6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2579 E. 2024/839 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
atk raporu sebepten mücerretlik ödeme savunması isticvap tahsilat makbuzu mücerretlik imza incelemesi karine borçlu olunmadığının tespiti satış sözleşmesi kötüniyet tazminatı ifa bono vade kötü niyet iflas kötüniyet menfi tespit yükleten (shipper)

Atıf yapılan mevzuat: İİK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 09.02.2015 tarih, 2013/435 E. ve 2015/104 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı

Dairemizin 22.01.2016 tarih, 2015/8649 E. ve 2016/568 K. sayılı kararıyla davacının ödeme savunmasında bulunduğu ve dekont örnekleri sunduğu, mahkemece, davalıya bu ödemelerin neye karşılık alındığı açıklattırılarak, dekonttaki ödemelerin ödeme tarihleri ve miktarları belirlenip tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 04.07.2019 tarih, 2016/315 E. ve 2019/773 K. sayılı kararı ile davaya ve icra takibine konu on iki adet bononun vade tarihinden sonraki 10.08.2010 tarihli 450,00 TL bedelli, 17.09.2010 tarihli 500,00 TL bedelli, 29.05.2012 tarihli 500,00 TL bedelli, 24.02.2011 tarihli 950,00 TL bedelli, 19.07.2011 tarihli 500,00 TL bedelli olmak üzere toplam 2.900,00 TL ... tahsilat makbuzu ile yapılan ödemelerin başka bir borca karşılık olarak yapıldığının ispatlanamadığı, bu nedenle davacının toplam 7.200,00 TL bedelli on iki adet bonodan kaynaklı olarak borcun 2.900,00 TL'sinden sorumlu olmadığı, davalının kötü niyetini ispatlar nitelikte dosyada delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

D. İkinci Bozma Kararı

Dairemizin 24.03.2021 tarih, 2020/3780 E. ve 2021/2869 K. sayılı kararıyla davacı dosyaya muhtelif tutarda ödeme yapıldığını gösterir yedi adet ödeme belgesi ... sunmuş olduğu, vade tarihinden sonra yapılan ödemelerin kural olarak başka bir borca karşılık yapıldığı kanıtlanamadığı sürece asıl borca yapılan ödeme sayılacağı, davalı duruşmada hazır edilmesine rağmen bu belge asılları altındaki imzanın ona ait olup olmadığının sorulmadığı, mahkemece belge fotokopileri eklenmek suretiyle davalıya usulüne uygun isticvap davetiyesi çıkarılarak, geldiği takdirde davalıya belge asılları ... ... gösterilerek altındaki imzanın ona ait olup olmadığı sorularak, inkarı halinde imza incelemesine gidilip uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dayandığı yedi adet belgenin altındaki imzaları inkar etmediğinden ve vade tarihinden sonra yapılan ödemeler, kural olarak başka bir borca karşılık yapıldığı kanıtlanmadığı sürece asıl borca yapılan ödeme sayılacağından 4 adet belgedeki yazılı tutarın toplamı 2.700,00TL'nin asıl borca yönelik ödeme olarak kabul edildiği, ayrıca incelemeye konu iki adet belgedeki "1" rakamının sonradan eklendiğinin tespiti ile anılan o belgelerdeki "1" rakamı olmadan yazılı tutarlar toplamı 1.100,00TL'nin yine asıl borca yapılan ödemem olarak kabul edildiği, dolayısıyla davalının iddia ettiği gibi Adli Tıp Kurumu("ATK") raporu ile de tespit edildiği üzere "1" rakamının sonradan eklenmesinin davalı yararına yorumlandığı, diğer yandan davacının dayandığı 1 adet "500 TL peşinat 2500 TL aldım, 3000+1000=4000 TL alındı 18.05.2010 ibarelerini" içeren kartvizitteki bedelin davacının dilekçesinde de kabul ettiği ve vade öncesi ödenen 4.000,00 TL olduğundan dava konusu olmadığı, netice itibariyle Yargıtay ikinci bozması ile davacının davalıya 2.900,00 TL borçlu olmadığının tespiti hususunun anlaşılması ile yedi adet belgeden vade tarihinden sonraki yapılan altı adet belgedeki toplam 3.800,00 TL tutarın toplamından oluşan 6.700,00 TL'den davacının sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili arasında bir araç satışı gerçekleştirildiğini, davacının araçtan kaynaklanan borcunu ödedikten sonra müvekkilinden senet karşılığında patates, saman satın almış olduğunu ancak bundan kaynaklanan borcunu ifa etmediğini, araç borcunun 300,00-500,00 TL'lik senetlerle ödenmeye çalışılmasının hayatın doğal akışına aykırı olduğu gerçeğinin mahkemece dikkate alınmadığını, ayrıca borcu ödenmiş bir senedin geri alınmamış olmasının da mantığa aykırı olduğunu, sebepten mücerret olan senetlerin hala müvekkili elinde bulunmasının borcun varlığına karine oluşturduğunu, raporlarda farklı hesaplamalar yapıldığını, belgede sonradan "1" rakamı eklendiğinin ATK raporu ile ... olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, araç satış sözleşmesinden dolayı davalıya verilen senetlerin bedelinin ödendiği iddiasına dayalı borçlu olup olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72'nci maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Borçlu olmadığının tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3780 E. 2021/2869 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/2579 E.  ,  2024/839 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2021/374 Esas, 2022/536 Karar

DAVA TARİHİ

HÜKÜM

Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile müvekkili arasında imzalanan araç satış sözleşmesine istinaden düzenlenerek davalıya verilen toplamda 7.200,00 TL tutarlı 12 adet bononun bedeli ödenmiş olmasına rağmen müvekkiline iade edilmeyerek davalı tarafından icra takibine konu edildiğini ileri sürerek, bonolar sebebiyle borçlu olunmadığının tespitine ve davalı hakkında tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu bonoların müvekkili tarafından davacıya bir miktar saman satılması ve nakit para verilmesi karşılığında düzenlendiğini, araç satışı ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen İlk Karar

Mahkemece 09.02.2015 tarih, 2013/435 E. ve 2015/104 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı

Dairemizin 22.01.2016 tarih, 2015/8649 E. ve 2016/568 K. sayılı kararıyla davacının ödeme savunmasında bulunduğu ve dekont örnekleri sunduğu, mahkemece, davalıya bu ödemelerin neye karşılık alındığı açıklattırılarak, dekonttaki ödemelerin ödeme tarihleri ve miktarları belirlenip tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 04.07.2019 tarih, 2016/315 E. ve 2019/773 K. sayılı kararı ile davaya ve icra takibine konu on iki adet bononun vade tarihinden sonraki 10.08.2010 tarihli 450,00 TL bedelli, 17.09.2010 tarihli 500,00 TL bedelli, 29.05.2012 tarihli 500,00 TL bedelli, 24.02.2011 tarihli 950,00 TL bedelli, 19.07.2011 tarihli 500,00 TL bedelli olmak üzere toplam 2.900,00 TL ... tahsilat makbuzu ile yapılan ödemelerin başka bir borca karşılık olarak yapıldığının ispatlanamadığı, bu nedenle davacının toplam 7.200,00 TL bedelli on iki adet bonodan kaynaklı olarak borcun 2.900,00 TL'sinden sorumlu olmadığı, davalının kötü niyetini ispatlar nitelikte dosyada delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

D. İkinci Bozma Kararı

Dairemizin 24.03.2021 tarih, 2020/3780 E. ve 2021/2869 K. sayılı kararıyla davacı dosyaya muhtelif tutarda ödeme yapıldığını gösterir yedi adet ödeme belgesi ... sunmuş olduğu, vade tarihinden sonra yapılan ödemelerin kural olarak başka bir borca karşılık yapıldığı kanıtlanamadığı sürece asıl borca yapılan ödeme sayılacağı, davalı duruşmada hazır edilmesine rağmen bu belge asılları altındaki imzanın ona ait olup olmadığının sorulmadığı, mahkemece belge fotokopileri eklenmek suretiyle davalıya usulüne uygun isticvap davetiyesi çıkarılarak, geldiği takdirde davalıya belge asılları ... ... gösterilerek altındaki imzanın ona ait olup olmadığı sorularak, inkarı halinde imza incelemesine gidilip uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dayandığı yedi adet belgenin altındaki imzaları inkar etmediğinden ve vade tarihinden sonra yapılan ödemeler, kural olarak başka bir borca karşılık yapıldığı kanıtlanmadığı sürece asıl borca yapılan ödeme sayılacağından 4 adet belgedeki yazılı tutarın toplamı 2.700,00TL'nin asıl borca yönelik ödeme olarak kabul edildiği, ayrıca incelemeye konu iki adet belgedeki "1" rakamının sonradan eklendiğinin tespiti ile anılan o belgelerdeki "1" rakamı olmadan yazılı tutarlar toplamı 1.100,00TL'nin yine asıl borca yapılan ödemem olarak kabul edildiği, dolayısıyla davalının iddia ettiği gibi Adli Tıp Kurumu("ATK") raporu ile de tespit edildiği üzere "1" rakamının sonradan eklenmesinin davalı yararına yorumlandığı, diğer yandan davacının dayandığı 1 adet "500 TL peşinat 2500 TL aldım, 3000+1000=4000 TL alındı 18.05.2010 ibarelerini" içeren kartvizitteki bedelin davacının dilekçesinde de kabul ettiği ve vade öncesi ödenen 4.000,00 TL olduğundan dava konusu olmadığı, netice itibariyle Yargıtay ikinci bozması ile davacının davalıya 2.900,00 TL borçlu olmadığının tespiti hususunun anlaşılması ile yedi adet belgeden vade tarihinden sonraki yapılan altı adet belgedeki toplam 3.800,00 TL tutarın toplamından oluşan 6.700,00 TL'den davacının sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili arasında bir araç satışı gerçekleştirildiğini, davacının araçtan kaynaklanan borcunu ödedikten sonra müvekkilinden senet karşılığında patates, saman satın almış olduğunu ancak bundan kaynaklanan borcunu ifa etmediğini, araç borcunun 300,00-500,00 TL'lik senetlerle ödenmeye çalışılmasının hayatın doğal akışına aykırı olduğu gerçeğinin mahkemece dikkate alınmadığını, ayrıca borcu ödenmiş bir senedin geri alınmamış olmasının da mantığa aykırı olduğunu, sebepten mücerret olan senetlerin hala müvekkili elinde bulunmasının borcun varlığına karine oluşturduğunu, raporlarda farklı hesaplamalar yapıldığını, belgede sonradan "1" rakamı eklendiğinin ATK raporu ile ...

olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, araç satış sözleşmesinden dolayı davalıya verilen senetlerin bedelinin ödendiği iddiasına dayalı borçlu olup olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72'nci maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1017479400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.