6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5031 E. 2021/3692 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
maddi anlamda kesinleşme ticari faiz kazanılmış hak fatura karar verilmesine yer olmadığına

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, bozma öncesi kararla ... hakkında açılan davanın reddine karar verildiği ve kararın bu yönüyle bozulmadığı anlaşıldığından bu hususta esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden de davacı şirketin davaya konu petrol istasyonunda taşınabilir malzemeleri söküp götürdüğü, davacı şirketin dosyaya delil olarak sunduğu faturaların tamamının sökülebilen malzemelere ilişkin olduğu, taşınmaza yapılan kalıcı tadilat ve imalatlara ilişkin hazır beton, çimento, çelik hazır elektrik malzemeleri, hafriyat ve kepçe çalışmasına ilişkin tüm faturaların... Petrol adına yeni davalıların daha önceki işyeri adına fatura edilmiş olduğu dolayısıyla Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere davacı tarafın iddia ettiği taşınmaz üzerinde yapılan işleri kendilerinin yaptığını, yazılı belge ile ispat edemedikleri, taşınabilir malzemeleri de söküp aldığı dikkate alınarak ve davalıların da raporda geçen tüm kalıcı imalatları kendilerinin yaptığına dair beyanları da dikkate alınarak davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı ... yönünden yeniden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Mahkemece verilen ilk karar ile davanın kısmen kabulü ile 288.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalılar ..., ... ve ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalılardan ... tarafından temyiz edilmiş, diğer davalılar kararı temyiz etmemişlerdir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 03.04.2012 tarihli 2011/11197 E. 2012/5479 K. sayılı bozma ilamı ile karar davalı ... yararına bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davalı ... yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece davalı ... ve ... hakkındaki kabul kararının maddi anlamda kesinleştiği gözetilmeden ve davacı yararına gerçekleşen kazanılmış hak dikkate alınmadan karar verilmesi usuli kazanılmış hakkın ihlali anlamında olup doğru görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sebepsiz Zenginleşme

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5045 E. 2021/3897 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4907 E. 2021/1346 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/5031 E.  ,  2021/3692 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Burhaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 23.05.2019 tarih ve 2015/264-2019/177 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 12.04.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ...ve davalılardan ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalıların maliki oldukları taşınmaz üzerinde davacı tarafından değeri 494.500.- TL olan akaryakıt istasyonu ve LPG istasyonu inşa edildiğini, davacının intifa hakkına dayanarak yapmış olduğu masraflar da dahil olmak üzere taşınmazın ipotekli takip yoluyla satışının talep edildiğini, tahmini bedelin 1.300.480.- TL olduğunu belirterek, taşınmazın satışı ile elde edilerek bedelinin tespit tarihi olan 06.06.2008 tarihinden itibaren işlenecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, davanın akaryakıt bayilik sözleşmesini imzalayan Aksel Petrol şirketine yöneltilmesi gerektiğini, akaryakıt bayilik sözleşmesinin 11.04.2007-11.04.2012 tarihleri arasında geçerli olup, henüz sona ermediğini, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen yapı ve inşaatların Aksel Şirketi tarafından yapıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili, Burhaniye İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2008/39 Esas sayılı dosyasında yargılamaya konu edilen tüm olayların incelendiğini ve davanın reddine karar verildiğini, taşınmaz üzerine davacı şirket tarafından tesis olunan intifa hakkının davalı lehine daha önce tesis edilen ipotek hakkından sonra geldiğini, bu nedenle davacı tarafın davalıdan herhangi bir alacak hakkının bulunmadığını, davacının asıl amacının icra dosyasındaki davalının alacağının tahsilini geciktirmek olduğunu, davalıya husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar ... ve ...'a usulüne uygun duruşma günü bildirilmiş, davalılar duruşmaya iştirak etmedikleri gibi cevap da vermemişlerdir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, bozma öncesi kararla ... hakkında açılan davanın reddine karar verildiği ve kararın bu yönüyle bozulmadığı anlaşıldığından bu hususta esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden de davacı şirketin davaya konu petrol istasyonunda taşınabilir malzemeleri söküp götürdüğü, davacı şirketin dosyaya delil olarak sunduğu faturaların tamamının sökülebilen malzemelere ilişkin olduğu, taşınmaza yapılan kalıcı tadilat ve imalatlara ilişkin hazır beton, çimento, çelik hazır elektrik malzemeleri, hafriyat ve kepçe çalışmasına ilişkin tüm faturaların... Petrol adına yeni davalıların daha önceki işyeri adına fatura edilmiş olduğu dolayısıyla Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere davacı tarafın iddia ettiği taşınmaz üzerinde yapılan işleri kendilerinin yaptığını, yazılı belge ile ispat edemedikleri, taşınabilir malzemeleri de söküp aldığı dikkate alınarak ve davalıların da raporda geçen tüm kalıcı imalatları kendilerinin yaptığına dair beyanları da dikkate alınarak davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı ...

yönünden yeniden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Mahkemece verilen ilk karar ile davanın kısmen kabulü ile 288.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalılar ..., ... ve ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalılardan ... tarafından temyiz edilmiş, diğer davalılar kararı temyiz etmemişlerdir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 03.04.2012 tarihli 2011/11197 E. 2012/5479 K. sayılı bozma ilamı ile karar davalı ... yararına bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davalı ... yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece davalı ...

ve ... hakkındaki kabul kararının maddi anlamda kesinleştiği gözetilmeden ve davacı yararına gerçekleşen kazanılmış hak dikkate alınmadan karar verilmesi usuli kazanılmış hakkın ihlali anlamında olup doğru görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan ...'den alınarak davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 15/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/667914600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.