Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5801 E. 2021/3927 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aciz vesikası↗ avukatlık asgari ücret tarifesi↗ bsmv↗ işlemiş faiz↗ temerrüt faizi↗ kredi sözleşmesi↗ asıl alacak↗ vekalet ücreti↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; eldeki davaya konu alacağın 08.11.2000 tarihli, 2000/32 sayılı sözleşmeden kaynaklandığı, aynı sözleşmeye istinaden davalı hakkında Gürpınar İcra Müdürlüğü'nün 2007/81 esas numaralı dosyası ile takip yapıldığı, ancak haczi kabil malın bulunmaması nedeniyle 17.12.2008 tarihinde borç ödemeden aciz vesikası düzenlendiği, aciz vesikasına bağlanan alacak açısından, vesika tarihinden itibaren faiz istenemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile 2.000,00 TL asıl alacak, 8.761,32 TL işlemiş faiz ve 438,10 TL BSMV (%5) olmak üzere toplam 11.199,42 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek % 30 temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine ve fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, temyiz edenin sıfatına ve esasen faize yönelik olarak davacı tarafça ileri sürülen şekilde karar verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, tarımsal kredi sözleşmesinden kaynaklanan toplam 13.250,00 TL alacağın faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.199,42 TL’nin faizi ile birlikte tahsiline, ayrıca reddedilen kısım yönünden davalı yararına 2.725,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Ancak, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13.maddesinin 2.fıkrası uyarınca, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. Davada reddedilen kısım 2.050,58 TL olup, hükmolunan vekalet ücreti reddedilen meblağdan fazladır.
Bu itibarla, reddolunan meblağı geçmeyecek şekilde davalı yararına vekalet ücreti taktir edilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3656 E. 2010/3393 K.
Ortak:aciz vesikası · Alacak
İncelediğiniz kararda… ında Gürpınar İcra Müdürlüğü'nün 2007/81 esas numaralı dosyası ile takip yapıldığı, ancak haczi kabil malın bulunmaması nedeniyle 17.12.2008 tarihinde borç ödemeden «aciz vesikası» düzenlendiği, aciz vesikasına bağlanan alacak açısından, vesika tarihinden itibaren faiz istenemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile 2.000,00 TL «asıl alacak», 8.761,32 TL «işlemiş faiz» ve 438,10 TL BSMV (%5) olmak üzere toplam 11.199,42 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek % 30 «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine ve fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, «aciz vesikasının» dava tarihinden sonra alınması nedeniyle, dava tarihinde davacının off-shore şirketinden tahsili için gereken işlemleri tamamlamadığından erken açıldığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/154 E. 2022/1985 K.
Ortak:aciz vesikası · kredi sözleşmesi · Alacak
İncelediğiniz kararda… ında Gürpınar İcra Müdürlüğü'nün 2007/81 esas numaralı dosyası ile takip yapıldığı, ancak haczi kabil malın bulunmaması nedeniyle 17.12.2008 tarihinde borç ödemeden «aciz vesikası» düzenlendiği, aciz vesikasına bağlanan alacak açısından, vesika tarihinden itibaren faiz istenemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile 2.000,00 TL «asıl alacak», 8.761,32 TL «işlemiş faiz» ve 438,10 TL BSMV (%5) olmak üzere toplam 11.199,42 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek % 30 «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine ve fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, tarımsal «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan toplam 13.250,00 TL alacağın faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile «asıl alacak» ve «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 11.199,42 TL’nin faizi ile birlikte tahsiline, ayrıca reddedilen kısım yönünden davalı yararına 2.725,00 TL «vekalet ücretine» hükmedilmiştir.
Benzer bu kararda… ya kapsamına göre, borcun tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibinin dava konusu sözleşmeye istinaden başlatıldığı, ancak dosyada davalıya çıkarılan «tebligatın» iade dönmesine rağmen «aciz vesikasının» gerekli araştırmalar yapılmadan tanzim edildiği, «usulüne uygun tebliğ» edilmemiş bir «ödeme emri» söz konusu iken takip borçlusu aleyhine düzenlenen aciz vesikası hukuki sonuçlarını doğurmayacağı, alacağın dayanağı sözleşmeye istinaden yapılan takibin ise («son» işlem tarihi göz önüne alındığında) düştüğü, bu haliyle 2007 tarihli icra takip dosyasının, takibin açılmasıyla maddi hukuk yönünden etkilerinin ortadan kalktığı, 10/11/2000 tarihli sözleşmeye dayalı borcun «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, tarımsal «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Davacının açmış olduğu davada 17.05.2016 tarihli «aciz vesikasının» bulunduğu, davacının bu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacının temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ödeme emri · usulüne uygun tebliğ · hukuki yarar · tebligat · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… ya kapsamına göre, borcun tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibinin dava konusu sözleşmeye istinaden başlatıldığı, ancak dosyada davalıya çıkarılan «tebligatın» iade dönmesine rağmen «aciz vesikasının» gerekli araştırmalar yapılmadan tanzim edildiği, «usulüne uygun tebliğ» edilmemiş bir «ödeme emri» söz konusu iken takip borçlusu aleyhine düzenlenen aciz vesikası hukuki sonuçlarını doğurmayacağı, alacağın dayanağı sözleşmeye istinaden yapılan takibin ise («son» işlem tarihi göz önüne alındığında) düştüğü, bu haliyle 2007 tarihli icra takip dosyasının, takibin açılmasıyla maddi hukuk yönünden etkilerinin ortadan kalktığı, 10/11/2000 tarihli sözleşmeye dayalı borcun «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının açmış olduğu davada 17.05.2016 tarihli «aciz vesikasının» bulunduğu, davacının bu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacının temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyulmuş ve yapılan yargılama sonucunda usulüne uygun bir «aciz vesikası» bulunmadığı ve davacı alacağının «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle yeniden davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin verdiği 17.05.2016 tarihli kararda, dava «hukuki yararı» bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiş ve bu karar davalı tarafından gerekçeden temyiz edilmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/5801 E. , 2021/3927 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Gürpınar Asliye Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 05.02.2019 tarih ve 2017/267 E. - 2019/29 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 01.01.2000 tarihinde tarımsal kredi sözleşmesi imzalandığını, davalının söz konusu kredinin 2.036,00 TL ana para ve 11.214,00 TL faizi olmak üzere toplam 13.250,00 TL'lik kısmını ödemediğini, kredi sözleşmesinde uygulanacak temerrüt faizi oranının % 30 olarak belirlendiğini ileri sürerek, 13.250,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek % 30 temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin kredi sözleşmesini imzaladıktan sonra yeterli paranın bulunmadığından bahisle parasının ödenmediğini ve kredinin iptal olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; eldeki davaya konu alacağın 08.11.2000 tarihli, 2000/32 sayılı sözleşmeden kaynaklandığı, aynı sözleşmeye istinaden davalı hakkında Gürpınar İcra Müdürlüğü'nün 2007/81 esas numaralı dosyası ile takip yapıldığı, ancak haczi kabil malın bulunmaması nedeniyle 17.12.2008 tarihinde borç ödemeden aciz vesikası düzenlendiği, aciz vesikasına bağlanan alacak açısından, vesika tarihinden itibaren faiz istenemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile 2.000,00 TL asıl alacak, 8.761,32 TL işlemiş faiz ve 438,10 TL BSMV (%5) olmak üzere toplam 11.199,42 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek % 30 temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine ve fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, temyiz edenin sıfatına ve esasen faize yönelik olarak davacı tarafça ileri sürülen şekilde karar verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, tarımsal kredi sözleşmesinden kaynaklanan toplam 13.250,00 TL alacağın faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.199,42 TL’nin faizi ile birlikte tahsiline, ayrıca reddedilen kısım yönünden davalı yararına 2.725,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Ancak, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13.maddesinin 2.fıkrası uyarınca, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. Davada reddedilen kısım 2.050,58 TL olup, hükmolunan vekalet ücreti reddedilen meblağdan fazladır.
Bu itibarla, reddolunan meblağı geçmeyecek şekilde davalı yararına vekalet ücreti taktir edilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 5 nci paragrafındaki ‘...2.725,00 TL mahktu vekalet ücretinin...’ ibaresinin yerine “....2.050,58 TL vekalet ücretinin...” şeklinde düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu durumu ile ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 21.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/667631300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz