Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/680 E. 2021/2423 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin kabul↗ eksper raporu↗ itiraz hakem heyeti↗ sigorta tahkim komisyonu↗ sigorta tahkimi↗ tahkim↗ ziya↗ teminat kapsamı↗ hakem kararı↗ riziko↗ komisyon↗ uyuşmazlık konusu↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ dahili dava↗ vekalet ücreti↗ teminat↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, İnşaat Bütün Riskler Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda, sigorta örtüsü altına alınan inşaatın bakım devresinde atık su borularındaki kılcal çatlaklar sebebiyle dahili su hasarı oluştuğu uyuşmazlık konusu değildir. Davalı yan oluşan hasarın Genişletilmiş Bakım Devresi Klozu’nun 3/a maddesine göre teminat dışı olduğunu savunmuş olup, anılan poliçe hükmüyle, bakım faaliyetinden kaynaklanmayan dahili su hasarları teminat kapsamı dışında tutulduğu görülmektedir.
Bakım devresi, inşaatın bitimi veya geçici kabulünden sonra başlayan ve yapının iş sahibi tarafından kesin kabulü ile sona eren evredir. Bu evrede müteahhit, sözleşmeye göre eksik kalan veya düzeltilmesi istenen hususları tamamlayarak inşaatı sözleşmeye uygun hâle getirir. Bakım devresi teminatı, genel olarak, müteahhidin, sözleşme kapsamında inşaatın geçici kabulünden sonra eksik kalan ya da düzeltilmesi gereken işleri yaptığı esnada sigortalı değerlere verdiği zararları tazmin eder. Yapılan açıklamalardan da anlaşıldığı üzere, bakım faaliyeti, müteahhidin, inşaatın geçici kabulünden sonra eksik kalan ya da düzeltilmesi gereken işleri yapmak için gösterdiği faaliyettir. Bu durumda, poliçenin anılan hükmüne göre, oluşan hasarın teminat kapsamında olması için borulardaki kılcal çatlakların belirtilen şekilde yapılan bir faaliyet sebebiyle oluşması gerekmektedir. Oysa somut olayda, atık su borularındaki kılcal çatlaklar bakım faaliyeti sebebiyle değil, boruların inşaat devresinde kusurlu işçilikle yapılması sebebiyle oluşmuştur. Bu nedenle oluşan hasar teminat kapsamı dışındadır. Bu itibarla, hakem heyetince, oluşan hasarın teminat dışı olduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3-) Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 03.10.2019 gün ve 2019/İHK-13079 sayılı kararının BOZULMASINA, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 15.03.2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davacı yüklenicinin inşaat aşamasında ayıplı su borusu kullanması ve işçilik hatası nedeniyle borulardan sızan sular sigortalı diğer değerlere bakım devresinde zarar vererek dava konusu hasar meydana gelmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen İnşaat Bütün Riskler Sigorta Poliçesi Genişletilmiş Bakım Devresi Klozunun Teminatı Kapsamı başlıklı 1-a maddesinde "müteahhidin sözleşme dahilindeki yükümlülükleri kapsamında eksik ve kusurların giderilmesi amacıyla yaptığı çalışmalar sırasında sigortalı kıymetlere verdiği zarar ve ziyanlar" ile; 1-b maddesinde "Bakım devresi esnasında ortaya çıkan ve inşaat devresinde müteahhidin sorumlu olduğu bir nedene dayanan ziya ve hasarların" temin edildiği düzenlenmiştir.
Sayın çoğunluk tarafından bakım devresi esnasında yüklenicinin sigortalı mahalde faaliyetinin bulunmaması nedeniyle hasarın teminat dışında bulunduğu gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararı bozulmuştur.
Oysa MR004 Genişletilmiş Bakım Devresi Klozunun 1-b maddesine göre hasar poliçe teminatı dahilinde bulunmaktadır.
Hasara neden olan ve binanın mütemmim cüz'ü niteliğinde bulunan mutfak-balkon tesisatlarının yapım işleri, inşaat devresinde müteahhidin sorumlu olduğu ve bakım faaliyetlerine dahil olan iş kalemlerindendir, riziko bakım devresinde gerçekleşmiştir.
Nitekim gerek ekspertiz raporu, gerek bilirkişi raporu ve gerekse Uyuşmazlık-İtiraz Hakem Heyetlerince de uyuşmazlık bu yönde değerlendirilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/467 E. 2019/1328 K.
Ortak:kesin kabul · ziya · riziko · sigorta poliçesi · hasar · dahili dava · teminat · kesin hüküm · Tazminat
İncelediğiniz karardaDavalı yan oluşan «hasarın» Genişletilmiş Bakım Devresi Klozu’nun 3/a maddesine göre «teminat» dışı olduğunu savunmuş olup, anılan poliçe hükmüyle, bakım faaliyetinden kaynaklanmayan «dahili» su hasarları «teminat kapsamı» dışında tutulduğu görülmektedir.
Somut olayda, sigorta örtüsü altına alınan inşaatın bakım devresinde atık su borularındaki kılcal çatlaklar sebebiyle «dahili» su «hasarı» oluştuğu «uyuşmazlık konusu» değildir.
Bakım devresi, inşaatın bitimi veya geçici kabulünden sonra başlayan ve yapının iş sahibi tarafından «kesin kabulü» ile sona eren evredir.
Benzer bu karardaSigorta Poliçesi ile «sigortalandığı, poliçede» 31...2014 - 31...2015 arası dönemin bakım dönemi olarak kararlaştırıldığı, sigortalının Üniversite Rektörlüğü olduğu, davacı tarafından açılan davaya Rektörlük tarafından «muvafakat» edildiği, 30...2014 tarihinde toplam kar yüksekliği ... cm iken, yoğun yağış sonucu kar yüksekliğinin 31...2014 tarihinde 40 cm olduğu, «rizikonun» 28.1.2015 tarihinde gerçekleştiğini bildirerek davacının bu tarihte davalıya «ihbarda» bulunduğu, «hak ediş» raporunda iş bitim tarihinin ......2014 olarak belirtildiği, inşaatın geçici veya «kesin» kabulunün riziko tarihi itibariyle yapılmadığı dosya içeriği ile sabittir.
Bu aşamadan sonra «kesin kabule» kadar geçecek süre ise «teminat» süresi veya bakım devresi olarak adlandırılır.
Bu nedenle bakım devresinde meydana gelen «ziya» ve hasarların «teminata» «dahil» sayılabilmesi için müteahhidin sorumluluğunda olan bir sebepten kaynaklanması gerekir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:geçici kabul · afet · hak ediş · hırsızlık · gerçek zarar · sigorta sözleşmesi · ek prim · muvafakat
Benzer bu karardaSigorta Poliçesi ile «sigortalandığı, poliçede» 31...2014 - 31...2015 arası dönemin bakım dönemi olarak kararlaştırıldığı, sigortalının Üniversite Rektörlüğü olduğu, davacı tarafından açılan davaya Rektörlük tarafından «muvafakat» edildiği, 30...2014 tarihinde toplam kar yüksekliği ... cm iken, yoğun yağış sonucu kar yüksekliğinin 31...2014 tarihinde 40 cm olduğu, «rizikonun» 28.1.2015 tarihinde gerçekleştiğini bildirerek davacının bu tarihte davalıya «ihbarda» bulunduğu, «hak ediş» raporunda iş bitim tarihinin ......2014 olarak belirtildiği, inşaatın geçici veya «kesin» kabulunün riziko tarihi itibariyle yapılmadığı dosya içeriği ile sabittir.
Doğal «afetler», yangın, «hırsızlık» gibi nedenlerden kaynaklanan «ziya» ve hasarların sorumluluğu da müteahhide ait olmakla beraber eksiklerin giderilmesi faaliyetleri ile ilgili olmadığından bakım devresi «teminatı» dışında kalır. (MR 003 ve 004 Bu nedenle bu tür riskler için müteahhidin işletme sigortası yaptırması gerekir.) (Yrd.
İnşaat sigortalarında inşaat faaliyetlerinin başladığı tarihten «geçici kabulün» onaylanmasına kadar devam eden süre inşaat süresini oluşturur.
İnşaat sigortasında maddi sigorta süresi «sigorta sözleşmesinde» gösterilen esas inşaat süresi ile sınırlıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9640 E. 2013/14540 K.
Ortak:kesin kabul · ziya · teminat kapsamı · riziko · sigorta poliçesi · hasar · dahili dava · teminat
İncelediğiniz karardaDavalı yan oluşan «hasarın» Genişletilmiş Bakım Devresi Klozu’nun 3/a maddesine göre «teminat» dışı olduğunu savunmuş olup, anılan poliçe hükmüyle, bakım faaliyetinden kaynaklanmayan «dahili» su hasarları «teminat kapsamı» dışında tutulduğu görülmektedir.
Bu durumda, poliçenin anılan hükmüne göre, oluşan «hasarın» «teminat kapsamında» olması için borulardaki kılcal çatlakların belirtilen şekilde yapılan bir faaliyet sebebiyle oluşması gerekmektedir.
Bu nedenle oluşan «hasar» «teminat kapsamı» dışındadır.
Benzer bu karardaDava, inşaat all risks «sigorta poliçesine» dayalı «hasar» bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece «zeyilname» ile inşaat bitiş tarihinin 14.12.2006 gününe uzatıldığı, doğal afetlerdeki «muafiyetin» 100.000 USD’ye çıkarıldığı, poliçe konusu işe ait inşaat süresinin proje sahibi kuruluşun geçici kabulüne göre değil, kısmi yada «kesin» kabulüne bağlı bulunduğu, RE 004 genişletilmiş bakım klozu «teminatının» da bu dönemi koruma altına aldığı, anılan klozun 2.2. maddesi uyarınca sel «rizikosunun» teminat içinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ayrıca hem bu şekilde inşaat süresinin «kesin kabul» tarihine kadar uzadığının, diğer bir deyişle dava konusu «hasarın» inşaat süresi içinde meydana geldiğinin söylenmesi hem de hasarın bakım «teminatı kapsamında» bulunduğunun kabul edilmesi, kendi içinde de çelişkilidir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, bakım devresi içinde sel nedeniyle meydana gelen «hasarın», «teminat kapsamında» olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:geçici kabul · afet · zeyilname · sigorta teminatı · hırsızlık · gerçek zarar · muafiyet · sigorta sözleşmesi
Benzer bu karardaDava, inşaat all risks «sigorta poliçesine» dayalı «hasar» bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece «zeyilname» ile inşaat bitiş tarihinin 14.12.2006 gününe uzatıldığı, doğal afetlerdeki «muafiyetin» 100.000 USD’ye çıkarıldığı, poliçe konusu işe ait inşaat süresinin proje sahibi kuruluşun geçici kabulüne göre değil, kısmi yada «kesin» kabulüne bağlı bulunduğu, RE 004 genişletilmiş bakım klozu «teminatının» da bu dönemi koruma altına aldığı, anılan klozun 2.2. maddesi uyarınca sel «rizikosunun» teminat içinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda davacının yüklenicisi bulunduğu inşaat nedeniyle davalı şirketin tanzim ettiği poliçenin süresinin «zeyilnameler» ile 14.12.2006 tarihine kadar uzatıldığı, bu sürenin dolması ile birlikte on iki aylık bakım devresi «teminatının» başladığı, poliçede Munich Re 004 Genişletilmiş Bakım (12 ay) Klozunun bulunduğu ve inşaattaki «hasarın» 21-22.03.2007 tarihinde meydana gelen sel «afeti» nedeniyle oluştuğu konularında taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Doğal «afetler», yangın, «hırsızlık» gibi nedenlerden kaynaklanan «ziya» ve hasarların sorumluluğu da müteahhide ait olmakla beraber, bu ziya ve «hasarlar» eksikliklerin giderilmesi faaliyetleri ile ilgili olmadığından, bakım devresi «teminatı» dışında kalır (MR 003 ve 004).
Somut uyuşmazlıkta da «sigorta sözleşmesinde» poliçenin bitiş tarihi, «zeyilnamelerle» 14.12.2006 tarihine kadar uzatılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13537 E. 2010/5235 K.
Ortak:ziya · riziko · uyuşmazlık konusu · hasar · teminat
İncelediğiniz karardaSomut olayda, sigorta örtüsü altına alınan inşaatın bakım devresinde atık su borularındaki kılcal çatlaklar sebebiyle «dahili» su «hasarı» oluştuğu «uyuşmazlık konusu» değildir.
Davalı yan oluşan «hasarın» Genişletilmiş Bakım Devresi Klozu’nun 3/a maddesine göre «teminat» dışı olduğunu savunmuş olup, anılan poliçe hükmüyle, bakım faaliyetinden kaynaklanmayan «dahili» su hasarları «teminat kapsamı» dışında tutulduğu görülmektedir.
Bu durumda, poliçenin anılan hükmüne göre, oluşan «hasarın» «teminat kapsamında» olması için borulardaki kılcal çatlakların belirtilen şekilde yapılan bir faaliyet sebebiyle oluşması gerekmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce “dava konusu «rizikonun», test devresinde meydana gelen bir riziko mu, yoksa bu devre dışında gerçekleşen bir riziko mu olduğu açıklığa kavuşturularak, dava konusu rizikoda uygulanacak «muafiyet» hükmünün poliçede yazılı hangi muafiyet hükmü olduğunun tartışılıp değerlendirilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda «hasarın» inşaatın geçici «tesliminin» yapılmasından sonra genişletilmiş bakım devresi dönemi içinde meydana geldiği, poliçenin genişletilmiş bakım devresinde meydana gelecek hasarları da kapsadığı, dava konusu rizikoda uygulanacak muafiyet hükmünün 3. şahıs mali mesuliyet «teminatında» ön görülen 5.000 USD olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 17.952,56 YTL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu «rizikonun» test ve bakım devresinde gerçekleşmesi nedeniyle doğal «afetler» için belirlenen «muafiyetin» uygulanmasının mümkün olmadığı, uygulanması gereken muafiyetin 3. kişi mali sorumluluk muafiyeti için 5.000 USD olduğu belirtilmiş ise de, dosya içinde mevcut 7350892 seri nolu uzatılmış bakım devresi olarak 2.8.2002-2003 dönemi için geçerli olan poliçede her bir «hasar» ve «ziyada» hasarın oluş şekline göre doğal afetler için 20.000 USD, test devresi için 15.000 USD, diğerleri için 2.500 USD, 3. kişi mali sorumluluk için ise 5.000 USD’nin mua …
Uyuşmazlık dava konusu «rizikoda» uygulanması gereken «muafiyet» miktarında toplanmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:afet · muafiyet · temerrüt faizi · eksik inceleme · temerrüt · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce “dava konusu «rizikonun», test devresinde meydana gelen bir riziko mu, yoksa bu devre dışında gerçekleşen bir riziko mu olduğu açıklığa kavuşturularak, dava konusu rizikoda uygulanacak «muafiyet» hükmünün poliçede yazılı hangi muafiyet hükmü olduğunun tartışılıp değerlendirilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda «hasarın» inşaatın geçici «tesliminin» yapılmasından sonra genişletilmiş bakım devresi dönemi içinde meydana geldiği, poliçenin genişletilmiş bakım devresinde meydana gelecek hasarları da kapsadığı, dava konusu rizikoda uygulanacak muafiyet hükmünün 3. şahıs mali mesuliyet «teminatında» ön görülen 5.000 USD olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 17.952,56 YTL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu «rizikonun» test ve bakım devresinde gerçekleşmesi nedeniyle doğal «afetler» için belirlenen «muafiyetin» uygulanmasının mümkün olmadığı, uygulanması gereken muafiyetin 3. kişi mali sorumluluk muafiyeti için 5.000 USD olduğu belirtilmiş ise de, dosya içinde mevcut 7350892 seri nolu uzatılmış bakım devresi olarak 2.8.2002-2003 dönemi için geçerli olan poliçede her bir «hasar» ve «ziyada» hasarın oluş şekline göre doğal afetler için 20.000 USD, test devresi için 15.000 USD, diğerleri için 2.500 USD, 3. kişi mali sorumluluk için ise 5.000 USD’nin mua …
Bu itibarla, mahkemece, tarafların davaya konu «rizikonun» genişletilmiş bakım devresi içinde meydana geldiği konusunda mutabık kaldıkları göz önüne alınarak, rizikonun neden meydana geldiği ve test devresi içinde olup olmadığı araştırılıp tartışılarak davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı yaptığı itirazlar da değerlendirilmek suretiyle, rizikonun meydana geldiği devre için uygulanması gereken «muafiyetin» ne olduğu belirlenerek oluşacak sonuca göre bir hüküm verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Uyuşmazlık dava konusu «rizikoda» uygulanması gereken «muafiyet» miktarında toplanmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/680 E. , 2021/2423 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davada Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti'nce verilen 03.10.2019 gün ve 2019/İHK-13079 sayılı karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, saklanmak üzere tevdi edildiği İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olup, dosya için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı/başvuran şirket vekili, müvekkili tarafından inşa edilen ve davalı şirket nezdinde İnşaat Bütün Riskler Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınmış binada atık su borularında oluşan kılcal çatlaklar nedeniyle hasar oluştuğunu, hasarın tazmini için davalı şirkete başvurulmuşsa da, davalının hasarın teminat dışı olduğundan bahisle ödeme yapmayı reddettiğini ileri sürerek, 94.872,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, zararın teminat kapsamı dışında olduğunu savunarak, tahkim başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık hakem heyetince, başvurunun kısmen kabulüne, 82.482.-TL sigorta tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekilince itiraz hakem heyeti nezdinde itirazda bulunulmuştur.
İtiraz hakem heyetince, davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki (2) numaralı bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Dava, İnşaat Bütün Riskler Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda, sigorta örtüsü altına alınan inşaatın bakım devresinde atık su borularındaki kılcal çatlaklar sebebiyle dahili su hasarı oluştuğu uyuşmazlık konusu değildir. Davalı yan oluşan hasarın Genişletilmiş Bakım Devresi Klozu’nun 3/a maddesine göre teminat dışı olduğunu savunmuş olup, anılan poliçe hükmüyle, bakım faaliyetinden kaynaklanmayan dahili su hasarları teminat kapsamı dışında tutulduğu görülmektedir.
Bakım devresi, inşaatın bitimi veya geçici kabulünden sonra başlayan ve yapının iş sahibi tarafından kesin kabulü ile sona eren evredir. Bu evrede müteahhit, sözleşmeye göre eksik kalan veya düzeltilmesi istenen hususları tamamlayarak inşaatı sözleşmeye uygun hâle getirir. Bakım devresi teminatı, genel olarak, müteahhidin, sözleşme kapsamında inşaatın geçici kabulünden sonra eksik kalan ya da düzeltilmesi gereken işleri yaptığı esnada sigortalı değerlere verdiği zararları tazmin eder. Yapılan açıklamalardan da anlaşıldığı üzere, bakım faaliyeti, müteahhidin, inşaatın geçici kabulünden sonra eksik kalan ya da düzeltilmesi gereken işleri yapmak için gösterdiği faaliyettir. Bu durumda, poliçenin anılan hükmüne göre, oluşan hasarın teminat kapsamında olması için borulardaki kılcal çatlakların belirtilen şekilde yapılan bir faaliyet sebebiyle oluşması gerekmektedir.
Oysa somut olayda, atık su borularındaki kılcal çatlaklar bakım faaliyeti sebebiyle değil, boruların inşaat devresinde kusurlu işçilikle yapılması sebebiyle oluşmuştur. Bu nedenle oluşan hasar teminat kapsamı dışındadır. Bu itibarla, hakem heyetince, oluşan hasarın teminat dışı olduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3-) Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 03.10.2019 gün ve 2019/İHK-13079 sayılı kararının BOZULMASINA, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 15.03.2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davacı yüklenicinin inşaat aşamasında ayıplı su borusu kullanması ve işçilik hatası nedeniyle borulardan sızan sular sigortalı diğer değerlere bakım devresinde zarar vererek dava konusu hasar meydana gelmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen İnşaat Bütün Riskler Sigorta Poliçesi Genişletilmiş Bakım Devresi Klozunun Teminatı Kapsamı başlıklı 1-a maddesinde "müteahhidin sözleşme dahilindeki yükümlülükleri kapsamında eksik ve kusurların giderilmesi amacıyla yaptığı çalışmalar sırasında sigortalı kıymetlere verdiği zarar ve ziyanlar" ile;
1- b maddesinde "Bakım devresi esnasında ortaya çıkan ve inşaat devresinde müteahhidin sorumlu olduğu bir nedene dayanan ziya ve hasarların" temin edildiği düzenlenmiştir.
Sayın çoğunluk tarafından bakım devresi esnasında yüklenicinin sigortalı mahalde faaliyetinin bulunmaması nedeniyle hasarın teminat dışında bulunduğu gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararı bozulmuştur.
Oysa MR004 Genişletilmiş Bakım Devresi Klozunun 1-b maddesine göre hasar poliçe teminatı dahilinde bulunmaktadır.
Hasara neden olan ve binanın mütemmim cüz'ü niteliğinde bulunan mutfak-balkon tesisatlarının yapım işleri, inşaat devresinde müteahhidin sorumlu olduğu ve bakım faaliyetlerine dahil olan iş kalemlerindendir, riziko bakım devresinde gerçekleşmiştir.
Nitekim gerek ekspertiz raporu, gerek bilirkişi raporu ve gerekse Uyuşmazlık-İtiraz Hakem Heyetlerince de uyuşmazlık bu yönde değerlendirilmiştir.
Sonuç olarak, MR004 Genişletilmiş Bakım Devresi Klozunun 1-b maddesi gereğince hasar poliçe teminatı dahilinde bulunduğundan İtiraz Hakem Heyeti Kararı usul ve yasaya uygundur.
Kararın onanması gerekirken, yazılı gerekçe ile bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/662839300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz