının kabulü gerekeceği, aksi yöndeki kabul aşırı şekilcilik olup, ağır hak «kaybına» neden olacağı, diğer taraftan İİK’nın 72/4. maddesi gereğince, «menfi tespit» davasını kaybeden davacı borçlu aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için mahkemece verilmiş ve icra dosyasına işlenmiş bir «ihtiyati tedbir» kararının bulunması gerekeceği, somut olayda böyle bir tedbir kararı bulunmadığından davacı aleyhine tazminata karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle da …
Dava konusu «bononun» bedel hanesinde ''212.000 TL'' yazılı iken, yazı ile bedel hanesinde ''ikiyüzoniki'' yazması sonucu rakamla yazılı bedel hanesi arasında farklılık oluşmuştur.
Bu durumda yazı ile yazılan «bölümün» «bononun» bedeli olarak kabulü mülga 6762 sayılı TTK’nın 588. maddesi hükmü gereğidir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu «bono» üzerinde rakam hanesinde bedelin 4.000 TL olarak yazıldığı, başına 4 rakamının sonradan eklendiğinin tespit olunduğu, ancak bono bedelinin yazı ile “kırkdörtbin TL” şeklinde yazılmış olduğu, 6102 sayılı TTK madde 676 "bedel hem yazı hem rakamla gösterilip iki bedel arasında fark bulunması halinde yazı ile gösterilen bedel üstün tutulur." hükmüne haiz olup aynı Yasa'nın TTK 778/2-c atfına binaen bonolara da uygulanmakta olduğu, rakam ile belirtilen bedelde «tahrifat» yapılmış olduğu tespit olunsa da yazı ile yazılan bedel esas alındığı, yazı ile gösterilen alanda tahrifatın olmadığı, davacı tarafından başkaca bir delil sunulmad …
Somut olayda dayanak «bononun» rakam ile değer belirten bölümünde «tahrifat» yapıldığı bilirkişi raporuyla saptandığına göre, bononun yazı ile değer belirten bölümüne itibar edilmesi mümkün değildir.
Mahkemece 6102 sayılı TTK'nin 778. maddesinin göndermesiyle «bonolar» hakkında uygulanması gereken aynı Kanunun 676. maddesi gereğince, bono bedeli hem yazı ve hem de rakamla gösterilip de iki bedel arasında fark bulunursa yazı ile belirlenen bedele itibar olunacağı hükmüne istinaden davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kambiyo senedi
Benzer bu karardaDava icra takibine konu «kambiyo senedi» bedelinden kısmen borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3137 E. , 2021/4103 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Çaycuma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.07.2017 tarih ve 2016/413 E- 2017/369 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nce verilen 11.07.2019 tarih ve 2017/2948 E- 2019/1232 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı tarafından bonoya dayalı olarak davacılar aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, takibe dayanak teşkil eden bononun rakamla bedel hanesinde “212.000” yazılı iken yazı ile bedel hanesinde “ikiyüzoniki” yazıldığını asıl olanın yazı olduğunu, senedin yazıyla belirtilen miktarı üzerinden davacıların borçlu olduğunu, rakam ile gösterilen miktara itibar edilemeyeceğini, icra takibinin 211.788,00TL'lik kısmının bedelsiz olduğunu ileri sürerek, davacıların icra takibine konu bononun 211.788,00 TL’si yönünden borçlu olmadıklarının tespitini ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacıların, davalıdan mal kaçırdığını, davacılar aleyhine açılan tasarrufun iptali davasının davalı lehine sonuçlandıktan sonra bu davanın açıldığını, ayrıca davacıların alacaklıyı zarara uğratmak amacıyla mevcudu eksiltmek suçundan mahkum olduklarını, bonoda yazı ile “ikiyüzonikibin” yazdığını, ayrıca 212,00 TL tutar için bono düzenlenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek, davanın reddini ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yüksek miktarlı ticari ilişki bulunduğu, senetteki rakam ve yazı ile yazılan miktarın farklılığından bahisle açılan davada 2010 yılı itibariyle 212,00 TL bedelli senet düzenlenmesinin düşünülemeyeceği, yazı ve rakam farklılığı nedeniyle yazıya üstünlük tanınması aşırı şekilcilik olacağı ve hak kaybına yol açacağı gerekçesiyle davanın reddine ve tazminata karar verilmiştir.
Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, bononun miktara ilişkin yazı ve rakam kısmında farklılık bulunduğu, tahrifat iddiasında bulunmadığı, bonoya dayalı olarak icra takibine 2010 yılında başlanıldığı, eldeki davanın ise yaklaşık altı yıl sonra açıldığı, bononun düzenlenme tarihindeki Türk lirasının değeri göz önüne alındığında 212,00 TL için bono düzenlenmesi taraflar arasındaki ticari ilişkinin kapsamı ve haciz işlemlerinin geldiği aşama dikkate alındığında pek mümkün görülmediği, bu nedenle bononun miktarının yazı ile bono metnine yazılırken "bin" kelimesinin maddi hataya dayalı olarak yazılmadığının kabulü gerekeceği, aksi yöndeki kabul aşırı şekilcilik olup, ağır hak kaybına neden olacağı, diğer taraftan İİK’nın 72/4.
maddesi gereğince, menfi tespit davasını kaybeden davacı borçlu aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için mahkemece verilmiş ve icra dosyasına işlenmiş bir ihtiyati tedbir kararının bulunması gerekeceği, somut olayda böyle bir tedbir kararı bulunmadığından davacı aleyhine tazminata karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK’nın 353/1-b.2. maddesi gereğince, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine, davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava konusu bononun bedel hanesinde ''212.000 TL'' yazılı iken, yazı ile bedel hanesinde ''ikiyüzoniki'' yazması sonucu rakamla yazılı bedel hanesi arasında farklılık oluşmuştur. Bu durumda yazı ile yazılan bölümün bononun bedeli olarak kabulü mülga 6762 sayılı TTK’nın 588. maddesi hükmü gereğidir. Hal böyle olunca mahkemece yukarıda açıklanan hususlar ve yasa maddesi gereği bir karar verilmesi gerekirken, yasa hükümleri gözardı edilmek suretiyle, bu durumun maddi hata ve aşırı şekilcilik olarak nitelendirilmesi ve hukuki yönden ağır hak kaybına yol açacağından bahisle subjektif ve farazi gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesine gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 26.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/670480400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz