6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Borçlu olmadığının tespiti

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3780 E. 2021/2869 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
isticvap tahsilat makbuzu imza incelemesi satış sözleşmesi kötüniyet tazminatı bono vade kötü niyet kötüniyet menfi tespit eksik inceleme

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davaya ve icra takibine konu on iki adet bononun vade tarihinden sonraki 10/08/2010 tarihli 450,00 TL bedelli, 17/09/2010 tarihli 500,00 TL bedelli, 29/05/2012 tarihli 500,00 TL bedelli, 24/02/2011 tarihli 950,00 TL bedelli, 19/07/2011 tarihli 500,00 TL bedelli olmak üzere toplam 2.900,00 TL PTT tahsilat makbuzu ile yapılan ödemelerin başka bir borca karşılık olarak yapıldığının ispatlanamadığı, bu nedenle davacının toplam 7.200,00 TL bedelli on iki adet bonodan kaynaklı olarak borcun 2.900,00 TL'sinden sorumlu olmadığı, davalının kötü niyetini ispatlar nitelikte dosyada delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, araç satış sözleşmesinden dolayı davalıya verilen senetlerin bedelinin ödendiği iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davacı dosyaya muhtelif tutarda ödeme yapıldığını gösterir yedi adet ödeme belgesi aslı sunmuş, mahkemece davalı duruşmada hazır edilmesine rağmen bu belge asılları altındaki imzanın ona ait olup olmadığı sorulmamıştır. Mahkemece yapılması gereken iş, belge fotokopileri eklenmek suretiyle davalıya usulüne uygun isticvap davetiyesi çıkarılarak, geldiği takdirde belge asılları tek tek gösterilerek altındaki imzanın ona ait olup olmadığı sorularak, inkarı halinde imza incelemesine gidilip uygun sonuç çerçevesinde bir karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu gereklere uyulmadan, deliller toplanılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Menfi tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2579 E. 2024/839 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2216 E. 2019/406 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ticari avans faizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5591 E. 2015/12745 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1785 E. 2021/216 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/3780 E.  ,  2021/2869 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04.07.2019 tarih ve 2016/315-2019/773 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı ile davacı arasında imzalanan araç satış sözleşmesine istinaden düzenlenerek davalıya verilen toplamda 7.200 TL tutarlı 12 adet bononun bedeli ödenmiş olmasına rağmen davacıya iade edilmeyerek davalı tarafından icra takibine konu edildiğini belirterek takibe konu bonolar sebebiyle borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, dava konusu bonoların davalı tarafından davacıya bir miktar patates, saman satılması ve nakit para verilmesi karşılığında düzenlendiğini, araç satışı ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davaya ve icra takibine konu on iki adet bononun vade tarihinden sonraki 10/08/2010 tarihli 450,00 TL bedelli, 17/09/2010 tarihli 500,00 TL bedelli, 29/05/2012 tarihli 500,00 TL bedelli, 24/02/2011 tarihli 950,00 TL bedelli, 19/07/2011 tarihli 500,00 TL bedelli olmak üzere toplam 2.900,00 TL PTT tahsilat makbuzu ile yapılan ödemelerin başka bir borca karşılık olarak yapıldığının ispatlanamadığı, bu nedenle davacının toplam 7.200,00 TL bedelli on iki adet bonodan kaynaklı olarak borcun 2.900,00 TL'sinden sorumlu olmadığı, davalının kötü niyetini ispatlar nitelikte dosyada delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, araç satış sözleşmesinden dolayı davalıya verilen senetlerin bedelinin ödendiği iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davacı dosyaya muhtelif tutarda ödeme yapıldığını gösterir yedi adet ödeme belgesi aslı sunmuş, mahkemece davalı duruşmada hazır edilmesine rağmen bu belge asılları altındaki imzanın ona ait olup olmadığı sorulmamıştır. Mahkemece yapılması gereken iş, belge fotokopileri eklenmek suretiyle davalıya usulüne uygun isticvap davetiyesi çıkarılarak, geldiği takdirde belge asılları tek tek gösterilerek altındaki imzanın ona ait olup olmadığı sorularak, inkarı halinde imza incelemesine gidilip uygun sonuç çerçevesinde bir karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu gereklere uyulmadan, deliller toplanılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 24.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/663647400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.