İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/4016 E. 2021/3858 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 223↗ ayıplı teslim↗ açık ayıp↗ ayıp ihbarı↗ makul süre↗ ayıp↗ tbk 99↗ sulh hukuk mahkemesi↗ ihbar↗ fatura↗ sulh↗ ihtarname↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, hükme esas alınan 10.04.2019 tarihli bilirkişi raporunda ve 16.07.2019 tarihli bilirkişi ek raporunda, taraflar arasında satıma konu olan peynirlerin üretim aşamasındaki hatalı işlemler nedeniyle ayıplı olduğu, ayıbın açık ayıp niteliğinde olmadığı, hatalı üretim nedeniyle peynirlerin uygun ortamda muhafaza edilse dahi bozulacağının belirtildiği, rapor doğrultusunda ayıbın açık ayıp niteliğinde olmadığının kabul edildiği, her ne kadar bilirkişiden ayıbın hangi zaman diliminde ortaya çıktığının tespiti istenilmiş ise de bunun tespitinin mümkün olmadığının bildirildiği, bu bakımdan özellikle peynirlerin ayıplı olduğuna ilişkin tespit raporunun Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2012/53 D. İş. Sayılı dosyasına sunulduğu tarih ile taraflar arasında düzenlenen ihtarnameler dikkate alınarak ayıp ihbarının makul süre içinde yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 23/1-c maddesine göre, “Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir.Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür.Diğer durumlarda Türk Borçlar Kanunu’nun 223. maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.
Yine dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK’nın 223. maddesi uyarınca; “Alıcı devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır.Ancak satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde bu hüküm uygulanmaz.Bu tür ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla kabul edilmiş sayılır.
Somut olayda, davacı tarafından davalıya bakiye borcun ödenmesine yönelik 02.05.2012 tarihli ihtarname gönderilmiş davalı ise bu ihtarnameye karşı 22.05.2012 tarihli ihtarneme ile dava konusu peynirlerin ayıplı olduğu iddiasında bulunmuştur. Davalı alıcı 10.01.2012 tarihli fatura ile satın almış olduğu peynirlerin ayıplı olduğu iddiasını anılan yasa hükmü uyarınca hemen satıcıya bildirmesi gerekirken 22.05.2012 tarihli ihtarname ile bildirimde bulunmuş, 07.06.2012 tarihli Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2012/53 D. İş. Sayılı dosyası ile de tespit yaptırmıştır.Aradan geçen süre yasa hükmünde anılan “hemen” kavramı içinde yorumlanamaz.Ayıp durumu daha önceki tarihte öğrenilmiş olduğuna göre artık iğfalden söz edilemez.
Mahkemece bu yönler gözetilmeden somut olaya uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3451 E. 2020/4771 K.
Ortak:ayıp ihbarı · ayıp · ihbar · fatura · teslim
İncelediğiniz karardaSayılı dosyasına sunulduğu tarih ile taraflar arasında düzenlenen «ihtarnameler» dikkate alınarak «ayıp ihbarının» «makul süre» içinde yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 23/1-c maddesine göre, “Malın ayıplı olduğu «teslim» sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya «ihbar» etmelidir.Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çı …
… nda ve 16.07.2019 tarihli bilirkişi ek raporunda, taraflar arasında satıma konu olan peynirlerin üretim aşamasındaki hatalı işlemler nedeniyle ayıplı olduğu, ayıbın «açık ayıp» niteliğinde olmadığı, hatalı üretim nedeniyle peynirlerin uygun ortamda muhafaza edilse dahi bozulacağının belirtildiği, rapor doğrultusunda ayıbın açık ayıp nitel …
Benzer bu karardaAncak, mahkemece «ayıp ihbarının» yasal süre içerisinde yapılmadığı belirtilmiş ise de, ayıbın ihbarı konusunda yukarıda açıklanan madde hükümleri uyarınca inceleme yapılarak «ayıp ihbar sürelerine» uyulup uyulmadığı değerlendirilmeden ve tartışılmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılması gereken iş, süresinde «ayıp ihbarının» yapılmamış olması halinde davanın bu yönden reddi, yoksa süresinde ayıp ihbarı yapılmış ise davanın esasına girilerek inceleme yapmaktan ibaret olmalıdır.
23/c hükmü, “Malın ayıplı olduğu «teslim» sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya «ihbar» etmelidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayıp ihbar süresi · ticari satış · ihbar süresi · satış sözleşmesi · zamanaşımı · ibraz · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama neticesinde, taraflar arasında «ticari satış sözleşmesi» bulunduğu, davacının davalıdan satın almış olduğu boya malzemelerini kullandıktan sonra malzemelerde bozulma olması üzerine tespit yaptırdığı, tespit raporu «ibraz» edildikten çok sonra eldeki davayı açtığı, davalının süresinde «zamanaşımı» itirazında bulunduğu, davacının satın almış olduğu ürünlerdeki ayıbı öğrendikten sonra derhal bildirimde bulunmadığı gibi tespit raporu aldıktan çok sonra eldeki d …
Ancak, mahkemece «ayıp ihbarının» yasal süre içerisinde yapılmadığı belirtilmiş ise de, ayıbın ihbarı konusunda yukarıda açıklanan madde hükümleri uyarınca inceleme yapılarak «ayıp ihbar sürelerine» uyulup uyulmadığı değerlendirilmeden ve tartışılmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine dair verilen ilk hüküm Yargıtay 13.
HD.’nin 07.03.2018 gün, 2016/20095 esas ve 2018/2876 karar sayılı kararı ile «görevli» mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğundan bahisle bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3671 E. 2021/1915 K.
Ortak:ayıp ihbarı · ayıp · ihbar · ihtarname · teslim
İncelediğiniz karardaSayılı dosyasına sunulduğu tarih ile taraflar arasında düzenlenen «ihtarnameler» dikkate alınarak «ayıp ihbarının» «makul süre» içinde yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 23/1-c maddesine göre, “Malın ayıplı olduğu «teslim» sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya «ihbar» etmelidir.Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çı …
… nda ve 16.07.2019 tarihli bilirkişi ek raporunda, taraflar arasında satıma konu olan peynirlerin üretim aşamasındaki hatalı işlemler nedeniyle ayıplı olduğu, ayıbın «açık ayıp» niteliğinde olmadığı, hatalı üretim nedeniyle peynirlerin uygun ortamda muhafaza edilse dahi bozulacağının belirtildiği, rapor doğrultusunda ayıbın açık ayıp nitel …
Benzer bu karardaNoterliği’nin 05271 yevmiye nolu «ihtarnamesinin» 10.06.2014 tarihinde düzenlendiği, dava konusu malın 24.06.2013 tarihinde faturalandırıldığı, TTK’nın 23-1/c maddesinde, "Malın ayıplı olduğu «teslim» sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya «ihbar» etmelidir.
Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223'üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır" hükmünün yer aldığı, «tacir» olan davacı tarafca «ayıp ihbarı» yasal süresinde yapılmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece TTK’nın 23-1/c maddesi gereğince «ayıp ihbarının» süresinde yapılmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmişse de, bu konuda yeterli inceleme yapılmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:öğrenme tarihi · ayıplı mal · gizli ayıp · ipoteğin kaldırılması · tacir · eksik inceleme
Benzer bu karardaDava, «ayıplı mal» nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve «ipoteğin kaldırılması» istemine ilişkindir.
Mahkemece konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla satım konusu plastik boruların ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise bu ayıbın açık veya «gizli ayıp» niteliğinde olup olmadığı tespit ettirilerek, ayıp açıkca belli değilse, gizli ayıp olduğu takdirde, davacının söz konusu gizli ayıbı «öğrenme tarihi» tespit edildikten sonra, bu ayıbın öğrenildiğinde hemen satıcıya bildirilmesi gerektiğinden TBK m.
Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223'üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır" hükmünün yer aldığı, «tacir» olan davacı tarafca «ayıp ihbarı» yasal süresinde yapılmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
223/2 gereğince derhal bildirim yapılıp yapılmadığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3702 E. 2021/2490 K.
Ortak:ayıp ihbarı · ayıp · ihbar · teslim
İncelediğiniz karardaSayılı dosyasına sunulduğu tarih ile taraflar arasında düzenlenen «ihtarnameler» dikkate alınarak «ayıp ihbarının» «makul süre» içinde yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 23/1-c maddesine göre, “Malın ayıplı olduğu «teslim» sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya «ihbar» etmelidir.Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çı …
… nda ve 16.07.2019 tarihli bilirkişi ek raporunda, taraflar arasında satıma konu olan peynirlerin üretim aşamasındaki hatalı işlemler nedeniyle ayıplı olduğu, ayıbın «açık ayıp» niteliğinde olmadığı, hatalı üretim nedeniyle peynirlerin uygun ortamda muhafaza edilse dahi bozulacağının belirtildiği, rapor doğrultusunda ayıbın açık ayıp nitel …
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu makinenin sürekli arızalandığı, bu «şikayetin» süreklilik arz ettiği, makinenin gizli ayıplı, onarımın mümkün olmadığının anlaşıldığı, her iki tarafta «tacir» olduğundan ayıba ilişkin bu uyuşmazlıkta 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c hükümlerinin uygulanacağını, bu hükme göre alıcının maldaki «ayıp» açıkça belli ise iki gün içerisinde ayıbı satıcıya «ihbar» etmek zorunda olduğunu, ayıp belli değil ise sekiz gün içerisinde malı incelemek veya inceletmek ve ayıp ortaya çıkarsa da bu sürede ihbar etmekle yükümlü olduğu, diğer durumlarda TBK’ nın 223. maddeleri hükmünün uygulanacağının belirtildiği, 6098 sayılı TBK'nın 223/2. maddesine göre, satılanda olağan bir gözlem ile ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunduğu sonradan anlaşılırsa alıcının ayıbı derhal satıcıya «bildirmekle yükümlü» olduğu, bildirmediği takdirde malı bu ayıpla kabul etmiş sayılacağı, yargılama neticesinde davacının bu hükümlere uygun bir şekilde ilk arıza sonrasında ayıp ihbarında bulunduğunu ispat ettiği nitekim bu ihtardan sonra da kendisine ayıplı olduğu bildirilen makineyi davalı tarafın arıza nedeniyle kabul ederek yukarıda belirtilen tarihlerde onardığı, bu durumda makinedeki ayıbın davalının kabulünde olduğu anlaşılmakla «ayıp ihbar sürelerinin» aynı zamanda aranmayacağı, alınan bilirkişi heyet raporları ile de satım konusu makinenin gizli ayıplı olduğunun anlaşıldığı, davacının «satım sözleşmesini fesh» etmekte haklı olduğu, davacının ilk arızanın çıktığı tarih itibariyle makineden beklediği faydayı göremediği, makinenin bedelinin iadesine karar verildiğinden «birlikte ifa kuralı» gereği «faiz başlangıç tarihi» ödeme tarihinden itibaren değil makine «teslim» tarihinden itibaren başlatılacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı satışa konu malın davalı işyerinde «hasara» uğradığını iddia ederken davalı da kendisine «teslim» edildiği esnada bu hasarın mevcut olduğunu keza buna ilişkin tespit tutanağı düzenlediklerini belirtmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayıp ihbar süresi · birlikte ifa kuralı · birlikte ifa · ihbar süresi · bildirim yükümlülüğü · faiz başlangıç tarihi · sözleşmenin feshi · şikayet
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu makinenin sürekli arızalandığı, bu «şikayetin» süreklilik arz ettiği, makinenin gizli ayıplı, onarımın mümkün olmadığının anlaşıldığı, her iki tarafta «tacir» olduğundan ayıba ilişkin bu uyuşmazlıkta 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c hükümlerinin uygulanacağını, bu hükme göre alıcının maldaki «ayıp» açıkça belli ise iki gün içerisinde ayıbı satıcıya «ihbar» etmek zorunda olduğunu, ayıp belli değil ise sekiz gün içerisinde malı incelemek veya inceletmek ve ayıp ortaya çıkarsa da bu sürede ihbar etmekle yükümlü olduğu, diğer durumlarda TBK’ nın 223. maddeleri hükmünün uygulanacağının belirtildiği, 6098 sayılı TBK'nın 223/2. maddesine göre, satılanda olağan bir gözlem ile ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunduğu sonradan anlaşılırsa alıcının ayıbı derhal satıcıya «bildirmekle yükümlü» olduğu, bildirmediği takdirde malı bu ayıpla kabul etmiş sayılacağı, yargılama neticesinde davacının bu hükümlere uygun bir şekilde ilk arıza sonrasında ayıp ihbarında bulunduğunu ispat ettiği nitekim bu ihtardan sonra da kendisine ayıplı olduğu bildirilen makineyi davalı tarafın arıza nedeniyle kabul ederek yukarıda belirtilen tarihlerde onardığı, bu durumda makinedeki ayıbın davalının kabulünde olduğu anlaşılmakla «ayıp ihbar sürelerinin» aynı zamanda aranmayacağı, alınan bilirkişi heyet raporları ile de satım konusu makinenin gizli ayıplı olduğunun anlaşıldığı, davacının «satım sözleşmesini fesh» etmekte haklı olduğu, davacının ilk arızanın çıktığı tarih itibariyle makineden beklediği faydayı göremediği, makinenin bedelinin iadesine karar verildiğinden «birlikte ifa kuralı» gereği «faiz başlangıç tarihi» ödeme tarihinden itibaren değil makine «teslim» tarihinden itibaren başlatılacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4129 E. 2023/6421 K.
Ortak:ayıp ihbarı · ayıp · ihbar · teslim
İncelediğiniz karardaSayılı dosyasına sunulduğu tarih ile taraflar arasında düzenlenen «ihtarnameler» dikkate alınarak «ayıp ihbarının» «makul süre» içinde yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 23/1-c maddesine göre, “Malın ayıplı olduğu «teslim» sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya «ihbar» etmelidir.Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çı …
… nda ve 16.07.2019 tarihli bilirkişi ek raporunda, taraflar arasında satıma konu olan peynirlerin üretim aşamasındaki hatalı işlemler nedeniyle ayıplı olduğu, ayıbın «açık ayıp» niteliğinde olmadığı, hatalı üretim nedeniyle peynirlerin uygun ortamda muhafaza edilse dahi bozulacağının belirtildiği, rapor doğrultusunda ayıbın açık ayıp nitel …
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile öncelikle söz konusu üründeki ayıbın süresi içinde satıcıya «ihbar» edilip edilmediği üzerinde durulması gerektiği, somut olayda davacının kendisine «teslim» edilen malların ayıplı olduğuna dair davalıya bildirimde bulunduğunu iddia ettiği, bu durumda, «ayıp ihbarının» yapıldığını «ispat yükünün» davacı tarafta olduğu, davacının davalıya süresinde ihbarda bulunduğunu yazılı bir delil ile kanıtlayamadığı, satın alınan malın peynir olması karşısında davacının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin «son» fıkrası uyarınca 8 günlük süre içinde «ihbar yükümlülüğünü» yerine getirmediği gibi bu mallara ilişkin «şikayetlerin» alınmasına müteakip derhal «ihbar şartını» da yerine getirmediği, bu nedenlerle süresinde ayıp ihbarında bulunmayan davacının ayıplı olduğunu iddia ettiği malı ayıbı ile kabul etmiş sayılacağı, «ayıp ihbar sürelerine» uyularak bu davanın açıldığı kabul edilse dahi, ayıbın kimden ve neden kaynaklandığı «kesin» ve net olarak belirlenmeden aleyhe hüküm kurulamayacağı, davalının son parti mala yönelik iadeyi kabul etmesinin toplam satıştaki ayıbın kabulü anlama gelmeyeceği, …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği süresi içinde davacının «ayıp ihbarını» yerine getirmediğini, ürünlerdeki bozulmanın davalıdan kaynaklı olduğunun belli olmadığını, satışı yapılan ürünlerde sorun olup olmadığının belli olmadığını, ürün analizlerinin doğru zamanda yapılmadığını, davacının başka firmalardan da ürün aldığını, müvekkilinin «ticari itibarının zedelenmemesi» için bir kısım malı iade aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin «ayıp ihbar» külfetini yerine getirdiğini, aksi yöndeki Bölge Adliye Mahkemesi kararının yerinde olmadığını, alım, satım ilişkisine konu olan mal peynir olduğundan genel bir gözden geçirme ile muayene edilebilecek nitelikte olmadığını, ileri uzmanlık gerektiren tekniklerle kontrol edilmesi gerektiğini, malın gizli ayıplı olduğunu, 8 günlük ihbar süresinin uygulanmayacağını, satılan mal olan peynirin, olağan bir gözden geçirme ile ayıplı olduğunun tespitinin mümkün olmadığını, müvekkilinin, davalıdan satın almış olduğu ürünün ayıplı olduğunu anlaması üzerine derhal satıcıya bildirdiğini ve satıcının da «iade faturası» düzenlemek suretiyle ayıbı kabul ederek ürünün iadesini kabul ettiğini, satıcının ayıba «kusuru» ile sebebiyet vermesi nedeniyle «ayıp ihbar sürelerinin» uygulanmayacağını, zira davalının «tacir» olduğunu ve satıcılığı meslek edindiğini, bilirkişi heyetinden alınan 21.01.2019 tarihli bilirkişi raporu uyarınca davalının malı kontrol etmeden satmasının kabul edilemeyeceğini, müvekkili şirketin uğradığı zararın tazmini gerektiğini, davalı tarafın peynirleri iade alarak ayıbın kendisinden kaynaklandığını kabul ettiğini, «ispat yükünün» davalıda olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihbar şartı · ayıp ihbar süresi · ayıplı ifa · ihbar süresi · ayıplı mal · ticari itibarın zedelenmesi · iade faturası · kazanç kaybı
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile öncelikle söz konusu üründeki ayıbın süresi içinde satıcıya «ihbar» edilip edilmediği üzerinde durulması gerektiği, somut olayda davacının kendisine «teslim» edilen malların ayıplı olduğuna dair davalıya bildirimde bulunduğunu iddia ettiği, bu durumda, «ayıp ihbarının» yapıldığını «ispat yükünün» davacı tarafta olduğu, davacının davalıya süresinde ihbarda bulunduğunu yazılı bir delil ile kanıtlayamadığı, satın alınan malın peynir olması karşısında davacının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin «son» fıkrası uyarınca 8 günlük süre içinde «ihbar yükümlülüğünü» yerine getirmediği gibi bu mallara ilişkin «şikayetlerin» alınmasına müteakip derhal «ihbar şartını» da yerine getirmediği, bu nedenlerle süresinde ayıp ihbarında bulunmayan davacının ayıplı olduğunu iddia ettiği malı ayıbı ile kabul etmiş sayılacağı, «ayıp ihbar sürelerine» uyularak bu davanın açıldığı kabul edilse dahi, ayıbın kimden ve neden kaynaklandığı «kesin» ve net olarak belirlenmeden aleyhe hüküm kurulamayacağı, davalının son parti mala yönelik iadeyi kabul etmesinin toplam satıştaki ayıbın kabulü anlama gelmeyeceği, …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin «ayıp ihbar» külfetini yerine getirdiğini, aksi yöndeki Bölge Adliye Mahkemesi kararının yerinde olmadığını, alım, satım ilişkisine konu olan mal peynir olduğundan genel bir gözden geçirme ile muayene edilebilecek nitelikte olmadığını, ileri uzmanlık gerektiren tekniklerle kontrol edilmesi gerektiğini, malın gizli ayıplı olduğunu, 8 günlük ihbar süresinin uygulanmayacağını, satılan mal olan peynirin, olağan bir gözden geçirme ile ayıplı olduğunun tespitinin mümkün olmadığını, müvekkilinin, davalıdan satın almış olduğu ürünün ayıplı olduğunu anlaması üzerine derhal satıcıya bildirdiğini ve satıcının da «iade faturası» düzenlemek suretiyle ayıbı kabul ederek ürünün iadesini kabul ettiğini, satıcının ayıba «kusuru» ile sebebiyet vermesi nedeniyle «ayıp ihbar sürelerinin» uygulanmayacağını, zira davalının «tacir» olduğunu ve satıcılığı meslek edindiğini, bilirkişi heyetinden alınan 21.01.2019 tarihli bilirkişi raporu uyarınca davalının malı kontrol etmeden satmasının kabul edilemeyeceğini, müvekkili şirketin uğradığı zararın tazmini gerektiğini, davalı tarafın peynirleri iade alarak ayıbın kendisinden kaynaklandığını kabul ettiğini, «ispat yükünün» davalıda olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
… ünlerde kullanılan peynirlerin tamamının davalı şirketten alındığını, davacı şirketin peynir tedarikçiliğini bir süredir davalının yaptığını, davacının davalıdan en «son» 2017 yılında 1., 2., 3. aylarda toplam 13.336,16 kg peynir aldığını ve karşılığında 126.828,46 TL bedel ödediğini, peynirlerin 8.611,96 kilogramının kullanıldığını, 4.724,20 kilogramının ise stokta kaldığını, söz konusu peynirlerin satışa ve insan sağlığına uygun olmadığının Avrupa'da market raflarında şişme ve koku yapması nedeni ile tespit edildiğini, bunun üzerine ürünlerin iade alındığını, davalının da ürünlerin bozuk ve kullanılmaz olduğunu «ikrar» ettiğini, 4.724,20 kilogram peynirin iadesi için 04.05.2017 tarihli, 44.835,02 TL'lik «iade faturası» karşılığı davalının «bedeli iade» ettiğini, laboratuvar tespitlerinde de ürünlerin bozuk ve kullanılmaz olduğunun tespit edildiğini, davalının 8.611,96 kilogram peynir bedeli 81.993,47 TL ile diğer zararları gidermediğini, imha için de ayrıca 1.905,80 euro ödeme olduğunu, 36.000,00 euro bedelli ürünün iade alındığını, müvekkilinin ticari «kazanç kaybının» oluştuğunu iddia ederek iade alınan ürünlerin bedeli 36.000,00 euro, imha bedeli 1.905,80 euronun «avans faizi» ile birlikte müvekkili şirketin yıllık cirosu ve ihracatının düştüğü için şimdilik 1.000,00 TL kazanç kaybının faizi ile birlikte tahsilini ve ayrıca 20.000,00 TL …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «tacirler arası» satışta satıcının «ayıplı mal» satışından dolayı sorumluluğu hukuksal nedenine dayanmakta olup uyuşmazlık, tacir olan davacının «ayıplı ifa» ile ilgili olarak süresinde ve usulüne uygun olarak «ayıp» ihbarında bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/4016 E. , 2021/3858 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10.10.2019 tarih ve 2018/518-2019/887 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı tarafından davalıya fatura karşılığında peynir ve tereyağı sattığını ancak davalının satış bedelinden doğan bakiye alacağını ödemediğini, bunun üzerine başlatılan icra takibine davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, ayrıca davacının sattığı malların ayıplı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, hükme esas alınan 10.04.2019 tarihli bilirkişi raporunda ve 16.07.2019 tarihli bilirkişi ek raporunda, taraflar arasında satıma konu olan peynirlerin üretim aşamasındaki hatalı işlemler nedeniyle ayıplı olduğu, ayıbın açık ayıp niteliğinde olmadığı, hatalı üretim nedeniyle peynirlerin uygun ortamda muhafaza edilse dahi bozulacağının belirtildiği, rapor doğrultusunda ayıbın açık ayıp niteliğinde olmadığının kabul edildiği, her ne kadar bilirkişiden ayıbın hangi zaman diliminde ortaya çıktığının tespiti istenilmiş ise de bunun tespitinin mümkün olmadığının bildirildiği, bu bakımdan özellikle peynirlerin ayıplı olduğuna ilişkin tespit raporunun Bakırköy 6.
Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2012/53 D. İş. Sayılı dosyasına sunulduğu tarih ile taraflar arasında düzenlenen ihtarnameler dikkate alınarak ayıp ihbarının makul süre içinde yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 23/1-c maddesine göre, “Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir.Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür.Diğer durumlarda Türk Borçlar Kanunu’nun 223. maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.
Yine dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK’nın 223. maddesi uyarınca; “Alıcı devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır.Ancak satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde bu hüküm uygulanmaz.Bu tür ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla kabul edilmiş sayılır.
Somut olayda, davacı tarafından davalıya bakiye borcun ödenmesine yönelik 02.05.2012 tarihli ihtarname gönderilmiş davalı ise bu ihtarnameye karşı 22.05.2012 tarihli ihtarneme ile dava konusu peynirlerin ayıplı olduğu iddiasında bulunmuştur. Davalı alıcı 10.01.2012 tarihli fatura ile satın almış olduğu peynirlerin ayıplı olduğu iddiasını anılan yasa hükmü uyarınca hemen satıcıya bildirmesi gerekirken 22.05.2012 tarihli ihtarname ile bildirimde bulunmuş, 07.06.2012 tarihli Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2012/53 D. İş. Sayılı dosyası ile de tespit yaptırmıştır.Aradan geçen süre yasa hükmünde anılan “hemen” kavramı içinde yorumlanamaz.Ayıp durumu daha önceki tarihte öğrenilmiş olduğuna göre artık iğfalden söz edilemez.
Mahkemece bu yönler gözetilmeden somut olaya uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/670471100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz